Hamas, Netanyahu’ya rehinelerin videosuyla baskı yapıyor

Tel Aviv, rehine bir kadın askerin kurtarıldığını bildirdi

İsrail’in Gazze Şeridi’ni vurmasının ardından Filistinliler kaçıyor (AP)
İsrail’in Gazze Şeridi’ni vurmasının ardından Filistinliler kaçıyor (AP)
TT

Hamas, Netanyahu’ya rehinelerin videosuyla baskı yapıyor

İsrail’in Gazze Şeridi’ni vurmasının ardından Filistinliler kaçıyor (AP)
İsrail’in Gazze Şeridi’ni vurmasının ardından Filistinliler kaçıyor (AP)

Gazze Şeridi’nde bir yanda İsrail ordusu, diğer yanda Hamas Hareketinin askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın ‘vur-kaç’ yöntemi saldırılarıyla kara savaşları genişledi.

Taraflar, Gazze’nin kuzey ve doğu kesimlerinde birden fazla eksende çatışırken, İsrail’e ait savaş uçakları Gazze’nin çeşitli bölgelerini hedef almaya devam ediyor.

İzzeddin el-Kassam Tugayları da buna Kudüs, Tel Aviv ve diğer bazı bölgelere füze fırlatarak karşılık veriyor.

İsrail ordusuna ait tanklar, dün Gazze’nin kuzeyi ve güneyini birbirine bağlayan ana cadde olan Selahaddin Caddesi’ne ulaştı.

İzzeddin el-Kassam Tugayları ile yaşanan şiddetli çatışmaların ardından tanklar çekilmek zorunda kaldı.

FOTO: İsrail tarafından Gazze Şeridi sınırında çekilen bir fotoğrafta İsrail’in bombardımanı sırasında dumanların yükseldiği görülüyor (AFP)
İsrail tarafından Gazze Şeridi sınırında çekilen bir fotoğrafta İsrail’in bombardımanı sırasında dumanların yükseldiği görülüyor (AFP)

İsrail, kara operasyonunda ilerleme kaydedildiğini ve Hamas militanlarının öldürüldüğünü açıkladı. Hamas ise İsrail güçlerini geri çekilmeye zorladıklarını, onlara kayıplar verdirdiklerini ve planlarını bozduklarını duyurdu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne karadan girişini ‘güçlü adımlarla’ genişlettiğini dile getirdi.

Rehine kurtarıldı

Ordu ve Şin Bet tarafından dün yapılan ortak açıklamada, Gazze Şeridi’nde yürütülen kara operasyonunda, Hamas’ın elinde bulunan bir kadın askerin kurtarıldığı belirtildi.

İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, dün yaptığı açıklamada, savaş helikopterleri ve uçaklarının hava desteğiyle, Gazze’deki kara operasyonlarının sürdüğünü ve İsrail askerlerine saldırmaya çalışan Filistinli militanların hedef alındığını bildirdi.

Füze fırlatma sahaları da dahil olmak üzere Hamas’ın altyapısının hedef alındığını söyleyen Hagari, Hamas’ın Merkez Tugayı’ndaki deniz kuvvetleri komutanı Cemil Baba, Tuffah Taburu’ndaki tanksavar füze birliğinin komutanı Muhammed Safadi, tanksavar füze sisteminde görevli Muvaman Hijazi ve üretim sistemindeki yetkili Muhammad Avdallah gibi önde gelen Hamas üyelerinin hedef alındığını duyurdu.

Selahaddin Caddesi’ndeki tanklar

İsrail ordusu, güçlerinin tarım arazilerindeki ilerleyişini gösteren fotoğraflar yayınladı.

Filistinliler ise İsrail’e ait tankların Selahaddin Caddesi’nde bir yolu kesip, sivil bir aracı vurduğu anları gösteren videoyu yayınladı.

Hagari, bir gazetecinin İsrail tanklarının Selahaddin ekseninde görüldüğüne ilişkin sorusuna verdiği yanıtta, İsrail güçlerinin Gazze’deki konumlarını teyit etmeyi reddederek, yavaş yavaş plana göre ilerlediklerini söylemekle yetindi.

Ancak Hamas, İsrail ordusunun yakındaki yerleşim bölgelerine doğru daha fazla ilerleyemediğini ve daha sonra İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın onları geri çekilmeye zorladığını bildirdi.

Hamas Siyasi Bürosu Üyesi Gazi Hamad, dün yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“İsrail, kara harekatında başarısız oldu ve bu süreç boyunca siyasi, askeri veya güvenlik açısından bir başarı elde edemedi. Kassam Tugayları, işgalcileri girmeye çalıştıkları her yerde geri püskürtmeyi başardı. Personel ve teçhizat açısından onlara ağır kayıplar verdirdi.”

Kassam Tugayları tarafından yapılan açıklamada ise İsrail güçleriyle karşı karşıya geldikleri, Gazze’nin kuzeybatısı ile Beyt Lahia’nın kuzeybatısında makineli tüfekler ve Al-Yassin 105 top mermileriyle çatışmaya girdikleri ifade edildi.

FOTO: Hamas’ın yayınladığı videoda İsrailli kadın rehineler görülüyor
Hamas’ın yayınladığı videoda İsrailli kadın rehineler görülüyor

Kassam Tugayları, İsrail’e ait zırhlı araçlarda meydana gelen hasarları gösteren bir video da yayınladı.

İsrail’in Gazze’ye doğru ilerleme girişimi, her ne kadar kapsamlı bir kara işgali değil, adım adım ilerleme ilkesine bağlı olsa da Hagari, Hamas’ı ortadan kaldırma ve rehineleri kurtarma gibi iki hedefleri olduğunu söyledi.

“Rehine videosu acımasız psikolojik propagandadır”

Rehineler meselesi, müzakereler ve savaşın seyrinin yanı sıra İsrail hükümetini ve Hamas’ı da güçlü bir şekilde etkiliyor.

Hamas, İsrailli üç kadın rehinenin videosunu yayınlayarak, Netanyahu’yu zor durumda bıraktı.

Kadın rehinelerden biri, söz konusu videoda Netanyahu’yu başarısızlıkla suçlayarak şunları söyledi:

“Senin politik, askeri ve güvenlik alanındaki rezaletini taşıyoruz. Çünkü sen 7 Ekim’de işleri berbat ettin. Orada ordu yoktu, kimse gelmedi, bizi kimse korumadı. (Netanyahu) Bizi öldürüyorsun, hepimizi öldürmek mi istiyorsun, hepimizi İsrail ordusuyla öldürmek mi istiyorsun, herkesi katlettiğin yetmedi mi, İsrail vatandaşlarının öldürülmesi senin için yeterli değil mi? Bizi şimdi serbest bırak. Onların vatandaşlarını ve tutsaklarını (Filistinli) hemen bırak. Herkesi serbest bırak, ailelerimizin yanına dönelim.”

Netanyahu ise videonun Hamas’ın ‘acımasız, psikolojik bir propagandası’ olduğunu söyledi.

Netanyahu, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi;

“Savaş suçu işleyen Hamas’ın kaçırdığı Elena Trupanov, Daniel Aloni ve Ramon Kirsht'a sesleniyorum. Sizi kucaklıyorum. Kalplerimiz siz ve diğer kaçırılanlarla birlikte. Kaçırılan ve kayıp tüm insanların evlerine dönmesi için her şeyi yapıyoruz.”

FOTO: İsrail’in güneyindeki Sderot şehrinden çekilen bir fotoğraf, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi’ne ateşlediği işaret fişeklerini gösteriyor (DPA)
İsrail’in güneyindeki Sderot şehrinden çekilen bir fotoğraf, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi’ne ateşlediği işaret fişeklerini gösteriyor (DPA)

Bitmeyen bombardıman

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı, İsrail güçlerinin 7 Ekim’den bu yana aralıksız sürdürdüğü saldırılarda ölü sayısının 8 bin 260’a ve yaralıların ise 21 bin’e yükseldiğini açıkladı.

Bakanlık, hayatını kaybedenlerin yüzde 73’ünün çocuk, kadın ve yaşlılardan oluştuğunu da bildirdi.

Öte yandan, Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşını ‘her türlü tanımın ötesinde bir imha savaşı’ olarak nitelendirdi.

Iştiyye, dün Ramallah’taki hükümet toplantısının başında yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“İşgalcilerin binlerce çocuğu anne, babalarının kollarında, dedeleri ve büyükannelerinin arasında uyurken öldürmesi, derhal durdurulması gereken bu cani savaşın ulaştığı trajik boyutu yansıtıyor. Gazze Şeridi’ndeki şehitlerin yarısından fazlası evlerinde korku ve açlıktan titreyen çocuk ve kadınlardı. Uçaklar ve tank topları, şimdiye kadar hayatta kalanları pusuda bekliyor, üzerlerine atılmak, onları babaları, annelerinin elinden almak, başlarının üzerindeki evleri yıkıp toplu mezara dönüştürmek için bekliyor.”

Iştiyye, şu ​​ana kadar 100 ailenin yok edildiğini, yüzlerce ailenin de hala enkaz altında kaldığını söyleyerek, “Şu anda ve acilen yapılması gereken, saldırıyı durdurmak, ölüm riskiyle karşı karşıya olan binlerce kişinin hayatını kurtarmak için yaralıların tedavisine izin vermektir. Gıda, ilaç, su, yakıtın getirilmesi için güvenli insani koridorlar açmak ve zorla yerinden etmeyi durdurmaktır” dedi.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.