Hamas yönetim merkezinin bulunduğu Gazze şehrinin çevresinde göğüs göğüse çatışmalar yaşanıyor

Tel Aviv 25 askerinin öldürüldüğünü açıkladı. Tel Aviv yerinden edilmiş kişiler ile yaralılardan oluşan konvoyları bombaladı.

Hamas yönetim merkezinin bulunduğu Gazze şehrinin çevresinde göğüs göğüse  çatışmalar yaşanıyor
TT

Hamas yönetim merkezinin bulunduğu Gazze şehrinin çevresinde göğüs göğüse çatışmalar yaşanıyor

Hamas yönetim merkezinin bulunduğu Gazze şehrinin çevresinde göğüs göğüse  çatışmalar yaşanıyor

İsrail ordusu tarafından geçtiğimiz Perşembe (2 Kasım) günü şafak vakti kuşatma altına alınan Hamas hareketinin kalesi Gazze şehrinin çevresinde çatışmalar şiddetlendi ve iki gün boyunca şehrin içine ilerleme kaydedilemedi. Evden eve, tünelden tünele çatışmalar yaşanırken, İsrail’e ait uçaklar Gazze'de geniş alanları bombalamaya devam ederek yerinden edilmiş insanlardan ve yaralılardan oluşan bir konvoyu ve hastanelerin çevresini hedef alarak daha fazla can kaybına neden oldu.

İsrail ordusu, savaşın 28. gününde güçlerine karşı mücadelenin yönetilmesinde merkezi bir rol oynayan Kassam Tugayları’na bağlı "Sabra" taburunun komutanı Mustafa Dellul'u öldürdüğünü duyurdu. Ordu aynı zamanda çeşitli cephelerde doğrudan çatışmaya dönüşen şiddetli çarpışmalarda çok sayıda subay ve askerini kaybettiğini itiraf etti.

FOTO: Gazze Şeridi'ndeki Deyr el-Balah'ta bulunan El-Magazi kampında geniş çaplı yıkım (DPA)
Gazze Şeridi'ndeki Deyr el-Balah'ta bulunan El-Magazi kampında geniş çaplı yıkım (DPA)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün (Cuma) yaptığı açıklamada, askerlerinin yüz yüze şiddetli çatışmalar yürüttüğünü ve "Hamas yerle bir olana" kadar çatışmaların devam edeceğini söyledi. Netanyahu, önceki gün (Perşembe) ordunun Gazze'yi kuşattığını ve hiçbir şeyin bunu durduramayacağını kaydetti. Ancak İsrail güçleri perşembe ve cuma günleri sahada kendilerini mevzilenmekten veya ilerlemekten alıkoyan şiddetli bir direnişle karşılaştı. Kassam Tugayları, savaşçıların tünellerden çıkıp tanklara ve zırhlı araçlara ulaşıp onları sıfır mesafeden patlattığı ve evlerdeki askerlere saldırdığı görüntüleri yayınlıyor. Öte yandan İsrail ordusu da tünellerden çıkan bombalı militanların görüntülerini yayınlarken, çatışma yerlerindeki tünellerin bombalanma görüntülerini de yayınladı.

FOTO: İsrail'in dün (Cuma) Gazze'deki Eş-Şifa Hastanesi'nin girişine düzenlediği bombalı saldırıda yaralananlar oldu (AP)
İsrail'in dün (Cuma) Gazze'deki Eş-Şifa Hastanesi'nin girişine düzenlediği bombalı saldırıda yaralananlar oldu (AP)

İsrail Gazze Şehri'ni kontrol altına almaya çalışıyor; yaklaşık 600 bin Filistinlinin yaşadığı Gazze, Şeridi'n en büyük şehridir. Tel Aviv burayı Hamas'ın Şerit'teki yönetiminin kalesi olarak kabul etmektedir. İsrail ordusunun Kassam Tugayları'nın en güçlü savunmasına maruz kalması nedeniyle Tel Aviv görevin zorlu ve maliyetli olduğunun farkındadır.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel gazetesinden aktardığına göre gazete ordunun görevinin zor olacağı yorumunu yaptı. Çünkü Hamas'ı devirme arzusu İsrail’i, bombalar ve bubi tuzaklarıyla dolu kalabalık bir şehir labirentinde savaşmaya zorlayacak. Şehrin altından militanların pusu kurmak veya güçleri şaşırtmak için kullandığı geniş bir tünel ağı geçiyor.

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, görevin zorluğunu itiraf etti. Halevi, İsrail güçlerinin "profesyonel mücadele ve cesaret gerektiren, yakın mesafe çatışmalarını da içeren yoğun ve karmaşık bir kentsel alanda" savaştığını belirterek, savaşın "zor ve acı bir bedeli" olduğunu bir kez daha hatırlattı.

İsrail ordusu Cuma günü yaptığı açıklamada savaşın başlangıcından bu yana 340 askerinin ve liderinin öldüğünü kara savaşından sadece iki gün sonra ise ordu saflarındaki ölü sayısının 25'e çıktığını bildirdi.

İsrail'in Gazze Şeridi'ne bugünkü saldırısı (AFP)
İsrail'in Gazze Şeridi'ne bugünkü saldırısı (AFP)

İsrail güçleri, kuzeyden ve güneyden, Beyt Lahya'dan kuzeye, Es-Sudaniye, Et-Tavam, El-Kerame ve El-Atatra'ya kadar birçok eksen üzerinden Gazze Şehri'nin dış mahallelerine ulaştı. Ordu ayrıca Gazze Şehri'nin kuzeybatısındaki Sahil Kampı'nın eteklerine vardı. Gazze Şehri'nin güneydoğusundaki Cuhr ed-Dik'ten güneye, Netzarim'e, ardından 10. Cadde'ye, Ez-Zeytun mahallesine ve Gazze Şehri'nin güneyindeki Tel el-Hava'ya kadar ulaştı.

Gazze Şehri'nin Şeridi'n ve Hamas yönetiminin merkezini temsil etmesinin yanı sıra burada İsrail'in hedef aldığı iki hastane var. Bunlardan ilki, İsrail'in şehrin kuzeyinde, Sahil kampının yakınındaki "El Kassam" komutanlığının karargahı olduğunu söylediği Şifa Hastanesi ve ikincisi daha önce tahliye edilmesinde ısrar ettiği Kudüs Hastanesi. İsrail'in ulaştığı tüm noktalarda Cuma günü şiddetli çatışmalar devam etti.

El Kassam Tugayları, savaşçılarının Beyt Lahya'nın (kuzey Gazze Şeridi) kuzeybatısındaki El Emirikiyye bölgesinde bir İsrail askeri grubunu ansızın yakaladığını duyurdu. Sıfır mesafeden 4 askeri öldürdüler ve bir İsrail askerini “keskin nişancı” ile öldürdüler. Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Hanun kasabasındaki bir kuvveti hedef aldılar ve İsrail tanklarını ve zırhlı araçlarını imha ettiler. İsrail ordusu Cuma günü Gazze Şeridi'nin kuzeyinde direniş savaşçılarıyla yaşanan çatışmalarda bir tank komutanının öldürüldüğünü itiraf etti. Ordudan yapılan açıklamada, Çavuş İtay Sadun'un (21 yaşında) Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki çatışmada öldürüldüğü belirtildi. Sadun'un İsrail ordusunun 401'inci Tugayı 52'nci Taburu'nda tank komutanı olduğu ifade edildi.

İsrail güçleri, Gazze'nin kuzeyi ile güneyini birbirine bağlayan tek cadde olan Selahaddin Caddesi'ni kontrol altına aldıktan sonra Er-Raşid Es-Sahel Caddesi'ni de kontrol altına almaya çalışıyor.

Gazze Perşembe günü kordon altına alınırken Netanyahu ordusunu hiçbir şeyin durduramayacağını söyledi. Kassam Tugayları Askeri Sözcüsü Ebu Ubeyde sesli bir konuşmasında şunları söyledi: “Kassamlar Gazze'yi ‘Siyonist varlığın üzerindeki tarihin laneti’ haline dönüştürmeyecek.

İsrail uçakları Gazze Şeridi'nin çeşitli yerlerini bombalamaya devam ederken, Er-Raşid sahil yolunda yerinden edilmiş insanları ve yaralıları taşıyan ambulans konvoyuna saldırılar düzenledi. Ordu, Cuma günü erken saatlerde sokakta yerlerinden edilmiş, vücut parçaları dağılmış insanları bombaladı, ardından yaralıları Mısır'a taşıyan bir ambulans konvoyunu da bombaladı. Filistinli kaynakların söylediğine göre ordu geri döndü ve konvoyu dönüş yolunda tekrar bombaladı, ardından Şifa Hastanesi'ne vardığında üçüncü kez bombaladı. İsrailli bir sözcü, ambulans konvoyunun bombalanması olayının soruşturulduğunu söyledi.

Gazze Sağlık Bakanlığı, "Uluslararası Kızılhaç, yaralıların tahliye edilerek Refah kapısına nakledildiğini ancak işgalin onları bilinçli olarak hedef aldığını bize bildirdi. İşgal bombası birden fazla lokasyondaki ambulansları hedef aldı ve Şifa Hastanesi önünde katliam gerçekleştirdi."

Gazze Sağlık Bakanlığı, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırganlığının bilançosunun "7 Ekim'den bu yana 3 bin 826'sı çocuk ve 2 bin 405'i kadın olmak üzere 9 bin 227 şehide ve 23 bin 516 yaralıya yükseldiğini" duyurdu.

Bu arada ABD Savunma Bakanlığı, Hamas'ın elindeki rehinelerin serbest bırakılması çabalarına katkıda bulunmak için silahsız Amerikan insansız hava araçlarının Gazze Şeridi üzerinde uçtuğunu açıkladı. Pentagon sözcüsü General Pat Ryder yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Rehinelerin serbest bırakılması çabalarına destek olarak, silahsız Amerikan insansız hava araçları Gazze üzerinde uçuyor ve İsrailli ortağımıza tavsiye ve yardım sağlıyor."

İsrail ayrıca Cuma günü “binlerce” Filistinli işçiyi Gazze Şeridi'ne sürmeye başladı. Gazze Geçiş İdaresi Müdürü Hişam Advan, AFP’ye şunları söyledi: “Savaşın başlangıcından bu yana İsrail'de gözaltına alınan binlerce işçi geri gönderildi.” İsrail yetkililerine göre, 7 Ekim'de savaş başladığında Gazze Şeridi'ndeki yaklaşık 18 bin 500 Filistinlinin İsrail'de çalışma izni vardı.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.