Riyad Deklarasyonu, Suudi Arabistan- Afrika iş birliğinde yeni bir tarih yazıyor

Zirve sonuçlarını altı ay içerisinde takip edecek dört çalışma grubu oluşturuldu.

Riyad Deklarasyonu, Suudi Arabistan-Afrika iş birliğinin haritası niteliğinde. (SPA)
Riyad Deklarasyonu, Suudi Arabistan-Afrika iş birliğinin haritası niteliğinde. (SPA)
TT

Riyad Deklarasyonu, Suudi Arabistan- Afrika iş birliğinde yeni bir tarih yazıyor

Riyad Deklarasyonu, Suudi Arabistan-Afrika iş birliğinin haritası niteliğinde. (SPA)
Riyad Deklarasyonu, Suudi Arabistan-Afrika iş birliğinin haritası niteliğinde. (SPA)

İlk Suudi Arabistan- Afrika Zirvesi dün, Afrika ülkelerinin liderlerinin geniş katılımıyla Riyad’daki çalışmalarını tamamladı. Afrikalı liderler, zirve sırasında Afrika ülkelerinin Suudi Arabistan ile ilişkilerinde tarihi dönüm olduğunu ve aralarındaki ilişkilerin geleceği ve her alanda gelişmesi için daha geniş ufuklar açacağını vurguladı.

Zirve, Suudi Arabistan- Afrika iş birliğine yönelik yol haritasını da içeren Riyad Deklarasyonu’nun kabul edilmesiyle sona erdi. Proje çerçevesinde liderler, Afrika Kıtası’nın Suudi Arabistan ile paylaştığı stratejik ortaklık, ortak çıkarlar ve coğrafi, tarihi ve kültürel bağlar temelinde Afrika ülkeleri ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğini güçlendirme konusundaki kararlılıklarını yinelediler.

Buna karşılık Suudi Arabistan, Afrika Kıtası’yla tarihi bağlarına ve tüm ülkeleriyle siyasi, ekonomik, yatırım, ticaret, kalkınma, kültürel ve sosyal alanlardaki ilişkilerini geliştirmeye olan ilgisine dikkati çekti.

Afrika ülkelerinin liderleri, Suudi Arabistan’ın, geçtiğimiz günlerde Güney Afrika’da düzenlenen G20 zirvesi sırasında, Afrika Birliği’nin G20’ye daimî üye olarak katılımına verdiği erken desteğe övgüde bulundu.

Liderler, zirvenin dört çalışma grubunun oluşturulmasına ilişkin tavsiyelerini onaylarken, sonuçlarının takip edilebilmesi için zirvenin bitiminden itibaren altı ay boyunca çalışmalarını sürdürmesi gerektiğini dile getirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre söz konusu çalışma grupları ‘Siyasi, Güvenlik ve Askeri İşler ile Aşırıcılık ve Terörle Mücadele Grubu’, ‘Ekonomik, Kalkınma, Ticari ve Yatırım İşleri Grubu’, ‘Kültür, Eğitim ve Medeniyet İşleri ve İletişim Grubu’ ve ‘İnsani ve Sağlık İşleri Grubu’ olarak sıralandı.

Diğer yandan Riyad Deklarasyonu’nda, toplantı liderlerinin Filistin’deki durumla ilgili gelişmeleri ele aldığı ve Gazze’deki insani felaketle ilgili derin kaygılarını dile getirdikleri yer aldı. İşgal altındaki Filistin topraklarında gerçekleştirilen askeri operasyonların durdurulması ve sivillerin uluslararası hukuk uyarınca korunması gereğini vurgulayan liderler, uluslararası insan hakları hukukun ve uluslararası hukukun açık bir ihlali olan İsrail saldırılarını ve Filistinlilerin Gazze Şeridi’nden zorla yerinden edilmesini durdurmak için İsrail tarafına baskı yapma konusunda uluslararası toplumun oynaması gereken rolün önemli olduğunu kaydetti.

Aynı şekilde deklarasyona göre liderler, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) başta olmak üzere BM kuruluşları da dahil uluslararası insani kuruluşların Filistin halkına insani ve yardım sağlamadaki rollerini yerine getirebilmelerine izin verilmesi ve bu konudaki çabalarının desteklenmesi gerektiğini de vurguladı. Ayrıca İsrail işgalinin temsil ettiği çatışmanın gerçek nedeninin sona erdirilmesinin ve (Filistin halkının 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız devletlerini kurma hakkını garanti altına almak için iki devletli çözüm ilkesi, Arap Barış Girişimi ve ilgili uluslararası meşruiyet kararları uyarınca) Filistin-İsrail çatışmasına kapsamlı ve adil bir çözüme ulaşmaya yönelik çabaların yoğunlaştırılmasının önemli olduğu ifade edildi.

Fotoğraf Altı: Riyad Deklarasyonu, çatışmanın gerçek nedeni olan İsrail işgaline son verilmesi gerektiğini vurguladı (SPA)
 Riyad Deklarasyonu, çatışmanın gerçek nedeni olan İsrail işgaline son verilmesi gerektiğini vurguladı (SPA)

Açıklamada, Suudi Arabistan liderliğinin ve Afrikalı liderlerin devletlerin egemenliğine saygıyı, iç işlerine karışmamayı ve uluslararası hukuka uygun olarak devletler arasında eşitlik, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar ilkesine dayalı iyi komşuluk ilkesini vurguladıkları, savunma alanlarında iş birliği ve koordinasyonu geliştirme konusundaki kararlılıklarını dile getirdikleri ve terörizm ve her türlü aşırıcılıkla mücadelede birleştirici çabaların altını çizdikleri belirtildi.

Katılımcılar ayrıca, ortak çıkarlara hizmet edecek ve bunları gerçekleştirecek, dünyada güvenlik ve barışın sağlanmasına katkıda bulunacak şekilde iş birliğini geliştirmenin, çabaları koordine etmenin, deneyim alışverişinde bulunmanın ve ülkeleri arasında yakın iş birliği içerisinde terör suçlarının oluşmasını önlemek için gerekli her türlü tedbirin alınmasının önemine dikkat çekti. Ilımlılık ve hoşgörü kültürünün yaygınlaştırılması, güvenlik ve barışın sağlanması, aşırıcılık, fanatizm ve terörizmle mücadele alanındaki çalışmaların arttırılmasının yollarını ele aldı.

Deniz güvenliği

Liderler, mülteci durumu, yasa dışı göç, insan ticareti ve gemi korsanlığıyla mücadele etmek için deniz güvenliğinin iyileştirilmesi, ortak çalışmaya katkıda bulunacak şekilde ülkelerin istikrar ve kalkınma faktörlerinden biri olan deniz emniyeti alanında iş birliğinin güçlendirilmesi başlığını da görüştü. Ayrıca söz konusu iş birliğiyle Afrika ülkelerinin kalkınmasına ve istikrarına katkıda bulunmasını sağlamak, her türlü sınır ötesi suçla mücadele etmek ve bunu bu ülkeler ve halkları için güvenlik ve istikrarı sağlayacak şekilde geliştirmek de dahil, organize suçlarla, uyuşturucu ve psikotrop madde kaçakçılığıyla, kara para aklamayla ve uluslararası kaçakçılık ağlarıyla mücadeleyi amaçladıklarını vurguladı. Aynı şekilde Suudi Arabistan’ın ABD, Fas, İtalya ve Nijer ile birlikte terör örgütü DEAŞ’a karşı uluslararası koalisyona bağlı Afrika İşleri Odak Grubu’na katılarak başkanlığını yaptığını ve bu gruba iki milyon ABD doları ile destek verdiğini kaydeden katılımcılar, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ne bakan Arap ve Afrika Devletleri Konseyi’ni kurma çabalarını da takdirle karşıladı.

Kalkınma alanında 50 yıllık ilişki

Riyad Deklarasyonu’nda liderler, ekonomik, kalkınma, ticari ve yatırım düzeylerinde Suudi Arabistan ile Afrika Kıtası ülkeleri arasındaki tarihi ilişkilerin derinliğine vurgu yaptı. Ayrıca Suudi Arabistan’ın, elli yılı aşkın bir süredir birçok hayati sektörde 45 milyar dolardan fazla değerde kalkınma desteği sağlayarak 46 Afrika ülkesine fayda sağladığı kaydedildi.

Afrika ülkelerinin liderleri, Suudi Arabistan ile Afrika Kıtası ülkeleri arasındaki ticaret hacminin geçen yıl 45 milyar ABD dolarına ulaşmasından dolayı övgüde bulunurken ikili ticareti çeşitlendirerek ve her iki taraftaki ekonomik kurumlar arasında var olan ilişkileri güçlendirerek ticari ve ekonomik iş birliğini geliştirmeye ve ortak yatırımları teşvik etmeye yönelik çabaların sürdürülmesinin önemine dikkat çekti. Liderler, Suudi Arabistan ve Afrika Kıtası’nın çeşitli ekonomik bileşenlerine ve Suudi Vizyon 2030 ile Afrika Gündemi 2063’ün çeşitli alanlarda iş birliğini geliştirmeye yönelik sağladığı fırsatlara işaret etti. Bu fırsatlar, ortak çıkarlara ulaşmak amacıyla, başta hava bağlantısı, deniz taşımacılığı ve limanlar olmak üzere ulaştırma ve lojistik hizmetleri alanlarında ortak iş birliğini etkinleştirme ve geliştirme yollarının tartışılmasının öneminin yanı sıra Krallık ile Afrika kıtasındaki ülkeler arasında karşılıklı bir ekonomik fayda anlamına geliyor.

Fotoğraf Altı: Afrika ülkelerinin liderleri, Suudi Arabistan ile Afrika Kıtası ülkeleri arasındaki ticari ilişkilerin seviyesine övgüde bulundu. (SPA)
Afrika ülkelerinin liderleri, Suudi Arabistan ile Afrika Kıtası ülkeleri arasındaki ticari ilişkilerin seviyesine övgüde bulundu. (SPA)

Suudi Arabistan ve Afrika, son beş yılda aralarındaki ticaret alışverişinde yaşanan kayda değer büyümeyi memnuniyetle karşılayarak, sanayi ve madencilik sektörlerinde iki taraf arasındaki ekonomik ilişkileri güçlendirme ve petrol dışı ihracatı artırma konusunda mutabakata vardı. İki taraf ayrıca, Suudi Arabistan’ın Afrika’ya petrol dışı ihracatının 2018’den 2022’ye kadar olan dönemde yıllık yüzde 5,96 oranında artarak geçen yılın sonunda 31,94 milyar riyale ulaştığını kaydetti.

Liderler ayrıca, Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde her yıl düzenlenen ve Afrika Kıtası, Ortadoğu ve Orta Asya'daki madencilik faaliyetleriyle ilgili çalışmalar yürüten Uluslararası Madencilik Konferansı’na katılımı da memnuniyetle karşıladı. Ayrıca bu zirvenin oturum aralarında düzenlenen üst düzey ekonomik konferansın sonuçlarını da memnuniyetle karşılayan liderler arasında, turizm, yatırım, finans, enerji, yenilenebilir enerji, madencilik, ulaştırma ve lojistik hizmetleri, tarım, su, iletişim ve bilgi teknolojisi gibi birçok ekonomik alanda 50’den fazla anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı. Aynı zamanda kültür, insan kaynakları, toplumsal kalkınma, spor gibi sosyal alanda da çok sayıda anlaşmaya imza atıldı.

İki taraf, enerji, madencilik, tarım ve gıda güvenliği alanlarında Suudi-Afrika ortaklıklarının güçlendirilmesi, sürdürülebilir kalkınmanın finansmanı, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, imalat endüstrilerinin geliştirilmesi, teşvik yoluyla iç ticaretin geliştirilmesi, her iki tarafta ihracatçı ve ithalatçılar arasında periyodik toplantılar düzenlenmesi ve Suudi 2030 Vizyonu ışığında mevcut yatırım alanları ve fırsatları araştırılarak Afrika ülkeleriyle ilişkileri güçlendirme yollarının görüşülmesi çağrısında bulundu. Vizyon 2030 uyarınca Afrika’daki Suudi yatırımlarının hacmi, yaklaşık 96 milyar Suudi riyaline ulaşacak ve Suudi Kalkınma Fonu, 2030 yılına kadar Kıta’da yaklaşık 18,75 milyar Suudi riyali tutarındaki kalkınma projelerini finanse edecek. Suudi Arabistan’dan Afrika kıtasına yapılan ihracat da 2030 yılına kadar 37,5 milyar Suudi riyali tutarında finanse edilecek ve sigortalanacak.

Fotoğraf Altı: İki taraf enerji, madencilik, tarım ve gıda güvenliği alanlarında Suudi- Afrika ortaklıklarının güçlendirilmesi çağrısı yaptı. (SPA)
İki taraf enerji, madencilik, tarım ve gıda güvenliği alanlarında Suudi- Afrika ortaklıklarının güçlendirilmesi çağrısı yaptı. (SPA)

Enerji ve iklim

Enerji alanıyla ilgili olarak ise Afrika ülkeleri, Suudi Arabistan’ın öncü rolünü, OPEC+ ülkeler grubunun küresel petrol piyasalarının güvenilirliğini ve istikrarını artırmadaki rolünü ve küresel piyasalardaki tüm enerji kaynaklarının arz güvenliğinin sağlanması gerekliliğini vurguladı.

Enerji verimliliği, elektrik enerjisi ve yenilenebilir enerji konularında güneş enerjisi ve rüzgâr enerjisi gibi ortak iş birliği alanlarını görüşmek, bu kaynaklardan projeler geliştirmek ve enerji sektörü ürünlerinin yerlileştirilmesi için çalışmalar yapmak istediklerini ifade ettiler.

Riyad Deklarasyonu’na göre Afrika ülkeleri liderleri, Suudi Arabistan’ın Yeşil Suudi Arabistan ve Yeşil Ortadoğu girişimlerini başlatmasını memnuniyetle karşılarken, Suudi Arabistan tarafından başlatılan ve G20 ülkelerinin liderleri tarafından onaylanan döngüsel karbon ekonomisi yaklaşımını uygulayarak Krallığın iklim değişikliği alanındaki çabalarına desteklerini bildirdi.  Söz konusu iki girişimi hayata geçirmek istediklerini ifade ederek, İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Paris Anlaşması ilkelerine bağlılığın önemli olduğunu da vurguladılar. Liderler ayrıca, sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak ve insan kaynaklarından ve küresel tedarik zincirlerinden yararlanmak için Suudi Arabistan ile Afrika ülkeleri arasındaki ekonomik iş birliğinin ve ortak yatırımın önemli olduğunu kaydetti. Suudi Arabistan da Suudi şirketlerini ve yatırımcılarını Afrika Kıtası’nda çeşitli alanlarda nitelikli yatırımları artırmaya teşvik ettiğini belirtirken, Afrikalı yatırımcıları ve şirketleri de Suudi Arabistan Vizyon 2030’unun sağladığı dev yatırım fırsatlarından, büyük program ve projelerinden yararlanmaya çağırdı.

Fotoğraf Altı: Suudi Arabistan, Suudi şirketlerini ve yatırımcılarını Afrika Kıtası’ndaki nitelikli yatırımları artırmaya teşvik ettiğini bildirdi. (SPA)
Suudi Arabistan, Suudi şirketlerini ve yatırımcılarını Afrika Kıtası’ndaki nitelikli yatırımları artırmaya teşvik ettiğini bildirdi. (SPA)

IMPACT girişimi

Suudi Arabistan’ın dijital ekonomiyi geliştirmeye ve dijital çözümlere erişimi kolaylaştırmaya yönelik Afrika ülkeleriyle ortak çabalarının güçlendirilmesi ve Suudi Arabistan’ın dijital devlet alanında özel sektörün en belirgin başarılarının paylaşılmasındaki öncü rolünün teyit edilmesi çerçevesinde Krallık, Dijital Hükümet Otoritesi ve Dijital İşbirliği Örgütü işbirliğiyle, ülkelerin dijital hükümet alanındaki başarılarını paylaşmasına odaklanan Dijital Pazar Girişimi’ni (IMPACT) başlattı. Bu da dijital hizmetlere erişimin artırılmasına, yaşam kalitesinin yükseltilmesine ve dijital ekonominin geliştirilmesine katkıda bulundu. Söz konusu girişim, dijital gelişimi teşvik etmek, deneyim ve bilgi alışverişinde bulunmak, bölgesel iş birliğini geliştirmek ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak amacıyla Krallığın Afrika ülkeleriyle ortaklığa olan bağlılığını yansıtıyor.

Kültürel iş birliğinin artırılması

Diğer yandan Riyad Deklarasyonu, Suudi Arabistan ile Afrika kıtasındaki ülkeler arasında kültürel bir arada yaşamayı ve insani hoşgörüyü teşvik etmenin önemini vurguladı. Liderler, deneyim alışverişine ve kültürel mirasın korunmasına katkıda bulunacak şekilde tüm kültürel alanlarda aralarındaki kültürel işbirliğinin güçlendirilmesi, spor ve gençlik alanlarında ortak etkinliklerin düzenlenmesi ve ortak girişimler oluşturulması için çalışmalar yapılması, haber alışverişi, radyo ve televizyon ve medya sektörünün örgütlenmesi alanlarında Suudi- Afrika medya işbirliğine yönelik ortak bir stratejik vizyonun geliştirilmesinin önemine dikkat çekildi. Ayrıca kadınların ailenin ve toplumun aktif üyeleri olmalarını sağlamanın önemini teşvik etme, aile üyeleri ve toplumda istismar ve aile içi şiddet kavramı ve sonuçları konusunda farkındalığın geliştirilmesi, aile bütünlüğünü ve sivil toplumu güçlendiren ve istikrarını artıran toplumsal değer ve ilkelerin yaygınlaştırılması, Afrika Kıtası’nın tarihini, içerdiği antik eserleri ve kültürleri ve iki taraf arasındaki ortaklıkları tanıtma çağrısında bulunuldu.

Fotoğraf Altı: Liderler, Suudi Arabistan ile Afrika Kıtası ülkeleri arasında kültürel kapsamda bir arada yaşamayı ve insani hoşgörüyü teşvik etmenin önemine dikkat çekti. (SPA)
Liderler, Suudi Arabistan ile Afrika Kıtası ülkeleri arasında kültürel kapsamda bir arada yaşamayı ve insani hoşgörüyü teşvik etmenin önemine dikkat çekti. (SPA)

EXPO ve Dünya Kupası

Afrika ülkelerinin liderleri, Suudi Arabistan’ın EXPO 2030’un Riyad şehrinde düzenlenmesi adaylığına desteklerini dile getirirken, bu adaylığın desteklenmesi için her türlü çabayı sarf edeceklerini bildirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre ayrıca Suudi Arabistan’ın 2034 FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmak için aday olması da memnuniyetle karşılandı.

Suudi Arabistan da BM Dünya Turizm Örgütü ve Afrika Birliği ile koordineli olarak Afrika Birliği ülkelerinde turizm sektörünü geliştirecek politika, plan ve yönlendirmelerin desteklenmesine, Afrika Birliği ülkelerinde insani yeteneklerin ve eğitim kurumlarının geliştirilmesi için gerekli teknik desteğin sağlanmasına ve Afrika ülkelerinde kapsamlı ekonomik kalkınmayı desteklemek için turizm sektöründen istenen faydayı elde etmek üzere gelişmelerine katkıda bulunulmasına yönelik duyduğu memnuniyeti vurguladı.



Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.


Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
TT

Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün akşam Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ve bu konularda yürütülen çabaları ele aldı.

Görüşme, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Merz’i el-Yemame Sarayı’nda kabul etmesinin ardından gerçekleşti. Resmi karşılama töreninin düzenlendiği ziyarette, iki taraf ayrıca ikili ilişkilerin genel durumu ile farklı sektörlerde iş birliği ve geliştirme fırsatlarını değerlendirdi.

drfgt
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz için düzenlenen resmi karşılama töreninden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Görüşmeye Suudi tarafından; Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Devlet Bakanı Prens Turki bin Muhammed bin Fahd, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bender, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasabi, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, Yatırım Bakanı Mühendis Halid el-Falih ve Almanya Büyükelçisi Fahd el-Hazal katıldı.

sfrg
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda gerçekleşen resmi görüşmeden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Alman tarafından ise görüşmeye; Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Kindsgrab, Başbakan’ın dışişleri ve güvenlik politikası danışmanı Dr. Günter Sautter, Başbakan’ın ekonomi-finans politikaları danışmanı Dr. Levin Holle ile çok sayıda üst düzey yetkili katıldı.

Merz dün Suudi Arabistan’a resmi ziyarette bulunmak üzere Riyad’a geldi. Bu, Merz’in Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret oldu. Ziyareti sırasında kendisine eşlik eden geniş bir Alman iş insanları heyeti yer aldı. Merz, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, her iki ülkenin büyükelçileri ve çok sayıda yetkili tarafından karşılandı.

fgt
Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman dün Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’i karşıladı. (Riyad Bölgesi Valiliği)

Almanya, Ortadoğu’da etkili bir ülke olarak gördüğü Suudi Arabistan ile stratejik ortaklığı güçlendirmeyi hedefliyor. Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Riyad’ın ‘bölgenin istikrarı ve güvenliğinde kilit bir aktör’ olduğunu belirterek, bunun, Berlin’in bölgesel politika alanında Suudi Arabistan ile iş birliğine yönelmesine neden olduğunu vurguladı.

Alman hükümeti kaynaklarına göre Riyad’daki görüşmelerde İran meselesi, bölgedeki gerilimi azaltmaya yönelik iş birliği ve savunma alanındaki ortak çalışmalar ele alınacak.

Kaynaklar, Almanya’nın Suudi Arabistan ile ‘ikili stratejik ilişkileri ve stratejik diyaloğu genişletmeyi’ amaçladığını ve özellikle enerji sektöründe olmak üzere bir dizi ekonomik anlaşmaya varmayı hedeflediğini ifade etti.

vgthy
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'i kabul etti. (SPA)

Almanya’dan son günlerde Suudi Arabistan’ı ziyaret eden yetkililer arasında Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche de yer aldı. Reiche, Riyad’da Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ile enerji alanında iş birliğini artırmayı hedefleyen anlaşmalar imzaladı.

Reiche, Riyad’dan yaptığı açıklamada, “Anlaşmalar enerji, yapay zekâ, hidrojen, sanayi değer zincirleri ve inovasyon gibi geleceğe dönük çok kritik alanları kapsıyor” dedi. Anlaşmalar kapsamında, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’e kıyısı olan Yanbu Limanı’ndan Almanya’daki Rostock Limanı’na amonyak sevkiyatı gerçekleştirilecek.

frgthy
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ve Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche, geçtiğimiz pazar günü mutabakat zaptını imzaladıktan sonra (Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı)

Alman hükümeti, hidrojen alanında somut sonuçlar elde etmeyi hedefliyor; bu konu hükümet stratejisinin önemli bir parçası olsa da henüz hedeflerine ulaşabilmiş değil. Almanya, Suudi Arabistan’ın yeşil hidrojen üretimi için elverişli ortamı sayesinde bu alanda merkezi bir rol oynayabileceğini değerlendiriyor.

Reiche, Suudi Arabistan-Almanya Ortak Ekonomik ve Teknik İşbirliği Komitesi’nin 21. toplantısına da katıldı. Toplantıda, enerji, sanayi ve yatırım alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji, hidrojen, teknoloji ve sağlık sektörlerindeki fırsatlar ele alındı.

Geçtiğimiz pazartesi günü düzenlenen Suudi Arabistan-Almanya İş Konseyi toplantısında ise enerji alanında genel bir iş birliği çerçevesi oluşturmayı amaçlayan bir niyet mektubu imzalandı. Ayrıca, iki ülkenin kamu ve özel sektör kurumları arasında çeşitli anlaşmalar yapılmasıyla ikili ekonomik ilişkilerin sağlam temelleri bir kez daha ortaya kondu.