Lübnan Genelkurmay Başkanı’nın görev süresinin uzatılmasına yönelik prosedürler araştırılıyor

Lübnan Genelkurmay BaşkanıBakanlar Kurulu kararıyla veya Temsilciler Meclisi yasama oturumunda onay verildi.

Lübnan Genelkurmay Başkanı General Joseph Avn, Güney Lübnan’daki Uluslararası Güçler (UNIFIL) Komutanı Aroldo Lazaro ile bir araya geldi (Ordu Komutanlığı internet sitesi)
Lübnan Genelkurmay Başkanı General Joseph Avn, Güney Lübnan’daki Uluslararası Güçler (UNIFIL) Komutanı Aroldo Lazaro ile bir araya geldi (Ordu Komutanlığı internet sitesi)
TT

Lübnan Genelkurmay Başkanı’nın görev süresinin uzatılmasına yönelik prosedürler araştırılıyor

Lübnan Genelkurmay Başkanı General Joseph Avn, Güney Lübnan’daki Uluslararası Güçler (UNIFIL) Komutanı Aroldo Lazaro ile bir araya geldi (Ordu Komutanlığı internet sitesi)
Lübnan Genelkurmay Başkanı General Joseph Avn, Güney Lübnan’daki Uluslararası Güçler (UNIFIL) Komutanı Aroldo Lazaro ile bir araya geldi (Ordu Komutanlığı internet sitesi)

Bakanlar Kurulu aracılığıyla Başbakan Mikati’nin gündem dışından onaya sunduğu öneriyle, ya da bir dizi temsilci tarafından yasama oturumunda onaylanmak üzere sunulan bir yasa teklifiyle General Joseph Avn’ın Genelkurmay Başkanlığı’nın uzatılması kararının uygulamaya konması bekleniyor. Özellikle parlamento yeter sayısının Şii İkili’nin (Hizbullah ve Emel) desteğiyle sağlanacağı garanti edilirken, hükümetin bu süreyi güvenli bir şekilde uzatma konusunda ilerleme kaydedememesi durumunda Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, bu konuda adım atma sözü verdi. Meclis Başkanı ve Hizbullah liderliğiyle iletişim kuran siyasi güçler de kararlarını verdiklerini ve bundan geri dönüş olmadığını belirtiyor.

Bu çerçevede General Avn’ın görev süresinin uzatılmasına hükümetin girişimi eşlik edecek. Başbakan Mikati ise bir Genelkurmay Başkanı ile İdare ve Genel Müfettişlik müdürlerinin atanması yoluyla Askeri Şura’nın toplanması için yeterli çoğunluğun sağlanması yönünde taahhütte bulundu. Çünkü bu atamalarla gerçekleştirilmeden, askeri kurumun aktif hale getirilmesi ve Genelkurmay Başkanlığı’ndaki boşluğu dolduracak, Ordu Komutanının yokluğunda adına hareket edecek birinin sağlanması için uzatma yeterli değil.

İletişim görevi, (Dürzi) İlerici Sosyalist Parti (İSP) Genel Başkanı Teymur Velid Canbolat tarafından yürütülüyor. Canbolat, müttefik ve muhalif tüm siyasi güçlerle iletişim kurarak siyasi çıkmazı kırmak başlığı altında, parti genel başkanlığına seçildiğinden bu yana en geniş kapsamlı toplantıyı gerçekleştirecek. Çünkü başta ‘cumhurbaşkanını seçme ufkunun tıkanması ve askeri kurumun boşluğa girmesinin engellenmesi’ olmak üzere ülkenin tanık olduğu istisnai koşullar, farklılıkları örgütleme konusunda bile iletişimi gerektirdiğinden, öne çıkan siyasi konulara yaklaşımda bakış açılarını yakınlaştırmaya çalışmak amacıyla koşulsuz bir diyaloğa girmeyi gerektiriyor. Ordu Komutanı General Joseph Avn’ın 10 Ocak’ta emekli olması beklenirken, emekliliğin uzatılması için gerekli ortamın hazırlanarak bundan kaçınılması amaçlanıyor.

Canbolat’ın sürdürdüğü toplantıların, kapsamlı olması isteniyor. İSP’den bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Canbolat’ın herkesle en iyi iletişimi kurabilen isim olduğunu ve zaman zaman tanık olunan olumsuzlukları ortadan kaldırmak için ortamın soğutulması ve rakipleriyle ilişkilerinin normalleşmesine, müttefikleriyle ise güçlendirilmesinin gerekliliğine bağlı olduğunu söyledi.

Kaynak, Canbolat’ın toplantılarını gelecek hafta (Maruni Hristiyan) Ketaib Partisi Başkanı Sami Cemayel, Bağımsızlık Hareketi lideri Milletvekili Mişel Muavvad ve diğerleriyle yapacağı toplantıyla tamamlayacağını açıkladı. Kaynak, Demokratik Toplantı üyesi temsilcilerle aralarındaki mevcut koordinasyon çerçevesinde Değişim Güçleri’ne mensup bazı temsilcilerle, ortak parlamento komitelerinin gündeminde yer alan mevzuat konularıyla ilgili temaslarını kesmediğini söyledi.

Kaynak ayrıca Canbolat’ın siyasi güçlerle iletişimin, Meclis Başkanı Berri ile doğrudan görüşmeler yoluyla ya da İSP’nin eski Genel Başkanı Velid Canbolat’ın yaptığı görüşmeler aracılığıyla kendisine açık olmasından kaynaklandığını belirtti.

(Dürzi) İSP ile (Şii) Hizbullah arasındaki görüş ayrılıklarının örgütlenmesinin hala var olduğunu ve sona ermediğini söyleyen kaynak, partinin eski lideri Gazi el-Aridi’nin, Velid Canbolat ve partinin koordinasyon ve irtibat yetkilisi Vefik Safa ile zaman zaman kurduğu iletişimin yanı sıra partinin Genel Sekreteri siyasi asistanı Hüseyin Halil ile olan iletişimi yoluyla bu görevi üstlendiğini söyledi. Kaynağa göre Milletvekili Vail Ebu Faur da acil siyasi ve geçim sorunlarına ve bunlara mümkün olduğunca çok çözüm sunma gerekliliğine ayak uydurmak için geçici Başbakan Necib Mikati ile iletişimden sorumlu.

Canbolat’ın geçen salı günü Milletvekili Süleyman Franciyye ile kayınpederi iş insanı Muhamed Zindan’ın daveti üzerine uzun bir görüşme gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Toplantıya eski Milletvekili Aladdin Taro ve Canbolat’ın eski danışmanı Hüssam Harb’ın yanı sıra milletvekilleri Vail Ebu Faur ve Faysal es-Saye’nin da katıldığı belirtildi.

Toplantının Canbolat ve Franciyye ile sınırlı bir dinleme içerdiği, atmosferinin olumlu olduğu ve başkanlık dosyasına yaklaşımdaki farklarının Canbolat ve Franciyye aileleri arasındaki tarihsel ilişkinin derinliğini değiştirmediği belirtildi. Ayrıca kaynak, askeri kurumda istikrarın sağlanması, General Avn’ın görev süresinin uzatılması ve Genelkurmay Başkanı ile Genel İdare ve Genel Müfettişlik direktörlerinin atanması yoluyla Askeri Konsey’de yeterli çoğunluğun sağlanması gerektiği konusunda uzlaşı sağlandığını söyledi.

İSP kaynağına göre askeri kurumda istikrarı korumayı amaçlayan çabaları desteklemeyi ve İsrail’in kendisini hedef alan saldırganlığı nedeniyle Lübnan’ın yaşadığı istisnai koşullar ışığında bu kurumun yeteneklerini felce uğratmama konusunda da anlaştılar.

Aynı kaynak ayrıca, General Avn’ın bazı dost ve bağışçı ülkelerin daveti üzerine yurtdışına çalışma ziyaretleri yaptığı için özür dilediğini ortaya koydu. Kaynağa göre General ayrıca, Genelkurmay Başkanlığı’ndaki boş kadroya atıfta bulunarak, kendisi adına birisinin yokluğundan dolayı Kuveyt’i ziyaret ettiği için de özür diledi.

Kaynak, Canbolat’ın Güçlü Cumhuriyet bloğunu temsil eden parlamento heyetiyle yaptığı görüşmede oluşan olumlu atmosfere değindi. Kaynak ayrıca General Avn’ın görev süresinin uzatılmasında herhangi bir sorun olmadığını, Lübnan Kuvvetleri’nin bu uzatmayı İç Güvenlik Kuvvetleri Genel Müdürü Tümgeneral İmad Osman’ın görev süresinin uzatılmasıyla ilişkilendirme gereği görmediğini, çünkü bu konuya girmek için henüz çok erken olduğunu, Tümgeneral Osman’ın Mayıs ayında emekli olacağını açıkladı.

Ancak Lübnan Kuvvetleri, İSP’nin yasama oturumlarını zorunluluktan dolayı reddetme tavrını yeniden gözden geçirme talebine yanıt vermezken, çünkü parlamentonun işlevinin bozulmasına izin verilemeyeceğini söyledi.

Özgür Yurtsever Hareket lideri Milletvekili Cibran Basil’in Canbolat ile görüşmesiyle ilgili olarak ise Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Canbolat, Genelkurmay Başkanının görev süresinin uzatılmasını desteklediğinin dolaylı olarak kendisine bildirilmesinin ardından Basil’in Batroun’da görüşme davetine olumlu yanıt verdi. Ancak Canbolat, bu uzatmanın bir ordu komutanı ile idare ve müfettişlik direktörlerinin atanmasıyla ilişkilendirilmesi karşısında şaşkınlık yaşadı. Bu durum, toplantının sivil barışı ve bir arada yaşamayı sürdürmek amacıyla atmosferi temizlemek ve gerginlik düzeyini azaltmak için Cebel-i Lübnan’ın şehir ve kasabalarındaki ortak komitelerin çalışmalarını teşvik etmekle sınırlı kalmasına yol açtı.



Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.


İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

İran ile yaşanan gerilimler ve Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmaz ortamında, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında, önümüzdeki çarşamba gününe ertelenen ve büyük bir merakla beklenen bir görüşme planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, yapılması planlanan görüşmenin, Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmazın aşılması karşılığında İran'a yönelik baskının artırılması konusunda pazarlık içerebileceği ihtimalini göz ardı etmiyorlar.

Amerikan haber sitesi Axios'a göre 19 Şubat'ta yapılması planlanan ve ikinci aşamayı ilerletmesi beklenen Gazze "Barış Konseyi" toplantısı öncesinde, Netanyahu'nun ofisi, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelmesinin beklendiğini belirtti. Açıklamada ayrıca, "İran ile yapılacak herhangi bir müzakerenin, balistik füzelerin sınırlandırılmasını ve bölgedeki İran'ın vekillerine verilen desteğin durdurulmasını içermesi gerektiğine inanılıyor" denildi.

Çarşamba günü yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump'ın Ocak 2025'te göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ve Trump arasında gerçekleşecek yedinci görüşme olacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan, Netanyahu'nun "Barış Konseyi" toplantısından önce Washington'a yaptığı ziyaretin zamanlamasının, "özellikle İran ve Gazze konularında, Washington ve Tel Aviv arasında çoğu noktada varılan anlaşma çerçevesinde" pozisyonların koordinasyonunu yansıttığına inanıyor.

Hassan, özellikle Washington'un "İran'a yapılacak bir saldırının kendi çıkarlarına daha büyük zarar vereceğinin farkına vardığı ve bunun Netanyahu için kabul edilemez göründüğü" göz önüne alındığında, iki konunun geleceğiyle ilgili "uzlaşma" olasılığına işaret etti.  

Filistinli siyasi analist Ayman al-Raqab, "uzlaşmanın mümkün olduğunu" ve Trump'ın "İran ve Gazze'nin birbirine bağlı meseleleri konusunda bir koordinasyon sağlamak isteyebileceğini ve birçok Amerikalı elçiyle, en son Steve Wittkoff ile görüşen ve başta uluslararası istikrar gücü, Hamas'ın silahsızlandırılması, yeniden yapılanma ve İsrail'in çekilmesi olmak üzere çetrefilli konuları ele alan Netanyahu ile meseleleri sonuçlandırmak isteyebileceğini" değerlendiriyor.

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ise dün Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis ile yaptığı telefon görüşmesinde, "ABD başkanının planının ikinci aşamasının gereklerini yerine getirmek için çalışmanın gerekliliğini" vurgulayarak, "Mısır'ın Barış Konseyi'ne desteğini" belirtti.

Abdulati, "Mısır'ın Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi'nin çalışmalarına tam desteğini" yineleyerek, bunun nüfusun günlük işlerini yönetmeyi amaçlayan ve Filistin Yönetimi'nin Şeritteki tüm sorumluluklarını yeniden üstlenmesinin yolunu açan geçici bir çerçeve olduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı, "ateşkesi izlemek, Gazze Şeridi'ne insani yardım ve kurtarma desteği sağlamaya devam etmek ve erken toparlanma ile yeniden yapılanmanın yolunu açmak için uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasının acil gerekliliğini" vurguladı.

Hassan, "Mısır, Gazze anlaşmasının tam olarak uygulanmasına bağlıdır ve gerek Barış Konseyi ve ona katılımı yoluyla gerekse uluslararası ortaklarla yapılan görüşmeler ve toplantılar yoluyla bu sürecin tamamlanmasını desteklemek için her cephede çalışmaktadır" dedi. Al-Raqab, Gazze anlaşmasının kalan konularının "barış sürecinin ilerlemesi için son derece önemli" olduğunu belirterek, İsrail'in "anlaşmada ilerlemenin önüne çok sayıda engel koyduğunu ve Trump ile Netanyahu arasındaki görüşmenin bu konuda çok önemli olacağını" ifade etti.


Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.