Afganistan'da Pakistan'dan dönen düzensiz göçmenler için geçici kamplar kuruldu

Pakistan'da yaşayan düzensiz Afgan göçmenlerin ülkelerine dönüşü sürerken, Afganistan'ın farklı şehirlerinde bu kişiler için geçici kamplar kuruldu

(AA)
(AA)
TT

Afganistan'da Pakistan'dan dönen düzensiz göçmenler için geçici kamplar kuruldu

(AA)
(AA)

Başkent Kabil başta olmak üzere Kandahar, Meydan Vardak, Paktika, Paktiya gibi Pakistan sınırına yakın şehirlerde dönüş sürecini kolaylaştırmak amacıyla kurulan geçici kamplar ülkelerine dönen düzensiz Afgan göçmenleri ağırlamaya başladı.

Böylece sınır kapılarına yakın noktalarda geri dönüşler için kurulan kamplardaki yoğunluğun azaltılması ve Afganların vilayetlerine dönüşlerinin kolaylaştırılması hedefleniyor.

Kimi Afganlar söz konusu kamplarda birkaç günlük bekleyişin ardından vilayetlerine doğru yol alırken, kimileri de memleketlerine dönüş için ihtiyaç duydukları yardımları temin etmeyi bekliyor.

Kabil'in kuzeyinde, Afganistan'ın kuzey vilayetlerine giden otobüslerin kalktığı terminalin yanında kurulan kampta, AA'ya konuşan Afganlar, yardım beklediklerini söyledi.

13 çocuk babası Gulam Resul Şemsettin, 25 yıl yaşadıkları Pakistan'ın Kuetta şehrinden ayrılmak zorunda kaldıklarını ve memleketleri Kunduz'a gideceklerini belirtti.

Kunduz'da yeni bir hayat kurmak için yardıma ihtiyacı olduğunu ifade eden Şemsettin, "Pakistan'ın kararı kötü oldu. 40-50 yıldır orada yaşayan göçmenler (Afganlar) var. Pakistan'da çiftçiydik. Kunduz'da da çiftçilik yapacağız." dedi.

5 çocuk babası Feyz Muhammed de 20 yıldır Kuetta'da yaşadıklarını dile getirerek, şöyle konuştu:

Doğru düzgün bir yaşamımız yoktu. Bir gün çalışıyorduk, diğer gün çalışmıyorduk. Paramızı da tam alamıyorduk. 20 yıl Pakistan'da yaşadık. 5 çocuğum var. Urduca biliyorlar ancak bir gün bile okula gitmediler.

Pakistan'ın Afganları sınır dışı etme kararı

Afganistan'da Taliban'ın yönetime gelmesinin ardından iki ülke arasında özellikle güvenlik eksenli sorunlar yaşanıyor.

İslamabad yönetimi, kendisine karşı savaşan Pakistan Talibanı'nın (TTP) Afganistan'da mevzilendiğini ve Taliban yönetiminin bu örgüte karşı tedbir almadığını öne sürüyor. Taliban ise Pakistan'ın iddialarını reddediyor ve ülkedeki güvenlik problemleriyle ilgilerinin olmadığını savunuyor.

İki ülke arasında son aylarda bu çerçevede tartışmalar artarken Pakistan hükümeti, ekim ayının başlarında ülkede kayıt dışı yaşayan ve sayıları 1,7 milyonu geçen düzensiz göçmenlerden 1 Kasım'a kadar Pakistan'dan ayrılmasını isteyerek, bu tarihe kadar ayrılmayanların da sınır dışı edileceğini duyurdu.

Taliban yönetimi ise Pakistan'ın bu kararını eleştiriyor, Afgan göçmenlere iyi davranılmasını ve ülkeden ayrılmaları için ek süre tanınmasını talep ediyor.

Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere uluslararası kurumlar da Pakistan'a bu kararından dönme çağrısı yapıyor.

Geri dönüşler hakkında AA'ya konuşan Taliban yönetiminin Sözcüsü Zabihullah Mücahid, Pakistan'ın kararının ardından Afganistan'a dönen düzensiz göçmenlerin sayısının 300 bini geçtiğini açıklamıştı. BM'ye göre, dönenlerin yüzde 60'ını çocuklar oluşturuyor.



İsrail merkezli bir STK, UCM’de İspanya Başbakanı aleyhine dava açtı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, başkent Madrid'de düzenlenen bir basın toplantısında (AFP)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, başkent Madrid'de düzenlenen bir basın toplantısında (AFP)
TT

İsrail merkezli bir STK, UCM’de İspanya Başbakanı aleyhine dava açtı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, başkent Madrid'de düzenlenen bir basın toplantısında (AFP)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, başkent Madrid'de düzenlenen bir basın toplantısında (AFP)

Dünya genelinde ‘İsrail’in düşmanları’ olarak nitelendirdiği kişilere karşı yasal işlemler yürüten Tel Aviv merkezli bir sivil toplum kuruluşu (STK) olan Şurat HaDin dün, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez hakkında İran'a yapılan ihracat nedeniyle ‘savaş suçlarının işlenmesine yardım’ suçlamasıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) yasal işlem başlatılması talebinde bulunduğunu açıkladı. Davada İspanya, ‘Tahran rejimi ve temsilcilerinin askeri amaçlarla ihtiyaç duyduğu bileşenleri’ sağladığı gerekçesiyle suçlanıyor.

Roma Statüsü'nün 15. maddesi uyarınca açılan davada Şurat HaDin, İspanya'nın fünyeler ve patlayıcılarda kullanılabilecek yaklaşık 1,3 milyon euro değerinde çift kullanımlı ürünlerin ihracatına izin verdiğini öne sürüyor.

Şurat HaDin tarafından yapılan açıklamada, “Bu maddeler zararsız endüstriyel ürünler değil, patlayıcıların çalışmasını sağlayan hayati bileşenler ve sivillere yönelik saldırılarda kullanılmasının beklendiği ve makul görüldüğü koşullarda nakledilmiştir” denildi.

Dava, 2023 yılının ekim ayında Gazze Şeridi’ndeki savaşın başlamasından bir yıl sonra Madrid'in Filistin devletini tanımasıyla daha da şiddetlenen iki ülke arasındaki diplomatik gerginliğin devvam ettiği bir dönemde açıldı.

Sosyalist bir isim olan Başbakan Sanchez, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattıkları savaşa da karşı çıkmış ve bu durum İsrail'in tepkisini çekmişti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu geçtiğimiz hafta, Madrid'in savaş sonrası Gazze'de istikrarı sağlamak için ABD liderliğindeki bir girişime katılmasını engelledi ve İspanya'yı ‘İsrail'e karşı diplomatik bir kampanya yürütmekle’ suçladı.


Abluka altında diplomasi: Hürmüz için yeni müzakere arayışı

Dün Tahran’da İran ile ABD arasında iki haftalık ateşkesin yürürlüğe girmesinden birkaç gün önce ABD-İsrail hava saldırılarının hedefi olan bir apartmanın önünde gazetecilere açıklamalarda buluanan İranlı bir din adamı (AFP)
Dün Tahran’da İran ile ABD arasında iki haftalık ateşkesin yürürlüğe girmesinden birkaç gün önce ABD-İsrail hava saldırılarının hedefi olan bir apartmanın önünde gazetecilere açıklamalarda buluanan İranlı bir din adamı (AFP)
TT

Abluka altında diplomasi: Hürmüz için yeni müzakere arayışı

Dün Tahran’da İran ile ABD arasında iki haftalık ateşkesin yürürlüğe girmesinden birkaç gün önce ABD-İsrail hava saldırılarının hedefi olan bir apartmanın önünde gazetecilere açıklamalarda buluanan İranlı bir din adamı (AFP)
Dün Tahran’da İran ile ABD arasında iki haftalık ateşkesin yürürlüğe girmesinden birkaç gün önce ABD-İsrail hava saldırılarının hedefi olan bir apartmanın önünde gazetecilere açıklamalarda buluanan İranlı bir din adamı (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın dün İran ile müzakerelerin önümüzdeki iki gün içinde yeniden başlayabileceğini açıklamasının ardından, Hürmüz Boğazı’ndaki gerginlik devam ederken Washington ile Tahran arasında yeni bir müzakere turu ufukta göründü.

Trump, ABD'nin geniş çaplı bir askeri operasyonla İran limanlarına abluka uygulamaya devam ettiği bir dönemde New York Post gazetesine yaptığı bu açıklamada, “Önümüzdeki iki gün içinde bir şeyler olabilir, oraya (Pakistan’a) gitmeye daha meyilliyiz” dedi.

Pakistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Asim Munir'in görüşmelerde ‘harika bir iş’ çıkardığını söyleyen Trump, “O harika, bu yüzden oraya (Pakistan) geri dönebiliriz” ifadelerini kullandı.

Reuters kaynakları, müzakerelerin cuma ile pazar günleri arasındaki bir zaman aralığın yapılabileceğini belirtirken, Associated Press (AP) görüşmelerin yarın yapılacağını öngördü. Buna karşın, İran’ın resmi haber ajanslarından IRNA, Pakistan'ın arabuluculuğu halen sürdürdüğünü, ancak şimdiye kadar resmi bir karar alınmadığını bildirdi. ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance yaptığı bir açıklamada, Washington'ın İran'dan zenginleştirilmiş uranyumu çıkarmak ve gelecekte uranyum zenginleştirmesini engellemek istediğini vurgulayarak “Top İran'da” dedi.

ABD'li kaynaklar, Washington’ın zenginleştirmeyi 20 yıl süreyle askıya almayı hedeflediğini, buna karşılık İran'ın ise Trump'ın reddettiği, nükleer faaliyetleri 5 yıl süreyle askıya alma önerisini sunduğunu belirtti.

Öte yandan ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı’nda İran limanlarına giden veya bu limanlardan ayrılan gemilere uygulanan ablukaya 10 binden fazla askerin, 12'den fazla savaş gemisinin ve 100'den fazla uçağın katıldığını, ilk 24 saat içinde altı geminin emirlere uyduğunu duyurdu.

Diğer taraftan İranlı milletvekilleri Hürmüz Boğazı ile ilgili tutumlarını sertleştirdi. Milletvekilleri, bu durumu müzakerelerle ilişkilendirdi. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, bir hafta sonra sona erecek ateşkesin ‘yeni bir tehdide ve yeniden silahlanmaya zemin hazırlamaması gerektiğini’ söyledi.


ABD, Venezuela Merkez Bankası'na uygulanan yaptırımları kaldırıldı

Venezuela'nın başkenti Karakas'taki Venezuela Merkez Bankası binasında polis memurları ve güvenlik personeli, 20 Haziran 2016 (Reuters)
Venezuela'nın başkenti Karakas'taki Venezuela Merkez Bankası binasında polis memurları ve güvenlik personeli, 20 Haziran 2016 (Reuters)
TT

ABD, Venezuela Merkez Bankası'na uygulanan yaptırımları kaldırıldı

Venezuela'nın başkenti Karakas'taki Venezuela Merkez Bankası binasında polis memurları ve güvenlik personeli, 20 Haziran 2016 (Reuters)
Venezuela'nın başkenti Karakas'taki Venezuela Merkez Bankası binasında polis memurları ve güvenlik personeli, 20 Haziran 2016 (Reuters)

ABD Hazine Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Venezuela merkez bankasına ve ülkedeki diğer üç bankacılık kurumuna uygulanan yaptırımların kaldırıldığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Venezuela'ya uygulanan bazı ekonomik yaptırımların kaldırılması, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın mart ayında iki ülke arasında 2019'dan beri kesilmiş olan diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılacağını duyurmasının ardından, Karakas ve Washington arasındaki ilişkilerin kademeli olarak normalleşmesinin devamı olarak gerçekleşti.