Elon Musk neden antisemitizmle suçlandı?

Elon Musk antisemitizmle suçlanıyor. / Fotoğraf: Reuters
Elon Musk antisemitizmle suçlanıyor. / Fotoğraf: Reuters
TT

Elon Musk neden antisemitizmle suçlandı?

Elon Musk antisemitizmle suçlanıyor. / Fotoğraf: Reuters
Elon Musk antisemitizmle suçlanıyor. / Fotoğraf: Reuters

Tarık eş-Şami

Biden yönetiminin ABD'de Yahudi ve Müslümanlara yönelik nefreti azaltmak için girişimlerde bulunduğu bir dönemde, dünyanın en zengin adamı Elon Musk'ın, sahibi olduğu X platformunda (eski adıyla Twitter) “güçlü Yahudi örgütlerinin Yahudi karşıtı teorileri desteklediğini” söylemesiyle büyük bir kriz patlak verdi. Dev teknoloji ve medya şirketleri, X platformundaki reklamlarını geçici olarak durduracaklarını duyurdu. Beyaz Saray da Musk'ı ırkçı nefreti teşvik ettiği iddiasıyla kınadı.

Peki Musk ve Yahudi örgütleri arasında tekrarlanan anlaşmazlığın nedeni nedir? Musk neden uzun süredir antisemitizmle suçlanıyor? Her geçen gün yeni bir aşamasını gördüğümüz bu savaşın kaderi ne olacak?

Musk'ın antisemitizmle suçlanması ilk değil

Sosyal medya platformu X (eski adıyla Twitter), elektrikli otomobil şirketi Tesla ve uzay roketi şirketi SpacaX’in sahibi Elon Musk'ın antisemitizmle yani Yahudi düşmanlığı ile suçlanması ilk kez olmuyor. Zira Musk'ın Yahudi karşıtı komplo teorilerini güçlendirme konusunda uzun bir geçmişi var.

Musk 2018'de şöyle bir tweet attı: “Sizce basının sahibi kim?” Bu tweetinden sonra Yahudilere atıfta bulunmak ve Yahudi aleyhtarı olmakla suçlandığında sadece ‘güçlü insanlardan’ bahsettiğini söyledi.

Başka bir olayda Musk, ünlü rapçi Kanye West'in Yahudi nefretini yansıttığı düşünülen tartışmalı yorumlarına rağmen sosyal medyaya dönüşünü memnuniyetle karşıladı.

Hamas ile İsrail arasındaki çatışmanın başlamasıyla birlikte ABD medyası, Musk'ı X platformunun kullanıcılarına, Yahudi karşıtı hesapları takip etmelerini tavsiye etmekle ve savaşla ilgili yalanları teşvik etmekle suçladı. Ayrıca, Washington Post gazetesinin açıklamasına göre, X platformunun kendisi de şüpheli veya skandal niteliğinde bilgiler yayınlıyordu. Ancak Musk, tanıtımını yaptığı ve her birinin 600 binden fazla takipçisi olan iki hesabına yanıtlarını bıraktı ve bu da onların uluslararası sahnede görünürlüğünü artırdı. Ayrıca ana akım medyayı suçlamaya devam ederek kullanıcılara bunun yerine X platformuna güvenmelerini söyledi.

sathyju7
Elon Musk'ın geçtiğimiz Çarşamba günü yayınladığı gönderi bazıları için kırmızı çizgilerin aşılması oldu. / Fotoğraf: AFP

Günler sonra Musk'ın Gazze Şeridi'ndeki uluslararası akreditasyona sahip yardım kuruluşlarına Starlink uydu iletişim ağının hizmetlerini sunması İsrail'i kızdırdı. Musk, Podcast sunucusu Lex Friedman ile yaptığı röportajda, İsrail ile Hamas arasında barışa giden alternatif bir yol çağrısında bulundu. İsrail'in Gazze halkına yardım etmesinin aslında terör örgütü olarak nitelendirdiği Hamas'ın niyetlerini boşa çıkaracağını söyleyen Musk, İsrail'i bu cinayetin Gazze'de gelecek nesillerde şiddete yol açacağı konusunda uyardı.

Yinelenen suçlama

Ancak Musk'ın geçtiğimiz Çarşamba günü yayınladığı gönderi bazıları için kırmızı çizgilerin aşılması oldu. Çünkü onun yoruma katılımı başka kişilerin de dahil olduğu bir dizi mesajın üçüncüsüydü. Kendini Güney Florida'dan muhafazakâr bir Yahudi olarak tanımlayan kişinin ilk gönderisi, antisemitizmi kınayan bir videoydu ve gönderide şu ifade yer alıyordu: “Söyleyecek bir şeyin varsa neden yüzümüze söylemiyorsun?”

İkinci kişi daha sonra eski Fox News spikeri Tucker Carlson tarafından sıklıkla desteklenen ‘Büyük İkame Teorisi’ olarak bilinen komplo teorisi hakkında birkaç paragraf yorum yapmak için araya girdi. Musk, bu kişinin “Yahudiler, insanlardan kendilerine karşı kullanmayı bırakmalarını istedikleri nefreti tam da beyazlara karşı kullanıyor” paylaşımına “Gerçekleri söyledin” şeklinde yanıt verdi

Şiddetli tepkiler

Ancak teknoloji milyarderinin bu yorumu, bazı Yahudi liderlerin ve ABD'nin Apple, IBM, Disney, Discovery, Warner Bros, Paramount Global, NBC Universal gibi dev teknoloji, medya ve eğlence şirketlerinden bir grup büyük reklamcının şiddetli tepkileriyle karşılaştı. Bunların hepsi, bir tür ceza olarak X platformundaki reklamlarını geçici olarak durdurmaya karar verdi. Bu, büyük reklam verenler tarafından Musk'ın bir yıldan fazla bir süre önce satın aldığı platforma vurulan güçlü bir darbeydi. X’in içinde bulunduğu durum, gelirinin çoğunu kaybeden site için ticari bir zorluk teşkil ediyor.

Musk bu eylemlere, kullanıcıları X platformunun reklam içermeyen premium hizmeti Premium Plus’a katılmaya davet ederek yanıt verdi ve kullanıcılara şunları söyledi: “Birçok büyük reklamcı, ifade özgürlüğü hakkınıza en çok zulmeden kişilerdir.” Buna karşı en güçlü eleştiri, Yahudi karşıtlığıyla mücadelede uzmanlaşmış Hakaretle Mücadele Birliği'nin (ADL) CEO'su Jonathan Greenblatt'tan geldi. Greenblatt “Yahudi karşıtlığının ABD'de patladığı ve dünya çapında yükseldiği bir dönemde, Musk’ın nüfuzunu Yahudi karşıtı teorileri desteklemek için kullanmasının tehlikeli olduğunu” iddia etti. Diğer yandan Connecticut Üniversitesi'nden sosyolog Matthew Hughey, X'te yaklaşık 163 milyon takipçisi olan Musk'ın paylaşımlarının gerçek dünyadaki diğer kişilerin eylemleri üzerinde gerçek bir etkiye sahip olabileceği konusunda uyardı.

Beyaz Saray da sürece müdahil oldu

Bu anlaşmazlıkla ilgili tartışmalar tırmanırken Beyaz Saray, Musk'ın Yahudi karşıtı ve ırkçı nefreti teşvik etmesini, ABD’lilerin temel değerlerine aykırı olduğunu düşünerek kınadı. Beyaz Saray Sözcüsü Andrew Bates, 2018 yılında Pittsburgh, Pensilvanya'daki Hayat Ağacı Sinagogu'nda yaşanan toplu katliama atıfta bulunarak, ABD tarihinin en ölümcül antisemitizm eyleminin ardındaki iğrenç yalanı tekrarlamanın kabul edilemez olduğunu söyledi. Söz konusu olayda, Yahudi karşıtı ‘beyaz soykırım’ komplo teorisine inandığını ifade eden silahlı bir kişi, 11 Yahudi’yi vurarak öldürmüştü.

Ancak Musk ile Biden yönetimi arasındaki çatışma tanıdık. Geçen yıl Biden, Musk'ın ifade özgürlüğünü yeniden sağlamak için satın aldığını söylediği Twitter'ı satın almasıyla ilgili federal bir soruşturma yapılması çağrısında bulunmuştu. Musk, platformu satın aldıktan sonra, Biden’in oğlu Hunter Biden'ın dizüstü bilgisayarında yer alan ve Joe Biden'ı ailesinin yabancı iş anlaşmalarıyla ilişkilendiren belgeler hakkındaki New York Post raporlarını sansürleme kararıyla ilgili dahili dosyalar yayınladı.

Bir tepki biçimi olarak Biden, 2021'de Tesla'nın ABD'deki elektrikli araçların çoğunu satmasına rağmen diğer elektrikli otomobil üreticilerini tanıtmak için Beyaz Saray'ın avlusunda düzenlenen bir tanıtım etkinliğinden Tesla'yı hariç tuttu.

Komplo teorisinin doğası

Yahudilerin Batılı ülkelere yasa dışı azınlıklar getirerek bu ülkelerdeki beyaz çoğunluğu azaltmak istediklerini öne süren Yahudi karşıtı komplo teorisi, çoğunlukla nefret grupları tarafından benimseniyor. Bu, 2018'de Pittsburgh'da 11 kişiyi öldürmekten suçlu bulunan katil Robert Bowers'ın son yazılı sözlerinde de yankılanan komplonun aynısı. Ayrıca sosyal medyada, kendini mültecilere yardım etmeye adamış kâr amacı gütmeyen bir Yahudi kuruluşunun, göçmenleri kastederek işgalcileri getirmeyi sevdiğini iddia eden bir gönderi de var.

Musk daha sonraki gönderilerinde görüşlerini açıklamış ve beyazlara yönelik nefretin tüm Yahudi topluluklarını kapsadığına inanmadığını yazmış olsa da, daha sonra beyaz karşıtı ırkçılığı desteklediğini iddia ederek ADL'ye işaret etti.

Büyük İkame Komplo Teorisi

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Yahudi gruplar, Musk'ın orijinal gönderisindeki açıklamayı, destekçilerinin beyaz üstünlüğüne, yabancı düşmanlığına ve göçmenlere karşı düşmanlığa inandığı Yahudi karşıtı bir komplo teorisi olan Büyük İkame Teorisi olarak bilinen bir inançla karşılaştırdı. Söz konusu teori, beyaz insanların yerini göçmenlerin, Müslümanların ve diğer beyaz olmayan insanların aldığını varsayıyor. ABD'nin en büyük Yahudi gazetesi The Jewish Chronicle'a göre komplo, özellikle bu değişen demografiyi organize etmek için elitleri ve Yahudileri suçluyor.

Fransız Renaud Camus, Büyük İkame adlı komplo teorisini üretti ve bu teoriyi 2011 yılında ‘Grand Remplacament’ (Büyük İkame) adlı kitabında yayınladı. O zamandan bu yana bu teori, özellikle Ulusötesi Beyaz Kimlik Kuşağı adlı bir grup ve onun sosyal medya hesapları aracılığıyla Avrupa'da orman yangını gibi yayıldı.

Yahudi sorunu

Musk'ın X platformu hakkındaki önceki yorumu, tarihsel olarak Yahudi karşıtı görüşleri benimsediği bilinen hesaplar tarafından hoş bir haber olarak ve Yahudi sorunu konusunda kendileriyle yaptığı anlaşmanın teyidi olarak kutlandı. Bu, onlarca yıldır Yahudi karşıtları tarafından kullanılan ve Yahudilerin toplumdaki rolüyle ilgili olduğu için bazen ‘Yahudi sorunu’ olarak anılan bir terim. Bu ifadeye sıklıkla Yahudilerin medyayı, bankaları, siyaseti ve ekonomiyi kontrol ettiği yönündeki komplolar eşlik ediyor.

ADL'ye göre, ‘Yahudi sorunu’ 19. yüzyıldan beri var olan bir fikirdir ve Yahudilerin toplumda bir sorun teşkil ettiği yönünde yanlış bir iddiada bulunmaktadır. Hatta, Nazi Almanyası'ndaki liderler Holokost'u “Yahudi sorununun nihai çözümü” olarak görüyorlardı.

Yahudi sorunu, orantısız sayıda Yahudi’nin toplumda güçlü roller üstlendiği bahanesiyle defalarca gündeme getiriliyor. Yahudiler, ABD nüfusunun yalnızca yüzde üçünden azını oluşturmalarına rağmen siyasi kurumlarda, sivil toplum kuruluşlarında, küresel ekonomik kurumlarda, Hollywood'da, medya kurumlarında, borsada, banka mülkiyetinde ve büyük şirketlerde önemli ölçüde mevcutlar.

Musk, ADL'yi ve diğer örgütleri fiili olarak beyaz karşıtı ırkçılığı, Asya karşıtı ırkçılığı veya her türlü ırkçılığı teşvik ettiğini iddia ederek eleştirdi. Ayrıca ADL'nin Batı'nın çoğunluğuna haksız yere saldırdığını, çünkü kendilerine asıl tehdidi oluşturan azınlık gruplarını eleştiremediklerini iddia etti.

Musk ve birçok Yahudi örgütü arasındaki bu savaşların tekrarlanmasıyla birlikte, savaşın sonunun açık kalması için tünelin sonunda bir ışık görünmüyor. Musk, fırtına geçene kadar daha sakin pozisyonlar alarak kendisine yöneltilen eleştirileri hafifletmeye çalışsa da kendisine yönelik antisemitizm suçlaması devam ediyor.



İsrail Savunma Bakanı ile İspanya Başbakanı arasında, Lamine Yamal’ın Filistin bayrağını dalgalandırması nedeniyle sözlü atışma yaşandı

Lamine Yamal Filistin bayrağını dalgalandırıyor. (AP)
Lamine Yamal Filistin bayrağını dalgalandırıyor. (AP)
TT

İsrail Savunma Bakanı ile İspanya Başbakanı arasında, Lamine Yamal’ın Filistin bayrağını dalgalandırması nedeniyle sözlü atışma yaşandı

Lamine Yamal Filistin bayrağını dalgalandırıyor. (AP)
Lamine Yamal Filistin bayrağını dalgalandırıyor. (AP)

İsrail ile İspanya arasındaki ilişkiler, Lamine Yamal’ın La Liga şampiyonluğu kutlamaları sırasında Filistin bayrağı açmasının ardından yeniden gerildi.

Yamal, pazartesi günü düzenlenen kutlamalarda, takımın üstü açık otobüsle Barcelona sokaklarında tur attığı sırada Filistin bayrağını dalgalandırdı. Yaklaşık 750 bin taraftarın katıldığı kutlamalarda çekilen görüntüler ve videolar, sosyal medya platformlarında hızla yayıldı ve uluslararası medya kuruluşları tarafından paylaşıldı.

İspanya milli takım oyuncusuna yakın kaynaklar ise isimlerinin açıklanmaması kaydıyla, ABD merkezli The Athletic gazetesine yaptıkları açıklamada, bayrağın açılmasının spontane bir hareket olduğunu belirtti.

bgt
Lamine Yamal’ın Gazze’deki çizimi (AFP)

Yamal’a yakın kaynaklar, genç futbolcunun Müslüman kimliği nedeniyle İsrail-Filistin çatışmasına ilişkin güçlü duygular taşıdığını ve inançlarını ifade etmek için sahip olduğu platformu kullanmaktan çekinmediğini belirtti.

Yamal daha önce verdiği röportajlarda dini inancının hayatındaki önemine değinmiş, Ramazan Ayı’nda oruç tutarken profesyonel spor kariyerini nasıl sürdürdüğünü anlatmıştı. Genç oyuncu ayrıca mart ayında, İspanya milli takımının Mısır ile oynadığı karşılaşma sırasında bazı taraftarların Müslüman karşıtı tezahüratlarını sert şekilde eleştirmişti.

Öte yandan İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz dün sosyal medya platformu X üzerinden İspanyolca yaptığı paylaşımda, 18 yaşındaki futbolcuyu ‘İsrail ve Yahudilere karşı nefreti körüklemekle’ suçladı. Katz ayrıca Barcelona kulübünü, ‘oyuncusunun davranışlarından uzak durmaya’ çağırdı.

Katz paylaşımında, “Lamine Yamal, askerlerimiz Hamas terör örgütüyle savaşırken İsrail’e karşı nefreti körüklemeyi seçti” ifadesini kullandı. Açıklamasında, Hamas’ın 7 Ekim saldırılarında ‘katliam, tecavüz ve sivillere yönelik saldırılar gerçekleştirdiğini’ öne süren Katz, “Bu tür mesajları destekleyen herkes kendine bunun insani ve ahlaki olup olmadığını sormalı” dedi. Katz ayrıca, “İsrail devletinin Savunma Bakanı olarak İsrail’e ve Yahudi halkına yönelik kışkırtmalar karşısında sessiz kalmayacağım. Barcelona gibi büyük ve saygın bir kulübün bu açıklamalardan uzak durmasını ve terörü teşvik eden ya da destekleyen söylemlere yer olmadığını açıkça ortaya koymasını umuyorum” ifadelerini kullandı.

Haberi yayımlayan The Athletic ise Katz’ın paylaşımında, Yamal’ın Filistin bayrağı sallaması dışında ‘nefreti nasıl körüklediğine dair bir açıklama yapmadığını’ belirtti.

fgbfrb
Lamine Yamal Filistin bayrağını dalgalandırıyor. (Reuters)

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ise dün akşam sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, “Bir ülkenin bayrağını sallamayı nefret söylemi olarak görenler ya aklını yitirmiştir ya da utançları gözlerini kör etmiştir” ifadesini kullandı.

Sanchez ayrıca, Yamal’ın yalnızca ‘milyonlarca İspanyolun hissettiği Filistin dayanışmasını dile getirdiğini’ belirterek, “Bu da onunla gurur duymak için başka bir sebep” dedi.

Haberde ayrıca, Filistin’in Birleşmiş Milletler’deki (BM) misyonunun resmi hesabının, Yamal’ın Filistin bayrağı salladığı fotoğrafı paylaştığı belirtildi. Filistin Futbol Federasyonu da internet üzerinden yayımladığı mesajda genç futbolcuya, “Filistin’den... Teşekkürler Lamine Yamal” ifadeleriyle teşekkür etti.

Öte yandan Barcelona kulübünden ismi açıklanmayan bir yetkili, The Athletic gazetesine yaptığı açıklamada, İsrail hükümetinden gelen eleştirilerin farkında olduklarını ve konuya ilişkin hassasiyetleri anladıklarını söyledi. Kulüp ayrıca, Yamal’ın ‘kulüp adına herhangi bir siyasi açıklama yapmadığını’ ve ‘hiçbir grup, devlet ya da halka karşı mesaj verme amacı taşımadığını’ vurguladı.

İspanya ile İsrail arasındaki ilişkiler, Madrid yönetiminin Gazze Şeridi’ne yönelik İsrail operasyonlarını eleştirmesi nedeniyle son dönemde ciddi gerilim yaşamış, Tel Aviv yönetimi ise bu eleştirileri reddetmişti.


Hürmüz Boğazı'ndaki saldırılar ve Tahran üzerindeki baskı

CENTCOM komutanı Amiral Brad Cooper Kongrede ifade verdi (AFP)
CENTCOM komutanı Amiral Brad Cooper Kongrede ifade verdi (AFP)
TT

Hürmüz Boğazı'ndaki saldırılar ve Tahran üzerindeki baskı

CENTCOM komutanı Amiral Brad Cooper Kongrede ifade verdi (AFP)
CENTCOM komutanı Amiral Brad Cooper Kongrede ifade verdi (AFP)

Hürmüz Boğazı çevresindeki saldırılar, ateşkes girişimlerinin sonuçsuz kalmasıyla birlikte tırmanırken, Birleşik Arap Emirlikleri yakınlarında bir geminin alıkonulması ve Umman açıklarında Hindistan bandıralı başka bir geminin batmasının ardından, İran üzerindeki uluslararası baskı da arttı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, BRICS ülkelerine savaşın kınanması çağrısında bulunurken, Tahran’ın deniz taşımacılığına engel çıkardığı yönündeki iddiaları reddetti.

Tahran yönetimi, Çin gemilerinin geçişine izin verdiğini açıklarken, Hindistan Umman açıklarındaki saldırıyı kınadı. Güney Kore ise Güney Kore bandıralı bir gemiye yönelik saldırının arkasında İran’ın olabileceğini öne sürdü.

Çin yönetimi, Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasının önemini vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump ise Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in kendisine, Çin’in İran’a askerî ekipman sağlamayacağını bildirdiğini ve anlaşmazlığın çözümüne yardımcı olmayı teklif ettiğini söyledi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) komutanı Amiral Brad Cooper, ABD Senatosu’nda dün yaptığı açıklamada, düzenlenen saldırıların İran’ın bölgesel tehdit kapasitesini azalttığını ifade etti.


Bir ABD yetkilisi görüşmelerin ilk gününü anlattı

Dün Lübnan'ın güneyindeki Deyr ez-Zerni köyünü hedef alan İsrail hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)
Dün Lübnan'ın güneyindeki Deyr ez-Zerni köyünü hedef alan İsrail hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)
TT

Bir ABD yetkilisi görüşmelerin ilk gününü anlattı

Dün Lübnan'ın güneyindeki Deyr ez-Zerni köyünü hedef alan İsrail hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)
Dün Lübnan'ın güneyindeki Deyr ez-Zerni köyünü hedef alan İsrail hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili, Lübnan ile İsrail arasındaki müzakerelerin ilk gününü “olumlu” olarak nitelendirerek, görüşmelerin verimli ve yapıcı geçtiğini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre yetkili, “Bugün görüşmelere yeniden başlamayı dört gözle bekliyoruz ve o zaman daha fazla açıklama yapmayı umuyoruz” ifadelerini kullandı.

svd
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Dışişleri Bakanlığı danışmanı Michael Needham, ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz ve ABD'nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa, ABD Dışişleri Bakanlığı merkezinde Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade-Moawad ile İsrailli mevkidaşı Yechiel Leiter arasında yapılan barış görüşmeleri (DPA)

ABD Başkanı Donald Trump, en son 23 Nisan’da Beyaz Saray’da iki tarafı bir araya getirmiş ve ateşkesin üç hafta uzatıldığını duyurmuştu. Trump, bu süreçte tarafların Washington’da tarihi bir zirvede buluşabileceğini söylemişti.

Ancak planlanan zirve gerçekleşmedi. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, böyle bir görüşmenin yapılabilmesi için önce güvenlik anlaşmasının sağlanması ve İsrail saldırılarının durdurulması gerektiğini ifade etti.