ABD'nin Vermont eyaletinde 3 Filistinli öğrenci silahlı saldırıya uğradı

ABD'nin Vermont eyaletinde, Filistin kökenli 3 öğrencinin silahlı saldırıya uğradığı belirtildi

Amerikan polisi Vermont'ta olay mahallinde (Reuters)
Amerikan polisi Vermont'ta olay mahallinde (Reuters)
TT

ABD'nin Vermont eyaletinde 3 Filistinli öğrenci silahlı saldırıya uğradı

Amerikan polisi Vermont'ta olay mahallinde (Reuters)
Amerikan polisi Vermont'ta olay mahallinde (Reuters)

Eyaletin Burlingtong şehrinde polis, dün akşam silahlı saldırı ihbarı aldıklarını ve olay yerinde 3 üniversite öğrencisini yaralı bulduklarını açıkladı.

Öğrencilerin, Vermont Medikal Hastanesi'nde tedavi altına alındığı, hayati tehlikelerinin bulunmadığı bildirildi.

Filistin'in İngiltere'deki Misyonunun Başkanı Büyükelçi Hüsam Zomlot, sosyal medya hesabından, öğrencilerin isimlerinin Hisham Awartanı, Kinnan Abdel Hamid ve Tahseen Ahmed olduğunu açıkladı.

Zomlot, öğrencilerin akşam yemeği dönüşü, üstlerinde Filistin kefiyesi bulunduğu için hedef alındıklarını savunarak, "Filistinlilere yönelik bu nefret suçları durdurulmalı." çağrısı yaptı.

ABD'nin en büyük Müslüman sivil halklar örgütü Amerikan-İslam İlişkileri Konseyinden (CAIR) yapılan yazılı açıklamada, 3 Filistinli üniversite öğrencisini hedef alan silahlı saldırının faili veya faillerinin tutuklanması için bilgi verecek kişilere 10 bin dolar ödül teklif edildi.

CAIR, Vermont'taki eyalet ve federal kolluk kuvvetlerine, silahlı saldırıyla ilgili olası ön yargı saikini soruşturma çağrısında bulundu.

Polisin, söz konusu silahlı saldırıyla ilgili fail veya failleri aradığı bildirildi.



Rapor: Trump, Netanyahu'dan Suriye ve Lübnan'dan güç çekmesini talep etti

Trump ve Netanyahu, Beyaz Saray'da, Eylül 2025 (Arşiv - Reuters)
Trump ve Netanyahu, Beyaz Saray'da, Eylül 2025 (Arşiv - Reuters)
TT

Rapor: Trump, Netanyahu'dan Suriye ve Lübnan'dan güç çekmesini talep etti

Trump ve Netanyahu, Beyaz Saray'da, Eylül 2025 (Arşiv - Reuters)
Trump ve Netanyahu, Beyaz Saray'da, Eylül 2025 (Arşiv - Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz perşembe günü İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, İsrail askerlerinin Suriye topraklarından çekilme sürecine başlanması yönünde çağrıda bulundu. ABD'li ve İsrailli yetkililere göre Trump ayrıca Netanyahu'yu Lübnan'daki yeniden konuşlanma süreçlerini ilerletmeye çağırdı.

ABD'li bir yetkili, haber sitesi Axios'a yaptığı açıklamada, Trump'ın Netanyahu'ya İsrail'in Suriye'deki askeri varlığının gerginlikleri artırdığını ve tırmanışa yol açabileceğini belirttiğini ve kendisine "Onlar sizin orada bulunmanızı istemiyor. Yeniden konuşlanmalısınız" dediğini aktardı. Yetkili, aynı tutumun Lübnan için de geçerli olduğunu ekledi.

Öte yandan İsrail Başbakanlığı, Netanyahu'nun görüşme sırasında ‘İsrail'in sınırları boyunca güvenlik bölgelerinin bulunması gerekliliğini’ vurguladığını belirtti.

Görüşme, Trump'ın Türkiye'de düzenlenen NATO zirvesi kapsamında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile bir araya gelmesinin ertesi günü gerçekleşti.

ABD'li yetkililere göre Trump yönetimi, son aylarda İsrail ile Suriye arasında, Beşşar Esed rejiminin 2024 yılının aralık ayında düşmesinden bu yana İsrail ordusunun kontrol altına aldığı bölgelerden kademeli bir çekilmeyi içeren yeni bir güvenlik anlaşmasına varmaya çalıştı. Ancak yetkililer, Netanyahu'nun gerekli tavizleri vermek istemediği sonucuna vardı.

Suriye'nin güneyi, son haftalarda, İsrail'in askeri varlığının sürmesini protesto eden Suriyeli siviller ile İsrail güçleri arasında gösteriler ve çatışmalara sahne oldu.

Lübnan'da ise ABD'li arabulucular bugün Roma'da İsrailli ve Lübnanlı yetkililerle bir araya gelerek, iki ülke arasında haftalar önce imzalanan güvenlik anlaşmasının uygulanmasını görüştü.

Anlaşma, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki iki deneme bölgesinden çekilmesini ve Lübnan Ordusu'nun bu bölgelere konuşlanmasına izin verilmesini öngörüyor. Ancak İsrail güçleri henüz yeniden konuşlanma sürecini uygulamaya başlamadı. Lübnan tarafı, çekilmenin tamamlanması için net bir zaman çizelgesi talep ederken, İsrail söz konusu bölgelerin Hizbullah'a ait silah ve altyapılardan arındırıldığından önce emin olmak istediğini belirtiyor.

Beyaz Saray, görüşmenin ayrıntılarına ilişkin yorum yapmayı reddetti, ancak bu konuda aktarılan bilgileri de yalanlamadı. ABD'li bir yetkili Axios'a yaptığı açıklamada “Başkan Trump, Başbakan Netanyahu ile güçlü bir ilişkiye sahip ve İsrail her zaman ABD'nin büyük bir müttefiki olmuştur. Başkan Trump'tan daha büyük bir İsrail dostu veya barışın daha büyük bir destekçisi olmamıştır” İfadelerini kullandı.


Lübnan'ın güneyinden çekilme konusundaki öncelikler Roma müzakerelerini karmaşık hale getirdi

Lübnan-İsrail müzakerelerinin yapıldığı ABD’nin Roma Büyükelçiliği'ne bir heyetin varışı sırasında (AFP)
Lübnan-İsrail müzakerelerinin yapıldığı ABD’nin Roma Büyükelçiliği'ne bir heyetin varışı sırasında (AFP)
TT

Lübnan'ın güneyinden çekilme konusundaki öncelikler Roma müzakerelerini karmaşık hale getirdi

Lübnan-İsrail müzakerelerinin yapıldığı ABD’nin Roma Büyükelçiliği'ne bir heyetin varışı sırasında (AFP)
Lübnan-İsrail müzakerelerinin yapıldığı ABD’nin Roma Büyükelçiliği'ne bir heyetin varışı sırasında (AFP)

Roma'da yapılan Lübnan-İsrail müzakereleri, daha ilk gününde, Lübnan'ın güneyindeki çekilmelerin ‘deneme bölgeleri’ planı çerçevesinde uygulama önceliklerine ilişkin bir anlaşmazlığın ortaya çıkmasıyla karmaşık bir hal aldı.

Lübnan heyeti, uygulamanın işgal altındaki bölgelerden başlaması gerektiği konusunda ısrar ederken, İsrail tarafı işgal altında olmayan bölgelerden başlanmasını talep ediyor. Bu bağlamda, biri işgal altında diğeri işgal altında olmayan iki köyde eş zamanlı uygulama öngören uzlaşmacı bir çözüm de gündeme getirildi.

Bu gelişmeler yaşanırken İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, İsrail'in iki deneme aşamasını uygulamaya hazır olduğunu açıkladı. Sa’ar, Roma müzakerelerinin ilerleme kaydetmesini umduğunu belirtti.

Öte yandan Lübnan makamları, Mossad ile temas halinde olduğundan şüphelenilen bir kişiyi Beyrut Havalimanı'nda ülkeden ayrılmaya çalışırken gözaltına aldı. Ön soruşturmalar, şüphelinin Hizbullah'a bağlı üst düzey isimler ve hedeflere ilişkin hassas güvenlik bilgilerini aktardığını, bu bilgilerin 2024 yılında aralarında Fuad Şükür ve İbrahim Akil'in de bulunduğu Hizbullah’ın önde gelen komutanlarına ve yetkililere yönelik suikastlarda kullanıldığının düşünüldüğünü ortaya koydu. Gözaltına alınan şüpheli askeri yargıya sevk edilirken, güvenlik birimleri bağlantı ağını ve kendisine verilen görevlerin niteliğini öğrenmek amacıyla soruşturmalarını sürdürüyor.


ABD, yeni yaptırımlarla İran’ın nakliye ağını hedef aldı

ABD, yeni yaptırımlarla İran’ın nakliye ağını hedef aldı
TT

ABD, yeni yaptırımlarla İran’ın nakliye ağını hedef aldı

ABD, yeni yaptırımlarla İran’ın nakliye ağını hedef aldı

ABD dün, Washington'ın önceki petrol satışı yaptırımlarını ve diğer faaliyetleri atlatmaya yardımcı olduğunu iddia ettiği bir İran nakliye ağını çökertme çabalarını güçlendirmeyi amaçlayan yeni yaptırımlar getirdi.

ABD Hazine Bakanlığı, Muhammed Hüseyin Şemhani ağına uygulanan yaptırımların, Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı yoğunlaştırmaya yönelik en son çabaları temsil ettiğini belirtti.

Hazine Bakanlığı, Şemhani ağının İran petrol ihracatının arkasındaki başlıca güç olduğunu ve küresel konteyner nakliyeciliği ile emtia ticaretini de kapsayacak şekilde genişlediğini kaydetti.

Hazine Bakanı Scott Bessent, bakanlığının İran rejiminin ABD ulusal güvenliğine ve küresel nakliyeciliğe yönelik tehditlerini sürdürmesine imkan tanıyan mali altyapıyı engellemeye çalıştığını belirtti. Bu tedbirler, ABD'nin nisan ayında ve geçtiğimiz yıl uyguladığı yaptırımlara ek olarak uygulandı. Bakanlığa göre ABD, şu anda Şemhani'nin şemsiyesi altında faaliyet gösteren 200'den fazla birey, kuruluş ve gemiye yaptırım uyguluyor.

ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırımları bireyleri, kuruluşları ve gemileri hedef alırken, güvenlik ve çevreyle ilgili bazı faaliyetlerin ve dün yaptırım kapsamına alınan birey ve gemilerle ilişkili yüklerin boşaltılmasına yönelik kısıtlı işlemlerin kademeli olarak sona erdirilmesine izin verdi. Yaptırımlar, listeye alınan birey ve kuruluşların ABD'deki varlıklarının dondurulmasını ve Amerikalıların bunlarla ticari işlem yapmasının engellenmesini içeriyor.