Sisi’den Gazze'de ‘kalıcı ateşkes’ vurgusu

Dünya Gıda Programı, Şarku’l Avsat’a açıklama yaptı: Ateşkes, yardımın ulaştırılmasına yardımcı oldu.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Macar mevkidaşı Katalin Novak’ı Kahire'de ağırladı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Macar mevkidaşı Katalin Novak’ı Kahire'de ağırladı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Sisi’den Gazze'de ‘kalıcı ateşkes’ vurgusu

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Macar mevkidaşı Katalin Novak’ı Kahire'de ağırladı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Macar mevkidaşı Katalin Novak’ı Kahire'de ağırladı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısırlı ve Katarlı yetkililerin açıkladığı ve Hamas hareketinin de bir doğruladığı bilgilere göre Mısır-Katar arabuluculuğu, Gazze Şeridi'ndeki ‘insani ateşkesi’ salı sabahından başlayarak iki gün daha uzatmayı başardı.

Duyuru, Mısır Basın Enformasyon Kurumu Başkanı Ziya Raşvan’dan geldi. Raşvan dün televizyonda yaptığı açıklamada “Uzatılmış ateşkes, İsrail hapishanelerindeki 30 Filistinli mahkuma karşılık Gazze'de tutuklu bulunan 10 kadın ve çocuğun serbest bırakılmasını da kapsıyor” dedi.

İsrail'in 48 gün boyunca Gazze Şeridi'ni şiddetli bir şekilde bombalamasının ardından, ateşkesin cuma sabahı uygulanmaya başlamasıyla birlikte Mısır, Katar ve ABD'nin çabaları Gazze Şeridi'nde ilk insani ateşkes sonucunu vermiş oldu.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi'nin dün (Pazartesi) Macar mevkidaşı Katalin Novak'ı kabul etmesiyle Kahire, Gazze'deki durumla ilgili gelişmelerle bağlantılı siyasi ve diplomatik hamlelerini sürdürdü. Mısır cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede ikili ilişkiler ve özellikle Gazze Şeridi ve Batı Şeria ile ilgili bölgesel meseleler ele alındı. Sisi, kalıcı ateşkesin ve Gazze Şeridi halkına yaşam ihtiyaçlarının karşılanması için mümkün olan en büyük miktarda yardım sağlanmasının önemini vurguladı. Sisi’ye göre ateşkes çatışmanın Batı Şeria'ya sıçramamasını sağlarken aynı zamanda tanık olunan büyük insani acıları da azaltıyor.

Sisi, bölgenin istikrar ve güvenliğinin öncelikle 4 Haziran 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin uluslararası alanda tanınmasıyla ilişkili olduğunu vurguladı.

Mısır’ın açıklamasında, Macaristan Cumhurbaşkanı’nın ‘Mısır'ın Ortadoğu'da istikrar ve barışın korunmasındaki rolünü takdir ettiği’ belirtildi.

Her iki tarafın da sükunet için çalışmanın gerekliliği konusunda hemfikir olduğu belirtilen açıklamada, Mısır ve Macaristan’ın sivillerin hedef alınmasını kınadığı, zorla yerinden edilmeye karşı olunduğu ve çatışmanın bölgesel olarak genişlememesinin önemini vurguladığı kaydedildi.

Son birkaç günde Avrupalı yetkililerin Kahire'ye ziyaretlerinin sıklığı arttı. Mısır Cumhurbaşkanı pazar günü Slovenya ve Portekiz dışişleri bakanlarını kabul etti. İspanya ve Belçika başbakanlarıyla da cuma günü bir araya gelen Sisi, geçen hafta da Avrupa Komisyonu Başkanı ile görüştü.

Mısır Cumhurbaşkanlığı’nın önceki açıklamalarına göre  görüşmelerde ‘Gazze Şeridi'nde ateşkes ve Filistin sorununa siyasi çözüm bulma çabaları’ üzerinde duruldu.

Ateşkesi uzatma çabaları

Kahire'deki Amerikan Üniversitesi (AUC) Siyaset Bilimi öğretim üyesi Dr. Tarık Fehmi Mısırlı müzakerecinin Gazze Şeridi'ndeki ateşkesi uzatma konusundaki başarısı, geçtiğimiz günlerde yaşanan yoğun hareketlerin bir sonucu olarak geldi. Fehmi, Katarlı müzakerecilerle koordinasyonun yanı sıra, Mısır’ın, ateşkesi uzatma arzusunu dile getiren ABD yönetimiyle üst düzey temaslar gerçekleştiğine dikkat çekti.

Fehmi, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada Mısır'ın ‘savaş sonrası’ aşama için siyasi bir yol başlatmak üzere paralel yollarda ilerlediğini sözlerine ekledi.

Tarık Fehmi şunları söyledi:

Kahire'nin son dönemde Avrupalı yetkililerle gerçekleştirdiği yoğun temas, Mısır'ın Filistin meselesini Avrupalı ortaklara yeniden sunma çabalarını ve krizin başlangıcında İsrail vizyonuna karşı önyargılı davranan birçok Avrupalı gücün pozisyonlarında bir tür denge yaratma girişimini somutlaştırıyor. Avrupa, Filistin meselesinin umut edilen siyasi yolunda ‘vazgeçilmez bir ağırlığı’ temsil ediyor. Kahire de uzun vadeli bir ateşkese vardıktan sonra Filistin meselesinde umut edilen siyasi yolu başlatmayı planlıyor. Bölgede barışın geleceği ve Gazze Şeridi'nin yeniden inşasının tartışılacağı uluslararası bir konferansın düzenlenmesi, önümüzdeki dönemde Mısır-Avrupa eyleminin öncelikleri arasında yer alacak.

Yardımlar gelmeye devam ediyor

Refah kara geçişinde yoğun çalışmalar sürüyor. Ateşkes anlaşmasının uygulanması kapsamında yardım kamyonlarının girmeye devam etmesi halinde sınırdaki saha kaynaklarına göre, yardımlar yakıt (güneş enerjisi ve pişirme gazı) yüklü yedi tankın yanı sıra tıbbi yardım, gıda yardımı, çadır ve su yüklü 200 kamyonu içerecek.

Yabancı uyruklu kişiler ve çifte vatandaşlığa sahip Filistinliler için Gazze'den ve Gazze'ye her iki yönde de geçiş hareketi devam etti ve mahsur kalan Filistinlilerin gönüllü olarak Şerid’e dönmesine olanak tanındı.

HYU6J
Mısır Kızılayı, Refah Sınır Kapısı’ndaki yardım çalışmalarını sürdürüyor. (Mısır Kızılayı)

El Ariş Havalimanı üzerinden Gazze Şeridi'ne gelen uluslararası yardım sevkiyatları karşılanmaya devam ediyor. Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden dün (Pazartesi) Gazze Şeridi'ne gönderilmek üzere yedi uçak geldi.

Son birkaç saat içinde çok sayıda yaralı Filistinli de Refah Sınır Kapıs’ına ulaştı. Yaralılar tedavi edilmek üzere Mısır hastanelerine naklediliyor.

Mısır Sağlık Bakanı Halid Abdulgaffar, Filistinli mevkidaşı Mai el-Kaila ve Katar Uluslararası İşbirliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Lulva binti Raşid el-Hatır, El-Ariş Hastanesi'nde yaralı Filistinlileri ziyaret ettiler. Ayrıca El-Ariş deniz limanını ziyaretin yanı sıra, sınırdaki tıbbi prosedürleri de incelediler.

Mısır Sağlık Bakanı, Gazze Şeridi'nden Mısır'a gelenlere tıbbi hizmet vermek üzere Refah geçişinde en üst düzey donanıma sahip 150'den fazla ambulansın tahsis edildiğini belirtti. Sağlık Bakanı’nın açıklamasına göre prematüre bebekleri Mısır hastanelerine nakletmek için 35 ambulans kuvözlerle donatıldı. Prematüre bebekler 24 hastanede tedavi görüyorlar. Yaralıların hepsinin durumunun iyi olduğunu bildiren Mısırlı Bakan, onların en yeni tedavi protokolleriyle sağlık hizmeti aldıklarını vurguladı.

SCSCDFRGTH
Filistin Sağlık Bakanı, El-Ariş Hastanesi'nde Mısır Sağlık Bakanı ve Katar Uluslararası İşbirliğinden Sorumlu Devlet Bakanı eşliğinde konuşma yaptı. (Mısır Sağlık Bakanlığı)

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Sözcüsü Abir Atifa ise ateşkesin uzatılmasının yardım kuruluşlarına daha fazla yardım getirme fırsatı sağlayacağı yönündeki umudunu dile getirdi. Atifa ateşkesin özellikle Gazze Şeridi'nin yoksul bölgelerine yönelik gıda ve nüfusun ihtiyaçlarının daha büyük bir kısmının karşılanması olmak üzere ilk dört günün Şerit sakinlerinin nefes alması ve onlara daha büyük miktarda yardım ulaştırılması için bir fırsat olduğuna dikkat çekti.

Atifa, Şarku'l Avsat'a şu açıklamada bulundu:

 Mısırlı yetkililerle ve Gazze'deki yardım kuruluşlarıyla koordineli olarak yürütülen program, daha büyük miktarlarda yardım girişine imkan tanıdı. Ulaştırılan yardımlar hala nüfusun tüm ihtiyaçlarını karşılamadı. Dağıtım faaliyetleri belli önceliklere göre yürütülüyor. İlk sırada binlerce yerinden edilmiş insanı barındıran hastaneler ve sığınma evleri geliyor. Dağıtılan gıda miktarının çoğu Gazze Şeridi'nin güneyinde, ancak kuzey bölgelerdeki ailelere de ulaşılmaya çalışılıyor.

 



Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.


Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
TT

Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)

Suriye yetkilileri, ağırlıklı olarak Dürzi nüfusun yaşadığı Süveyda vilayetinde dört sivilin ölümüne ve bir kişinin de ağır yaralanmasına neden olan silahlı saldırıyla ilgili şüpheyle bir İç Güvenlik Kuvvetleri mensubunu gözaltına aldı.

Resmi haber ajansı SANA, Süveyda İç Güvenlik Şefi Hüseyin el-Tahhan'ın şu sözlerini aktardı: "Süveyda kırsalındaki el-Matouna köyünde korkunç bir suç işlendi ve dört vatandaş öldü, bir kişi de ağır yaralandı."

El-Tahhan, “bir mağdurla iş birliği içinde yapılan ilk soruşturmalar, şüphelilerden birinin bölgedeki İç Güvenlik Müdürlüğü personeli olduğunu ortaya koydu” açıklamasını yaptı ve “memur derhal gözaltına alındı ve yasal işlemlerin tamamlanması için soruşturmaya sevk edildi” ifadelerini kullandı.

Güney Suriye'deki Dürzi azınlığın kalesi olan Süveyda Valiliği, 13 Temmuz'dan itibaren bir hafta boyunca Dürzi silahlı gruplar ile Bedevi savaşçılar arasında çatışmalara sahne oldu, hükümet güçlerinin ve ardından Bedevilerin yanında yer alan silahlı aşiret mensuplarının müdahalesiyle kanlı çatışmalar yaşandı.

20 Temmuz'da ateşkes sağlandı, ancak durum gerginliğini korudu ve Süveyda'ya erişim zorlaştı.

Bölge sakinleri, hükümeti eyaleti kuşatma altına almakla suçlarken, on binlerce insan yerinden edildi; Şam ise bu suçlamayı reddediyor. O zamandan beri birkaç yardım konvoyu bölgeye girdi.

Süveyda valiliğindeki iç güvenlik başkanı, "kurbanların ailelerine en içten taziyelerini" ileterek, "vatandaşlara karşı yapılan her türlü ihlalin kesinlikle kabul edilemez olduğunu ve halkın güvenliğini ve emniyetini tehdit eden hiçbir eyleme müsamaha gösterilmeyeceğini" vurguladı.