‘General Kar’ Rusya ve Ukrayna’yı kasıp kavuruyor

Moskova’daki fırtına ve kasırga Kırım’ı da etkisi altına aldı.

Moskova’nın merkezindeki Kızıl Meydan karla kaplandı. (EPA)
Moskova’nın merkezindeki Kızıl Meydan karla kaplandı. (EPA)
TT

‘General Kar’ Rusya ve Ukrayna’yı kasıp kavuruyor

Moskova’nın merkezindeki Kızıl Meydan karla kaplandı. (EPA)
Moskova’nın merkezindeki Kızıl Meydan karla kaplandı. (EPA)

Savaş haberleri, Batı yaptırımlarının yansımaları ve insansız hava aracı saldırılarına ilişkin korkular artık Rusların aklını meşgul eden yegâne konular olmaktan çıktı. Rusya’nın kaderini belirleyen savaşlarında her zaman müttefiki olan ‘General Kar’ yeniden sahneye çıktı ancak bu sefer sert bir şekilde saldıran zorlu bir rakibe dönüştü. Son 40 yılın en kötü kar fırtınasının Rus şehirlerini vurması, kamu tesislerini ve havaalanlarındaki trafiği felç etti. Kırım Yarımadası’nda ve Ukrayna’nın iç kesimlerindeki çatışmalar, ‘gözlemlere göre tarihinin en güçlüsü’ olan kasırganın bölge kıyılarını kasıp kavurmasıyla yeni bir hal aldı.

xscdfe
Görülmemiş bir kasırga Karadeniz’de Rusya ve Ukrayna kıyılarını vurdu. (AFP)

İki gün öncesine kadar kış hazırlıkları gerekli enerji kaynaklarının sağlanması ve kar bastırmadan önce çatışma hatlarının her iki tarafın da ilerleme sağlamak isteyen askeri operasyon endişe ile sınırlıydı. Ancak Kırım bölgesini ve çevredeki diğer bölgeleri vuran güçlü kar fırtınası öncelikleri değiştirdi. Hidrometeoroloji Merkezi’nin bilimsel direktörü Roman Vilfand, resmi Rus Novosti haber ajansına yaptığı açıklamada, “Meteorolojik takip tarihindeki en güçlü fırtına Kırım Yarımadasını vurdu” dedi.

Sel ve tahliyeler

Etkileri yarımadanın tüm bölgelerine ve çevre kıyılara yayılan güçlü kasırga, kıyı kentlerinde su baskınlarına neden oldu. Bölgedeki yerel meteoroloji merkezleri, pazar günü esmeye başlayan kasırga rüzgarlarının bazı kıyı kentlerinde saniyede 40 metre hıza ulaştığını, denizde yüksekliği sekiz metreye ulaşan kuvvetli dalgaların ortaya çıkmasına neden olduğunu bildirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre dalgalar denizden suyun taşmasına ve şehirlerin sokaklarının sular altında kalmasına neden oldu. Yevpatoria Kent Konseyi Başkanı Elena Demidova’ya göre kötü hava koşulları nedeniyle sahil bölgelerindeki sokaklar ve bazı evler sular altında kaldı. Kurtarma ekiplerinin şehrin etkilenen bölgelerinden düzinelerce aileyi tahliye ettiğini de sözlerine ekledi. İlgili merkezlerin yerinden edilmiş kişileri kabul etmeye hazır olduklarını açıklarken, hava koşullardan etkilenen bazı bölgelere erişim zorlu bir hal aldı. Kasırga geceleri yoğunlaşırken, Simferopol şehrine giden otoyolun bazı kısımlarını su bastı. Bu durum yarımadanın şehirlerini birbirine bağlayan ana yoldaki trafiğin tamamen felç olmasına neden oldu.

Herson bölgesi civarındaki kasırga, Henichesk şehrinde son 60 yılın en büyük deniz suyu çekilmesine neden oldu. Kentin bazı kıyılarında su, normal kıyı şeridinden 100 metreden fazla mesafeye çekildi. Bu olağandışı olayla birlikte kentin kıyıları yosun, kabuk ve denizanasıyla kaplı hale gelirken, bazı şehir sakinleri daha önce hiç görmedikleri bu manzaraya şahit olmak için bölgeye akın etti. Kasırga şehrin bazı bölgelerine elektrik tedarikini kesti ve yerel yetkililer ‘arızaları onarmaya çalıştıklarını’ açıkladı. Şu an tanık olunan, 1854 yılında yaşanan benzer bir olayı akıllara getirdi. Tarihi değiştiren olaylardan biri olarak, Rusya’nın İngiltere, Türkiye, Fransa ve Sardinya’dan oluşan bir ittifakla karşı karşıya kaldığı Kırım Savaşı sırasında savaşın zirve noktasındayken kar fırtınasının Kırım Yarımadası’nı vurması olmuştu. Bu durum Rusların işine yaramış ve o dönemde karşı güçlerin filoları ciddi hasar görerek, 30’dan fazla gemisi kıyı açıklarında batmıştı.

xscef
Kremlin yakınlarındaki Moskova Nehri’nde hareket zorlaştı. (EPA)

Rus kaynaklar, Akdeniz’den gelen kasırganın bölgede ağaçların devrilmesine ve doğalgaz boru hatlarının kısmen tahrip olmasına neden olduğunu bildirdi. Yetkililer Kırım’da bir operasyon odası kurulduğunu ve sakinleri tahliye etme girişimlerine başladığını duyurdu. Pazartesi öğleden sonra itibarıyla Kırım Yarımadası’nda yaklaşık 400 bin kişinin elektriksiz kaldığı tahmin ediliyor. Birçok belediyede olağanüstü hal ilan edildi. Kötü havanın etkileri sadece insanlarla sınırlı kalmadı. Sivastopol Valisi Mikhail Razvozhayev, Yerel Deniz Canlıları Müzesi’nin sular altında kalması ile 500’den fazla deniz hayvanının ölümüne neden olduğunu bildirdi. Bunlar arasında 20 yıldır tankta yaşayan 11 turna balığının yanı sıra 15 yıldır orada bulunan büyük bir pirana balığının da bulunduğu belirtildi.

Moskova’da dün gece yaşanan sert kar yağışında hava şartları da bir o kadar etkili oldu. Rusya Phobos Meteoroloji Merkezi uzmanı Yevgeny Tishkovets, Moskova’da pazar akşamı yoğun yağışın eşlik ettiği ‘kar fırtınasına’ tanık olduğunu ve rüzgar hızının saniyede 17 metreye ulaştığını bildirdi. Merkezin tahminlerine göre pazartesi gecesi görülmemiş oranlarda kar yağdı ve yılın bu zamanlarında aylık ortalamanın yarısına ulaştı. Kar fırtınası, Moskova ve çevre kentlerde hava trafiği başta olmak üzere çok sayıda tesisin felç olmasına neden oldu. Rus ‘Yanex Raspisani’ elektronik servisi, pazartesi sabahı başkentin büyük havalimanları Vnukovo, Domodedovo ve Şeremetyevo’da 35 uçuşun ertelendiğini bildirdi. Moskova’nın dış mahalleleri de görülmemiş oranlarda kar yağışına tanık olundu ve sıcaklıklar sıfırın altında ortalama 3 dereceyi buldu. Uzmanlar, fırtınanın etkilerinin çarşamba gününe kadar devam edeceğini, Rusya'nın güneyinde en zorlu günün pazartesi günü olacağını, kötü havanın yağmur ve kuvvetli rüzgarlarla devam edeceğini tahmin etti.

Hidrometeoroloji Merkezi Başkanı “Çarşamba sonrasında durum çok çalkantılı ve rüzgar hızı Karadeniz kıyısında saniyede 26 metreye, Kırım’da ise saniyede 25 metreye çıkacak” dedi. Moskova Valisi Andrey Vorobyov, mevcut kar yağışının son 40 yılın en yoğun yağışı olduğunu söyledi.

Rusya Phobos Meteoroloji Merkezi uzmanı Yevgeny Tishkovets Telegram kanalında yaptığı paylaşımda, kar yağışının bazı bölgelerde 25 santimetreyi aştığını ve bu oranın genellikle ocak ayında kar yağışına ulaştığını söyledi.

Kimyasal bileşenler

Diğer yandan Moskova, Ukrayna tarafını, Moskova’nın tek taraflı ilhak ettiği ayrılıkçı bölgelerdeki yetkililere karşı kimyasal bileşenler kullanmakla suçladı.

Rusya heyetinin başkanı, Sanayi ve Ticaret Bakan Yardımcısı Kirill Lesogorsky, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün bir toplantısında, ‘Ukrayna özel servislerinin yeni Rus bölgelerinin yetkililerine karşı zehirli kimyasallar kullandığını’ söyledi. Ayrıca “Kiev rejiminin istihbarat ajanlarının Rusya’nın bir parçası haline gelen yeni oluşumların liderlerine karşı zehirli kimyasallar ve psikotrop maddeler kullandığına dair bilgimiz var” ifadelerine yer verdi.

Rusya Güvenlik Konseyi Başkanı Nikolay Patruşev birkaç gün önce Merkezi Federal Bölgesi’ndeki bir güvenlik toplantısında ‘Kiev’in biyolojik silahlar ve diğer yasaklanmış bileşenleri kullanarak sabotaj eylemleri gerçekleştirme olasılığının arttığı’ konusunda uyarıda bulunmuştu.

Lesogorsky, Moskova'nın ayrıca ABD ve müttefiklerinin Ukrayna’ya kimyasal madde tedarikinde rol oynadığına dair kanıtları olduğunu da belirtti. Bu malzemelerin Ukrayna silahlı kuvvetlerine ve Kiev’in yanında savaşan ‘yabancı paralı asker’ gruplarına aktarıldığına dikkat çekti. Moskova geçen ay Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’ne ‘Ukrayna ordusunun özel harekât bölgesinde yasaklı malzemeler kullandığını kanıtlayan deliller’ göndermişti.



Washington’da güç dengelerini kim değiştirecek?

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, 10 Eylül 2026'da Teksas'ta düzenlenen Cumhuriyetçi Parti konferansında konuşurken (AFP)
ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, 10 Eylül 2026'da Teksas'ta düzenlenen Cumhuriyetçi Parti konferansında konuşurken (AFP)
TT

Washington’da güç dengelerini kim değiştirecek?

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, 10 Eylül 2026'da Teksas'ta düzenlenen Cumhuriyetçi Parti konferansında konuşurken (AFP)
ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, 10 Eylül 2026'da Teksas'ta düzenlenen Cumhuriyetçi Parti konferansında konuşurken (AFP)

ABD’de ön seçim sezonu bu hafta sona ererken, 3 Kasım’da yapılacak ve kritik önem taşıyan ara seçimler için geri sayım başlıyor. Seçimlere 50 günden az bir süre kaldı.

Yoğun geçen ön seçim sezonu Delaware tamamlanıyor. Sezon boyunca yaşanan sert siyasi çekişmeler yalnızca iki parti arasındaki rekabetle sınırlı kalmadı. Parti kurumlarının dışından gelen öne çıkan isimlerin yükselişiyle birlikte parti içi dengeler de sarsıldı.

Demokratlarda sol kanat yükseliyor

En belirgin dönüşüm Demokrat Parti’de yaşandı. Sol eğilimli çok sayıda isim, parti yönetimlerinin desteklediği adayları geride bırakarak ön seçimleri kazandı. Bu durum, söz konusu adayların Kongre’ye girmesi halinde parti yönetimlerinin önemli meydan okumalarla karşı karşıya kalacağının işareti olarak değerlendiriliyor.

cvdfhj
Florida’da Demokratların Senato adayı Angie Nixon, 5 Eylül 2026 (Reuters)

Ön seçimleri kazananlar arasında Amerika Demokratik Sosyalistleri Örgütü ile bağlantılı çok sayıda aday bulunuyor. Bunun yanı sıra ilerici kanattan gelen ve sürpriz sonuçlara imza atan isimler de var. Bunların başında Michigan’dan Senato üyeliğine aday olan Abdülrahman Seyyid ile Minnesota’daki Peggi Flanagan geliyor. Ayrıca Demokratik Sosyalistler Örgütü’nden Angie Nixon, Florida’da Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun daha önce temsil ettiği koltuğu kazanmak için yarışıyor.

Cumhuriyetçilerin karşı karşıya olduğu zorluklar

Cumhuriyetçiler ise farklı türden zorluklarla karşı karşıya. ABD Başkanı Donald Trump’ın halk desteği, seçmenlerin artan fiyatlar ve kötüleşen ekonomik koşullardan duyduğu rahatsızlığın etkisiyle geriliyor.

Anketlerin büyük bölümüne göre Amerikalıların yalnızca yüzde 30’u Trump’ın ekonomi politikalarındaki performansını destekliyor. Enflasyon ve yaşam maliyeti söz konusu olduğunda bu oran yüzde 24’e düşüyor. Buna karşılık göç ve sınır güvenliği Trump’ın güçlü olduğu başlıklar arasında yer alıyor. Seçmenlerin yüzde 44’ü Trump’ın göç politikasındaki performansını, yüzde 52’si ise sınır güvenliği konusundaki performansını destekliyor. Dış politikada ise destek oranı aynı düzeyde değil ve bir kamuoyu araştırmasına göre yüzde 37’de kalıyor.

ghj
Trump, 13 Eylül 2026'da uçağında gazetecilerin sorularını yanıtlarken (AP)

Ancak Cumhuriyetçi Parti, tarihe karşı bir yarış yürüttüğünün farkında. ABD’de geleneksel olarak başkanın partisi ara seçimlerde diğer partiye, bu durumda Demokratlara, sandalye kaybediyor. Bu nedenle Cumhuriyetçi parti yönetimleri kayıpları sınırlamaya çalışırken Trump’ın tabanına sandık başına gitme çağrılarının Cumhuriyetçi seçmenlerin seçim motivasyonunu artırmasını umuyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı verilere göre Cumhuriyetçi seçmenlerin yalnızca yüzde 31’i seçimlere katılma konusunda yüksek motivasyona sahip. Demokrat seçmenlerde ise bu oran yüzde 46’ya ulaşıyor.

Bu durum, Cumhuriyetçilerin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri olabilir. Parti yönetimleri Demokrat Parti’de sol hareketin güçlenmesi konusunda seçmenleri uyarmak için yoğun çaba harcıyor. Bu yaklaşım, Teksas’ta düzenlenen olağanüstü Cumhuriyetçi Parti konferansında da açık biçimde ortaya çıktı.

Ancak burada sorun, seçmenin bu meseleyle fazla ilgilenmemesi. Seçmen esas olarak ekonomiye odaklanıyor. Bu da Cumhuriyetçileri, eski Başkan Joe Biden’ın seçim kampanyasında Demokratların karşılaştığı duruma benzer bir noktaya getiriyor. Demokratlar ve Biden, seçmeni ilgilendiren meseleler yerine Trump’ı uyarmaya ve onu demokrasi açısından bir tehdit olarak nitelemeye ağırlık vermişti. Bunun bedelini de sandıkta ödemişlerdi.

Nihai hedef

Adayların kesinleşmesi ve parti yönetimlerinin nihai zafer hedefine odaklanmasıyla birlikte beklentiler, bazı eyaletlerde seçim bölgelerinin yeniden çizilmesi yönündeki girişimlere rağmen Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu Demokratların ele geçireceği yönünde.

10 eyalette seçim bölgelerinin yeniden çizilmesi için girişimde bulunuldu. Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluklarını koruma şansını artırmak amacıyla başlattığı bu benzeri görülmemiş yeniden bölgelendirme mücadelesine Demokratlar da benzer adımlarla karşılık verdi.

bgnm
Demokratların Senato ve Temsilciler Meclisi'ndeki liderleri Chuck Schumer ve Hakeem Jeffries, New York'ta 11 Eylül saldırılarının yıl dönümü anma töreninde (AFP)

Cook Political’ın tahminlerine göre yeni seçim haritaları Cumhuriyetçilere yaklaşık dört sandalye kazandırabilir. Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğun yalnızca birkaç sandalyelik farkla belirleneceği düşünüldüğünde bu önemli bir avantaj sağlayabilir.

Senato’da ise denklem farklı. Cumhuriyetçiler 53 sandalyeye sahipken Demokratların 47 sandalyesi bulunuyor. Bu nedenle Demokratların çoğunluğu elde edebilmesi için dört sandalye kazanması gerekiyor. Michigan gibi bir eyalet de bu hedefe ulaşılması açısından kritik önem taşıyor.

Kasım ayına kadar parti yönetimleri iç anlaşmazlıklarını bir kenara bırakarak, Donald Trump’ın başkanlığının geriye kalan iki yılında siyasi tabloyu belirleyecek hayati hedefe odaklanacak.

Ya Cumhuriyetçiler çoğunluğu koruyacak ve mevcut dengeler devam edecek ya da Demokratlar iki meclisten yalnızca birinde bile çoğunluğu elde etse siyasi denetim ve hesap sorma mekanizmalarını yeniden etkinleştirerek Washington’daki güç dengelerini değiştirecek.


Fransa’nın Riyad Büyükelçisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Havacılık, Suudi Arabistan’a yönelik ihracatımızı yönlendiriyor

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransa-Suudi Arabistan Yuvarlak Masa Toplantısı’na başkanlık ederken (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransa-Suudi Arabistan Yuvarlak Masa Toplantısı’na başkanlık ederken (SPA)
TT

Fransa’nın Riyad Büyükelçisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Havacılık, Suudi Arabistan’a yönelik ihracatımızı yönlendiriyor

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransa-Suudi Arabistan Yuvarlak Masa Toplantısı’na başkanlık ederken (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransa-Suudi Arabistan Yuvarlak Masa Toplantısı’na başkanlık ederken (SPA)

Fransa’nın Suudi Arabistan Büyükelçisi Patrick Maisonnave’in Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamaya göre, Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Paris ziyareti, Suudi Arabistan ile Fransa arasındaki ekonomi ve yatırım ilişkilerini yeni bir aşamaya taşıdı. İki ülke arasındaki ortak projelerin uygulanması hız kazanırken; ulaştırma, lojistik, enerji ve ileri teknolojiler gibi sektörlerdeki iş birliği de genişleme kaydetti.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, 24 Ağustos’ta Paris’e gerçekleştirdiği ziyarette Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile birlikte Suudi Arabistan-Fransa Stratejik Ortaklık Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık etmişti. İki ülke ilişkilerinde yeni bir dönüm noktası olarak değerlendirilen bu toplantı kapsamında, çeşitli alanlarda yaklaşık 20 anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandığı duyurulmuştu.

İki ülke liderlerinin başkanlığında 24 Ağustos’ta Paris’te düzenlenen Stratejik Ortaklık Konseyi ilk toplantısının uzun vadeli iş birliği sürecini pekiştirdiğini belirten Maisonnave, ikili ticaret hacminin 2025 yılında yüzde 11 oranında arttığını ve Suudi Arabistan’ın Fransa’nın Ortadoğu’daki en büyük ticari ortağı haline geldiğini vurguladı.

Fransa’nın Suudi Arabistan’a yönelik ihracatında havacılık sektörünün ilk sırada yer aldığını aktaran Maisonnave, ilaç, gıda, kozmetik ve elektrikli ekipmanların da dış satışta öne çıkan diğer ana ürün gruplarını oluşturduğunu ifade etti.

Maisonnave ayrıca, Veliaht Prens’in ziyaretinden elde edilen sonuçların iki ülke arasındaki ekonomik ve yatırım iş birliğini ivmelendirdiğini, Stratejik Ortaklık Konseyi’nin ise ekonomik bağları güçlendiren ve geleceğin dönüşüm alanlarında yeni iş birliği imkanları sunan bir çerçeveye dönüştüğünü sözlerine ekledi.

cdfgthy
Fransa’nın Suudi Arabistan Büyükelçisi Patrick Maisonnave (Fransa’nın Suudi Arabistan Büyükelçiliği)

Fransa’nın şu anda Suudi Arabistan’daki yabancı yatırımcılar arasında üçüncü sırada yer aldığını belirten Maisonnave, ülkesinin bu varlığı güçlendirmeyi ve daha fazla Fransız şirketini Krallık’ta yaşanan ekonomik dönüşümün sunduğu fırsatlardan yararlanmaya teşvik etmeyi hedeflediğini vurguladı.

Bu kapsamda kredi sigortası mekanizmalarının genişletilmesinin Fransız şirketlerinin Suudi Arabistan’daki büyük stratejik projelere katılımını destekleyeceğini ifade eden Maisonnave, Fransa’nın yatırım, ortaklık kurma, yetkinlik geliştirme, katma değer ve istihdam yaratma yoluyla bu projelere katkısını artırmayı amaçladığını kaydetti.

Duruma örnek olarak CMA CGM Grubu ile Red Sea Gateway Terminal arasında Cidde Limanı’ndaki dördüncü terminalin geliştirilmesi ve işletilmesine yönelik yapılan anlaşmayı gösteren Maisonnave, bu adımın küresel düzeyde varlık gösteren büyük bir Fransız grubunun uzmanlığı ile Suudi Arabistan’ın ana bir lojistik merkezi olma hedefini bir araya getirerek söz konusu yaklaşımı somutlaştırdığını belirtti.

Maisonnave, Krallık’ın Avrupa, Asya ve Afrika’yı birbirine bağlama konusunda üstlendiği stratejik rol göz önüne alındığında bu anlaşmanın Suudi Arabistan’ın hedeflerini desteklediğini; söz konusu rolün öneminin Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz sırasında net bir şekilde ortaya çıktığını dile getirdi.

Kent içi ulaşım sektörüne de değinen Maisonnave, Alstom şirketinin Riyad metrosu için ilave tren setleri tedarik etmek üzere imzaladığı sözleşmenin, Krallık’taki büyük altyapı projelerinin hayata geçirilmesinde Fransız uzmanlığından faydalanıldığının bir başka göstergesi olduğunu ifade etti.

Maisonnave ayrıca, iki ülke arasındaki iş birliğinin karşılıklı olarak geliştiğine dikkat çekerek, Qiddiya şirketinin Paris bölgesinde eğlence alanında planladığı projenin Suudi Arabistan’ın Fransa’daki yatırımlarının arttığına dair ‘güçlü bir sinyal’ ve Fransa’nın bu tür projeleri çekme kapasitesine duyulan güvenin bir kanıtı olduğunu sözlerine ekledi.

Geleceğin teknolojileri ve enerji

Maisonnave, Suudi Arabistan ile Fransa arasında geleceğin teknolojilerindeki ortaklığın güçlendirilmesinin bir öncelik olduğunu belirterek, HUMAIN ile Mistral AI arasında duyurulan stratejik iş birliğini bu yaklaşımın bir modeli olarak gösterdi. Söz konusu iş birliğinin; yapay zekâ altyapısının geliştirilmesini, gelişmiş modellerin inşa edilmesini ve Krallık’ın ihtiyaçlarına uygun çözümlerin sunulmasını kapsadığını ifade eden Maisonnave, bu adımın yüksek performanslı yapay zekâ kapasitesinin geliştirilmesine katkı sağlarken bu teknolojilerde Arapça dilinin varlığını da güçlendireceğini kaydetti.

Enerji sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Maisonnave, ülkesinin küresel enerji piyasalarının istikrarına ve tedarik güvenliğinin artırılmasına katkıda bulunma konusunda kararlı olduğunu vurguladı. Maisonnave, Suudi-Fransız iş birliğinin petrol, petrokimya, sürdürülebilir elektrik üretimi, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, enerji depolama, temiz hidrojen ve barışçıl nükleer enerji alanlarını kapsayacağını belirtti.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Paris ziyaretiyle eş zamanlı olarak düzenlenen Fransa-Suudi Arabistan Yuvarlak Masa Toplantısı’nın sonuçlarına da değinen Maisonnave, her iki taraftan özel sektör temsilcilerini bir araya getiren bu etkinliğin ana sektörlerdeki yatırım fırsatlarını ele alarak iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde artan ivmeyi yansıttığını ifade etti.

Suudi-Fransız ekonomik ilişkilerinin artık karşılıklı yatırımlara, uzun vadeli projelere ve ortak ilgi alanlarında deneyim aktarımına dayandığını söyleyen Maisonnave, Veliaht Prens’in ziyareti sırasında duyurulan yaklaşık 20 anlaşma ve mutabakat zaptının, iki ülke şirketleri arasındaki iş birliğinin genişliğini ve mevcut ortaklıkların büyümesini gösterdiğine dikkat çekti.


İran: Ceviz Dağı'ndaki faaliyetlere ilişkin haberlerin aslı yok

Tahran’ın merkezinde siyasi içerikli bir reklam panosunun önünden geçen İranlılar (AP)
Tahran’ın merkezinde siyasi içerikli bir reklam panosunun önünden geçen İranlılar (AP)
TT

İran: Ceviz Dağı'ndaki faaliyetlere ilişkin haberlerin aslı yok

Tahran’ın merkezinde siyasi içerikli bir reklam panosunun önünden geçen İranlılar (AP)
Tahran’ın merkezinde siyasi içerikli bir reklam panosunun önünden geçen İranlılar (AP)

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü bugün (Pazartesi), Peacaks Mountain (Ceviz Dağı) olarak adlandırılan bölgede faaliyet yürütüldüğüne ilişkin haberlerin hiçbir dayanağı olmadığını söyledi.

Trump, geçen hafta ABD'nin Peacaks Mountain'daki faaliyetleri izlediğini belirtmiş ve Washington'ın bölgeyi vurabileceği uyarısında bulunarak İran'ı dikkatli olmaya çağırmıştı.

Devrim Muhafızları'ndan İHA açıklaması

Öte yandan İran Devrim Muhafızları'nın halkla ilişkiler birimi, bugün sabah saatlerinde gelişmiş bir MQ-1 tipi insansız hava aracının (İHA) tespit edilerek Hürmüz Boğazı hava sahasında Devrim Muhafızları Hava-Uzay Kuvvetleri'ne bağlı hava savunma sistemi tarafından imha edildiğini açıkladı.

İranlı nükleer yetkili Viyana'ya gidemedi

Diğer taraftan İran devlet televizyonu, İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami'nin, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) toplantısına katılmak üzere Viyana'ya girişinin ABD'nin çıkardığı "engeller" nedeniyle önlendiğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre  İslami ve beraberindeki heyet, cumartesi günü tarifeli bir uçakla Viyana'ya gitmek üzere yola çıktı ancak "ABD'nin koyduğu engeller nedeniyle" yolculuk sırasında durduruldu. İslami ve heyetinin daha sonra Tahran'a döndüğü belirtildi.

İslami'nin nükleer enerji konulu yıllık genel konferansa katılmak üzere UAEA'nın Viyana'daki merkezine gitmesi bekleniyordu.

Hürmüz'deki saldırılar enerji arzı endişelerini artırıyor

Bu gelişmeler, Orta Doğu'daki diplomatik çabaların görünürde bir çıkmaza girdiği ve bölgenin petrol taşımacılığındaki en önemli iki güzergâhını hedef alan yeni saldırıların küresel enerji arzına ilişkin endişeleri artırdığı bir dönemde yaşanıyor.

Hürmüz Boğazı'nda petrol taşımacılığı açısından riskler sürüyor. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları Kurumu (UKMTO), dün (Pazar) bir merminin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapan bir gemiye isabet ettiğini açıkladı. Saldırı sonucunda gemide yangın çıktı ve mürettebat gemiyi tahliye etmek zorunda kaldı.

İran ise kendi kıyıları açıklarında saldırıya uğrayan İran'a ait ticari bir gemide bir kişinin hayatını kaybettiğini, dört mürettebatın da yaralandığını bildirdi.

Hürmüz'den geçen yük gemilerinin sayısı 10'un altına geriledi

Gemilerin hareketlerini takip eden ilk verilere göre, hafta başında Hürmüz Boğazı'ndan geçen yük gemilerinin sayısı 10'un altına geriledi. Reuters'ın aktardığı verilere göre bu sayı, son 10 gündeki ortalama 14 geminin oldukça altında kaldı.

Söz konusu veriler, tespit edilmemek amacıyla Otomatik Tanımlama Sistemi'ne (AIS) ait vericilerini kapatarak boğazdan geçmiş olabilecek gemileri kapsamıyor.