Fas hükümetinden gazetecilik ve yayıncılığın desteklenmesine yönelik adım

Onaylanan kararname basını desteklemenin ve geliştirmenin yanı sıra çoğulculuğu teşvik ediyor.

Fas Kültür, Gençlik ve İletişim Bakanı Muhammed el-Mehdi Binsaid, basına destek kararnamesini onaylanmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. ​​(Şarku'l Avsat)
Fas Kültür, Gençlik ve İletişim Bakanı Muhammed el-Mehdi Binsaid, basına destek kararnamesini onaylanmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. ​​(Şarku'l Avsat)
TT

Fas hükümetinden gazetecilik ve yayıncılığın desteklenmesine yönelik adım

Fas Kültür, Gençlik ve İletişim Bakanı Muhammed el-Mehdi Binsaid, basına destek kararnamesini onaylanmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. ​​(Şarku'l Avsat)
Fas Kültür, Gençlik ve İletişim Bakanı Muhammed el-Mehdi Binsaid, basına destek kararnamesini onaylanmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. ​​(Şarku'l Avsat)

Fas hükümeti, basın, yayıncılık, baskı ve dağıtım sektörlerine yönelik genel destek koşullarını ve bu desteğin nasıl verileceğini belirleyen bir kararname tasarısını dün onayladı. Söz konusu tasarı, Kültür, Gençlik ve İletişim Bakanı Muhammed el-Mehdi Binsaid tarafından sunuldu.

Hükümet Sözcüsü Mustafa Baytas, bu kararname ile basın, yayıncılık ve dağıtım sektörlerini desteklemeyi amaçladıklarını söyledi. Sözcü hedeflerinin okuma alışkanlıklarını teşvik etmek, çeşitliliği artırmak, yatırımı teşvik etmek ve dağıtım altyapısını geliştirmek olduğunu vurguladı. Destekten yararlanmak için gereken şartlar arasında, medya kuruluşlarının basın ve yayıncılık yasalarına uymaları, vergi borçlarının olmaması, Sosyal Güvenlik Fonu'na kayıtlı olması, düzenli ücret beyanlarını sunması ve yıllık kurumsal yapı listelerini yayınlaması bulunuyor. Ayrıca, kuruluşların Fas yasalarına göre şirket olmaları, en az iki yıldır faaliyet göstermeleri, varsa basın mensupları için özel toplu sözleşmeleri uygulaması ve ‘Ulusal Basın Konseyi’nden disiplin cezası almamış olması gerekiyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre söz konusu adım, basını güncele ayak uydurma ve destekleme amacıyla hükümetin basın desteği sistemini reforme etme planı kapsamında gündeme geldi. Temel hedefler, basının ulusal ve uluslararası düzeyde etkili olmasını sağlamak için şeffaflık, fırsat eşitliği ve tarafsızlık ilkelerine dayanması olarak belirlendi. Proje ayrıca basılı ve dijital medyayı destekleme arasında ayrım yapıyor.  Basılı medya için, düzenli olarak süreli yayın yapan kuruluşlarda, bir yayın yöneticisine sahip olması şart aranıyor. Kararnameye göre yayının günlük ise haftada en az beş kez, haftalık ise ayda en az ayda dört kez, bölgesel günlük ise haftada en az iki kez ve yarı aylık ise ayda en az iki kez yayın yapması gerekiyor. Bu yayınların, ulusal veya bölgesel düzeyde dağıtılması ve düzenli olarak basılması şart aranıyor. Ayrıca halka yönelik yayınlanması ve belirli bir fiyata satılması gerekiyor.

Kararnameye göre ücretsiz broşürler destek alamıyor ve her bir reklam alanının, toplam broşür alanının yüzde 50'sini geçmemesi gerekiyor. Ayrıca sürekli ve kesintisiz bir şekilde iki yıl boyunca basılması ve yayınlanma düzeninin önceden belirtilmesi şartı aranıyor.

Kararnamede belirtildiğine göre, baskı ve dağıtım şirketleri için bazı koşullar bulunuyor. Basım yapan şirketler için şu şartlar aranıyor:

-Ana işleri, belirtilen şartlara sahip olan düzenli yayınları basmak olmalı.

-Yılda en az bir milyon kopya basmalı.

- Bir yıl içinde en az 20 farklı süreli basılı yayın yapmalı.

Dağıtım şirketleri için gereken şartlar ise şunlar:

-Ana işleri süreli yayınları dağıtmak olmalı.

-Yılda en az bir milyon kopya dağıtmalı.

-Yılda en az 20 farklı süreli basılı yayın dağıtımı yapmalı.

Bunun dışında kararnameye göre ayrıca genel destek dağıtım iki ana kısımda yapılmalı:

İlk olarak, işletme yönetim desteği, personel maliyetlerini ve üretim maliyetlerini desteklemeye dayanması gerekiyor. İkinci olarak da işletme veya şirketin üretim araçlarını güncellemeyi amaçlayan yatırım projelerine yönelik destek bulunmalı.

Desteklerin kullanımını izlemek ve denetlemek için hükümet yetkilisi tarafından gerçekçi, ölçülebilir ve zamanında göstergeler kullanılıyor. Ayrıca destekten yararlanan kuruluşlar veya şirketler için bir izleme ve değerlendirme kılavuzu hazırlanıyor.

Bu değerlendirme, şirketlerin performansının desteklerin nasıl etkilediğini belirlemeyi ve ekonomik ve mali durumlarını medya ve yayıncılık faaliyetleri ile nasıl ilişkilendirdiğini anlamayı amaçlıyor. Hükümet yetkilisi, yıllık bir rapor hazırlıyor ve bunu başbakana sunuyor. Ayrıca destekten yararlananların listesi resmi internet sitesinde yayınlanıyor.

 



ABD, Irak'taki "Seyyid el-Şuhada Tugayları" liderinin yakalanmasını sağlayacak bilgi verenlere 10 milyon dolarlık ödül teklif etti

Irak Hizbullah Tugayları, Bağdat'ın merkezinde örgütün bayrağını taşıyor (AFP)
Irak Hizbullah Tugayları, Bağdat'ın merkezinde örgütün bayrağını taşıyor (AFP)
TT

ABD, Irak'taki "Seyyid el-Şuhada Tugayları" liderinin yakalanmasını sağlayacak bilgi verenlere 10 milyon dolarlık ödül teklif etti

Irak Hizbullah Tugayları, Bağdat'ın merkezinde örgütün bayrağını taşıyor (AFP)
Irak Hizbullah Tugayları, Bağdat'ın merkezinde örgütün bayrağını taşıyor (AFP)

ABD Dışişleri Bakanlığı, İran’a yakın ve Washington tarafından “terör örgütü” olarak değerlendirilen Iraklı silahlı grup “Ketaib Seyyid eş-Şuheda”nın genel sekreteri Haşim Fenyan Rahimi es-Serraci hakkında bilgi verenlere 10 milyon dolara kadar ödül teklif etti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Bakanlık dün sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Ebu Ala el-Velai olarak da bilinen Serraci’nin arandığını duyurdu.

Paylaşımda, “Ketaib Seyyid eş-Şuheda”nın Iraklı sivilleri öldürdüğü, Irak’taki ABD diplomatik tesislerine saldırdığı, ayrıca Irak ile Suriye’de ABD askeri üsleri ve personelini hedef aldığı ifade edildi.

Açıklamada, Serraci hakkında bilgi sağlayanlara maddi ödülün yanı sıra ABD’de ikamet imkânı da sunulabileceği belirtildi.

Serraci, İran’a yakın Şii partilerden oluşan ve parlamentodaki en büyük blok olan “Koordinasyon Çerçevesi” ittifakının önde gelen isimlerinden biri olarak biliniyor.

İran destekli gruplar, Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği ile havalimanındaki diplomatik ve lojistik tesislerin yanı sıra yabancı şirketler tarafından işletilen petrol sahalarını da hedef alıyor.

Irak, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ve 40 günden fazla süren saldırılarının etkilerinden kaçamadı. Bu süreçte, Haşdi Şabi’ye ve İran yanlısı Iraklı silahlı gruplara ait noktalar, ABD ve İsrail’e atfedilen hava saldırılarının hedefi oldu. Buna karşılık, ABD çıkarları Iraklı grupların üstlendiği saldırılarla hedef alınırken, Tahran da ülkenin kuzeyinde İranlı Kürt muhalif gruplara yönelik operasyonlar düzenledi.

Washington yönetimi, İran’a yakın silahlı gruplarla mücadele etmesi için Bağdat üzerindeki baskısını artırarak nakit sevkiyatlarını askıya aldı ve Irak’taki bazı güvenlik programlarının finansmanını dondurdu.


Lübnan Dışişleri Bakanı Şarku’l Avsat'a: Müzakere teslim olmak anlamına gelmez

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, geçtiğimiz şubat ayında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci'yi kabul etti (Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, geçtiğimiz şubat ayında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci'yi kabul etti (Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan Dışişleri Bakanı Şarku’l Avsat'a: Müzakere teslim olmak anlamına gelmez

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, geçtiğimiz şubat ayında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci'yi kabul etti (Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, geçtiğimiz şubat ayında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci'yi kabul etti (Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci, Lübnan devletinin İsrail ile müzakere etmesinin “teslimiyet anlamına gelmediğini” vurgulayarak, “bugün ulusal önceliğin egemenliğin eksiksiz şekilde yeniden tesis edilmesi” olduğunu belirtti.

Recci, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, “Amaç savaşı sona erdirmek ve toprakları geri almak ise Lübnan devletinin İsrail ile müzakere etmesinde utanılacak bir durum yoktur” diyerek, Lübnan devletinin müzakere sürecinde “tek karar mercii” olduğunu ifade etti.

Lübnan Dışişleri Bakanı, devletin yeniden yapılanma için mali ve siyasi destek sağlama çabalarının "içeriden bir parti (Hizbullah) ile karşı karşıya kalmasından duyduğu üzüntüyü" dile getirerek, bu partinin "ulusal çıkarlarla veya güney halkının çektiği acılarla hiçbir ilgisi olmayan amaç ve gündemler uğruna güney köylerinin ve sakinlerinin kaderiyle oynamayı sürdürdüğünü” belirtti.

Recci, bazı Arap ülkelerinde Hizbullah ile bağlantılı olduğu belirtilen “mobil sabotaj ağlarının” ortaya çıkarılmasını kınadı ve kardeş Arap ülkelerinin güvenlik ve istikrarının hedef alınmasını reddetti.

Öte yandan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan al Suud, dün Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ile yaptığı telefon görüşmesinde, ülkesinin Lübnan’ın istikrarına ve devlet kurumlarının güçlendirilmesine verdiği desteği yineledi.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’ya göre Bakan Faysal bin Ferhan ile Berri arasındaki görüşmede, “Lübnan topraklarındaki gelişmeler ve İsrail saldırılarının tamamen durdurulmasına yönelik çabalar” ele alındı.

Bu gelişmeler, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı danışmanı Prens Yezid bin Ferhan al Suud’un, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Baabda Sarayı’nda gerçekleştirdiği görüşmeyle eş zamanlı olarak yaşandı.


İsrail, Hizbullah'a ait bir füze fırlatma rampasını vurduğunu duyurdu

İsrail ordusuna ait bir devriye, güneydeki Lübnan topraklarında (AFP)
İsrail ordusuna ait bir devriye, güneydeki Lübnan topraklarında (AFP)
TT

İsrail, Hizbullah'a ait bir füze fırlatma rampasını vurduğunu duyurdu

İsrail ordusuna ait bir devriye, güneydeki Lübnan topraklarında (AFP)
İsrail ordusuna ait bir devriye, güneydeki Lübnan topraklarında (AFP)

İsrail ordusu, dün İsrail’e doğru ateşlenen ve hava savunma sistemleri tarafından engellenen roketlerin fırlatıldığı bir platformu Lübnan’da vurduğunu açıkladı. Saldırının sorumluluğunu Hizbullah üstlendi.

İsrail’in hava saldırısına ilişkin açıklaması, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkesin üç hafta süreyle uzatıldığını duyurmasından kısa bir süre sonra geldi.

Hizbullah ise roket saldırısının, İsrail’in Lübnan’ın Yatır köyüne düzenlediği saldırıya karşılık olarak gerçekleştirildiğini bildirdi.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail topçu atışı sonucu biri çocuk olmak üzere iki kişinin yaralandığını açıkladı. Bakanlık ayrıca, İsrail’in Nebatiye bölgesine düzenlediği hava saldırısında 3 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise bir savaş uçağına füze ateşleyen 3 militanın etkisiz hale getirildiğini belirtti.