İsrail: ‘Nokta atışı saldırılardan’ önce Gazze’ye bir ay boyunca ‘kapsamlı saldırılar’ yapmaya ihtiyaç var

Kassam sokak çatışmalarına girerken bir BM yetkilisi “mutlak teröre” işaret etti

İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından yanan bir binanın enkazı arasında kurbanlar aranıyor (AFP)
İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından yanan bir binanın enkazı arasında kurbanlar aranıyor (AFP)
TT

İsrail: ‘Nokta atışı saldırılardan’ önce Gazze’ye bir ay boyunca ‘kapsamlı saldırılar’ yapmaya ihtiyaç var

İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından yanan bir binanın enkazı arasında kurbanlar aranıyor (AFP)
İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından yanan bir binanın enkazı arasında kurbanlar aranıyor (AFP)

İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki savaşı üçüncü ayına girerken İsrail ordusu, ulaşılmak istenen hedeflere ulaşmak, Hamas Hareketi’nin kalan liderlerini öldürüp hareketin gücünü kırmak ve rehine dosyasını kapatmak için kara operasyonlarının yeni yılın başlangıcına kadar en az bir aya ihtiyacı olduğunu öngörüyor.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin kuzeyi ve güneyinde sert bir mücadeleyle karşı karşıya olması ve insan ve teçhizat kayıpları vermesi, siyasi liderliğinin belirlediği hedeflere ulaşmaktan hala uzak olduğunun bir göstergesi.

İsrail Ordu Radyosu dün, Hamas’a baskı yapmak ve kaçırılan kişilerin iadesi konusunda yeni bir anlaşmaya varmak amacıyla Gazze Şeridi’nin kuzey ve güneyindeki kara operasyonlarının bir ay daha devam edebileceğini bildirdi.

İsrail’in tahminlerinden bir gün önce ABD Başkanı Joe Biden yönetimindeki yetkililerin, İsrail’in Hamas liderlerini ve yeteneklerini hedef almadan önce kara operasyonunun önümüzdeki Ocak ayına kadar devam etmesini bekledikleri sızmıştı.

İsrail ordusu, bu hafta üçüncü aşamanın başında kara operasyonlarını Gazze Şeridi’nin güneyine doğru genişletti, ancak en az kuzeydeki kadar şiddetli bir direnişle karşılaştı.

İsrail Ordu Sözcüsü’ne göre salı gecesi ve çarşamba günü boyunca Gazze Şeridi’nde Hamas üyeleriyle şiddetli çatışmalar yaşanırken, Hava Kuvvetleri, Hamas’ın askeri altyapısını hedef alan 250’den fazla hedefe saldırı düzenledi ve bu saldırılarda Hamas ve İslami Cihad üyeleri öldürüldü.

5yj67
İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği bombalı saldırıda yaralanan Filistinliler, Han Yunus’taki bir hastanede (AP)

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Haklar Yüksek Komiseri Volker Türk, Cenevre’de düzenlediği bir basın toplantısında, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin ‘gittikçe kötüleşen mutlak bir terör’ içinde yaşadığını söyledi. Bu tür ‘trajik insani koşullarda’ meydana gelen soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları gibi ‘çirkin suçların’ yaşanma riskinin arttığına dikkat çekti. Türk “Hamas ve diğer silahlı Filistinli grupların İsrail’e gerçekleştirdiği korkunç saldırılardan iki ay sonra Gazze’deki siviller hala kesintisiz bir biçimde İsrail bombardımanına ve toplu cezalandırmaya maruz kalıyor” dedi.

Öte yandan İsrail ordusu dün, 50’nci Tabur’un 460’ıncı Tugayı’na bağlı güçlerin askeri operasyonlardan birinde Gazze Şeridi’nin kuzeyinde şimdiye kadar ele geçirilen en büyük mühimmat ve silah stoklarından birini bulduklarını açıkladı.

Stokta yüzlerce roket ve çeşitli tiplerde RPG fırlatıcıları, düzinelerce tanksavar füzesi ve patlayıcı cihaz, uzun menzilli güdümlü füzeler, el bombaları ve insansız hava araçları (İHA) bulunuyordu.

İsrail güçleri kuzeydeki Cibaliye kampını kuşatsa da henüz içeride ilerleme kaydedemezken Hamas’ın kalesi olması nedeniyle kuzeyde en şiddetli çatışmalardan birinin yaşanması bekleniyor.

Yüz yüze savaş

Buna paralel olarak İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin ikinci büyük kenti olan güneydeki Han Yunus’ta kara operasyonunu genişletmeye devam ediyor.

İsrail ordusu, askerlerinin Han Yunus’ta doğrudan çatışmaya girdiğini ve bu çatışmaların savaşın başlangıcından bu yana sahadaki en şiddetli çatışmalardan biri olduğunu bildirdi.

İsrail ordusu, birçok Hamas liderinin savaşın başlarında Kuzey Gazze’yi terk edip Han Yunus’ta saklandığına ve çok sayıda esirin de orada olduğuna inanıyor.

Askeri istihbaratın, 7 Ekim’deki Hamas saldırısından bu yana kayıp kabul edilen bir kişinin rehineler arasında olduğu sonucuna varmasının ardından, halen Gazze’de olduğuna inanılan esir sayısı 137’den 138’e çıktı.

Hamas geçen hafta yedi gün süren insani ara sırasında 110 kişiyi serbest bırakmıştı.

dwv
İsrail istihbaratı tarafından Gazze tünellerindeki Hamas üyelerinin yayınlanan bir fotoğrafı

Esirlere ulaşmak, İsrail’in Hamas yetkililerine suikast düzenlemek gibi zafer imajı oluşturduğuna inandığı görevlerden biri.

Salı akşamı İsrail ordusu ve Şin-Bet, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki tünellerinde üst düzey Hamas liderlerinin olduğu fotoğrafları yayınladı.

Fotoğrafta Hamas, Kuzey Gazze Tugayı’nın üst düzey liderleri dar bir odada yemek masası etrafında otururken görülüyor. İsrail ordusu, Kuzey Tugayı Komutanı Ahmed el-Gandur, yardımcısı Vail Receb ve diğerleri de dahil olmak üzere kuzeyli liderlerin çoğunu öldürdüğünü duyurdu.

İsrail, savaşın yalnızca nokta atışı saldırılara dayalı başka bir aşamasına başlamadan önce aynı şeyi güneyde tekrarlamaya çalışıyor.

Üst düzey bir yönetim yetkilisi, İsrail’in, Hamas’ın 7 Ekim saldırısına benzer bir saldırıyı gerçekleştirmesini engelleme hedefine yıl sonuna kadar ulaşma ihtimalinin düşük olduğunu ve çatışmalar yeni bir aşamaya geçtikten sonra güçlerin uzun soluklu bir operasyonun parçası olarak bu hedefe ulaşma çabasına devam edeceğini söyledi.

İsrailli bir yetkili CNN’e yaptığı açıklamada, çatışmalarda beklenen değişiklikten bahsederek “Önümüzdeki haftalarda çok yoğun bir operasyona gireceğiz ve ardından muhtemelen düşük yoğunluklu bir duruma geçeceğiz” dedi.

Salı akşamı Başbakan Binyamin Netanyahu, çatışmaların yakın bir gelecekte sona erdirilmesi yönünde ABD’nin olası baskısına işaret etti.

Netanyahu, “Dünyadaki savaşın bir an önce sona ermesi için baskı yapan dostlarımıza” ifadesini kullanarak “Savaşı bitirmemizin ve bunu hızlı bir şekilde yapmamızın tek yolu Hamas’ı ortadan kaldırmak için ezici güç kullanmaktır” dedi.

dfgbtyj
İsrail'in çarşamba günü güney Gazze Şeridi'ndeki Refah'a düzenlediği saldırının ardından yaralı bir adama yardım ediliyor (AFP)

Ancak Kassam Tugayları herhangi bir geri çekilme emaresi göstermiyor. Dün savaşçılarının daha fazla İsrailli subay ve askeri öldürdüğünü, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde ve güneyinde tank ve araçları imha ettiklerini ve evlerde ve askeri bölgelerde siper alan grupları hedef aldıklarını duyurdu.

Kassam Tugayları, Gazze Şeridi’nin çevresindeki İsrail’e ait bölgeleri ve çok sayıda askeri bölgeyi füzelerle bombaladığını duyurdu.

İsrail askerleri öldürülüyor

Kassam’ın Eş-Şucaiyye’deki çatışmalara ilişkin yayınladığı yeni videolarda, ev ev-sokak sokak çatışmalar yaşandığı ve Kassam savaşçılarının sokaklarda ve yıkılmış evlerde ortaya çıkıp İsrail tanklarını hedef alarak birini tamamen ateşe verdiği görülüyor.

Öte yandan İsrail ordusu dün üç askerin öldüğünü duyurdu. Böylece 24 saat içinde ölen asker sayısı 10’a yükseldi. İsrail medyasına göre 7 Ekim’den bu yana isimlerinin yayınlanmasına izin verilen İsrail ordusunda ölenlerin sayısı, 83’ü Gazze Şeridi’ne kara saldırısı başlamasından bu yana olmak üzere 411’e ulaştı.

Karada çatışmalar yoğunlaşırken İsrail uçakları Gazze Şeridi’nde geniş alanları bombalamaya devam etti ve Gazze Şeridi’nin kuzeyi, merkezi ve güneyindeki saldırılarda onlarca kişi hayatını kaybetti.

İsrail uçakları Gazze şehri, Cibaliye Kampı, Beyt Lahiye, Han Yunus, El-Megazi Kampı ve diğer bölgeleri bombaladı.

Gazze Sağlık Bakanlığı’nın tahminlerine göre Filistinli ölü sayısı 16 bin civarındayken yaralı sayısı 40 bine ulaştı. Bu verilere enkaz altında kaybolan insan sayısı dahil değil.



Z kuşağının devirdiği Nepal lideri Oli gözaltına alındı

Nepal Komünist Partisi lideri Oli'nin ünlü sosyal medya platformlarına erişim yasağı getirmesi protestoların fitilini ateşlemişti (Reuters)
Nepal Komünist Partisi lideri Oli'nin ünlü sosyal medya platformlarına erişim yasağı getirmesi protestoların fitilini ateşlemişti (Reuters)
TT

Z kuşağının devirdiği Nepal lideri Oli gözaltına alındı

Nepal Komünist Partisi lideri Oli'nin ünlü sosyal medya platformlarına erişim yasağı getirmesi protestoların fitilini ateşlemişti (Reuters)
Nepal Komünist Partisi lideri Oli'nin ünlü sosyal medya platformlarına erişim yasağı getirmesi protestoların fitilini ateşlemişti (Reuters)

Eski Nepal Başbakanı Khadga Prasad Sharma Oli, Z kuşağının liderlik ettiği kitlesel protestolardaki ölümleri engellemediği gerekçesiyle gözaltına alındı.

Nepal polisinden yapılan açıklamada, Oli'nin başkent Katmandu'daki evinde cumartesi sabahı gözaltına alındığı bildirildi. Ayrıca Oli hükümetinde görev yapmış İçişleri Bakanı Ramesh Lekhak da gözaltına alındı.

74 yaşındaki Oli'nin gözaltına alındıktan sonra böbrek sorunları nedeniyle hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Avukatı Tikaram Bhattara, "Bunun soruşturma kapsamında yapıldığını söylediler. Ancak müvekkilimin kaçma riski olmadığı için bu, yasadışı ve uygunsuzdur" dedi.

Oli ve Lekhak'a yönelik operasyon, ülkenin yeni başbakanı Balendra Shah'ın yemin ederek göreve başlamasından bir gün sonra gerçekleşti.

Geçen yıl eylülde patlak veren protestolarda yaklaşık 76 kişi öldürülmüş, en az 2 bin 500 kişi yaralanmıştı.

Şiddet olaylarının incelenmesi amacıyla kurulan Meclis'e bağlı komitenin çarşamba günkü raporunda, yaşananlardan ülkenin geçmişteki lideri Oli'nin sorumlu tutulması gerektiği savunulmuştu.

Raporda, Oli'nin eylemcilere ateş açılması emri verip vermediğinin belirlenemediği ancak şiddet olaylarının kontrol altına alınmasını sağlayamadığı ifade edilmişti.

Oli ise suçlamaları reddederek "Bu rapor bir karalama kampanyasının parçasıdır" demişti.

Ayrıca raporda, Lekhak ve eski emniyet genel müdürü Chandra Kuber Khapung da şiddet olaylarından sorumlu tutulmuştu.  

Shah'ın yeni atadığı İçişleri Bakanı Sudan Gurung, Oli ve Lekhak'ın gözaltına alınmasına ilişkin sosyal medyadan yaptığı paylaşımda "Hiç kimse kanunların üstünde değildir. Bu herhangi birinden intikam almak için değil, adaletin başlangıcı için yapılıyor" ifadelerini kullandı.

Z kuşağının önderliğindeki eylemlerin ardından Sharma Oli, 9 Eylül 2025'te istifa etmişti. 12 Eylül 2025'te eski Yüksek Mahkeme Başkanı Sushila Karki, geçici başbakan olarak göreve başlamıştı.

Halk, Oli hükümetinin devrilmesinden 6 ay sonra genel seçimler için sandık başına gitmiş, yarışı Rastriya Swatantra Partisi (RSP) adayı Balendra Shah kazanmıştı.

Güvenlik güçlerinin protestolarda silahsız gençleri öldürmesinden sonra Oli'yi "terörist" diye niteleyen 35 yaşındaki rapçi, ülkenin en genç başbakanı oldu.

Independent Türkçe, Guardian, Reuters


Trump: İran müzakereler istiyor ve Amerika güç dengesini yeniden kurdu

ABD Başkanı Donald Trump, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi konferansına katılımı sırasında (Şarku'l Avsat)
ABD Başkanı Donald Trump, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi konferansına katılımı sırasında (Şarku'l Avsat)
TT

Trump: İran müzakereler istiyor ve Amerika güç dengesini yeniden kurdu

ABD Başkanı Donald Trump, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi konferansına katılımı sırasında (Şarku'l Avsat)
ABD Başkanı Donald Trump, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi konferansına katılımı sırasında (Şarku'l Avsat)

ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin “İran rejiminin oluşturduğu tehdidi sona erdirdiğini” belirterek, Washington’un Tahran’ın askeri ve nükleer kapasitesinin büyük bir bölümünü yok ettiğini ve İran’ın nükleer silah edinmesine izin verilmeyeceğini belirtti.

Trump, İran’ın “artık Ortadoğu’nun zorbası olmadığını” ve ABD’nin “benzeri görülmemiş” olarak nitelendirdiği bir dizi operasyonun ardından, askeri gücünün önemli ölçüde zayıfladığını ifade etti. Tahran’ın bu saldırıların ardından “müzakere için çaba gösterdiğini ve adeta yalvardığını” öne süren Trump, ABD’nin İran’la “güçlü bir konumdan” ilişki kurduğunu vurguladı.

Trump’ın açıklamaları, ABD’nin Miami kentinde düzenlenen “Gelecek Yatırım Girişimi” konferansının kapanış konuşmasında yaptı. Jeopolitik ve ekonomik mesajlar içeren uzun konuşmasında Trump, son askeri operasyonların Ortadoğu’da “oyunun kurallarını değiştirdiğini” ve İran’ın hassas tesisleri ile savunma sanayisi altyapısı dahil “temel askeri kapasitelerini parçaladığını” savundu.

Dünyanın en güçlü ordusu

ABD’nin bu operasyonlarda “en gelişmiş askeri teknolojisini” kullandığını belirten Trump, Amerikan ordusunun “dünyanın en güçlü ordusu” olduğunu ve “her yerde hassas ve etkili operasyonlar gerçekleştirebileceğini” söyledi. Son saldırıların stratejik tesisleri “yüksek hassasiyetle” hedef aldığını ve özellikle füze ile insansız hava aracı (İHA) alanlarında İran’ın “kritik kapasitelerini felç ettiğini” ifade etti.

Trump, başkanlığının ilk döneminde aldığı kararlara da değinerek, İran nükleer anlaşmasından çekilmenin “Tahran’ın nükleer silaha daha erken ulaşmasını engellediğini” savundu. Önceki politikaları eleştiren Trump, bu yaklaşımların “yeterli güvenceler olmadan İran’a mali kaynak sağladığını” iddia ederek, stratejisinin “baskı ve güç yoluyla denge kurmak” olduğunu vurguladı.

ABD Başkanı İran'a karşı savaştan ve Orta Doğu'daki ekonomik ve siyasi sorunlardan bahsetti. (Şarku'l Avsat)ABD Başkanı İran'a karşı savaştan ve Orta Doğu'daki ekonomik ve siyasi sorunlardan bahsetti. (Şarku'l Avsat)

Prens Muhammed bin Selman

Trump, ABD’nin müttefiklerine verdiği desteğe de değinerek, Körfez ülkelerinin bu süreçte önemli rol oynadığını ifade etti. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn ve Kuveyt’in “Washington’un yanında kararlılıkla durduğunu” belirten Trump, bu ülkelerin güvenlik koordinasyonu ve stratejik ortaklıklar yoluyla bölgesel istikrara katkı sağladığını belirtti.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’dan övgüyle söz eden Trump, kendisini “harika bir lider” ve “büyük bir dost” olarak nitelendirdi. Bin Selman’ın zorlu bir dönemde cesaret ve kararlılık gösterdiğini belirten Trump, bu konumunu “hak ettiğini” ifade etti.

Ekonomi ve gelecek alanları

Ekonomik konulara da değinen Trump, ABD’nin kısa sürede “büyük bir dönüşüm yaşadığını” ve “dünyanın bir numaralı yatırım merkezi haline geldiğini” söyledi. Vergi indirimleri, iş ortamının kolaylaştırılması ve sanayiye verilen teşviklerin milyarlarca dolarlık yatırımı çektiğini, bunun ise milyonlarca yeni iş yarattığını söyledi.

Trump, ABD’nin özellikle yapay zekâ alanında küresel liderliği hedeflediğini vurgulayarak, “hiçbir rakibin bu alanda ABD’yi geçmesine izin verilmeyeceğini” belirtti. Ayrıca dijital para piyasasında da ABD’nin konumunu güçlendirmeyi amaçladıklarını ifade etti.

Ortaklıklar ve küresel ekonomi

Ortadoğu başta olmak üzere ekonomik ortaklıklara değinen Trump, Suudi Arabistan ile ilişkilerin “stratejik iş birliği modeli” olduğunu söyledi. Bu ortaklıkların yatırım, enerji ve teknoloji alanlarında büyük projelerin hayata geçirilmesine katkı sağladığını belirtti.

Güvenlik ile ekonominin “birbirinden ayrılmaz” olduğunu vurgulayan Trump, Ortadoğu’daki istikrarın küresel ekonomi, yatırım ve ticaret üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade etti. ABD’nin attığı adımların “yeni bir istikrar ve büyüme döneminin önünü açtığını” savundu.

ABD Başkanı'nın Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinin kapanış konuşması (Şarku'l Avsat )ABD Başkanı'nın Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinin kapanış konuşması (Şarku'l Avsat )

Siyasi muhalifleri

Konuşmasında iç politikaya da değinen Trump, siyasi rakiplerini eleştirerek, önceki dönemde ekonomi ve iç güvenliğin zayıflatıldığını öne sürdü. Kendi döneminin ekonomiye “ivme kazandırdığını”, enflasyonu düşürdüğünü ve istihdamı artırdığını belirtti.

NATO

Trump konuşmasında NATO’ya yönelik sert eleştirilerde bulunarak, ittifakın son gelişmelerde “beklentileri karşılamadığını” ifade etti. Bazı üye ülkelerin ABD’ye yeterli destek vermediğini söyleyen Trump, Washington’un savunma yükünün büyük kısmını taşıdığını belirtti. ABD’nin ittifak ilişkilerini yeniden değerlendireceğini belirten Trump, “karşılığı olmayan desteklerin sürdürülemeyeceğini” vurguladı.


İran’ın Trump’ın ateşkes şartlarına vereceği yanıt merakla bekleniyor

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir etkinlik sırasında konuşma yapıyor. (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir etkinlik sırasında konuşma yapıyor. (EPA)
TT

İran’ın Trump’ın ateşkes şartlarına vereceği yanıt merakla bekleniyor

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir etkinlik sırasında konuşma yapıyor. (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir etkinlik sırasında konuşma yapıyor. (EPA)

İran’ın ABD’nin savaşı sona erdirmeye yönelik teklifine arabulucular üzerinden vereceği yanıt beklenirken, ABD Başkanı Donald Trump ateşkes görüşmelerinde ilerleme kaydedildiğini açıkladı. Ancak müzakerelerin genel çerçevesi henüz netleşmedi. Bu süreçte Pakistan, Washington ile Tahran arasında mesaj ve önerilerin iletilmesinde başlıca kanal olarak öne çıktı.

Reuters tarafından bilgisine başvurulan bir kaynağa göre, İran’ın ABD’nin barış teklifine yanıtının kısa süre içinde açıklanması bekleniyor. Kaynak, Trump ve Beyaz Saray’daki üst düzey yetkililere, İran’ın yanıtının büyük olasılıkla bugün arabulucular aracılığıyla iletileceğinin bildirildiğini aktardı.

Trump, perşembe günü Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması için İran’a verdiği süreyi uzatarak, enerji tesislerinin hedef alınması ihtimaline ilişkin yeni bir takvim açıkladı. Trump, yaptığı açıklamada, enerji tesislerinin imhasına ilişkin sürenin 10 gün uzatıldığını ve son tarihin 6 Nisan 2026 Pazartesi günü ABD doğu saati ile 20.00 olarak belirlendiğini duyurdu.

İran’ın, Pakistan üzerinden iletilen 15 maddelik öneriyi değerlendirdiği belirtildi. Kaynaklar ve çeşitli raporlar, söz konusu teklifin İran’ın nükleer programının durdurulması, füze geliştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması ve Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün fiilen devredilmesi gibi talepler içerdiğini öne sürdü. İranlı bir yetkili, Reuters’a yaptığı açıklamada, üst düzey yetkililer ile Dini Lider’in temsilcisinin çarşamba günü teklifi ayrıntılı biçimde incelediğini, teklifin yalnızca ABD ve İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiğini düşündüklerini ancak diplomatik çabaların henüz sona ermediğini ifade etti.

Trump, savaşı sona erdirmeye yönelik görüşmelerin ‘çok iyi ilerlediğini’ belirterek, Tahran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması için ek süre tanındığını yineledi. Buna karşın İran, 15 maddelik teklif konusunda Beyaz Saray ile müzakere yürüttüğü iddialarını kamuoyu önünde reddetmeye devam ediyor.

ABD’nin İran’a boğazı yeniden açması için 10 gün daha süre tanıyacağını söyleyen Trump, aksi halde İran’ın enerji tesislerinin hedef alınacağını ifade etti. Trump ayrıca İran’ın, müzakerelerde ‘iyi niyet göstergesi’ olarak aralarında Pakistan bayrağı taşıyan gemilerin de bulunduğu 10 petrol tankerinin boğazdan geçişine izin verdiğini söyledi.

Trump, İran’ın ABD’nin taleplerine uymaması halinde Washington’un Tahran için ‘en kötü kâbus’ olacağını belirtti. Bu talepler arasında Hürmüz Boğazı’nın açılması ve nükleer programın sona erdirilmesi yer alıyor. İran petrolü üzerinde kontrolün de ‘masadaki seçeneklerden biri’ olduğunu dile getiren Trump, ayrıntı vermedi.

Öte yandan müzakerelerin genel görünümünün henüz netleşmediği, ateşkese yönelik somut bir ilerleme işaretinin bulunmadığı ifade ediliyor. İsrail’e yönelik füze saldırıları sürerken, İran da ABD ve İsrail’in saldırılarına karşılık vermeye devam ediyor

. ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir F-16 Fighting Falcon uçağı, Ortadoğu'daki bir üsse iniş yapıyor. (AFP)

ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir F-16 Fighting Falcon uçağı, Ortadoğu'daki bir üsse iniş yapıyor. (AFP)

Çelişkili diplomatik şartlar

ABD’nin sunduğu teklifin, İran’ın nükleer programının tamamen tasfiye edilmesi, füze üretiminin sınırlandırılması ve Hürmüz Boğazı üzerindeki fiili kontrolün devredilmesi gibi talepler içerdiği belirtildi. Buna karşılık İran, ‘saldırıların durdurulması’, savaşın yeniden başlamayacağına dair güvence verilmesi, tazminat ödenmesi ve tüm cephelerde çatışmaların sona erdirilmesini içeren bir karşı teklif sundu.

İranlı bir yetkili, ABD’nin teklifini ‘tek taraflı’ olarak nitelendirirken, diplomatik çözüm yolunun tamamen kapanmadığını ifade etti. Aynı bağlamda Steve Witkoff ise bir anlaşmaya varılması halinde bunun ‘İran, bölge ve tüm dünya için harika olacağını’ söyledi.

Net olmayan bir resim

İran, Washington ile doğrudan görüşmeler yürütmediğini vurgularken, ABD Başkanı Donald Trump ise ABD’nin İran içinde kimlerle müzakere ettiğine dair ayrıntı vermedi. Bu durum, savaş sırasında çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği bir dönemde dikkat çekti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkesinin müzakereye girme niyetinin bulunmadığını belirterek, “Mesajlar zaman zaman dost ülkeler ya da belirli kişiler aracılığıyla iletiliyor, ancak bu hiçbir şekilde diyalog ya da müzakere olarak değerlendirilemez” dedi.

Öte yandan Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, dolaylı temasların sürdüğünü düşündüğünü ve İran ile iyi ilişkilere sahip olan Pakistan’da yakında bir görüşme yapılması için hazırlıklar bulunduğunu ifade etti. Pakistan’ın ayrıca ABD’nin teklifini Tahran’a ileten kanal olduğu belirtiliyor.

İranlı bir yetkili, Reuters’a yaptığı açıklamada, ABD teklifinin ‘yalnızca ABD ve İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiğini’ savundu, ancak diplomatik çabaların devam ettiğini vurguladı. İranlı kaynaklar ise Tahran’ın savaşın başlamasından bu yana tutumunu sertleştirdiğini belirterek, gelecekte olası askeri adımlara karşı güvence, uğranılan zararlar için tazminat, Hürmüz Boğazı üzerinde resmi kontrol ve ateşkes anlaşmasına Lübnan’ın da dahil edilmesi taleplerinin öne çıktığını aktardı.

Göstergeler ve iletişim

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Washington’un Pakistan’ı arabulucu olarak kullanarak İran’a 15 maddelik bir ‘eylem listesi’ ilettiğini açıkladı. Söz konusu listenin, İran’ın nükleer programının kısıtlanması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gibi başlıkları içerdiği belirtildi. Witkoff, Beyaz Saray’daki bir toplantıda yaptığı açıklamada, “Gelişmelerin nereye varacağını ve İran’ı bunun köklü bir dönüm noktası olduğuna, önünde ölüm ve yıkımdan başka seçenek kalmadığına ikna edip edemeyeceğimizi göreceğiz” dedi.

Witkoff, İran’ın bir uzlaşmaya ikna edilebileceğine dair ‘güçlü işaretler’ bulunduğunu ifade etti. Buna karşılık Tesnim Haber Ajansı, Tahran’ın ABD teklifine yanıtını Pakistanlı arabulucular aracılığıyla ilettiğini duyurdu. Ajans, ismi açıklanmayan bir kaynağa dayandırdığı haberinde, resmi yanıtın arabulucular üzerinden teslim edildiğini ve İran’ın karşı tarafın cevabını beklediğini aktardı.

Tesnim ayrıca, İran’ın beş maddelik bir karşı teklif sunduğunu belirtti. Bu teklifin; ‘saldırıların sona erdirilmesi’, İsrail veya ABD tarafından savaşın yeniden başlatılmasını engelleyecek bir mekanizma kurulması, mali tazminat ödenmesi ve tüm cephelerde çatışmaların durdurulması gibi unsurları içerdiği kaydedildi.

Güdümlü füze destroyeri USS Thomas Hudner, açıklanmayan bir yerden İran topraklarına Tomahawk seyir füzesi fırlattı. (Reuters)Güdümlü füze destroyeri USS Thomas Hudner, açıklanmayan bir yerden İran topraklarına Tomahawk seyir füzesi fırlattı. (Reuters)

Neden Pakistan?

Pakistan, hem Washington hem de Tahran ile ilişkilerini görece sürdürebilen bir ülke olması ve savaşın sona ermesinde doğrudan çıkarı bulunması nedeniyle arabulucu olarak öne çıktı. Pakistanlı yetkililer, kamuoyuna yansıyan barış girişimlerinin haftalar süren sessiz diplomasi trafiğinin ardından geldiğini belirterek, İslamabad’ın ABD ve İran temsilcileri arasında görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu açıkladı.

Yetkililere göre, ABD’nin mesajları Pakistan üzerinden İran’a iletilirken, Tahran’ın yanıtları da aynı kanal üzerinden Washington’a aktarılıyor. Ancak iletişim mekanizmasının ayrıntıları ve doğrudan temas kuran taraflar hakkında bilgi verilmedi. Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, İslamabad’ın taşıdığı mesajlar aracılığıyla ABD ile İran arasında ‘dolaylı görüşmeler’ yürütüldüğünü ifade etti. Arabuluculuk çabalarına Türkiye ve Mısır’ın da destek verdiği belirtildi.

Öte yandan Mısır Dışişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin Türk ve Pakistanlı mevkidaşlarıyla temaslarda bulunduğunu açıkladı. Bakanlığın açıklamasında, görüşmelerin ‘yoğun çabalar’ kapsamında yürütüldüğü belirtilirken, gerilimin kademeli olarak düşürülmesi ve nihayetinde savaşın sona erdirilmesi yönünde umut ifade edildi.