Rusya’da başkanlık seçim kampanyası başlıyor! Putin başkanlığa yeniden aday oldu

Ukrayna’da savaş suçlarıyla suçlanan bir isim de dahil, marjinal isimler en güçlü liderle rekabet ediyor.

Hediyelik eşya dükkanındaki geleneksel Rus Matruşka bebeği (EPA)
Hediyelik eşya dükkanındaki geleneksel Rus Matruşka bebeği (EPA)
TT

Rusya’da başkanlık seçim kampanyası başlıyor! Putin başkanlığa yeniden aday oldu

Hediyelik eşya dükkanındaki geleneksel Rus Matruşka bebeği (EPA)
Hediyelik eşya dükkanındaki geleneksel Rus Matruşka bebeği (EPA)

Rusya Merkez Seçim Komisyonu, Federasyon Konsey’nin (Senato) gelecek 17 Mart tarihini onaylamasının ardından ülkede yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için kampanyanın başlangıç ​​düdüğünü dün çaldı.

Dikkatler, siyasi ve parlamenter çevrelerdeki yaygın inanış nedeniyle yeni dönem için aday olma niyetini henüz resmi olarak açıklamamış olan Başkan Vladimir Putin’e çevrildi. Her ne kadar siyasi ve sosyal düzeydeki bazı marjinal isimler yarışa katılacaklarını açıklasa da ancak Rusya sokakları düzeyinde bu pozisyon için tek gerçek aday, Putin.

Başkanlık kampanyası başladı

Rusya Anayasası uyarınca cumhurbaşkanlığı seçimlerinin tarihini açıklamaya yetkili organ olan Federasyon Konseyi (Senato), dün oy birliğiyle onaylanan ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılacağı tarihin belirlendiği karar metnini yayımladı. Bu gelişme, Seçim Komisyonu’nun başkanlık kampanyasının başladığını resmen duyurması için yasal bir temel sağladı. Konsey Başkanı Valentina Matviyenko, konseyin kararının ‘resmi olarak seçim kampanyasının başlangıcı olduğunu’ açıkladı.

Merkez Seçim Komisyonu Başkanı Ella Pamfilova, senatörlere kararlarından dolayı teşekkür etti. Pamfilova, toplantı sırasında “Seçimlerin onurlu bir şekilde yürütülmesi için gerekli yasal çerçeveyi sağladığınız için teşekkür ederiz. Yaklaşan seçimler büyük ölçüde Rusya’nın bu zorlu jeopolitik savaşta daha fazla gelişmesini ve zaferini sağlayacak” dedi. Komisyon Başkanı, daha önce yürürlükte olan ‘bir günlük oy verme’ geleneği yerine, oy verme işleminin 3 gün süreyle yapılması ihtimalinin değerlendirildiğini de dile getirdi.

sdwefg
Rusya Merkez Seçim Komisyonu Başkanı Ella Pamfilova, Federasyon Konseyi toplantısı sırasında (AFP)

Merkez Seçim Komisyonu başkanına göre, Rusya’nın geçen yıl tek taraflı olarak ilhak ettiği Ukrayna bölgelerine atıfla, yeni bölgelerde de seçim sürecinin aynı anda gerçekleştirilmesi bekleniyor. Ancak bu sürecin Federal Güvenlik Servisi, Savunma Bakanlığı ve bu bölgelerdeki yerel konsey başkanlarıyla koordinasyon gerektirdiğini söyleyen Ella Pamfilova, gazetecilere yaptığı açıklamada ise “Rusya Federasyonu’ndaki seçim sisteminin bir güvenlik marjı var. Sizi temin ederim ki, ülkemizdeki seçim sistemi, önümüzdeki seçimleri tam olarak halkımızın talep ettiği ve beklediği gibi organize etmek ve yürütmek için güçlü bir güce sahiptir. Çünkü bizim için halk, asıl yargıç ve asıl sınavcıdır” dedi. Pamfilova, “Yeni Rusya tarihinde ilk kez başkanlık seçimleri bu kadar zehirli bir jeopolitik atmosferde yapılacak. Zira tüm maskeler düştü, demokratik tuzakların yıpranmış kalıntıları çöktü, partiler kültürel sembollerimizi, ulusal geleneklerimizi ve devletin bağımsızlığını yok etmeye çalıştı” dedi.

Putin’in yerini kim alacak?

Ayrıca seçim tarihinin açıklanmasının hemen ardından dikkatler seçim kampanyalarının niteliğine ve bunlara katılan kişilerin kimliklerine çevrildi. Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov’a göre Rusya Devlet Başkanı, ‘uygun zamanda aday olacağı inancına’ rağmen son zamanlarda gazetecilerin yeni dönem adaylığı konusundaki sorularını yanıtlamaktan kaçındı.

drvg
Putin, 4 Aralık’ta Kremlin’de bir konuşma yapıyor (AFP)

Kremlin çevreleri, Putin’in bu ayın 14’ünde düzenleyeceği kapsamlı yıllık basın toplantısında adaylığını resmen açıklayacağına inanıyor. İki gün önce de Peskov, “Vladimir Putin’den sonraki başkan yine kendisi olmalı” dedi. Bir gençlik haber platformuna verdiği röportajda Peskov’a ‘Putin döneminin sona ermesinden sonra gelmesi gereken başkanın karakteri’ hakkında bir soru sorulurken Peskov, “Aynı kişi veya aynı özelliklere sahip başka bir kişi olmalıdır” şeklinde yanıt verdi.

Bir sonraki başkanın Putin'in başarılarını sürdürüp sürdüremeyeceği konusundaki bir soruya yanıt olarak ise Peskov, “Söylemesi zor. Putin henüz başkanlığa aday olma niyetini açıklamadı. Ama gerçekten bunu yapacağına inanmak istiyorum. Seçimi kazanacağından hiç şüphem yok ve başkanımız olmaya devam edeceğinden de hiç şüphem yok” ifadelerini kullandı.

Putin 2000 yılından bu yana Kremlin tahtında bulunuyor ve resmi olarak son görev süresinin gelecek yılın baharında sona ermesi bekleniyor. Ancak 2020 ortasında onaylanan anayasa değişikliği, Putin’e iki dönem daha aday olma fırsatı verdi. Bu da en azından teoride 2036 yılına kadar başkanlıkta kalabileceği anlamına geliyor.

“Sayacın sıfırlanması”

2020 yılında Rusya Temsilciler Meclisi (Duma), Başkan Vladimir Putin tarafından önerilen anayasa değişiklik belgesini, başkana iki yeni başkanlık dönemi için tekrar aday olma hakkı veren bir madde ekledikten sonra onayladı. Devlet Duması temsilcisi ünlü Sovyet kozmonotu Valentina Tereşkova, anayasa değişiklik belgesinin tartışılması sırasında şaşırtıcı bir şekilde değişiklik önerisinde bulundu. Önerisi, değişiklik taslağına ‘güncellenmiş anayasa yürürlüğe girdikten sonra mevcut başkanın da diğer vatandaşlar gibi devlet başkanlığı görevine yeniden aday olma hakkına sahip olduğunu’ belirten bir maddenin eklenmesini içeriyordu.

Bu metin, son döneminin 2024’te bitmesi gereken Putin’in başkanlığı için ‘sayacın sıfırlanması’ anlamına geliyor ve yeniden aday olmasının önünü açıyor. Öyle görünüyor ki bu senaryo önceden hazırlanmıştı. Putin, önerinin açıklanmasının hemen ardından dakikalar içerisinde Konsey’e çıktı ve Tereşkova’nın teklifinin Anayasa Mahkemesi tarafından onaylanması şartıyla kabul edildiğini duyurduğu bir konuşma yaptı.

Marjinal rakipler

Medyanın ‘ulusun lideri’ olarak nitelendirdiği ve ülkenin en güçlü adamı olarak kabul ettiği Putin’in aksine, şu ana kadar yarışa katılma niyetini açıklayan ‘rakiplerin’ konumu oldukça zayıf görünüyor. Medya kuruluşları, onları ‘varlığı veya etkisi olmayan, yalnızca marjinal figürler’ olarak tanımladı.

Putin ile rekabet edecek en öne çıkan adaylar arasında, Bölgenin Ukrayna’dan ayrıldığının açıklanması ve orada savaşın başlaması sonrasında “Donetsk Cumhuriyeti’nde eski Savunma Bakanı olarak görev yapan İgor Strelkov da bulunuyor. Kendisi, Rusya Federal Güvenlik Servisi’nde eski bir albay. Strelkov, Lahey Mahkemesi tarafından en çok aranan kişi olarak kabul ediliyor ve adı, 2014 yılında Donbas semalarında Malezya Boeing uçağının düşmesiyle ilgili, mahkeme tarafından mahkum edilmesinin ardından uluslararası arananlar listesinde yer alıyor. Donetsk’te savaş suçlarından hüküm giydikten sonra Ukrayna’da gıyaben ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

scefvgr
Putin, 4 Aralık’ta Moskova’daki uluslararası bir sergide bir yazıya imza atıyor (EPA)

Dikkat çeken şey, şiddet çağrıları nedeniyle yakın zamanda birkaç ayını Rus hapishanesinde geçiren bir adamın, bu sırada Sol Cephe’nin başkan adayı olması. Cephe koordinatörü Sergey Udaltsov, “Meclis, seçimlere katılacak kendisini temsil edecek bir aday üzerinde anlaşmaya vardı” dedi.

Ukrayna’daki ayrılıkçı faaliyetleri sırasında ‘Girkin’ lakabıyla anılan Strelkov’un yanı sıra Rusya başkanlığı için yarışan isimler arasında gazeteci ve Rusya’nın orta batısındaki Yekaterinburg şehrinin yerel meclisinde eski milletvekili olan Ekaterina Dontsova ile Duma’da eski milletvekili Boris Nadezhdin de yer alıyor. Ayrıca Ulusal Emeklilik Derneği Başkanı Sergey Lipatov ve sağ eğilimli Yabloko partisinin başkent şubesinin eski başkan yardımcısı Anatoly Rabinovich, başkanlık yarışına katılma niyetlerini açıkladı. Ancak iki isim, adaylık dosyalarını henüz Seçim Komisyonu’na sunmadı.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe