Bergusi ailesi, Libyalı yetkililerden Mehdi el-Bergusi’nin akıbetinin aydınlatılmasını talep ediyor

Eski Libya Savunma Bakanı Mehdi el-Bergusi’nin Bingazi’de tutuklanmasının üzerinden yaklaşık iki ay geçti.

Eski Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Savunma Bakanı Mehdi el-Bergusi (Libya medyası-Arşiv)
Eski Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Savunma Bakanı Mehdi el-Bergusi (Libya medyası-Arşiv)
TT

Bergusi ailesi, Libyalı yetkililerden Mehdi el-Bergusi’nin akıbetinin aydınlatılmasını talep ediyor

Eski Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Savunma Bakanı Mehdi el-Bergusi (Libya medyası-Arşiv)
Eski Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Savunma Bakanı Mehdi el-Bergusi (Libya medyası-Arşiv)

Bingazi şehrinde gözaltına alınan eski Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Savunma Bakanı Mehdi el-Bergusi’nin ailesi, Libya’nın batı ve doğusundaki yetkililere Mehdi’nin akıbetinin açıklanması çağrısında bulundu.

Bergusi, Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’ndan (LUO) ayrılarak başkent Trablus’taki Fayiz es-Serrac’ın hükümetinde savunma bakanı görevini üstlenmişti. Birkaç yılını Bingazi şehrinden uzakta geçirdikten sonra 6 Ekim akşamı etrafı bir dizi silahlı adamla çevrili olarak şehre döner dönmez, şehirde ordu güçleriyle geniş çaplı çatışmalar çıkmış ve ardından ortadan kaybolmuştu.

Bergusi’nin ailesi ve Libyalı insan hakları aktivistleri, ‘LUO kuvvetlerinin Bergusi’yi bazı arkadaşlarıyla birlikte evinden aldığından’ bu yana LUO tarafından gözaltında tutulduğunu iddia ediyor.

Libyalı insan hakları aktivistlerinin eski Savunma Bakanı’nın akıbetinin aydınlatılması yönündeki talepleri sürerken Bergusi’nin annesi Hayriye, sosyal medyada dolaşan bir videosunda Libyalı yetkililere seslenerek oğlu Mehdi ve beraberindekilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu. Hayriye ayrıca Libya’daki kabile şeyhlerinden ve ulusal ve uluslararası insan hakları derneklerinden, oğlunun akıbetinin aydınlatılması ve serbest bırakılması için müdahale etmelerini istedi.

Fotoğraf Altı: Eski Libya Savunma Bakanı Mehdi el-Bergusi (Hepimiz Mehdi Bergusi ve Arkadaşlarıyız sayfası)
Eski Libya Savunma Bakanı Mehdi el-Bergusi (Hepimiz Mehdi Bergusi ve Arkadaşlarıyız sayfası)

Genel Komutanlık, Bergusi’nin ‘ülkeyi istikrarsızlaştırma amacıyla bir grup silahlı adamın başında Bingazi’ye girdiğini ancak güvenlik güçlerinin kendisini engellediğini’ aktardı. Askeri savcı da önceki bir basın toplantısında Bergusi’yi ‘uyuyan terör hücrelerinin yardımıyla Bingazi’nin güvenliğini istikrarsızlaştırmaya çalışmakla’ suçlayarak ‘hafif ve orta silahlarla donanmış 40 teröristten oluşan bir konvoyun başında Bingazi’ye sızdığını’ öne sürdü.

Libyalı insan hakları aktivisti Nasir el-Havari’ye göre Bergusi’nin en büyük oğlu İbrahim’in (26) geçen ekim ayı sonunda Bingazi’de babasının üç arkadaşı ile birlikte öldürüldüğü duyurulduktan sonra Bergusi davası yeni bir ‘gerginlik’ aşamasına girdi.

Fotoğraf Altı: Eski Libya Savunma Bakanı Bergusi. (Yakınlarının hesabından)
 Eski Libya Savunma Bakanı Bergusi. (Yakınlarının hesabından)

Mehdi el-Bergusi’nin ailesi, Mehdi’nin ortadan kaybolmasından bir hafta sonra LUO tarafından gözaltına alındığını doğruladı. Ardından Genel Komutanlığa bağlı Askeri Başsavcı Ferec es-Savsa, Bergusi’nin teslim olmayı reddetmesinin ardından Es-Selmani bölgesinde güvenlik güçleriyle girdiği çatışma sonucunda ‘ciddi şekilde yaralandığını' açıkladı.

Beragise kabilesi daha önce Bergusi’nin suçsuz olduğunu açıklamıştı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Beragise’ye mensup El-Avakir Gençleri de tartışma hattına girerek 6 Ekim’de Bergusi’nin evine ‘haksızca yapılan saldırıyı’ ve kendisinin ve arkadaşlarının LUO’ya bağlı güçler tarafından bir hataları olmaksızın gözaltına alınmasını kınadılar. ‘Hukuka aykırı bir şekilde evlerinin yıkıldığını ve gözaltındakilere işkence yapıldığını’ vurguladılar.

Doğu Libya yetkilileri, terör örgütlerinin 2017 yılında ülkenin güneyinde LUO’ya bağlı Berak eş-Şati üssüne düzenlediği ve yaklaşık 140 askerin ölümüyle sonuçlanan saldırıdan Bergusi’yi sorumlu tutuyor.

Eşi, Bergusi’nin Bingazi’ye dönmesini savunarak “O bir saldırgan değildi. Sadece beş arabayla geri döndü” dedi. Ancak Doğu Libya hükümetinde İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Ferec İkaim’e göre Bergusi bir ‘terörist grupla’ geri döndü ve kendilerini ‘sert bir darbe indirmekle’ tehdit etti.



Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.


Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
TT

Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)

Suriye yetkilileri, ağırlıklı olarak Dürzi nüfusun yaşadığı Süveyda vilayetinde dört sivilin ölümüne ve bir kişinin de ağır yaralanmasına neden olan silahlı saldırıyla ilgili şüpheyle bir İç Güvenlik Kuvvetleri mensubunu gözaltına aldı.

Resmi haber ajansı SANA, Süveyda İç Güvenlik Şefi Hüseyin el-Tahhan'ın şu sözlerini aktardı: "Süveyda kırsalındaki el-Matouna köyünde korkunç bir suç işlendi ve dört vatandaş öldü, bir kişi de ağır yaralandı."

El-Tahhan, “bir mağdurla iş birliği içinde yapılan ilk soruşturmalar, şüphelilerden birinin bölgedeki İç Güvenlik Müdürlüğü personeli olduğunu ortaya koydu” açıklamasını yaptı ve “memur derhal gözaltına alındı ve yasal işlemlerin tamamlanması için soruşturmaya sevk edildi” ifadelerini kullandı.

Güney Suriye'deki Dürzi azınlığın kalesi olan Süveyda Valiliği, 13 Temmuz'dan itibaren bir hafta boyunca Dürzi silahlı gruplar ile Bedevi savaşçılar arasında çatışmalara sahne oldu, hükümet güçlerinin ve ardından Bedevilerin yanında yer alan silahlı aşiret mensuplarının müdahalesiyle kanlı çatışmalar yaşandı.

20 Temmuz'da ateşkes sağlandı, ancak durum gerginliğini korudu ve Süveyda'ya erişim zorlaştı.

Bölge sakinleri, hükümeti eyaleti kuşatma altına almakla suçlarken, on binlerce insan yerinden edildi; Şam ise bu suçlamayı reddediyor. O zamandan beri birkaç yardım konvoyu bölgeye girdi.

Süveyda valiliğindeki iç güvenlik başkanı, "kurbanların ailelerine en içten taziyelerini" ileterek, "vatandaşlara karşı yapılan her türlü ihlalin kesinlikle kabul edilemez olduğunu ve halkın güvenliğini ve emniyetini tehdit eden hiçbir eyleme müsamaha gösterilmeyeceğini" vurguladı.