Babu'l Mendeb korsanları nakliye masraflarını artırıyor

Korsanların gemilere yönelik saldırılarının artması tüccarların yanı sıra nakliye ve sigorta şirketlerini endişelendiriyor. (Görsel: Axel Rangel Garcia)
Korsanların gemilere yönelik saldırılarının artması tüccarların yanı sıra nakliye ve sigorta şirketlerini endişelendiriyor. (Görsel: Axel Rangel Garcia)
TT

Babu'l Mendeb korsanları nakliye masraflarını artırıyor

Korsanların gemilere yönelik saldırılarının artması tüccarların yanı sıra nakliye ve sigorta şirketlerini endişelendiriyor. (Görsel: Axel Rangel Garcia)
Korsanların gemilere yönelik saldırılarının artması tüccarların yanı sıra nakliye ve sigorta şirketlerini endişelendiriyor. (Görsel: Axel Rangel Garcia)

Muhammed eş-Şarki

 

 

Babülmendep Boğazı ve Kızıldeniz ile Hint Okyanusu arasındaki Aden Körfezi, Afrika Boynuzu ile Yemen kıyıları arasındaki deniz korsanlarının başlıca faaliyet noktası. Okyanusta ilerleyen ticari gemilerde deniz taşımacılığının maliyeti, söz konusu bölgede gemilere el koyma girişimlerinin artmasıyla son zamanlarda yükseldi. Peki, dünyanın en önemli deniz yollarından birinde şu an neler oluyor?

 

İsrail’in geçen ekim ayında Gazze’ye yönelik savaşının başlamasından bu yana Londra pazarında sigorta sertifikaları, poliçeler ve navlun oranları yükseldi. Drewry World Container index (DrewryDünya Konteyner Endeksi), Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika arasındaki küresel ticaret yollarındaki sekiz su yoluna deniz yoluyla gönderilen konteynerler için ortalama yüzde 12 arttı. Bu, 2023 yılı boyunca fiyat ve maliyet enflasyonundaki düşüş, tedarik zincirlerinin hızının yeniden sağlanması, elektrikli otomobil endüstrilerinin faaliyetlerinin yeniden başlaması ve Tayvan ile ABD arasında kesintiye uğrayan yarı iletken çip tedarikinden sonra 16 aydaki en büyük artış oldu. Ayrıca ABD’nin sanayileşmiş eyaleti Michigan’daki üretimdeki duraklamanın ve işçi grevinin nedenlerinden biri de buydu.

 

Ancak yeni Ortadoğu savaşı, yüzde 2,5’lik uluslararası bahis oranının üzerinde yeni ve istenmeyen bir enflasyon oranı korkusunu yeniden gündeme getirdi. Bunun nedenlerinden biri de zaman zaman Yemen’in güneyinde olduğu gibi ‘Gazze’deki direniş hareketini desteklemek, İsrail’e ve onun Avrupalı ​​ve Amerikalı dostlarına baskı yapmak’ gerekçesiyle bazı ticari gemilere saldırı veya deniz yolculuğuna devam etmelerini engellemek için füze veya drone saldırısıyapılması. Bunun Gazze’yle hiçbir ilgisi olmayan bir ticaret savaşı olduğu, daha ziyade Tahran ve Tel Aviv arasındaki jeopolitik amaçlar doğrultusunda yakın ve uzak düşmanlara karşı bir vekalet çatışması olduğu biliniyor. 

Ortadoğu’nun su yolları üzerinden yapılan deniz ticareti, en tehlikeli ve dolayısıyla mal ve ticari malların nakliyesi açısından en pahalı ticaret olarak kabul ediliyor. Sigorta fiyatları, Gazze Savaşı’ndan bu yana önceki seviyelerine göre üç kat arttı.

Yüksek nakliye maliyeti

Sonuç olarak Şangay’dan Los Angeles’a nakliye konteynırlarının (40 feetkapasiteli) maliyeti yüzde 12 artarak 2 bin 322 dolara ulaştı. Çin’den Hollanda’ya (Rotterdam Limanı) taşınan her konteyner için maliyet ise yüzde 25 artışla bin 620 dolara vardı. Bu, deniz taşımacılığı maliyetinde son üç yılda yaşanan en büyük artış oldu. Ancak Bloomberg’e göre bu durum, Kovid-19 salgını sırasındaki değerinin altında kalıyor.

Sahilde yürüyen silahlı bir Husi savaşçısı ve arka planda Husilerin 5 Aralık 2023’te Yemen’in Hudeyde vilayetindeki Kızıldeniz’de bulunan es-Salif limanı açıklarında ele geçirdiği kargo gemisi Galaxy Leader (EPA)
Sahilde yürüyen silahlı bir Husi savaşçısı ve arka planda Husilerin 5 Aralık 2023’te Yemen’in Hudeyde vilayetindeki Kızıldeniz’de bulunan es-Salif limanı açıklarında ele geçirdiği kargo gemisi Galaxy Leader (EPA)

Ortadoğu rotaları üzerinden yapılan deniz ticareti, en tehlikeli ve dolayısıyla mal ve malların nakliyesi açısından en pahalı yol olarak kabul ediliyor. Marsh Sigorta Şirketi denizcilik işleri sorumlusu Marcus Baker’in belirttiğine göre Kızıldeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların artmasının ardından sigorta fiyatları önceki oranlarına kıyasla üç kat arttı. İran’a sadık Husi grupları, Aden Körfezi’nde Asya ile Avrupa arasında kuzeye veya güneye giden bir dizi ticari gemiye düzenlenen saldırıların arkasında olmakla suçlandı. Medyada ‘Yemenli devrimcilere’ atfedilen açıklamalarda korsanlığın ‘direnişle dayanışmayla bağlantısı bulunduğu, çünkü gemi sahiplerinin Yahudi kökenli olduğu’ belirtiliyor. Bu eylemler, deniz terörü olarak kabul edilirken, uluslararası hukuka göre cezalandırılıyor. 

Başarısız korsanlık

Şarku’l Avsat’ın Al-Majalla’danaktardığına göre son haftalarda Londra’daki Yahudi ailelere mensup iş adamlarının sahibi olduğu veya Hindistan ve diğerleri gibi İsrail’in dostu olan ülkelere doğru giden ticari gemilere yönelik saldırı girişimlerinde artış olduğu gözleniyor. Geçen ay deniz güvenlik şirketi Embry, korsanların Aden Körfezi’ndeki Yemen kıyısı yakınlarında İsrail bağlantılı bir İngiliz şirketine ait bir petrol tankerine kontrol amacıyla bindiklerini duyurdu. Şirket, olayın bölgesel siyasi faktörlerle bağlantılı olduğunu öne sürdü.

Navigasyon verileri, Central Park petrol tankerinin 12 Kasım’da Fas’ın Safi limanından Fas fosfatları ve fosforlu gübreler için ana pazar olan Hindistan’a doğru yola çıktığını gösterdi. Yerel basında çıkan kaynaklar, Cherifian Fosfat Ofisi’nin (OCP), Atlantik Okyanusu’ndaki JorfLasfar Limanı’ndan Süveyş Kanalı üzerinden Hindistan’a giden dev bir gemi aracılığıyla 100 bin mt amonyum fosfat ağırlığındaki bir sevkiyatı ihraç edebildiğini aktardı. Sevkiyatın 255 metre uzunluğunda ve 46 metre genişliğindeki Patricia Oldendorff gemisine yüklenmesi için OCP’nin Kumatam şirketi tarafından yürütülen bir dizi karmaşık hazırlık gerekiyordu. Times of India web sitesine göre dev gemi, kargosunu Hindistan’ın Adani Mundra Limanı’nda boşaltmayı başardı ve en büyük miktardaki fosfat gübresi güvenli bir şekilde ulaştırılması kutlandı.

ABD Merkez Komutanlığı, X’de yer alan bir gönderide, Strinda gemisinin, gemide yangına neden olan hasar bildirdiğini belirterek, ABD Donanması’na ait bir destroyerin, geminin imdat çağrısını duyduğunu ve yardım sağladığını duyurdu (AFP)
ABD Merkez Komutanlığı, X’de yer alan bir gönderide, Strinda gemisinin, gemide yangına neden olan hasar bildirdiğini belirterek, ABD Donanması’na ait bir destroyerin, geminin imdat çağrısını duyduğunu ve yardım sağladığını duyurdu (AFP)

Fas, iklim değişikliğinin bir sonucu olarak dünyadaki ilk zorluk olan gıda üretimini iyileştirmek için tarım arazilerini gübreleme ihtiyacı nedeniyle küresel pazarda büyük talep gören bir ürün olan fosfat ve gübrenin en büyük ihracatçısı olarak kabul ediliyor.

Denizciler tarafından tutuklanan korsanlar

ABD’nin aktardığına göre, denizde konuşlanmış deniz askeri birimleri, son varış noktası olan Hindistan’a doğru yola çıkan dev bir kargo gemisini korsanlara baskın yapıp onları tutukladıktan sonra kurtarmayı başardı. Ayrıca geminin, Hindistan’a doğru yolculuğuna devam ettiği belirtildi. 

Arap ülkeleri, Cebelitarık Boğazı’ndan Babülmendep’e ve Hürmüz Körfezi’ne kadar küresel ticaret ve enerjinin yüzde 40’ını kontrol eden dört deniz yoluna sahip. Süveyş Kanalı, tek başına bu toplam ticaretin yüzde 12’sini elinde tutuyor.

Washington söz konusu suç eylemini kınadı. Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, “Ticari gemilere yapılan saldırılar kesinlikle kabul edilemez. Çünkü uluslararası ticareti ve deniz güvenliğini tehdit etmektedirler” dedi. Husilerkorsanlık eylemlerini övse de ABD ve müttefikleri, deniz yoluyla petrol ticaretinin yüzde 40’ına tanık olan Hürmüz Körfezi’nde yaşananların benzeri olan bu eylemlerden Tahran’ı sorumlu tuttu.

Tehlikeler ve alternatif ekonomik koridorlar

Tarihsel olarak, Asya ile Avrupa arasındaki ticaret bir buçuk asırdan fazla bir süre Süveyş Kanalı’ndan geçerek Hint Okyanusu’na ulaşıp geri dönüyor. Burası, Atlantik kıyısı boyunca Güney Afrika’daki Ümit Burnu’na ulaşan ve Hint Okyanusu’na doğru sola dönen diğer rotaya kıyasla en hızlı ve en ucuz rota. Ancak Gine Körfezi’nde Nijerya, Kongo ve Angola kıyılarındaki korsanların varlığı nedeniyle bu Afrika yolu, her zaman kullanılamaz. Fransız askeri birimleri, gemi korsanlığı hareketini teşvik etmeye yardımcı olan huzursuzluklara ve savaşlara tanık olan bu bölgelerdeki ticaret yolunu izlemek için 1990’dan beri sürekli olarak konuşlandırılıyor.

Hindistan, son G20 zirvesinde sunulan, Basra Körfezi ve Ortadoğu üzerinden Güney Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlamaya yönelik ekonomik koridor projesini başlatarak Çin’in İpek Yolu ile rekabet etmeyi amaçlıyor. Proje, mal ve petrol ürünlerinin taşınması için deniz, demiryolları ve kara taşımacılığını kullanarak küresel ticareti geliştirmek amacıyla biri Hindistan’ı Arap Körfezi’ne, diğeri Arap Körfezi’ni Avrupa’ya bağlayan iki ayrı koridordan oluşuyor. Hint kaynaklara göre bu, gelecek 10 yılda gün yüzüne çıkabilecek, Doğu ile Batı arasındaki küresel ticaretin haritasını değiştirebilecek bir proje.

Cebelitarık’tan Süveyş Kanalı’na

Arap ülkeleri, denizler ve okyanuslar arasındaki küresel ticaret ve enerji akışının yüzde 40’ını kontrol eden, Cebelitarık Boğazı’ndan Babülmendep Boğazı’na ve oradan da Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) Arap Körfezi’ne kadar uzanan dört deniz yoluna (girişine) sahip. Süveyş Kanalı tek başına bu ticaretin toplamının yüzde 12’sini oluşturuyor ve burası, bir buçuk asırdır Doğu ile Batı arasında en hızlı ve her iki yönde en bağlantılı deniz yolu.

Füze destroyeri USS Karni (USS Carney), Yunanistan’ın Suda Körfezi’nde. Pentagon, 3 Aralık’ta Kızıldeniz’de ABD savaş gemisine ve çok sayıda ticari gemiye saldırı düzenlendiğini, bu durumun da saldırılarda önemli bir artışa işaret edebileceğini söyledi (AP)
Füze destroyeri USS Karni (USS Carney), Yunanistan’ın Suda Körfezi’nde. Pentagon, 3 Aralık’ta Kızıldeniz’de ABD savaş gemisine ve çok sayıda ticari gemiye saldırı düzenlendiğini, bu durumun da saldırılarda önemli bir artışa işaret edebileceğini söyledi (AP)

Kızıldeniz, kuzeyde Akdeniz ile güneyde Hint Okyanusu arasında bir su bağlantısı olmasıyla karakterize ediliyor. Başta Doğu Asya’dan gelen mallar, Arap Körfezi’nden ihraç edilen enerji ve Avrupa ürünlerinin Asya kıtasına olmak üzere küresel ticaret akışının en hayati arterleri arasında yer alıyor. Ancak ticari açıdan avantajlı bu coğrafi konuma karşılık BabülmendepBoğazı ve Aden Körfezi, gemilere yönelik saldırılara karşı daha savunmasız görülüyor. Haziran 1967 savaşının doğrudan nedenlerinden biriydi. Korsanlık hareketleri, bölgede çok eskilere dayanıyor ve her zaman güvenlik boşluğuyla ve en tehlikelisi Somalili korsanlar olan iç ve bölgesel savaşlarla bağlantılı.

Diğer yandan Avrupa Birliği ülkeleri, ister tüketim malları ister enerji malzemeleri olsun, Doğu’dan gelen tedariklerin yolunu değiştiremezler. Çünkü Kızıldeniz rotası önemli. Financial Times’ın yakın zamanda yayınlanan bir haberine göre Ortadoğu petrollerinin ve sıvılaştırılmış doğal gazlarının tamamını Kızıldeniz’den sağlayan Avrupalılar için burası çok daha önemli.

*Bu makale Şarku’l Avsat tarafındanLondra merkezli Al-Majalladergisinden çevrildi.

 



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.