Filistin davasının tartışmalı hale gelen sembolü: Kefiye

Yüzlerini kefiyeyle kapatan göstericiler Saraybosna'da Filistin halkına destek yürüyüşüne katıldı. - Bosna-Hersek, 10 Aralık 2023 (AP)
Yüzlerini kefiyeyle kapatan göstericiler Saraybosna'da Filistin halkına destek yürüyüşüne katıldı. - Bosna-Hersek, 10 Aralık 2023 (AP)
TT

Filistin davasının tartışmalı hale gelen sembolü: Kefiye

Yüzlerini kefiyeyle kapatan göstericiler Saraybosna'da Filistin halkına destek yürüyüşüne katıldı. - Bosna-Hersek, 10 Aralık 2023 (AP)
Yüzlerini kefiyeyle kapatan göstericiler Saraybosna'da Filistin halkına destek yürüyüşüne katıldı. - Bosna-Hersek, 10 Aralık 2023 (AP)

İsrail ile Hamas savaşçıları arasında Gazze'de savaş devam ederken, Filistinlilerin meşhur başörtüsü siyah beyaz renkleri ile ‘kefiye’, dünya çapında Filistin davasıyla dayanışmanın sembolü haline geldi. Ancak Reuters'e göre bu, kefiye (Kufiyye) giyenler için bir sorun teşkil ediyor.

İsrail destekçileri damalı puşinin bir provokasyonu temsil ettiğine ve terörizm olarak gördükleri şeye desteğin bir işareti olduğuna inanıyor.

Binlerce kişi, Britanya'da ve diğer yerlerdeki büyük protestolar sırasında Filistinlilere destek ifadesi ve ateşkes talebi için kefiye taktı.

Ancak aktivistler, Filistin yanlısı protestolara müdahale eden Fransa ve Almanya'daki polisin, onları yerleştiren kişileri uyardığını, para cezasına çarptırdığını veya gözaltına aldığını söylüyor.

Fotoğraf Altı: Filistin asıllı Suriyeli şair Rami el-Aşık (34 yaşında), dövme sanatçısı Tana Tur tarafından koluna Filistin kefiyesinin renkleri olan siyah beyaz dama tahtası şeklinde bir dövme yaptırdı. Berlin – Almanya, 13 Aralık 2023 (Reuters)
Filistin asıllı Suriyeli şair Rami el-Aşık (34 yaşında), dövme sanatçısı Tana Tur tarafından koluna Filistin kefiyesinin renkleri olan siyah beyaz dama tahtası şeklinde bir dövme yaptırdı. Berlin – Almanya, 13 Aralık 2023 (Reuters)

Berlin'de yaşayan koluna kefiye şeklinde bir dövme yaptıran Filistin ve Suriye kökenli şair Rami el-Aşık, bu sorunun üstesinden gelmenin bir yolunu bulduğuna inanıyor.

Aşık, Reuters’a şu açıklamada bulundu:

“Kefiye kriminalize ediliyor. İnsanlar bir yere girmek istediklerinde onu çıkarmaları isteniyor. Bir karar verdim. Artık kefiyeyi çıkarmamı istediklerinde kolumu kesmeleri gerekiyor. Bu kararı kendi irademle aldım. Dövme sanatçısı eserine son rötuşları yaparken, ben öfkemin ve kültürümün kriminalize edilmesini kutluyordum. Çok güzel. Bize öldürülen onca insanı asla unutmamamız gerektiğini hatırlatıyor.”

Fotoğraf Altı: Dövme sanatçısı Tana Tur, Filistin asıllı Suriyeli şair Rami el-Aşık’a kefiye dövmesi yaptı. Berlin - Almanya'da 13 Aralık 2023 (Reuters)
Dövme sanatçısı Tana Tur, Filistin asıllı Suriyeli şair Rami el-Aşık’a kefiye dövmesi yaptı. Berlin - Almanya'da 13 Aralık 2023 (Reuters)

Ancak Alman menşeli ‘Süddeutsche Zeitung’ gazetesi kefiyeyi ‘sorunun özü’ olarak tanımladı. Filistin yanlısı Alman göstericilerin bunun yerine Nazi üniforması giymesini önerdi.

İsrail destekçileri şöyle diyor:

“Bu, İsrail'in Gazze saldırısına yol açan, 7 Ekim'de Hamas savaşçılarının sınır ötesi saldırısında öldürülen çoğu sivil bin 200 İsraillinin göz ardı edildiğini gösteriyor.”

Filistin destekçileri ise saldırıda 18 binden fazla kişinin öldüğünü ve İsrail'in Filistin topraklarını işgalinin devam ettiğini belirtiyor. Bu gerilimli atmosferde şiddet eylemleri yaşandı. Geçen ay ABD'nin Vermont kentinde, ikisi kefiye (Kufiyye) takan Filistin kökenli üç üniversite öğrencisi vuruldu. Bu olay sonucunda biri felç oldu.

Fotoğraf Altı: Beyrut'taki Burc el-Baracne Mülteci Kampı’nda Gazze ve Filistin halkıyla dayanışma amacıyla grev çağrısına yanıt olarak kefiye giyildi. Lübnan, 11 Aralık 2023 (Reuters)
Beyrut'taki Burc el-Baracne Mülteci Kampı’nda Gazze ve Filistin halkıyla dayanışma amacıyla grev çağrısına yanıt olarak kefiye giyildi. Lübnan, 11 Aralık 2023 (Reuters)

Devrimin sembolü

Kefiye, uzun süredir Filistin milliyetçiliğinin bir sembolü oldu. Bu simge, onsuz nadiren fotoğraf çekilen merhum Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) lideri Yaser Arafat tarafından somutlaştırıldı. Kendisi kefiyeyi, tarihi Filistin'in şeklini tasvir edecek şekilde katlardı.

Tasarım tarihçisi Anu Lingala, Reuters'e şunları söyledi:

“Kumaş, 1936-1939 yılları arasında İngiliz yönetimine karşı süren devrimde, kırsal kesimdeki savaşçıların yüzlerini kumaşla kapatmasıyla ilk kez siyasi önem kazandı. Bu, ‘birleşik direnişi" gösterdi.”

Beyaz ve siyah işleme, Filistin milliyetçiliğinin önemli bir sembolü haline gelen puşinin geleneksel bir deseni. Bu desen, 1950'lerde, İngiliz komutan General John Glubb tarafından, Arap Lejyonu'ndaki Filistinli askerler için, onları kırmızı ve beyaz desenli giyinen Ürdünlü askerlerden ayırmak için tasarlandı.

Daha sonra 1969'da bir Amerikan TWA uçağını kaçıran Leyla Halid gibi Filistinli savaşçılar tarafından giyildi. Afrika Ulusal Kongresi'nin Filistin Kurtuluş Örgütü'ne yakın olduğu Güney Afrikalı Apartheid karşıtı lider Nelson Mandela bazen kefiye giyiyordu.

1967-1993 yılları arasında İsrail işgali altındaki Batı Şeria ve Gazze'de Filistin bayrağının çekilmesinin yasaklanmasıyla kefiye, bir Filistin devleti kurma mücadelesinin sembolü haline geldi.

Şair Rami el-Aşık, şunları söyledi:

"İngiliz sömürgeciliğine karşı isyancıların kimliğini gizlemek için kullanılan şey, artık bu kimliği gösteren bir sembol haline geldi."

Fotoğraf Altı: 20 Kasım 2023'te işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde Filistin kefiyesi üreten bir tekstil fabrikası. (AFP)
20 Kasım 2023'te işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde Filistin kefiyesi üreten bir tekstil fabrikası. (AFP)

Kefiyeye talep arttı

İsrail'in Gazze'yi işgalinin başlangıcından bu yana, Filistin topraklarındaki son kefiye fabrikası olan el-Harbavi Fabrikası'nın internet sitesinden kefiye siparişleri arttı.

Şirketin Avrupa'daki ortağı Nail el-Kasis, Reuters'e şu açıklamada bulundu:

“Aylık beş bin kefiye üretim kapasitesiyle, kefiyeye ilgi duyduğunu ifade eden 150 bin kişinin birikmiş siparişlerinin yerine getirilmesinin yıllar alacağı anlamına geliyor.”

Berlin'deki oryantal dekorasyon mağazalarından birinde satıcı olan Louay Hayatla da “Gazze savaşı talebin yüzde 200 artmasına neden oldu” dedi. Mağazası, vitrinine astığı Filistin bayrağı nedeniyle polisin dikkatini çeken Hayatla, “Suriye'den iki hava sevkiyatı almak zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Berlin ve Paris’teki polisler, yüzü kapatmadığı sürece kefiye giymek yasalara aykırı olmadığı görüşünde. Ancak Berlin polisi kamu güvenliğinin yakın bir tehlike altında olduğuna inanıyorlarsa kısıtlamalar getirebileceğini ifade etti. Ayrıca açık hava toplantılarını yasaklayabileceklerini ve buna kefiyenin yasaklanması da dahil olabileceğini duyurdu. Paris polisi belirli vakalar hakkında yorum yapmaktan kaçındı.

Polis, geçtiğimiz kasım ayında Gassan Mazugi'yi Paris'te bir yürüyüşten çıkarken durdurup, omuzlarına örttüğü kırmızı kefiyeyi çıkarmasını istedi. 39 yaşındaki bilgisayar programcısı, “Sessizdiler ama mesaj açıktı... Onu çıkarmazsan, gidemezsin” dedi.

Polis, bilim insanı olan Yüsra Mesai'den (44 yaşında) Paris metrosuna binerken puşiyi çıkarmasını talep etti. Reddetmesi üzerine izinsiz protesto düzenlediği gerekçesiyle 30 euro para cezasına çarptırıldı. Mesai, “Şok oldum ve gözyaşlarına boğuldum. Bu bir sembol ve yapabileceğimiz en basit şey bu” dedi.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.