Filistin davasının tartışmalı hale gelen sembolü: Kefiye

Yüzlerini kefiyeyle kapatan göstericiler Saraybosna'da Filistin halkına destek yürüyüşüne katıldı. - Bosna-Hersek, 10 Aralık 2023 (AP)
Yüzlerini kefiyeyle kapatan göstericiler Saraybosna'da Filistin halkına destek yürüyüşüne katıldı. - Bosna-Hersek, 10 Aralık 2023 (AP)
TT

Filistin davasının tartışmalı hale gelen sembolü: Kefiye

Yüzlerini kefiyeyle kapatan göstericiler Saraybosna'da Filistin halkına destek yürüyüşüne katıldı. - Bosna-Hersek, 10 Aralık 2023 (AP)
Yüzlerini kefiyeyle kapatan göstericiler Saraybosna'da Filistin halkına destek yürüyüşüne katıldı. - Bosna-Hersek, 10 Aralık 2023 (AP)

İsrail ile Hamas savaşçıları arasında Gazze'de savaş devam ederken, Filistinlilerin meşhur başörtüsü siyah beyaz renkleri ile ‘kefiye’, dünya çapında Filistin davasıyla dayanışmanın sembolü haline geldi. Ancak Reuters'e göre bu, kefiye (Kufiyye) giyenler için bir sorun teşkil ediyor.

İsrail destekçileri damalı puşinin bir provokasyonu temsil ettiğine ve terörizm olarak gördükleri şeye desteğin bir işareti olduğuna inanıyor.

Binlerce kişi, Britanya'da ve diğer yerlerdeki büyük protestolar sırasında Filistinlilere destek ifadesi ve ateşkes talebi için kefiye taktı.

Ancak aktivistler, Filistin yanlısı protestolara müdahale eden Fransa ve Almanya'daki polisin, onları yerleştiren kişileri uyardığını, para cezasına çarptırdığını veya gözaltına aldığını söylüyor.

Fotoğraf Altı: Filistin asıllı Suriyeli şair Rami el-Aşık (34 yaşında), dövme sanatçısı Tana Tur tarafından koluna Filistin kefiyesinin renkleri olan siyah beyaz dama tahtası şeklinde bir dövme yaptırdı. Berlin – Almanya, 13 Aralık 2023 (Reuters)
Filistin asıllı Suriyeli şair Rami el-Aşık (34 yaşında), dövme sanatçısı Tana Tur tarafından koluna Filistin kefiyesinin renkleri olan siyah beyaz dama tahtası şeklinde bir dövme yaptırdı. Berlin – Almanya, 13 Aralık 2023 (Reuters)

Berlin'de yaşayan koluna kefiye şeklinde bir dövme yaptıran Filistin ve Suriye kökenli şair Rami el-Aşık, bu sorunun üstesinden gelmenin bir yolunu bulduğuna inanıyor.

Aşık, Reuters’a şu açıklamada bulundu:

“Kefiye kriminalize ediliyor. İnsanlar bir yere girmek istediklerinde onu çıkarmaları isteniyor. Bir karar verdim. Artık kefiyeyi çıkarmamı istediklerinde kolumu kesmeleri gerekiyor. Bu kararı kendi irademle aldım. Dövme sanatçısı eserine son rötuşları yaparken, ben öfkemin ve kültürümün kriminalize edilmesini kutluyordum. Çok güzel. Bize öldürülen onca insanı asla unutmamamız gerektiğini hatırlatıyor.”

Fotoğraf Altı: Dövme sanatçısı Tana Tur, Filistin asıllı Suriyeli şair Rami el-Aşık’a kefiye dövmesi yaptı. Berlin - Almanya'da 13 Aralık 2023 (Reuters)
Dövme sanatçısı Tana Tur, Filistin asıllı Suriyeli şair Rami el-Aşık’a kefiye dövmesi yaptı. Berlin - Almanya'da 13 Aralık 2023 (Reuters)

Ancak Alman menşeli ‘Süddeutsche Zeitung’ gazetesi kefiyeyi ‘sorunun özü’ olarak tanımladı. Filistin yanlısı Alman göstericilerin bunun yerine Nazi üniforması giymesini önerdi.

İsrail destekçileri şöyle diyor:

“Bu, İsrail'in Gazze saldırısına yol açan, 7 Ekim'de Hamas savaşçılarının sınır ötesi saldırısında öldürülen çoğu sivil bin 200 İsraillinin göz ardı edildiğini gösteriyor.”

Filistin destekçileri ise saldırıda 18 binden fazla kişinin öldüğünü ve İsrail'in Filistin topraklarını işgalinin devam ettiğini belirtiyor. Bu gerilimli atmosferde şiddet eylemleri yaşandı. Geçen ay ABD'nin Vermont kentinde, ikisi kefiye (Kufiyye) takan Filistin kökenli üç üniversite öğrencisi vuruldu. Bu olay sonucunda biri felç oldu.

Fotoğraf Altı: Beyrut'taki Burc el-Baracne Mülteci Kampı’nda Gazze ve Filistin halkıyla dayanışma amacıyla grev çağrısına yanıt olarak kefiye giyildi. Lübnan, 11 Aralık 2023 (Reuters)
Beyrut'taki Burc el-Baracne Mülteci Kampı’nda Gazze ve Filistin halkıyla dayanışma amacıyla grev çağrısına yanıt olarak kefiye giyildi. Lübnan, 11 Aralık 2023 (Reuters)

Devrimin sembolü

Kefiye, uzun süredir Filistin milliyetçiliğinin bir sembolü oldu. Bu simge, onsuz nadiren fotoğraf çekilen merhum Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) lideri Yaser Arafat tarafından somutlaştırıldı. Kendisi kefiyeyi, tarihi Filistin'in şeklini tasvir edecek şekilde katlardı.

Tasarım tarihçisi Anu Lingala, Reuters'e şunları söyledi:

“Kumaş, 1936-1939 yılları arasında İngiliz yönetimine karşı süren devrimde, kırsal kesimdeki savaşçıların yüzlerini kumaşla kapatmasıyla ilk kez siyasi önem kazandı. Bu, ‘birleşik direnişi" gösterdi.”

Beyaz ve siyah işleme, Filistin milliyetçiliğinin önemli bir sembolü haline gelen puşinin geleneksel bir deseni. Bu desen, 1950'lerde, İngiliz komutan General John Glubb tarafından, Arap Lejyonu'ndaki Filistinli askerler için, onları kırmızı ve beyaz desenli giyinen Ürdünlü askerlerden ayırmak için tasarlandı.

Daha sonra 1969'da bir Amerikan TWA uçağını kaçıran Leyla Halid gibi Filistinli savaşçılar tarafından giyildi. Afrika Ulusal Kongresi'nin Filistin Kurtuluş Örgütü'ne yakın olduğu Güney Afrikalı Apartheid karşıtı lider Nelson Mandela bazen kefiye giyiyordu.

1967-1993 yılları arasında İsrail işgali altındaki Batı Şeria ve Gazze'de Filistin bayrağının çekilmesinin yasaklanmasıyla kefiye, bir Filistin devleti kurma mücadelesinin sembolü haline geldi.

Şair Rami el-Aşık, şunları söyledi:

"İngiliz sömürgeciliğine karşı isyancıların kimliğini gizlemek için kullanılan şey, artık bu kimliği gösteren bir sembol haline geldi."

Fotoğraf Altı: 20 Kasım 2023'te işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde Filistin kefiyesi üreten bir tekstil fabrikası. (AFP)
20 Kasım 2023'te işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde Filistin kefiyesi üreten bir tekstil fabrikası. (AFP)

Kefiyeye talep arttı

İsrail'in Gazze'yi işgalinin başlangıcından bu yana, Filistin topraklarındaki son kefiye fabrikası olan el-Harbavi Fabrikası'nın internet sitesinden kefiye siparişleri arttı.

Şirketin Avrupa'daki ortağı Nail el-Kasis, Reuters'e şu açıklamada bulundu:

“Aylık beş bin kefiye üretim kapasitesiyle, kefiyeye ilgi duyduğunu ifade eden 150 bin kişinin birikmiş siparişlerinin yerine getirilmesinin yıllar alacağı anlamına geliyor.”

Berlin'deki oryantal dekorasyon mağazalarından birinde satıcı olan Louay Hayatla da “Gazze savaşı talebin yüzde 200 artmasına neden oldu” dedi. Mağazası, vitrinine astığı Filistin bayrağı nedeniyle polisin dikkatini çeken Hayatla, “Suriye'den iki hava sevkiyatı almak zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Berlin ve Paris’teki polisler, yüzü kapatmadığı sürece kefiye giymek yasalara aykırı olmadığı görüşünde. Ancak Berlin polisi kamu güvenliğinin yakın bir tehlike altında olduğuna inanıyorlarsa kısıtlamalar getirebileceğini ifade etti. Ayrıca açık hava toplantılarını yasaklayabileceklerini ve buna kefiyenin yasaklanması da dahil olabileceğini duyurdu. Paris polisi belirli vakalar hakkında yorum yapmaktan kaçındı.

Polis, geçtiğimiz kasım ayında Gassan Mazugi'yi Paris'te bir yürüyüşten çıkarken durdurup, omuzlarına örttüğü kırmızı kefiyeyi çıkarmasını istedi. 39 yaşındaki bilgisayar programcısı, “Sessizdiler ama mesaj açıktı... Onu çıkarmazsan, gidemezsin” dedi.

Polis, bilim insanı olan Yüsra Mesai'den (44 yaşında) Paris metrosuna binerken puşiyi çıkarmasını talep etti. Reddetmesi üzerine izinsiz protesto düzenlediği gerekçesiyle 30 euro para cezasına çarptırıldı. Mesai, “Şok oldum ve gözyaşlarına boğuldum. Bu bir sembol ve yapabileceğimiz en basit şey bu” dedi.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.