Hafif silahlar için 2022 boyunca iki trilyon dolar harcandı

Küresel çapta hafif silah ticareti, kurbanların sayısı ve ülkelerin bunu azaltma çabalarına ilişkin uluslararası bir rapor yayınlandı.

Paraguay Ulusal Narkotik Kontrol Ofisi üyeleri 12 Aralık'ta Asuncion'da düzenledikleri operasyon ile çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirdi. (AFP)
Paraguay Ulusal Narkotik Kontrol Ofisi üyeleri 12 Aralık'ta Asuncion'da düzenledikleri operasyon ile çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirdi. (AFP)
TT

Hafif silahlar için 2022 boyunca iki trilyon dolar harcandı

Paraguay Ulusal Narkotik Kontrol Ofisi üyeleri 12 Aralık'ta Asuncion'da düzenledikleri operasyon ile çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirdi. (AFP)
Paraguay Ulusal Narkotik Kontrol Ofisi üyeleri 12 Aralık'ta Asuncion'da düzenledikleri operasyon ile çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirdi. (AFP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, hafif ve küçük ölçekte silah ticareti için yapılan küresel askeri harcamaların 2022 yılında yeni bir rekora ulaştığını ve değerinin 2,24 trilyon dolara ulaştığını duyurdu. Ayrıca aynı yıl içinde söz konusu silahların kurbanlarının sayısının 2021 yılına göre yüzde 53 arttığını vurguladı.

Ekvador'un Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, Güvenlik Konseyi'nde küçük ve hafif silahlar ile bunların mühimmatının dünya çapında saptırılması ve yasa dışı ticareti tehdidinin ele alınması konusunda açık bir görüşmeye ev sahipliği yaptı. Bu silahların, ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde barış ve güvenliği baltalamaya devam ettiği kaydedilirken silahlı çatışma ve şiddeti körüklemenin, insan hakları ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve istismarları kolaylaştırmanın ve organize suç ve terör eylemleri için uygun koşulları yaratmanın yanı sıra, ülkeleri sürdürülebilir kalkınmaya ulaşma yollarından saptırdığı vurgulandı.

Kalkınmanın önünde bir engel

Guterres, Genel Sekreter'den her iki yılda bir küçük ve hafif silahlar konusunda rapor hazırlamaya devam etmesini isteyen 2220 sayılı Karar uyarınca son raporunu sunarken şunları söyledi:

"Küçük ve hafif silahlar ile bunların mühimmatının kötüye kullanımı, yasa dışı transferi ve istikrarı bozucu stoklanması devam etmiştir ve halen de etmektedir. Bu durum ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde barış ve güvenliğe zarar vermekte ve ülkelerin sürdürülebilir kalkınmaya ulaşma yollarını raydan çıkarıyor. Silahlı çatışmaların hız kazanması, sivil kayıpların sayısında artışa yol açıyor. 2022'de Birleşmiş Milletler'in dünyanın en kanlı 12 silahlı çatışmasında en az 16 bin 988 sivil ölüm meydana geldi. Bu, 2021'e kıyasla yüzde 53'lük bir artışa işaret ediyor. Ölümlerin yüzde 90'ı Sahra Altı Afrika ve Avrupa'da kaydedildi."

Guterres bu artışı ‘sivil ölümlerin yüzde 39'una neden olan ağır silahların ve patlayıcı mühimmatın artan kullanımına’ bağladı ve ‘Küçük silahlar ve hafif silahların ikinci en yaygın neden olduğunu’ belirtti. “Çatışmayla bağlantılı sivil ölümleri yaygındır ve bu tür ölümlerin yüzde 14'ünü temsil etmektedir” ifadelerini kullandı.

Ticaret hacmi

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Guterres ayrıca ‘güvenlik ortamındaki kötüleşmeyi yansıtacak şekilde, askeri harcamalardaki artış eğiliminin devam ettiğini’ belirterek ‘2022 yılında küresel askeri harcamaların 2,24 trilyon dolar ile yeni bir rekora ulaştığını’ açıkladı. Konvansiyonel silahların küresel transfer hacmindeki artışına dikkat çekerek bunun militarizasyonun hız kazandığını gösterdiğini bildirdi.

Guterres, 2616 sayılı Karar uyarınca Birleşmiş Milletler'in silah ve mühimmatın güvenli ve emniyetli yönetimini teşvik etme çabalarına ilişkin ‘fikirlerin’ yanı sıra ‘konsey kararıyla uygulanan silah ambargosu tedbirlerine aykırı olarak yasa dışı silah kaçakçılığı ve saptırılmasına ilişkin genel eğilimler hakkında bilgi’ verdi. Küçük ve hafif silahların yarattığı tehdidin ele alınmasına yönelik küresel, bölgesel ve alt-bölgesel çabaların ana hatlarını çizdi.

Araçlar ve planlar

Tavsiyelerinde tüm devletleri hafif silahların kontrolü konusundaki çalışmalarını yenilemeye ve ‘hafif silahlar ve mühimmatın yayılması ve kötüye kullanımı ile ilgili bölgeye özgü zorlukları ele almak üzere bölgesel ve alt-bölgesel araçlar, yol haritaları ve eylem planları’ geliştirmeye ve uygulamaya çağırdı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin çabalarına dikkat çekerek, ‘silah ve mühimmatla ilgili hususların, bölgesel, tematik ve ülkeye özel tartışmalar da dâhil olmak üzere Güvenlik Konseyi'nin çalışmalarına tam olarak entegre edilmesi çağrısında bulunmaya devam ettiğini’ de sözlerine ekledi.

‘Silahlarla ilgili bilgilerin toplanması ve analiz edilmesinin, silahların saptırılmasının izlenmesi ve yasaklanmasına da önemli bir katkı sağladığına’ inandığını ve ‘silah ambargosu tedbirlerinin, küçük silahlar ve hafif silahlar da dahil olmak üzere silah ve mühimmatın yasa dışı transferini ve istikrarı bozucu birikimini ve kötüye kullanımını önlemek için Güvenlik Konseyi'nin elinde önemli bir araç olmaya devam ettiğini’ ifade eden Guterres ‘konseyin 2616 sayılı kararının etkin bir şekilde uygulanması’ çağrısında bulundu. "Bu son derece büyük bir öneme sahiptir” dedi.

Guterres ayrıca konvansiyonel mühimmatın yönetimine ilişkin küresel çerçevenin kabul edilmesi çağrısında bulunarak, bunun ‘uluslararası düzeyde konvansiyonel mühimmatla ilgili düzenleyici bir aracın bulunmamasından kaynaklanan boşluğu dolduran önemli kilometre taşı’ vurguladı.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe