Sisi'nin üçüncü döneminin en belirgin zorlukları neler?

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rakipleriyle bir araya geldi ve onların performanslarını övdü

Sisi, Mısır cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rakipleriyle bir araya geldi (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Sisi, Mısır cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rakipleriyle bir araya geldi (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Sisi'nin üçüncü döneminin en belirgin zorlukları neler?

Sisi, Mısır cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rakipleriyle bir araya geldi (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Sisi, Mısır cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rakipleriyle bir araya geldi (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır'da, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin üçüncü döneminin en belirgin zorluklarına ilişkin sorular gündeme geldi. Öte yandan Sisi, dün (Salı) cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki rakipleri; Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Hazım Ömer, Mısır Sosyal Demokrat Partisi Genel Başkanı Ferid Zahran ve Vefd Partisi Genel Başkanı Abdussened Yemame ile bir araya geldi.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Ahmed Fehmi'nin yaptığı açıklamaya göre toplantıda Sisi rakiplerinin Mısır siyasi ve demokratik sahnesindeki çoğulculuğu ve çeşitliliği zenginleştirecek şekilde seçim sürecinde ortaya koydukları siyasi performansı takdir etti.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, toplantıda üç partinin genel başkanlarının "bir sonraki aşamada ulusal kalkınma çabalarının nasıl güçlendirileceğine" ilişkin siyasi vizyonlarını sunduklarını ve Mısır devletinin ve halkının çıkarlarına hizmet edecek şekilde çalışmaya devam edeceklerini" ifade ettiklerini bildirdi. Sisi, "toplumdaki çeşitli siyasi gruplar arasındaki diyaloğun toplumun gelişiminin önemli bir bileşeni ve yeni cumhuriyetin temel özelliği olduğuna" dikkat çekti.

Mısır Ulusal Seçim Kurumu pazartesi günü yaptığı açıklamada, Sisi'nin toplam geçerli oyların yüzde 89,6'sını alarak cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazandığını duyurdu. Sisi toplamda 39,7 milyon seçmenin oyunu aldı. Hazım Ömer ise toplam geçerli oyların yüzde 4,5'ini (1,986 milyon oy) alarak Sisi’yi takip ederken, Ferid Zahran yüzde 4 (1,776 milyon oy) ile üçüncü sırada yer aldı. Abdussened Yemame ise yüzde 1,9 oranında (822 bin) oy alarak dördüncü sırada kaldı.

Uzmanlara göre Sisi'nin üçüncü altı yıllık döneminin gündeminde özellikle siyasi ve ekonomik konular olmak üzere pek çok zorluk yer alıyor. Kahire Üniversitesi’nden Siyaset Bilimci Prof. Dr. Tarık Fehmi, “Benim tahminime göre Cumhurbaşkanı Sisi'nin üçüncü döneminde karşılaşacağı en önemli zorluk, tüm stratejik seviyelerdeki güvenlik ve stratejik zorluklardır. Bu zorluklar mevcut bazı politikaların gözden geçirilmesini ve önceliklerin belirlenmesini içeren ekonomik gerçekliğe yöneliktir.” değerlendirmesinde bulundu.

Fehmi Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Mısır ulusal diyaloğu cumhurbaşkanının öncelikleri arasında yer alıyor. Sisi seçim zaferinin ardından yaptığı konuşmada buna işaret etti. Sisi, ulusal diyaloğu sürdürme sözü verdi. Bu nedenle de bu konuda bir taahhüt var. Bu, zorlukların bir parçası ve gerçekten önemli bir konu. Çünkü diyaloğu başlatan cumhurbaşkanı idi.”

Sisi pazartesi günü Mısır'ın "ulusal diyaloğunu" "daha etkili ve pratik bir şekilde" tamamlama sözü verdi. Geçtiğimiz Eylül ayında Ulusal Diyalog Mütevelli Heyeti, Sisi'nin daveti üzerine geçtiğimiz Mayıs ayında başlayan oturumlarının cumhurbaşkanlığı seçimleri sonuna kadar askıya alındığını açıklamıştı. Konsey o dönemde yaptığı açıklamada, bu kararın “Ulusal Diyaloğa katılan tüm kesimlerin seçim sürecine 'tam özgürlükle' katkıda bulunmaları için (olumlu ve uygun) bir ortam sağlamak amacıyla alındığını” ifade etmişti.

grh56u
Mısır Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki rakipleriyle el sıkışıyor (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısırlı ekonomi uzmanı, Arap Devletleri Ekonomik Kalkınma İşleri Birliği'nin Arap İşgücü Sisteminde Sosyal  Kalkınma  Arap  Birliği  Başkan  Yardımcısı  Eşref  Garab  ise  önümüzdeki  dönemde cumhurbaşkanının masasında ekonomik, sosyal, güvenlik ve siyasi birçok dosyanın olduğuna inanıyor. Şarku'l Avsat'a konuşan Garab şu açıklamayı yaptı: “Ekonomi dosyası, başta tarımsal projeler olmak üzere ulusal projeleri tamamlamak; gıda ve stratejik mallarda kendi kendine yeterliliği sağlamak, ithalat hacmini azaltmak ve endüstriyel projeleri ortaya koymak gibi hedefleri kapsıyor. Devlet Mülkiyeti Politikası belgesi uyarınca küçük, orta ve mikro işletmelerin desteklenmesinin ve gelişiminin arttırılmasının yanı sıra, özel sektörün devletin ekonomik faaliyetlerine katkısının artırılması ve bu alanda katılım oranının yüzde 65'e yükseltilmesi hedeflenecek. Bu da ihracat oranını ve hacmini artırmaya, ithalat hacmini azaltmaya ve ticaret açığını kapatmaya katkıda bulunacak.”

Garab, "Fiyatları kontrol etmek için piyasa gözetim aygıtını harekete geçirmenin yanı sıra, enflasyon oranını düşürmenin, yerel para biriminin durumunu iyileştirmenin ve döviz kıtlığının giderilmesinin de önemli bir konu olduğuna" dikkat çekti.

Mısır Kamu Seferberliği ve İstatistik Merkezi Ajansı'nın verilerine göre Mısır şehirlerinde tüketici fiyatlarındaki yıllık enflasyon oranı geçen ağustos ayında yüzde 37,4'e ulaşarak, enflasyon oranının yüzde 36,5 olarak kaydedildiği geçen temmuz ayına göre artış kaydetti. Öte yandan Dolar resmi olarak 30,9 Mısır pounduna eşit.

Garab, önümüzdeki dönemde karşılaşılacak en önemli sosyal zorluklardan birinin “Dayanışma ve Onur” programı kapsamında emekli maaşı alanların sayısında artış sağlanması da dahil olmak üzere, Mısır devletinin sağladığı sosyal koruma programlarındaki artışın devam etmesi olduğuna dikkat çekiyor. Garab, “gıda desteğinde devam eden artış ve Mısır'ın tüm valiliklerinde kapsamlı sağlık sigortasının uygulanmasının” vatandaşların üzerlerindeki yükü hafifleteceğini söyledi.

Mısır Temsilciler Meclisi'ndeki (Parlamento) Tecammu Partisi'nin parlamento organı başkanı Milletvekili Atıf Megaveri, “Ekonomik krizin Mısır vatandaşı üzerindeki yükünü hafifletmeye çalışmak, Mısır'ın en önemli sorunudur.” dedi.

Megaveri Şarku'l Avsat'a : “Mısır vatandaşının rahatlaması ve Mısır ekonomisinin tekrar sağlığına kavuşturulması yararına hizmet edecek şekilde bazı hükümet politikalarını değiştirmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Megaveri, Cumhurbaşkanı Sisi'nin de zaferden sonra (Pazartesi) yaptığı konuşmada işaret ettiği gibi, doğu sınırlarında Gazze'de devam eden savaşla ilgili bir zorluk olduğunu belirtti. Megaveri, “Bu, bize empoze edilen bir zorluktur ve Filistinlilerin topraklarından sürülmesini önleyecek daha proaktif tedbirlerle bu sorunla yüzleşmek gerekiyor.” dedi.

Mısır, Gazze Şeridi'nde ateşkesin yeniden tesisi için yoğun çabalarını sürdürüyor. Kahire, Şerid'de kapsamlı bir ateşkesin yapılmasını hedefliyor. Mısır, "Filistinlileri kendi toprakları içinde veya dışında zorla yerinden etmeye yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiğini" defalarca vurguladı.

Mısırlı parlamenterler Cumhurbaşkanı Sisi'nin üçüncü döneminde karşı karşıya olduğu görevler arasında "Ulusal Diyalog oturumlarını tamamlamak ve sonuçlarını kabul etmek" olduğunu söylüyorlar.



İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

İran ile yaşanan gerilimler ve Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmaz ortamında, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında, önümüzdeki çarşamba gününe ertelenen ve büyük bir merakla beklenen bir görüşme planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, yapılması planlanan görüşmenin, Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmazın aşılması karşılığında İran'a yönelik baskının artırılması konusunda pazarlık içerebileceği ihtimalini göz ardı etmiyorlar.

Amerikan haber sitesi Axios'a göre 19 Şubat'ta yapılması planlanan ve ikinci aşamayı ilerletmesi beklenen Gazze "Barış Konseyi" toplantısı öncesinde, Netanyahu'nun ofisi, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelmesinin beklendiğini belirtti. Açıklamada ayrıca, "İran ile yapılacak herhangi bir müzakerenin, balistik füzelerin sınırlandırılmasını ve bölgedeki İran'ın vekillerine verilen desteğin durdurulmasını içermesi gerektiğine inanılıyor" denildi.

Çarşamba günü yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump'ın Ocak 2025'te göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ve Trump arasında gerçekleşecek yedinci görüşme olacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan, Netanyahu'nun "Barış Konseyi" toplantısından önce Washington'a yaptığı ziyaretin zamanlamasının, "özellikle İran ve Gazze konularında, Washington ve Tel Aviv arasında çoğu noktada varılan anlaşma çerçevesinde" pozisyonların koordinasyonunu yansıttığına inanıyor.

Hassan, özellikle Washington'un "İran'a yapılacak bir saldırının kendi çıkarlarına daha büyük zarar vereceğinin farkına vardığı ve bunun Netanyahu için kabul edilemez göründüğü" göz önüne alındığında, iki konunun geleceğiyle ilgili "uzlaşma" olasılığına işaret etti.  

Filistinli siyasi analist Ayman al-Raqab, "uzlaşmanın mümkün olduğunu" ve Trump'ın "İran ve Gazze'nin birbirine bağlı meseleleri konusunda bir koordinasyon sağlamak isteyebileceğini ve birçok Amerikalı elçiyle, en son Steve Wittkoff ile görüşen ve başta uluslararası istikrar gücü, Hamas'ın silahsızlandırılması, yeniden yapılanma ve İsrail'in çekilmesi olmak üzere çetrefilli konuları ele alan Netanyahu ile meseleleri sonuçlandırmak isteyebileceğini" değerlendiriyor.

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ise dün Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis ile yaptığı telefon görüşmesinde, "ABD başkanının planının ikinci aşamasının gereklerini yerine getirmek için çalışmanın gerekliliğini" vurgulayarak, "Mısır'ın Barış Konseyi'ne desteğini" belirtti.

Abdulati, "Mısır'ın Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi'nin çalışmalarına tam desteğini" yineleyerek, bunun nüfusun günlük işlerini yönetmeyi amaçlayan ve Filistin Yönetimi'nin Şeritteki tüm sorumluluklarını yeniden üstlenmesinin yolunu açan geçici bir çerçeve olduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı, "ateşkesi izlemek, Gazze Şeridi'ne insani yardım ve kurtarma desteği sağlamaya devam etmek ve erken toparlanma ile yeniden yapılanmanın yolunu açmak için uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasının acil gerekliliğini" vurguladı.

Hassan, "Mısır, Gazze anlaşmasının tam olarak uygulanmasına bağlıdır ve gerek Barış Konseyi ve ona katılımı yoluyla gerekse uluslararası ortaklarla yapılan görüşmeler ve toplantılar yoluyla bu sürecin tamamlanmasını desteklemek için her cephede çalışmaktadır" dedi. Al-Raqab, Gazze anlaşmasının kalan konularının "barış sürecinin ilerlemesi için son derece önemli" olduğunu belirterek, İsrail'in "anlaşmada ilerlemenin önüne çok sayıda engel koyduğunu ve Trump ile Netanyahu arasındaki görüşmenin bu konuda çok önemli olacağını" ifade etti.


Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.