Burhan ve Hamideti’nin yakında bir araya gelmesi ve ateşkesin sağlanması bekleniyor

Sudan ordusu, HDK'nın bir yandan Sudanlıların yerinden edilmeye devam ettiği Sennar eyaletine doğru ilerleyişini püskürtmeye çalışıyor

Sudan Ordu Komutanı Abdulfettah el-Burhan ve HDK Komutanı Muhammed Hamdan Dagalu (AFP)
Sudan Ordu Komutanı Abdulfettah el-Burhan ve HDK Komutanı Muhammed Hamdan Dagalu (AFP)
TT

Burhan ve Hamideti’nin yakında bir araya gelmesi ve ateşkesin sağlanması bekleniyor

Sudan Ordu Komutanı Abdulfettah el-Burhan ve HDK Komutanı Muhammed Hamdan Dagalu (AFP)
Sudan Ordu Komutanı Abdulfettah el-Burhan ve HDK Komutanı Muhammed Hamdan Dagalu (AFP)

Kaynaklar, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ve ‘Hamideti’ lakabıyla tanınan Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Muhammed Hamdan Dagalu’nun Burhan’ın Kızıldeniz’deki bir kışlada yaptığı konuşmada söylediklerinin ardından önümüzdeki birkaç gün içinde bölge başkentlerinden birinde bir araya gelmelerinin beklendiğini aktardılar. Orgeneral Burhan konuşmasında, yakın bir gelecekte Hamideti ile müzakere masasına oturmayı kabul ettiğini söylemişti.

Orgeneral Burhan, perşembe günü Kızıldeniz’deki bir kışlada yaptığı konuşmada ‘milislerle’ müzakere masasına oturmayı kabul ettiğini, ancak Sudan ordusunu ve halkını küçük düşüren her türlü barış anlaşmasını reddettiğini söyledi. Sudanlı güçlerin bir arada güçlü kalacağını ve Sudan'ın güvenliğinin garantörü olmaya devam edeceğini belirten Burhan, ‘HDK kanseri’ olarak nitelendirdiği mevcut durumdan sorumlu olanlardan ve HDK'nın Vad Medeni şehrini ele geçirme sürecinde ihmali olan herkesten hesap soracağının sözünü verdi.

sxdbv
Sudan Dışişleri Bakan Vekili Ali es-Sadık (AFP)

Öte yandan Elsharq TV gibi haber kanalları tarafından aktarılan haberlere göre Sudan Dışişleri Bakan Vekili Ali es-Sadık, geçtiğimiz hafta Marakeş'te düzenlenen Arap Forumu'nda Cibuti'nin Fas Büyükelçisi aracılığıyla Hükümetler Arası Kalkınma Otoritesi (IGAD) Dönem Başkanı ve Cibuti Başbakanı’na yazılı bir mesaj göndererek Orgeneral Burhan'ın birtakım şartların oluşturulması halinde Hamideti ile bir araya gelmeye hazır olduğunu iletti.

Askeri ve siyasi süreçte bir dönüm noktası

 IGAD, daha önce Burhan ile Hamideti arasında bir görüşme yapılmasını önermiş, ancak öneri Burhan tarafından reddedilmişti. Daha sonra 9 Aralık'ta yapılan olağanüstü IGAD zirvesinde, Burhan ve Hamideti arasında doğrudan görüşme yapma, ateşkes anlaşması imzalama ve anlaşmazlığın çözümü için yeniden müzakere masasına dönme konusunda uzlaşı sağlandığı duyuruldu. Fakat duyuru, Sudan Dışişleri Bakanlığı tarafından reddedildi ve Orgeneral Burhan'ın müzakere masasına dönmeden önce HDK’nın ‘vatandaşların evlerinden ve sivil tesislerden çıkmasını’ şart koştuğu belirtildi.

Burhan-Hamideti görüşmesinin ne zaman yapılacağı açıklanmadı. Ancak görüşmenin önümüzdeki birkaç gün içinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Böylece Sudan'da askeri ve siyasi olarak bir dönüm noktası olması bekleniyor.

sc
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken (DPA)

Diğer taraftan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Burhan ile Hamideti görüşmesinin gerçekleşmesine yönelik çabalara katkıda bulunduğu açıkladı. Blinken, görüşmenin önünü açan uzlaşının ‘son zamanlarda kaydedilen bir ilerleme’ olduğunu söyledi.

Afrika Birliği (AfB), IGAD ve uluslararası tarafların Sudan'daki çatışmaların sona erdirecek bir anlaşma imzalanmasını sağlamayı amaçlayan diplomatik çabaları sürüyor.

Sudan’da doğu eyaletlerine doğru yerinden edilmeler sürüyor

Öte yandan, cumartesi günü, Sudan’ın güneydoğusunda yer alan Sennar eyaleti komşu olan El Cezire eyaletinin güney köylerinde Sudan ordusu ile HDK arasında çatışmalar yaşandı. El Cezire eyaletinin yönetim şehri Vad Medeni sakinleri ülkenin doğu eyaletlerine doğru yerinden edilmeye devam ederken Ordu, HDK'nın Sennar eyaletine yönelik saldırısını püskürtmeye çalışıyor. Londra merkezli Arap Dünyası Haber Ajansı’nın (AWP) El Cezire eyaletinin güneyindeki yerel kaynaklardan aktardığına göre ordunun HDK'nın Sennar eyaletine doğru ilerleyişini püskürtmeyi amaçlayan askeri adımları çerçevesinde eyalete komşu olan Hac Abdullah ve Vad el-Haddad köylerinde ordu ile HDK arasında çatışmalar çıktı. AWP, bölgeye top mermilerinin düştüğünü ve ülkenin en büyük şeker fabrikalarından biri olan Sennar Şeker Fabrikası'nın hasar gördüğünü bildirdi. AWP, Vad Medeni kentinden yerinden edilen bölge sakinlerini kabul eden güney köylerinin sakinleri, çatışmaların bölgelerine sıçraması üzerine bölgeyi terk etmeye hazırlanıyorlar.

AWP’nin aktardığı görgü tanıklarının ifadelerine göre HDK, dün gece Vad Medeni-Sennar otoyolunda konuşlanmaya ve ilerlemeye başladı. Bunun üzerine orduya ait savaş uçakları, HDK'nın Sennar eyaletine ilerlemesini engellemek amacıyla hava saldırıları düzenledi. Görgü tanıkları, Vad Medeni ve El Cezire eyaletinin köylerinden ülkenin güneydoğusundaki Sennar eyaleti ve ülkenin doğusundaki Gadarif, Kassala ve Port Sudan eyaletlerine doğru yerinden edilmelerin devam ettiğini de eklediler.

svd
Binlerce Sudanlı El Cezire eyaletinde yeniden başlayan çatışmalar nedeniyle Vad Medeni'den kaçmak zorunda kaldı (AFP)

HDK, geçtiğimiz salı günü ordunun 5 gün süren çatışmalardan sonra El Cezire eyaletinin yönetim şehri Vad Medeni’den çekildiğini duyurmasının ardından şehrin kontrolünü ele geçirdiğini açıklamıştı. HDK, Hartum'un güneyinde yer alan Cebel Evliya (Evliya Dağı) bölgesine komşu olan sınır şehri el-Kuteyne’nin kontrolünü ele geçirdikten sonra kuzeyden El Cezire eyaletinin diğer şehirlerine doğru ilerleyişini sürdürüyor.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.