Suriye’de 2023: Arap Birliği’ne dönüş ve ABD- İran çatışmasının arenası

Para biriminin yüzde 100 devalüasyonu, protestoları yeniden sokaklara taşıdı.

Süveyda şehrinde, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’e karşı protesto düzenlendi. (Reuters)
Süveyda şehrinde, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’e karşı protesto düzenlendi. (Reuters)
TT

Suriye’de 2023: Arap Birliği’ne dönüş ve ABD- İran çatışmasının arenası

Süveyda şehrinde, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’e karşı protesto düzenlendi. (Reuters)
Süveyda şehrinde, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’e karşı protesto düzenlendi. (Reuters)

Suriye’nin 12 yıllık bir aradan sonra 2023’te Arap Birliği’ndeki yerini yeniden kazanması, ABD- İran çatışmasının arenası haline gelen ülkedeki ekonomik ve güvenlik gerçeklerini değiştirmedi. Aynı şekilde döviz kurunun 2022’ye göre yüzde 100 oranında bozulmasına yol açan ekonomik ve mali krizin etkisi altında kalan Şam’a yönelik yaptırımların kaldırılması için baskı da oluşturmadı. Bu kriz, Süveyda şehrinde geçen ağustos ayından bu yana haftalık olarak devam eden gösterilerle temsil edilen, otoritenin deneyimlediği yeni bir zorluğun itici gücüydü.

Şubat 2023’te Türkiye ile kuzey ve batı Suriye’yi vuran depremin trajedisi yaşandı. Bu deprem, her iki ülkede de on binlerce kişinin ölümüne, ülkenin kuzey ve batısında rejim ve muhalefetin kontrolündeki bölgelerde büyük yıkıma yol açtı. Ağırlıklı olarak Arap coğrafyasından Suriye’ye yardım akışı oldu. Arap yaklaşımında, Suriye’nin Arap Birliği’ndeki koltuğunu yeniden kazanmasıyla sonuçlanan bir değişiklik yaşandı. Öyle ki Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed, Suudi Arabistan’ın Cidde şehrinde düzenlenen zirveye katıldı. Kendisi, zirvenin, savaş ve yıkım yerine bölgede barış, kalkınma ve refah için aralarındaki dayanışmaya yönelik Arap eyleminin yeni bir aşamasının başlangıcını oluşturacağını umuyordu. Bu gelişmeyi ise ‘işleri en az miktarda dış müdahaleyle yeniden düzenlemek için tarihi bir fırsat’ olarak değerlendirdi.

Ancak Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre sorunlu konuların ‘adım adım’ çözümü politikasıyla ifade edilen çözüm koşulları, nihai kararlarda ifade edilen Arap vizyonuna uygun bir değişime doğru ilerlemedi. Burada Arap liderler, iltica, terörizm ve uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili etki ve yansımaları ele almak için ortak Arap işbirliğini güçlendirme yönündeki anlayışlarını ve Suriye krizinin kademeli olarak çözülmesi için pratik ve etkili adımların atılmasının gerekliliğini dile getirdi.

Ancak gerçekte mülteci dosyasında herhangi bir değişiklik olmadı. Temmuz 2023’te iki ülke arasındaki sınır ötesi kaçakçılıkla mücadele etmek üzere Ürdünlü yetkililerin Suriyeli yetkililerle yaptığı güvenlik toplantısına rağmen Ürdün üzerinden Suriye’den Arap ülkelerine uyuşturucu kaçakçılığı durmadı. Ülke, aralık ayında ardı arında dört gün boyunca dört vaka da dahil olmak üzere onlarca kaçakçılık girişimine tanık oldu. Ürdünlü yetkililer, kaçakçılık girişimlerinin insansız hava araçları kullanılarak organize hale geldiğini ve silahlı gruplar tarafından korunduğunu, bunun da Ürdün’ün bunları engellemek için birkaç kez hava kuvvetini kullanmasına yol açtığını belirtti.

Güvenlik dosyasında da köklü bir değişiklik yaşanmadı. DEAŞ, faaliyetlerini sürdürerek, Suriye hükümet güçlerine ve sivillere yönelik saldırılar düzenledi. Aynı şekilde bir yanda hükümet güçleri, diğer yanda kuzeydeki muhalif gruplar arasındaki karşılıklı grev ve saldırıların yanı sıra DEAŞ, şubat ve nisan aylarında trüf mantarı toplayıcılarına yönelik saldırılarına da devam etti. Humus şehrindeki Harp Okulu subaylarının 5 Ekim’de düzenlenen mezuniyet töreni, bomba yüklü insan hava araçlarıyla düzenlenen bir saldırıya maruz kaldı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne (SOHR) göre olayda, en az 100 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi de yaralandı.

Aynı zamanda sabit üslerde ikamet eden ve net bir coğrafyayı kontrol eden ülkede en azından 2020’den bu yana güç birliği düzeyinde ve yabancı güçlerin uzaklaştırılmasında bir değişiklik yaşanmadı. Hizbullah ve İran bağlantılı milisler, varlıklarını sürdürerek ülkeyi 2023’te artan İsrail saldırılarına açtı. Bu kriz, İsrail’in saldırılarının Şam ve Halep havalimanlarını iki ay boyunca tamamen hizmet dışı bırakmasıyla Gazze Savaşı’na denk gelen dönemde iyice derinleşti.

Gazze savaşı Suriye’yi, İran’ın silahları aracılığıyla ve doğrudan ABD arasında bir vekalet çatışmasının arenasına dönüştürdü. Doğu ve kuzeydoğu Suriye’de İran’la bağlantılı milislerin doğu Suriye’deki Amerikan üslerine saldırı düzenledikleri yönünde defalarca açıklamalar yapıldı. ABD güçleri, ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) İran’a bağlı Devrim Muhafızları’nı hedef aldığını açıkladığı saldırılara ek olarak, bu milislere ait hedefleri vurarak karşılık verdi.

Siyasi çözüm sorunundaki durgunluğun da eşlik ettiği bu güvenlik gerçeği, ülkedeki ekonomik gerçekliğe de yansıdı ve döviz kuru, 11 ay içinde yüzde 100’e varan düşüş kaydetti. Suriye lirası, ocak ayında dolar başına yaklaşık 6 bin 600 lira, Aralık ayında ise 12 bin 600 lira olarak kaydedildi. Ayrıca hükümetin döviz kurunu sıfırlamak için Merkez Bankası aracılığıyla müdahale etmesi ve önlem almasıyla ekim ayında karaborsaya düşerek yaklaşık 14 bin liraya düştü.

Yaşam koşullarının kötüleşmesi ve ekonomik kriz, ülkeyi hızlı bir şekilde, 10 Ağustos’tan itibaren protestoların yeniden patlak vermesiyle gözler önüne serilen yeni bir zorlukla karşı karşıya bıraktı. Protestolar, ilk olarak 17 Ağustos’ta Süveyda’da yoğunlaştı ve yaşamsal boyutu aşan bir ateş topuna dönüştü. Bu ayın sonundaki Süveyda protestoları, ilk kez Suriye devriminin bayraklarının göndere çekilmesine sahne oldu ve Dera’ya kadar genişledi. İlk vilayetteki eylemciler, rejimin ayrılması, tutukluların serbest bırakılması ve Birleşmiş Milletler’in (BM) 2254 sayılı kararının uygulanması çağrısı yaptı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı düzeyinde ise Esed’in yurt dışı gezilerinin kapsamını genişletmesi açısından büyük bir değişim yaşandı. Suudi Arabistan Krallığı’ndaki Cidde Zirvesi’ne katıldıktan sonra Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) resmi bir ziyaret, ardından Moskova’ya bir ziyaret daha gerçekleştirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le bir araya geldi ve 22 Eylül’de Pekin’e yaptığı resmi ziyaret sırasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüştü. Çin’in Bir Kuşak Bir Yol girişimi kapsamında Çin ile altyapı alanında stratejik ortaklığa imza attı.



İsrail, Lübnan'da 4 askerinin öldüğünü açıkladı... Hizbullah ise saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)
İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da 4 askerinin öldüğünü açıkladı... Hizbullah ise saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)
İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)

İsrail, bu sabah erken saatlerde Lübnan'daki saldırısı sırasında dört askerin daha öldürüldüğünü bildirirken, “Hizbullah” ise Lübnan'ın güneyinde bir “Merkava” tankını, Miskav Am yerleşimindeki bir askeri kontrol noktasını ve Ma'alot-Tarshiha yerleşimindeki hava savunma sistemini hedef aldığını duyurdu.

“Associated Press”in (AP) haberine göre Lübnan'a yönelik son savaşta hayatını kaybeden İsrailli askerlerin toplam sayısı 10'a yükseldi.

İsrail ordusu, hepsi yirmili yaşlarında olan üç askerin ismini açıkladı ve “bir askerin daha hayatını kaybettiğini” belirtti, ancak isminin yayınlanmasına henüz izin verilmedi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre olayda bir askerin ağır, bir diğerinin ise hafif yaralandığı belirtildi.

İsrail ordusu olayla ilgili daha fazla ayrıntı açıklamadı.

Lübnan'da ise İsrail savaş uçakları şafak vakti güneydeki Kifra kasabasında bir evi bombalarken, resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre İsrail'in aralıklı topçu ateşi Serbin Vadisi ve Beyt Lif'in çevresini hedef aldı.

Buna karşılık, “Hizbullah” üç açıklamada, “İslami direnişin, Güney Lübnan'daki el-Kantara el-Tayyibe kasabası yolundaki bir Merkava tankını, Miskav Am yerleşimindeki bir askeri kontrol noktasını ve Ma'alot-Tarshiha yerleşimindeki hava savunma sistemini hedef aldığını” duyurdu.

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde kara kuvvetleriyle ilerlemeye devam ederken, İsrail de “Hizbullah”a ait altyapılara yönelik saldırılarını sürdürüyor.


İsrail, Lübnan'ın güneyinde ‘ateş gücüyle kontrolünün’ kapsamını genişletiyor

İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)
İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyinde ‘ateş gücüyle kontrolünün’ kapsamını genişletiyor

İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)
İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)

Lübnan'ın güneyindeki çatışmanın niteliği, doğrudan kara ilerlemesi savaşından, hakim ‘coğrafi tepeler’ üzerinde kontrol sağlamak için yapılan bir yarışa dönüştü. İsrail, yüksek rakımlı bölgeler ve geçiş eksenleri üzerinde ateş gücü üstünlüğü sağlamaya çalışırken, İsrail, ikmal hatlarını kesmek ve savaş alanlarını izole etmek amacıyla geniş bir askeri manevra ile sahada yaygın bir varlık göstermeye çalışıyor; ancak şimdiye kadar hiçbir eksende tam bir sonuç alınamadı.

İsrail’in geleneksel çatışma kurallarını aşarak, Lübnan'ın güneyindeki saldırıları doğrudan askeri hedeflerin ötesine geçti ve uluslararası hukuka göre tarafsız olması gereken kurumları vurmaya başladı. Bu kurumlar arasında sağlık görevlileri ve gazeteciler ile savaşa katılmayan Lübnan Ordusu ve UNIFIL güçleri de yer alıyor.

Lübnan Ordu komutanlığı dün, İsrail’in, el-Amiriye beldesinde, el-Kuleyle-Sur yolu üzerindeki bir ordu kontrol noktasına saldırı düzenlediğini ve bunun sonucunda bir askerin şehit olduğunu ve diğerlerinin yaralandığını açıkladı. UNIFIL'den yapılan açıklamaya göre ise UNIFIL güçleri son 24 saat içinde iki kez İsrail'in hedefi oldu. Bu saldırılar sırasında bir barış gücü askeri öldü, bir diğeri ise ağır yaralandı.

 UNIFIL'den yapılan açıklamaya göre, UNIFIL güçleri 24 saat içinde iki kez İsrail'in hedefi oldu ve “bir barış gücü askeri öldürüldü, bir diğeri ise ağır yaralandı.”


Irak: Bazı güvenlik liderleri görevden alınarak gözaltına alındı

Şehit Muhammed Ala Hava Üssü'nde imha edilen uçak (Irak Savunma Bakanlığı)
Şehit Muhammed Ala Hava Üssü'nde imha edilen uçak (Irak Savunma Bakanlığı)
TT

Irak: Bazı güvenlik liderleri görevden alınarak gözaltına alındı

Şehit Muhammed Ala Hava Üssü'nde imha edilen uçak (Irak Savunma Bakanlığı)
Şehit Muhammed Ala Hava Üssü'nde imha edilen uçak (Irak Savunma Bakanlığı)

Irak İçişleri Bakanı Abdülemir el-Şemmari dün, Bağdat havaalanında bir Irak askeri uçağının İran yanlısı gruplar tarafından atılan füzelerle imha edilmesinin ardından, havaalanına yaklaşık 60 kilometre uzaklıktaki Medain bölgesindeki bazı güvenlik liderleri hakkında kapsamlı soruşturma başlatılması ve güvenlik yetkililerinin derhal görevden alınarak gözaltına alınması emrini verdi.

El-Şemmari, kendilerine verilen güvenlik görevlerini yerine getirmedikleri gerekçesiyle, Medain polis departmanı müdürü, istihbarat departmanı müdürü ve Federal Polis dördüncü tugayının ikinci alay komutanının derhal görevden alınmasını ve haklarında soruşturma başlatılana kadar gözaltında tutulmalarını emretti.

Irak Savunma Bakanlığı, Bağdat Havaalanı'nda bulunan ve ABD Büyükelçiliği'ne bağlı bir diplomatik destek merkezinin de yer aldığı askeri üsse füze saldırısı düzenlendiğini ve bu saldırı sonucunda bir Irak Hava Kuvvetleri uçağının imha edildiğini duyurdu.