Netanyahu, Gazze Şeridi’ndeki savaşın devam edeceğine dair söz verdi

İsrail ve Filistinli grupların Mısır’ın önerisi konusunda çekinceleri var

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde ordu komutanları ve askerlere güvenlik brifingi alırken (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde ordu komutanları ve askerlere güvenlik brifingi alırken (AP)
TT

Netanyahu, Gazze Şeridi’ndeki savaşın devam edeceğine dair söz verdi

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde ordu komutanları ve askerlere güvenlik brifingi alırken (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde ordu komutanları ve askerlere güvenlik brifingi alırken (AP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi’ndeki savaşın devam edeceğine dair söz verdi.

Gazze Şeridi’nin kuzeyinde ziyaret ettiği İsrailli subay ve askerlere hitap eden Netanyahu, “Mücadeleyi bırakmayacağız. Savaş sonuna kadar, Hamas ortadan kaldırılıncaya kadar devam edecek” dedi.

Netanyahu daha sonra, Gazze’de kuşatma altındaki bölgeye yaptığı gezinin ardından Likud Partisi bloğunun Knesset’teki toplantısında şunları söyledi:

“Şu anda Gazze’den dönüyorum ve orada yedek tugayla görüştüm. Hepsi benden tek bir şey istedi: Durmamak ve sonuna kadar ilerlemek. Gazeteler ve televizyonlarda duracağımızı söylüyorlar. Daha önce de bir grup rehinenin serbest bırakılmasından sonra duracağımızı söylemişlerdi ama biz durmadık. Bu yüzden durmayacağız ve mücadeleye devam edeceğiz. Uzun bir mücadele olacak ve sona yaklaşmış değiliz. Uzun bir nefese, birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olacak.”

Netanyahu bu konuşmayı, İsrail Savaş Konseyi’nin Mısır’ın Gazze Şeridi’ndeki savaşı durdurma yönündeki önerisini tartışmak üzere toplanmasına saatler kala yaptı.

İsrailli yetkililerin sızdırdığına göre, Tel Aviv, Mısır’ın rehinelerle ilgili teklifinin ilk aşamalarını kabul ediyor, ancak sonraki aşamalar ateşkes taahhüdünü içerdiği için ‘sorunlu’ olarak değerlendiriliyor.

Mısır, İsrail’in tutukluları serbest bırakması karşılığında, insani ateşkes ve Hamas’ın kadın askerler ile cesetleri serbest bırakacağı bir öneri sundu.

Üçüncü aşama, Filistinli tutukluların serbest bırakılması karşılığında, Hamas’ın İsrailli erkek ve askerleri serbest bırakmasını, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nden çekilmesini ve kalıcı ateşkesin ardından Gazze’nin işlerini yönetecek bir Filistin otoritesinin kurulmasını içeriyor.

İsrail, Mısır’ın önerisinin önemini takdir ettiğini vurgulasa da Netanyahu’nun ifadeleri bu önerinin reddedildiğini açıkça gösteriyor.

Üst düzey bir yetkili, önerinin önemli olduğunu söyleyerek, “Çünkü Mısır’ın Hamas üzerinde büyük etkisi var ve Mısırlılar müzakerelerin yeniden başlatılması çabalarını ne kadar kontrol ederse, başarı şansları da o kadar yüksek olur” diye ekledi.

FOTO: Gazze Şeridi’ndeki Bureyc Mülteci Kampı ve Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yaşayanlar, pazartesi günü İsrail’in kamplardaki askeri operasyonların artırılacağı yönündeki uyarısının ardından tahliye edildi (EPA)
Gazze Şeridi’ndeki Bureyc Mülteci Kampı ve Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yaşayanlar, pazartesi günü İsrail’in kamplardaki askeri operasyonların artırılacağı yönündeki uyarısının ardından tahliye edildi (EPA)

İsrail merkezli Kanal 13, İsrail’de hiçbir şekilde fikir birliğine varılmadığını ve kalıcı ateşkesten bahseden aşamalara uymaya şu anda hazır olunmadığını bildirdi.

İsrailli bir yetkili, Axios’a yaptığı açıklamada, “Hamas’ın Mısır girişimine dair tutumuna ilişkin görülen herhangi bir gösterge yok” dedi.

Reuters’a konuşan Mısırlı kaynaklar, Hamas ve İslami Cihad hareketlerinin, Mısır’ın kalıcı ateşkes karşılığında Gazze Şeridi’nin kontrolünden vazgeçme teklifini reddettiğini söyledi.

Yakın zamanda Kahire’yi ziyaret eden bir Hamas lideri, Reuters’a verdiği demeçte, hareketin kalıcı ateşkesi desteklediğini ve ancak ‘savaşın bitmesinden sonra’ takas anlaşmalarına varmayı tartışmaya hazır olduğunu söyledi.

Mısır’ın önerisi, her iki hareketin liderlerinin peşine düşülmemesi taahhüdünü içermesine ve Gazze Şeridi’nde seçim yapılmasını da içermesine rağmen reddedildi.

Hamas ve İslami Cihad hareketlerinden iki heyet, Mısır’ın önerisini görüşmek üzere Kahire’yi ziyaret etti.

Geçtiğimiz çarşamba günü Kahire’ye giden Hamas heyetine, hareketin siyasi büro başkanı İsmail Heniyye başkanlık etti.

İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ziyad Nehale ise pazar günü giden hareket heyetine başkanlık etti.

FOTO: Dün Gazze merkezindeki bir hastanenin önünde, İsrail’in hava saldırılarında öldürülenlerin cesetlerinin yanında duran insanlar (Reuters)
Dün Gazze merkezindeki bir hastanenin önünde, İsrail’in hava saldırılarında öldürülenlerin cesetlerinin yanında duran insanlar (Reuters)

Hamas, Mısır’ın önerisi hakkında bir yorum yapmadı.

Hamas Siyasi Büro Üyesi İzzet El-Rişk, konuya ilişkin açıklamasında şunları söyledi:

“Hamas’ın, Reuters’ın Mısır güvenlik kaynaklarına atfedilen yayınladığı haber hakkında hiçbir bilgisi yok. Saldırılara kapsamlı bir şekilde son verilmeden hiçbir müzakerenin mümkün olmayacağını yineliyoruz. Hareketin liderliği, tüm gücüyle halkımıza yönelik saldırıları ve katliamları geçici olarak değil tamamen durdurmaya çalışıyor. Halkımız saldırıların durdurulmasını istiyor, geçici bir ateşkes ya da kısa süreli kısmi bir ateşkes beklemiyor. Çünkü bu geçici ateşkesten sonra saldırı ve terörizm devam edecek.”

İsrail, savaşı durdurmanın yanı sıra aynı zamanda savaştan sonra Gazze Şeridi’nde ne Hamas ne de El Fetih olmak üzere herhangi bir Filistin otoritesinin varlığını reddediyor. Bu yaklaşım, ABD ve uluslararası toplumla sorunlar yaratıyor.

İsrail, Gazze Şeridi’ndeki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan bir anlaşmanın parçası olarak, Hamas liderliğini yurtdışına sürgün etme olasılığını değerlendiriyor.

Konuyla ilgili devam eden görüşmelerin ayrıntılarını bilen bir kaynak, şu aşamada masada somut bir teklifin bulunmadığını söyledi.

Söz konusu kaynak, bu ihtimalin, savaş kabinesinin belirlediği ‘Hamas’ın siyasi ve askeri yeteneklerini ortadan kaldırma hedefine ters düşmediği sürece tartışıldığını bildirdi.

Başka bir kaynak da Hamas liderliğinin yurtdışına sürgün edilmesinin, İsrail’in savaş hedefleriyle çelişmediğini söyledi.

Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Hamas’ın Gazze’deki lideri Yahya Sinvar ve İzzeddin el-Kassam Tugayları Komutanı Muhammed ed-Dayf konusunda tek çözüm olduğunu vurgulayarak, “Bu onların öldürülmesidir, sınır dışı etmek ya da müzakere yapmak değil” diye ekledi.

FOTO: İsrail askerleri dün İsrail ile Gazze sınırı yakınında askeri bir araçta (Reuters)
İsrail askerleri dün İsrail ile Gazze sınırı yakınında askeri bir araçta (Reuters)

80. gün

Öneriler sunulurken, müzakereler yapılırken, müzakere masasında yoğun çaba sarf edilirken, sahadaki savaş 80. gününde de tüm hızıyla devam ediyor.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, savaşın devam ettiğini, askeri planlara göre ilerlediğini, Hamas’ın siyasi ve askeri sistemini parçalama ve kaçırılan insanları evlerine geri getirme hedeflerine doğru ilerlediğini açıkladı.

Adraee, açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü:

“Güçlerimiz Han Yunus, Beyt Lahia ve Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerinde çok sayıda teröristi yok etmeye devam ediyor. Çok sayıda kişiyi ortadan kaldırıyoruz. Şu ana kadar binlerce kişi ortadan kaldırıldı ve devam edeceğiz.”

İsrail ordusu, Hamas hareketinin kuzey karargahı olarak hizmet veren stratejik bir tünel ağını yok ettiğini duyurmasından bir gün sonra, Hamas saflarında birçok lider ve unsurun öldürüldüğünü, tünellere, evlere ve askeri bölgelere baskın düzenlediğini açıkladı.

İzzeddin el Kassam Tugayları ise Gazze’deki İsrail askerlerinin ve yerleşim bölgelerinin hedef alındığını bildirdi.

Açıklamada, Gazze Şeridi’nin merkezindeki Cuhr el-Dik bölgesindeki bir evde saklanan 10 askerden oluşan özel bir kuvvetin, güçlendirilmiş TBG füzesiyle hedef alındığı bilgisi yer aldı.

İsrail ordusunda 500 ölü

İsrail ordusunun açıklamasına göre, kara operasyonunun başlangıcından bu yana 156 asker öldü.

Gazze’ye yönelik başladığı 7 Ekim’den bu yana ise ölü sayısı 500’e yaklaştı.

İsrail, Gazze Şeridi’nin güneyinde bulunan Han Yunus’un doğusundaki Avrupa Hastanesi çevresini, Bureyc Mülteci Kampı, Nuseyrat Mülteci Kampı ve Maghazi Mülteci Kampı’ndaki evler ile Gazze Şeridi’nin güneyindeki Beni Süheyl bölgesini hedef alan saldırıda onlarca Filistinliyi öldürdü.

Gazze Şeridi Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre, İsrail güçleri, kitlesel infazlar, katliamlar, soykırım, Filistinlilerin sağlık hizmetlerinden yoksun bırakılması ve yerinden edilenlere yönelik insani imkanların eksikliği de dahil olmak üzere saldırganlığını çeşitli biçimlerde artırdı.

Bakanlık, İsrail’in saldırıları sonucu 7 Ekim’den bu yana 20 bin 674 kişinin öldüğünü ve 54 bin 536 kişinin de yaralandığını bildirdi.



Gazze anlaşması... Kahire görüşmelerindeki çekincelerin ardından arabulucuların elinde ‘sınırlı fırsatlar’

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşması... Kahire görüşmelerindeki çekincelerin ardından arabulucuların elinde ‘sınırlı fırsatlar’

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler (AFP)

Hamas’ın Kahire’de yapılan görüşmelerde silahsızlanma sürecine ilişkin çekinceler dile getirdiği, İsrail’in ise bu sürecin önce uygulanması şartıyla geri çekilme konusunda taviz vermeme tutumunu sürdürdüğü bildirildi. Taraflar arasındaki ateşkes anlaşmasının, geçtiğimiz şubat ayı sonunda İran savaşıyla birlikte sekteye uğradığı belirtiliyor.

Hamas’ın çekinceleri, Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar tarafından doğrulandı. Uzmanlara göre bu durum, hem Hamas’ın hem de İsrail’in zaman kazanmaya yöneldiğine ve anlaşma maddelerini uygulama ya da silahsızlanma ve geri çekilme süreçlerine başlama konusunda isteksiz olduklarına işaret ediyor. Bu değerlendirmelerde, İsrail’de seçim yılı olması ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun oy kazanma hedefinin etkili olduğu ifade ediliyor.

Uzmanlar, arabulucuların anlaşmayı yeniden canlandırma konusunda sınırlı fırsata sahip olduğunu belirtiyor. Bu çerçevede üç olası senaryo öne çıkıyor: mevcut durumun devam etmesi, İsrail’in askeri tırmanışa gitmesi ya da uluslararası istikrar güçleri ve polis unsurlarının devreye sokulmasıyla Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin faaliyete başlaması ve sahada değişiklikler yapılarak tarafların anlaşma şartlarına uymaya zorlanması.

Sıkışmış müzakereler

Kahire’de yürütülen müzakerelerin de çıkmaza girdiği bildirildi. Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre, Hamas ve diğer Filistinli gruplar, kendilerinden herhangi bir taahhüt talep edilmeden önce İsrail’in ateşkes anlaşmasının ilk aşamasındaki yükümlülüklerini (insani yardım faaliyetleri ve bölgeye yardım tırlarının girişini) yerine getirmesi gerektiğini savunuyor. Buna karşılık İsrail ve ABD, anlaşmanın ikinci aşamasının en kritik maddesi olan ‘silahsızlanma’ sürecine derhal geçilmesi yönünde baskı yapıyor.

Aynı kaynaklara göre, Hamas müzakere heyeti başkanı Halil el-Hayye ile ABD’li diplomat Aryeh Lightstone arasında Kahire’de gerçekleşen görüşmeden somut bir sonuç çıkmadı.

The Jerusalem Post gazetesinin perşembe günü yayımladığı habere göre Hamas, Kahire toplantılarında ABD öncülüğündeki Barış Kurulu tarafından sunulan silahsızlanma planını reddederek üzerinde değişiklik yapılmasını talep etti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise kabine toplantısında yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın yabancı bir koalisyonun Hamas’ı silahsızlandırmada başarılı olamayacağını anladığını belirterek, “Bunu bizim yapmamız gerekecek” ifadesini kullandı. Söz konusu açıklamalar İsrail’in Kanal 14 ve i24NEWS kanalları tarafından da aktarıldı.

Gelişmeleri değerlendiren Filistinli siyaset analisti Abdulmehdi Mutava, Kahire görüşmelerinde özellikle Hamas tarafından dile getirilen çekincelerin, taraflar arasındaki güven eksikliğinden kaynaklandığını ifade etti. Mutava’ya göre, Hamas için silahsızlanma maddesinin uygulanması kolay değil. Ayrıca ABD’nin İran dosyasına odaklanması nedeniyle arabuluculuk sürecine yeterince yoğunlaşmadığı ve bu nedenle İsrail üzerinde henüz ciddi bir baskı oluşmadığı belirtiliyor.

Mutava, İsrail’de yaklaşan seçimler nedeniyle Netanyahu’nun Gazze konusunda herhangi bir taviz vermesinin zor olduğunu da vurguladı. Bu nedenle mevcut tıkanmış durumun Netanyahu açısından siyasi maliyetlerden kaçınma imkânı sunduğunu belirten analist, benzer şekilde Hamas’ın da silahsızlanma konusunda kesin kararlar almaktan kaçınması nedeniyle bu durumdan rahatsızlık duymadığını ifade etti.

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta yerinden edilmiş Filistinliler için kurulan geçici kampta su taşıyan bir kız çocuğu (AFP)Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta yerinden edilmiş Filistinliler için kurulan geçici kampta su taşıyan bir kız çocuğu (AFP)

Filistin ve İsrail konularında uzman siyaset bilimi profesörü Tarık Fehmi, Kahire’de gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında Mısırlı arabulucunun yoğun çabasına rağmen taraflar arasında hâlâ ciddi çekinceler bulunduğunu belirtti. Fehmi’ye göre temel sorun, İsrail’in sahadaki karşı hamlelerinden kaynaklanıyor. İsrail’in Gazze Şeridi’nin derinliklerinde yeni ‘stratejik dayanak noktaları’ oluşturma planı üzerinde çalıştığını ifade eden Fehmi, bu yaklaşımın müzakereleri doğrudan sekteye uğratabileceğini ve bunun bir geri çekilmeden ziyade yeniden konuşlanma anlamına geldiğini vurguladı.

Hamas’ın ise İran-İsrail-ABD hattındaki gelişmelerin sonuçlarını beklediğini belirten Fehmi, İsrail’in Gazze dosyasını daha sonraya bırakma eğiliminde olduğunu söyledi. İsrail’in tüm taraflarla aynı anda karşı karşıya gelmek istemediğini dile getiren Fehmi, sınır kapılarının açılması ve yardım tırlarının girişine izin verilmesini bunun göstergesi olarak değerlendirdi.

Arabulucuların devam eden çabaları

Hamas ve Filistinli gruplardan kaynaklar daha önce Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamalarda, arabulucuların ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında kalan adımların derhal uygulanması için girişimlerde bulunduğunu belirtti. Bu çabaların, ikinci aşamaya ilişkin görüşmelerle eş zamanlı yürütülmesi, İsrail’in ilk aşamadaki yükümlülüklerini tamamlamadan ikinci aşamadan herhangi bir adımın uygulanmaması şartına bağlı olduğu ifade edildi.

Kaynaklardan biri, “Arabulucular, ikinci aşamada özellikle silahsızlanma konusunun kademeli ve ilk aşamanın tamamen uygulanmasına bağlı olacak şekilde ele alınmasını öngören bir formülle taraflar arasındaki farkı kapatmaya çalışıyor” dedi.

Fehmi, mevcut tabloda önemli bir değişiklik beklemediğini belirterek, İsrail’in kapsamlı bir askeri operasyon ya da Gazze Şeridi’ni tamamen işgal etmesinin öngörülmediğini, buna karşılık Hamas’ın kontrol ettiği alanlarda manevra yaparak rolünü yeniden şekillendirmeye çalışacağını ifade etti. Fehmi, özellikle idari yapı, silahlanma ve polis gibi çözümsüz kalan başlıklarda bu sürecin devam edeceğini vurguladı.

Fehmi’ye göre taraflar açısından belirleyici bir sonuç doğurmayan, uzaması muhtemel bir geçiş sürecine girilmiş durumda. Bu süreçte her taraf kendi düzenlemelerini gündeme getirecek, ancak somut bir çözüm ortaya konulamayacak. Bu nedenle Gazze’de mevcut durumun yönetimi, kısa vadede öne çıkan başlık olmaya devam edecek.

Mutava ise tarafların tutumu nedeniyle arabulucuların anlaşmayı yeniden canlandırma şansının sınırlı olduğunu belirtti. Mutava, ilk senaryo olarak mevcut durumun korunacağını, tarafların çekincelerini sürdürerek ciddi bir tırmanış olmadan zaman kazanmaya çalışacağını ifade etti. Buna karşılık, Netanyahu’nun seçim yılı dinamikleri nedeniyle İran ve Lübnan cephelerinden iç politik kazanç elde edememesi halinde çatışmaların yeniden başlayabileceği ihtimaline de dikkat çekti.

Mutava’ya göre üçüncü olası senaryo ise uluslararası güçler ile Filistin polisi unsurlarının sahaya konuşlandırılması ve Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin devreye girerek Hamas ile İsrail’i sahada somut adımlar atmaya zorlayacak yeni bir sürecin başlatılması.


Lübnan, "kırılgan bir ateşkes" ortamında kayıplarını telafi etmeye çalışıyor

 Güney Lübnan'dan yerinden edilmiş insanlar, Litani Nehri'nin güneyine ulaşmak için yıkılmış bir köprüden geçiyor (Reuters)
Güney Lübnan'dan yerinden edilmiş insanlar, Litani Nehri'nin güneyine ulaşmak için yıkılmış bir köprüden geçiyor (Reuters)
TT

Lübnan, "kırılgan bir ateşkes" ortamında kayıplarını telafi etmeye çalışıyor

 Güney Lübnan'dan yerinden edilmiş insanlar, Litani Nehri'nin güneyine ulaşmak için yıkılmış bir köprüden geçiyor (Reuters)
Güney Lübnan'dan yerinden edilmiş insanlar, Litani Nehri'nin güneyine ulaşmak için yıkılmış bir köprüden geçiyor (Reuters)

Lübnan, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinin ardından kayıplarını telafi etmeye başlamıştı; ancak bu kırılgan ateşkes, İsrail'in dün bir kişinin ölümüne yol açan insansız hava aracı (İHA) saldırısıyla ihlal edilmesi ve İsrail ordusuna göre 41'i işgal altındaki 55 kasabayı kapsayan bir tampon bölge oluşturulmasıyla bozuldu. İsrail, sakinlerinin buralara geri dönmesine izin vermedi.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, anlaşmaya varılmasındaki katkılarından dolayı ABD Başkanı Donald Trump ve Suudi Arabistan Krallığı'na teşekkür ederek, "kalıcı anlaşmalar üzerinde çalışma" aşamasına geçildiğini duyurdu. Lübnan halkına hitaben yaptığı konuşmada Avn, "Bugün kendimiz için müzakere ediyor ve kendimiz karar veriyoruz. Artık kimsenin oyununda piyon değiliz, kimsenin savaş arenası da değiliz ve bir daha asla olmayacağız. Aksine, kendi karar alma gücüne sahip, bu gücü yücelten ve bunu halkının yaşamı ve çocuklarının refahı için başka hiçbir şey için değil, söz ve eylemle somutlaştıran bir millet olmaya geri döndük" ifadelerini kullandı.

"Topraklarımı özgürleştirmek, halkımı korumak ve ülkemi kurtarmak için nereye gitmem gerekiyorsa gitmeye hazırım," diyen Avn sözlerine şöyle devam etti: "Size tam bir dürüstlük ve güvenle söylüyorum, bu görüşmeler bir zayıflık işareti, geri çekilme veya taviz değil, aksine hakkımıza olan inancımızın ve halkımız için duyduğumuz endişenin gücünden kaynaklanan bir karardır."

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin Hizbullah'a karşı savaşındaki misyonunun henüz tamamlanmadığını belirterek, "Füze ve insansız hava araçlarının kalan tehditlerine ilişkin almayı planladığımız önlemler var ve bunlara burada değinmeyeceğim" dedi.

Buna karşılık Trump, Tel Aviv'in Lübnan'ı bombalamasını yasakladı ve ülkesinin "Hizbullah'la uygun şekilde ilgileneceğini" ve "İsrail'in Lübnan'ı tekrar bombalamasını engelleyeceğini" çünkü "artık yeter" dedi. Trump,"Lübnan'ı yeniden büyük yapacağına" söz verdi.


Irak başbakan adayı bekliyor

Irak'ta iktidardaki koalisyon yeni bir başbakan seçemiyor (Koordinasyon Çerçevesi web sitesi)
Irak'ta iktidardaki koalisyon yeni bir başbakan seçemiyor (Koordinasyon Çerçevesi web sitesi)
TT

Irak başbakan adayı bekliyor

Irak'ta iktidardaki koalisyon yeni bir başbakan seçemiyor (Koordinasyon Çerçevesi web sitesi)
Irak'ta iktidardaki koalisyon yeni bir başbakan seçemiyor (Koordinasyon Çerçevesi web sitesi)

Artan görüş ayrılıkları ve yeni başbakanın sınırlı bir süre içinde atanması yönündeki anayasal baskılar arasında, gözler bugün Bağdat'ta yapılacak olan "Koordinasyon Çerçevesi" güçlerinin kritik toplantısına çevrildi.

Toplantı, daha önce ertelenmesinin ardından, iktidar koalisyonunun liderlerinden Ammar el-Hekim'in evinde, üç seçenek arasında yaşanan rekabet ortamında gerçekleştiriliyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu seçenekler: Muhammed Şia el-Sudani'nin görev süresinin yenilenmesi, Nuri el-Maliki'nin veya temsilcisinin aday gösterilmesi ya da üçüncü bir isim üzerinde anlaşmaya varılması.

Kaynaklar, güç dengelerinin karmaşıklığına rağmen, bölünmeyi önlemek amacıyla koalisyon liderlerinin üçte ikisinin desteklediği bir adayın seçilmesi için bir formülün değerlendirildiğini belirtiyor. Kaynak, "Koordinasyon Çerçevesi" liderlerinin üçte ikisinin (12 liderden 8'inin) desteğini alan adayın seçilmesini ve geri kalan grupların da bölünmeyi önlemek amacıyla daha sonra karara katılmasını öngören ön bir anlaşmanın görüşüldüğünü ifade etti.