Gazze: Mısır'ın arabuluculuğu çıkar çatışmasıyla yüzleşiyor

Kahire bütünsel bir vizyon oluşturmak için taraflarla istişarelerde bulunuyor.

İsrail bombardımanından kaçan Filistinli çocuklar 27 Aralık’ta Refah’a ulaştı (AP)
İsrail bombardımanından kaçan Filistinli çocuklar 27 Aralık’ta Refah’a ulaştı (AP)
TT

Gazze: Mısır'ın arabuluculuğu çıkar çatışmasıyla yüzleşiyor

İsrail bombardımanından kaçan Filistinli çocuklar 27 Aralık’ta Refah’a ulaştı (AP)
İsrail bombardımanından kaçan Filistinli çocuklar 27 Aralık’ta Refah’a ulaştı (AP)

Mısır’ın Gazze Şeridi’ndeki savaşın sona erdirilmesi yönündeki arabuluculuk çabaları yoğun biçimde sürüyor. Bu çabalara İsrail’in resmi bir yanıtının olmayışı ve çok sayıda sızıntı karşısında, Filistin düzeyinde uyuşmazlıklar olduğu görüldü. Filistin hükümeti, Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) reddedici tavrının ardından, Mısır’ın Gazze’deki değiştirilmiş ateşkes girişimini memnuniyetle karşıladı.

Hamas ve İslami Cihad, geçici bir ateşkes yerine savaşın kapsamlı bir şekilde sona erdirilmesinde ısrar ederken, bu durum ise Mısır’ın tartışılan şeyin sadece bir ön teklif olduğu ve Kahire’nin tüm tarafların onayını aldıktan sonra ortak bir tutumun geliştirileceği yönünde olduğuna dair bir açıklama yapmasını gerektirdi.

Foto: Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye (Reuters)
 Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye (Reuters)

Dün (27 Aralık Çarşamba) Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye, Filistin yönetiminin Gazze’de ateşkes için Mısır’ın değiştirilmiş girişimini memnuniyetle karşıladığını ifade etti. Filistin hükümetinin Ramallah’taki toplantısında yaptığı konuşmada İştiyye, “Halkımıza yönelik saldırganlığı durdurmaya yönelik her türlü Arap ve uluslararası çabayı ve değiştirilmiş Mısır girişimini memnuniyetle karşılıyoruz” dedi.

FKÖ Yürütme Komitesi, pazartesi günü Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın başkanlığında yaptığı toplantının ardından yaptığı bir açıklamada, Mısır’a atıfta bulunmaksızın, “Bir girişim belgesinde, Filistin halkının tek meşru temsilcisi olan örgütün sorumluluğundan uzak, Batı Şeria ve Gazze’yi yönetecek bir Filistin hükümetinin kurulmasının konuşulması da dahil olmak üzere üç aşamadan bahsediliyor” dedi.

Yürütme Komitesi, Filistin halkının yüce çıkarlarını ve devredilemez ulusal haklarını etkileyen girişimden kaynaklanan tehlikeleri takip etmek ve Filistin’in sabit konumunu teyit eden kapsamlı siyasi vizyona bağlı kalmak amacıyla üyelerinden oluşan bir komite oluşturmaya karar verdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Mısırlı resmi bir kaynak, Mısır’ın Gazze Şeridi’nde ateşkes önerisine ilişkin tartışılan şeyin ‘ön öneri’ olduğunu ve Kahire’nin tüm tarafların onayını aldıktan sonra entegre bir tutum geliştirileceğini dile getirdi. Al-Qahera News’in geçen salı günü bildirdiğine göre kaynak, “Mısır’ın Gazze’de ateşkes teklifine henüz bir yanıt gelmedi” dedi.

İsrail topçusu Gazze Şeridi’ne ateş açtı (Reuters)
İsrail topçusu Gazze Şeridi’ne ateş açtı (Reuters)

Arap Dünyası Haber Ajansı’nın (AWP) incelediği, mahkum ve rehine takası ve İsrail ile Hamas hareketi arasındaki ateşkesle ilgili müzakerelerle ilgili bir belge, geçen salı günü Mısır’ın üç aşamalı bir anlaşmanın uygulanmasının ardından kapsamlı bir ateşkese varılması yönündeki güncellenmiş önerisinin ayrıntılarını ortaya çıkardı.

Belgede, Mısır’ın teklifinin, ilk aşamasında on günlük bir insani ateşkesi içerdiği ve bu süre zarfında İsrail hapishanelerindeki uygun sayıda Filistinli esirin serbest bırakılması karşılığında Hamas’ın çocuklar, kadınlar ve yaşlılar da dahil olmak üzere alıkoyulan tüm sivilleri serbest bırakmasını içerdiği belirtiliyor.

Kasıtlı sızıntı

Kudüs Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi Profesörü Dr. Eymen er-Ragab, Mısır’ın önerilen planı resmi olarak açıklamadığını, söylenenlerin ise İsrail tarafından ‘Filistin güçleri arasında kafa karışıklığı oluşturmak’ için kasıtlı yapışmış sızıntılar olduğunu söyledi. Dr. Ragab, “İsrail, planı reddedecek. Çünkü plan tam bir ateşkes içeriyor. İsrail’deki mevcut savaş hükümetinin istemediği şey de bu” dedi.

Ragab, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır’ın açıklamalarının, FKÖ ve Filistinli gruplarla koordinasyon sağlanmadan Filistin tarafıyla ilgili düzenlemelere varılamayacağını gösterdiğini dile getirirken, “Teknokratik hükümet meselesi, Filistin topraklarında demokratik seçimlerin yapılmasına yönelik ortamın düzenlenmesi açısından önemli olmasına rağmen, Otoriteyi ve FKÖ’yü rahatsız eden husustur” dedi.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Filistinli mevkidaşı Mahmud Abbas’ı geçen Ekim ayında Kahire’de düzenlenen 2023 Kahire Barış Zirvesi’nde kabul etti (AFP)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Filistinli mevkidaşı Mahmud Abbas’ı geçen Ekim ayında Kahire’de düzenlenen 2023 Kahire Barış Zirvesi’nde kabul etti (AFP)

Filistinli akademisyen ve siyasetçi, Filistinli grupların Mısır’ın önerisine olumlu bir şekilde yaklaşacağını ve fırsatı boşa harcamayacağını umduğunu belirtti. Mısır’ın önerisinin, ABD’yi ateşkes sonrası prosedürlere dahil ettiğine ve Filistin seçimlerinin getireceği her türlü sonucu kabul etmede onu bir ortak haline getirdiğine dikkat çekti. Dr. Eymen er-Ragab, bunu başlı başına büyük bir kazanç olarak nitelendirirken, Gazze ve Batı Şeria’da akan kanı durduracak ve siyasi süreci başlatacak bir çözüme ulaşma fırsatını boşa harcamanın, savaşı sürdürmek ve İsrail’e Gazze Şeridi’nin geleceğine ilişkin planlarını uygulama fırsatı vermek anlamına geldiğini sözlerine ekledi.

İsrail medyasına göre Tel Aviv’deki yetkililer, Mısır’ın ‘iki haftalık ateşkesi ve 40 İsrailli esirin serbest bırakılmasını’, ‘Filistin teknokratik hükümetinin kurulmasını’ ve ardından ‘kalan tutukluların serbest bırakılmasını ve İsrail ordusunun Gazze’den çekilmesini’ içeren üç aşamalı bir öneri sunduğunu belirtmişti.

Öte yandan Mısır Dışişleri Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Raha Ahmed Hasan, Mısır’ın ateşkes teklifinin ‘dengeli olmaya ve çeşitli tarafların çıkarlarını gözetmeye’ çalıştığına dikkat çekti. Hasan, “Çıkar dengeleri çok karmaşık bir konudur. Her bir tarafın mümkün olan maksimum çıkarı elde etmeye çalışması doğaldır” şeklinde konuştu.

Filistinli grupların geçen Temmuz ayında Mısır’ın el-Alameyn şehrinde yaptığı toplantıdan hatıra fotoğrafı (WAFA)
Filistinli grupların geçen Temmuz ayında Mısır’ın el-Alameyn şehrinde yaptığı toplantıdan hatıra fotoğrafı (WAFA)

Hasan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Filistin Yönetimi ve FKÖ’nün, Filistin teknokratik hükümeti kurma önerisi ışığında rolsüz kalacaklarını düşündüklerini dile getirdi. Hasan, bunun doğru olmadığını, Filistin’in içişlerine ilişkin düzenlemelerin öncelik haline geldiğini, tüm Filistin meselesinin seyrinde bu hassas dönemde herhangi bir ayrılığa yer olmadığını ifade ederken, “Mısır’ın önerisi, Filistinli grupları dışlamıyor, aksine onları siyasi çözümde aktif bir taraf haline getiriyor ve Kahire’nin Hamas ve İslami Cihad liderleriyle derinlemesine istişarelerde bulunma konusundaki istekliliğine dikkat çekiyor” dedi.

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniye ve İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ziyad en-Nahale, Mısır’ın savaşı durdurma önerisi hakkında Mısırlı yetkililerle görüştü.

Mısır, Katar’ın ve ABD’nin katılımıyla arabuluculuk çabalarına öncülük ediyor. Üç ülke, ateşkese ulaşılması halinde ateşkesin uygulanmasının garantörü olarak görülüyor.

24 Kasım’da ABD’nin desteğiyle Mısır - Katar arabuluculuğu çerçevesinde, İsrail hapishanelerindeki 240 Filistinli mahkûm karşılığında Gazze Şeridi’ndeki 105 mahkumun serbest bırakıldığı bir hafta süren ilk ateşkes onaylanmıştı.

Öte yandan Filistin Hamas ve İslami Cihad hareketleri, savaşın kapsamlı bir şekilde sona erdirilmesine bağlı kalarak tavırlarını sertleştirdiler. İki Filistin direniş hareketinin liderleri, Gazze Şeridi’ndeki savaşın kapsamlı bir şekilde durdurulması dışında İsrail ile hiçbir müzakere yapılmayacağını vurguladı.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.