Gazze: Mısır'ın arabuluculuğu çıkar çatışmasıyla yüzleşiyor

Kahire bütünsel bir vizyon oluşturmak için taraflarla istişarelerde bulunuyor.

İsrail bombardımanından kaçan Filistinli çocuklar 27 Aralık’ta Refah’a ulaştı (AP)
İsrail bombardımanından kaçan Filistinli çocuklar 27 Aralık’ta Refah’a ulaştı (AP)
TT

Gazze: Mısır'ın arabuluculuğu çıkar çatışmasıyla yüzleşiyor

İsrail bombardımanından kaçan Filistinli çocuklar 27 Aralık’ta Refah’a ulaştı (AP)
İsrail bombardımanından kaçan Filistinli çocuklar 27 Aralık’ta Refah’a ulaştı (AP)

Mısır’ın Gazze Şeridi’ndeki savaşın sona erdirilmesi yönündeki arabuluculuk çabaları yoğun biçimde sürüyor. Bu çabalara İsrail’in resmi bir yanıtının olmayışı ve çok sayıda sızıntı karşısında, Filistin düzeyinde uyuşmazlıklar olduğu görüldü. Filistin hükümeti, Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) reddedici tavrının ardından, Mısır’ın Gazze’deki değiştirilmiş ateşkes girişimini memnuniyetle karşıladı.

Hamas ve İslami Cihad, geçici bir ateşkes yerine savaşın kapsamlı bir şekilde sona erdirilmesinde ısrar ederken, bu durum ise Mısır’ın tartışılan şeyin sadece bir ön teklif olduğu ve Kahire’nin tüm tarafların onayını aldıktan sonra ortak bir tutumun geliştirileceği yönünde olduğuna dair bir açıklama yapmasını gerektirdi.

Foto: Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye (Reuters)
 Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye (Reuters)

Dün (27 Aralık Çarşamba) Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye, Filistin yönetiminin Gazze’de ateşkes için Mısır’ın değiştirilmiş girişimini memnuniyetle karşıladığını ifade etti. Filistin hükümetinin Ramallah’taki toplantısında yaptığı konuşmada İştiyye, “Halkımıza yönelik saldırganlığı durdurmaya yönelik her türlü Arap ve uluslararası çabayı ve değiştirilmiş Mısır girişimini memnuniyetle karşılıyoruz” dedi.

FKÖ Yürütme Komitesi, pazartesi günü Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın başkanlığında yaptığı toplantının ardından yaptığı bir açıklamada, Mısır’a atıfta bulunmaksızın, “Bir girişim belgesinde, Filistin halkının tek meşru temsilcisi olan örgütün sorumluluğundan uzak, Batı Şeria ve Gazze’yi yönetecek bir Filistin hükümetinin kurulmasının konuşulması da dahil olmak üzere üç aşamadan bahsediliyor” dedi.

Yürütme Komitesi, Filistin halkının yüce çıkarlarını ve devredilemez ulusal haklarını etkileyen girişimden kaynaklanan tehlikeleri takip etmek ve Filistin’in sabit konumunu teyit eden kapsamlı siyasi vizyona bağlı kalmak amacıyla üyelerinden oluşan bir komite oluşturmaya karar verdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Mısırlı resmi bir kaynak, Mısır’ın Gazze Şeridi’nde ateşkes önerisine ilişkin tartışılan şeyin ‘ön öneri’ olduğunu ve Kahire’nin tüm tarafların onayını aldıktan sonra entegre bir tutum geliştirileceğini dile getirdi. Al-Qahera News’in geçen salı günü bildirdiğine göre kaynak, “Mısır’ın Gazze’de ateşkes teklifine henüz bir yanıt gelmedi” dedi.

İsrail topçusu Gazze Şeridi’ne ateş açtı (Reuters)
İsrail topçusu Gazze Şeridi’ne ateş açtı (Reuters)

Arap Dünyası Haber Ajansı’nın (AWP) incelediği, mahkum ve rehine takası ve İsrail ile Hamas hareketi arasındaki ateşkesle ilgili müzakerelerle ilgili bir belge, geçen salı günü Mısır’ın üç aşamalı bir anlaşmanın uygulanmasının ardından kapsamlı bir ateşkese varılması yönündeki güncellenmiş önerisinin ayrıntılarını ortaya çıkardı.

Belgede, Mısır’ın teklifinin, ilk aşamasında on günlük bir insani ateşkesi içerdiği ve bu süre zarfında İsrail hapishanelerindeki uygun sayıda Filistinli esirin serbest bırakılması karşılığında Hamas’ın çocuklar, kadınlar ve yaşlılar da dahil olmak üzere alıkoyulan tüm sivilleri serbest bırakmasını içerdiği belirtiliyor.

Kasıtlı sızıntı

Kudüs Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi Profesörü Dr. Eymen er-Ragab, Mısır’ın önerilen planı resmi olarak açıklamadığını, söylenenlerin ise İsrail tarafından ‘Filistin güçleri arasında kafa karışıklığı oluşturmak’ için kasıtlı yapışmış sızıntılar olduğunu söyledi. Dr. Ragab, “İsrail, planı reddedecek. Çünkü plan tam bir ateşkes içeriyor. İsrail’deki mevcut savaş hükümetinin istemediği şey de bu” dedi.

Ragab, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır’ın açıklamalarının, FKÖ ve Filistinli gruplarla koordinasyon sağlanmadan Filistin tarafıyla ilgili düzenlemelere varılamayacağını gösterdiğini dile getirirken, “Teknokratik hükümet meselesi, Filistin topraklarında demokratik seçimlerin yapılmasına yönelik ortamın düzenlenmesi açısından önemli olmasına rağmen, Otoriteyi ve FKÖ’yü rahatsız eden husustur” dedi.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Filistinli mevkidaşı Mahmud Abbas’ı geçen Ekim ayında Kahire’de düzenlenen 2023 Kahire Barış Zirvesi’nde kabul etti (AFP)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Filistinli mevkidaşı Mahmud Abbas’ı geçen Ekim ayında Kahire’de düzenlenen 2023 Kahire Barış Zirvesi’nde kabul etti (AFP)

Filistinli akademisyen ve siyasetçi, Filistinli grupların Mısır’ın önerisine olumlu bir şekilde yaklaşacağını ve fırsatı boşa harcamayacağını umduğunu belirtti. Mısır’ın önerisinin, ABD’yi ateşkes sonrası prosedürlere dahil ettiğine ve Filistin seçimlerinin getireceği her türlü sonucu kabul etmede onu bir ortak haline getirdiğine dikkat çekti. Dr. Eymen er-Ragab, bunu başlı başına büyük bir kazanç olarak nitelendirirken, Gazze ve Batı Şeria’da akan kanı durduracak ve siyasi süreci başlatacak bir çözüme ulaşma fırsatını boşa harcamanın, savaşı sürdürmek ve İsrail’e Gazze Şeridi’nin geleceğine ilişkin planlarını uygulama fırsatı vermek anlamına geldiğini sözlerine ekledi.

İsrail medyasına göre Tel Aviv’deki yetkililer, Mısır’ın ‘iki haftalık ateşkesi ve 40 İsrailli esirin serbest bırakılmasını’, ‘Filistin teknokratik hükümetinin kurulmasını’ ve ardından ‘kalan tutukluların serbest bırakılmasını ve İsrail ordusunun Gazze’den çekilmesini’ içeren üç aşamalı bir öneri sunduğunu belirtmişti.

Öte yandan Mısır Dışişleri Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Raha Ahmed Hasan, Mısır’ın ateşkes teklifinin ‘dengeli olmaya ve çeşitli tarafların çıkarlarını gözetmeye’ çalıştığına dikkat çekti. Hasan, “Çıkar dengeleri çok karmaşık bir konudur. Her bir tarafın mümkün olan maksimum çıkarı elde etmeye çalışması doğaldır” şeklinde konuştu.

Filistinli grupların geçen Temmuz ayında Mısır’ın el-Alameyn şehrinde yaptığı toplantıdan hatıra fotoğrafı (WAFA)
Filistinli grupların geçen Temmuz ayında Mısır’ın el-Alameyn şehrinde yaptığı toplantıdan hatıra fotoğrafı (WAFA)

Hasan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Filistin Yönetimi ve FKÖ’nün, Filistin teknokratik hükümeti kurma önerisi ışığında rolsüz kalacaklarını düşündüklerini dile getirdi. Hasan, bunun doğru olmadığını, Filistin’in içişlerine ilişkin düzenlemelerin öncelik haline geldiğini, tüm Filistin meselesinin seyrinde bu hassas dönemde herhangi bir ayrılığa yer olmadığını ifade ederken, “Mısır’ın önerisi, Filistinli grupları dışlamıyor, aksine onları siyasi çözümde aktif bir taraf haline getiriyor ve Kahire’nin Hamas ve İslami Cihad liderleriyle derinlemesine istişarelerde bulunma konusundaki istekliliğine dikkat çekiyor” dedi.

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniye ve İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ziyad en-Nahale, Mısır’ın savaşı durdurma önerisi hakkında Mısırlı yetkililerle görüştü.

Mısır, Katar’ın ve ABD’nin katılımıyla arabuluculuk çabalarına öncülük ediyor. Üç ülke, ateşkese ulaşılması halinde ateşkesin uygulanmasının garantörü olarak görülüyor.

24 Kasım’da ABD’nin desteğiyle Mısır - Katar arabuluculuğu çerçevesinde, İsrail hapishanelerindeki 240 Filistinli mahkûm karşılığında Gazze Şeridi’ndeki 105 mahkumun serbest bırakıldığı bir hafta süren ilk ateşkes onaylanmıştı.

Öte yandan Filistin Hamas ve İslami Cihad hareketleri, savaşın kapsamlı bir şekilde sona erdirilmesine bağlı kalarak tavırlarını sertleştirdiler. İki Filistin direniş hareketinin liderleri, Gazze Şeridi’ndeki savaşın kapsamlı bir şekilde durdurulması dışında İsrail ile hiçbir müzakere yapılmayacağını vurguladı.



Haseke'de normal hayata dönüş hazırlıkları kapsamında toprak bariyerler kaldırıldı, mayınlar temizlendi

Bir grup SDG’li, Haseke'deki cepheden çekilirken (Reuters)
Bir grup SDG’li, Haseke'deki cepheden çekilirken (Reuters)
TT

Haseke'de normal hayata dönüş hazırlıkları kapsamında toprak bariyerler kaldırıldı, mayınlar temizlendi

Bir grup SDG’li, Haseke'deki cepheden çekilirken (Reuters)
Bir grup SDG’li, Haseke'deki cepheden çekilirken (Reuters)

Suriye ordusu ve Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) salı günü kışlalarına çekilmesinin ardından şehrin silahsızlandırıldığı teyit edildikten sonra, yolların açılması ve trafik akışının kolaylaştırılması için şehrin güney girişindeki toprak bariyerler kaldırıldı. Yerel basında, Suriye hükümeti ile SDG arasında Haseke'de bir esir takası yapıldığı bildirildi.

Haseke'deki kaynaklar, Suriye ordusu ve güvenlik güçlerinden 10 kişinin serbest bırakılması karşılığında üç SDF esirinin serbest bırakıldığını bildirdi.

Bölgedeki sosyal medya siteleri de anlaşmanın uygulanması adımları kapsamında yeniden açılmaya hazırlık olarak Şeddadi ve Haseke arasındaki yolda mayınların infilak ettirilerek temizlendiği görüntülerini yaygın bir şekilde paylaştı.

Haseke Medya Merkezi, Suriye telekomünikasyon ağı Syriatel'in, ağın yeniden başlatılması için gerekli teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından, yaklaşık bir buçuk yıl süren kesintinin ardından Haseke kırsalındaki el-Hol ve Tel Barak beldelerinde yeniden faaliyete geçtiğini bildirdi.

SDG salı günü Haseke’nin güneyindeki cepheden çekilmeye başlarken, Suriye ordusu da iki taraf arasındaki anlaşma çerçevesinde şehrin çevresinden çekildi. Ordunun operasyon komutanlığından yapılan açıklamada ordunun çekildiği bölgelere iç güvenlik güçlerinin konuşlandırıldığı belirtildi. Açıklamada ayrıca SDG’nin anlaşmayı uygulamaya kararlı olduğu ve olumlu adımlar attığı ifade edildi.

Operasyon Komutanlığı, bir sonraki adımı belirlemek için durumu izleyip değerlendirdiğini belirtirken, ABD merkezli internet sitesi Al-Monitor, üç kaynaktan sahada önemli hareketlilikler olduğunu, yani (Suriyeli olmayan) en az 100 PKK üyesinin Suriye topraklarından Irak-İran sınırındaki Kandil Dağları'ndaki PKK’nın ana üslerine geri döndüklerini aktardı.

Aynı habere göre   bu kişiler Suriye hükümeti ile SDG arasında imzalanan anlaşma çerçevesinde Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin kolaylaştırmasıyla nakledildiler. PKK üyelerinin Irak'a nakli, 22 Ocak’ta Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani ile SDG Başkomutanı Mazlum Abdi arasında yapılan üst düzey toplantının ardından gerçekleşti.

bgrtfb
Mesud Barzani ve Mazlum Abdi, Erbil'de ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ile görüşürken (KDP)

Haberde Barzani’nin iki tarafı birbirine yaklaştırmada önemli bir rol oynadığı ve Abdi'yi bu adımın ‘güven inşa etmek’ için gerekli olduğuna ikna ettiği, Abdi’nin de bunu kabul ettiği belirtildi. Haseke'deki aktivistler, Suriye'deki PKK şubesinin fiili lideri olarak tanımlanan Bahoz Erdal’ın birkaç saat önce IKBY’ye gittiği bilgisini yaydı. Haberlere göre Bahoz Erdal, Suriye'de kalmaya devam ederlerse veya varılan anlaşmaları bozmaya çalışırlarsa uluslararası tarafların kendilerini hedef alacağına dair yapılan tehditler sonucunda bazı alt düzey liderlerle birlikte Suriye topraklarından ayrıldı. Bazı bilgilere göre güvenli geçiş garantisi söylemlerine rağmen, ilgili makamlardan operasyonun ayrıntıları veya koşulları hakkında herhangi bir resmi onay gelmemesine rağmen, ayrılışın tünellerden biri üzerinden gerçekleştiğini gösteriyor.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün yaptığı açıklamada, ülkesinin Suriye'nin birliğini desteklediğini ve Suriye'nin yanında olacağını, onu yalnız bırakmayacağını söyledi.

Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) milletvekilleriyle gerçekleşen toplantıda yaptığı konuşmada, Suriye'ye bakan herkesin vicdanlı bir şekilde baktığında tek bir gerçeği kabul edeceğini, onun da Suriye halkının en iyisini ve en güzelini hak ettiği olduğunu söyledi.

Suriye’ye vicdanlı bir şekilde bakan herkesin, Suriye halkının en iyisini ve en güzeli hak ettiği gerçeğini kabul edeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘tek ordu, tek devlet, tek Suriye’ temelinde 18 ve 30 Ocak anlaşmalarının tam olarak uygulanmasının önemini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kendimiz için barış, güvenlik, istikrar, kalkınma ve refah dilediğimiz gibi, komşularımız ve tüm kardeş ülkelerimiz için de aynısını diliyoruz. En büyük dileğimiz, komşumuz Suriye'nin yaklaşık 14 yıldır özlemini çektiği istikrar, barış ve huzura bir an önce kavuşmasıdır. Aynı inancı paylaşan Suriyeli kardeşlerimizin birlik ve kardeşlik içinde omuz omuza parlak bir gelecek inşa etmelerini içtenlikle diliyoruz.”

Suudi Arabistan, Mısır ve Ürdün'ün Suriye konusunda Türkiye'nin endişelerini paylaşmasından büyük memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, Ankara'nın Suriye'de barış için bu üç ülkeyle işbirliği yapacağını söyledi.

Türkiye'nin Suriye konusundaki tutumunun ilk günden beri net olduğunun altını çizen Erdoğan, “Arap, Türkmen, Kürt veya Alevi olsun, dökülen her damla kan ve akıtılan her gözyaşı kalbimizi parçalıyor. Suriye'de kaybedilen her can, bizim ruhumuzun bir parçasını kaybetmemiz anlamına geliyor” diye sözlerini sürdürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'ye vicdanlı bir şekilde bakan herkesin, Suriye halkının en iyisini ve en güzelini hak ettiği gerçeğini kabul edeceğini belirtti.

Suriye'de kalıcı barış ve istikrarın sağlanması için yol haritasının netleştiğini belirten Cumhurbaşkanı, tarafların hatalarını tekrarlamamaları ve aşırı taleplerle süreci zehirlememeleri gerektiğini vurgulayarak, şiddetin daha fazla şiddet doğurduğunun unutulmaması gerektiğini kaydetti.

Suriye'nin kaynaklarını ve yer altı ve yer üstü zenginliklerini şehirlerin altında tüneller kazmak için harcamak yerine, tüm kesimlerin refahı için kullanma zamanının geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın ülkesini bir an önce ilerletmek için gösterdiği samimi çabaların en yakın tanığı olduğunu açıkladı. Çiçek açan umutların yeniden sert bir kışa dönüşmeyeceğine olan güvenini dile getiren Erdoğan, “Her şeyden önce Türkiye bunun olmasına izin vermeyecek ve Suriye hükümetinin en geniş siyasi katılım ve temsiliyetini sağlayacağına ve etkili bir kalkınma planını hızla uygulayacağına inanıyorum” dedi.

Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu ve hakimiyetini genişletmeye çalışmadığını, diğer ülkeleri yeniden yapılandırma arzusunda olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aksine, biz içtenlikle kardeşlik istiyoruz ve barış diyoruz, birlikte gelişelim ve ortak geleceğimizi birlikte inşa edelim. Halep, Şam, Rakka, Haseke ve Kamışlı sevinçle dolana ve Kobani (Ayn el-Arab) çocuklarının yüzlerinde Deralı çocukların yüzlerinde olduğu gibi gülümsemeler parlayana kadar Suriyeli kardeşlerimizi bir an olsun terk etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'de son dönemde yürütülen operasyonlar sırasında, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Kızılay ve insani yardım kuruluşlarını harekete geçirmek için acil talimatlar verdiğini de sözlerine ekledi.


Somali’deki Mısır barış gücü… Beklenen konuşlandırma zorluklarla karşı karşıya

Mısır Ordu Sözcüsü’nün Afrika Birliği Destek ve İstikrar Misyonu’na (AUSSOM) katılan güçlerle ilgili paylaştığı videodan alınan ekran görüntüsü (Mısır Ordu Sözcüsü’nün Facebook sayfası)
Mısır Ordu Sözcüsü’nün Afrika Birliği Destek ve İstikrar Misyonu’na (AUSSOM) katılan güçlerle ilgili paylaştığı videodan alınan ekran görüntüsü (Mısır Ordu Sözcüsü’nün Facebook sayfası)
TT

Somali’deki Mısır barış gücü… Beklenen konuşlandırma zorluklarla karşı karşıya

Mısır Ordu Sözcüsü’nün Afrika Birliği Destek ve İstikrar Misyonu’na (AUSSOM) katılan güçlerle ilgili paylaştığı videodan alınan ekran görüntüsü (Mısır Ordu Sözcüsü’nün Facebook sayfası)
Mısır Ordu Sözcüsü’nün Afrika Birliği Destek ve İstikrar Misyonu’na (AUSSOM) katılan güçlerle ilgili paylaştığı videodan alınan ekran görüntüsü (Mısır Ordu Sözcüsü’nün Facebook sayfası)

Mısır barış gücü birlikleri, Somali’de görev almaya hazırlık sürecinde yeni bir aşamaya geçti. Kahire’de Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un katılımıyla düzenlenen askerî tören, bu sürecin son adımı olarak değerlendirildi.

Mısır’ın Afrika Birliği Destek ve İstikrar Misyonu’na (AUSSOM) katılması, uzmanlara göre çeşitli zorluklar barındırıyor. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, başta radikal Eş-Şebab örgütünün olası tepkisi olmak üzere, Kahire ile Addis Ababa arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle Mısır’ın Somali’deki varlığına açık itirazlarda bulunan Etiyopya’nın tutumuna dikkat çekti.

Mısır ordusundan dün yapılan açıklamada, Somali Cumhurbaşkanı’nın Afrika Birliği’nin (AfB) Somali’nin birliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü destekleme misyonu kapsamında görev alacak Mısır birliklerinin askerî geçit törenine katıldığı bildirildi. Açıklamada bunun, Mısır’ın uluslararası barışı koruma çabalarına ve Afrika kıtasında güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesine verdiği öncü desteğin bir parçası olduğu vurgulandı.

Açıklamaya göre göreve katılacak birlikler, kendilerine tevdi edilen görevleri farklı koşullar altında etkin ve yetkin biçimde yerine getirebilecek düzeyde, üst seviyede profesyonel eğitimle tam hazırlık durumuna ulaştı.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, pazar günü Kahire’de Somali Cumhurbaşkanı ile düzenlediği ortak basın toplantısında şu ifadeleri kullanmıştı: “Görüşmelerimizde Mısır’ın AUSSOM’a katılımını ele aldık. Mısır’ın, Afrika kıtasına yönelik taahhütleri çerçevesinde ve Somali’nin tüm bölgelerinde güvenlik ve istikrarın sağlanması yönündeki kararlılığı doğrultusunda, birliklerini misyon kapsamında konuşlandırmayı sürdüreceğini teyit ettim.”

Mısır Yüksek Stratejik ve Askerî Araştırmalar Akademisi danışmanı Tümgeneral Adil el-Umde ise Mısır’ın yaklaşan katılımının Somali’nin talebi ve AfB ile Birleşmiş Milletler’in (BM) onayıyla gerçekleştiğini belirtti. El-Umde, Mısır kuvvetlerinin kendilerine verilen görevi yerine getirmeye hazır olduğunu ifade etti.

scdfrthyg
Afrika Birliği Destek ve İstikrar Misyonu’na (AUSSOM) katılan Mısırlı güçler, 11 Şubat 2026 (Mısır Ordu Sözcüsü’nün paylaştığı videodan alınan ekran görüntüsü)

Afrika işleri uzmanı Ali Mahmud Kelni’ye göre, Mısır birliklerinin Somali’de görevlendirilmesine ilişkin veriler uzun süredir gündemdeydi ve bu adım ‘ani bir fikir’ olarak doğmadı. Kelni, bu seçeneğin ciddi şekilde tartışıldığını, ancak Kahire ile Mogadişu yönetimlerinin onayını beklediğini belirterek birliklerin yakında konuşlandırılmasının beklendiğini söyledi.

Söz konusu adım, İsrail’in 26 Aralık’ta Somaliland bölgesini ‘bağımsız ve egemen bir devlet’ olarak tanıdığını açıklamasının ardından yaklaşık iki ay sonra gerçekleşti. Bu dönemde Somali’de çatışmalar ve Eş-Şebab’ın saldırıları yaşandı.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati de Aralık 2024’te, ülkesinin AUSSOM’da görev alacağını duyurmuştu.

Mısır’ın katılımı ilan edildikten sonra bazı zorluklarla karşılaşıldı. 2025 Temmuz’unda Mısır Cumhurbaşkanlığı, barış gücünün sürdürülebilirliğini sağlamak ve görevini etkin şekilde yerine getirmesine yardımcı olmak için uluslararası toplumdan ‘yeterli finansman’ sağlanması çağrısında bulundu.

Bu çağrı, 2025 Nisan ayında Uganda’da düzenlenen bir barış gücü toplantısında AfB Komisyonu Başkanı Mahmud Ali Yusuf’un, Somali’deki AfB misyonuna ‘190 milyon dolarlık finansman sağlanması’ gerektiğine vurgu yapmasının ardından geldi.

xscdfrgt
Afrika Birliği Destek ve İstikrar Misyonu’na (AUSSOM) katılan Mısırlı güçler, 11 Şubat 2026 (Mısır Ordu Sözcüsü’nün paylaştığı videodan alınan ekran görüntüsü)

El-Umde’ye göre en önemli zorluk, birliğe verilen görevin niteliğinden kaynaklanıyor. Bu görevin, başta Eş-Şebab olmak üzere terör unsurları ve yasa dışı silahlı gruplarla mücadeleyi kapsadığını belirten el-Umde, Etiyopya’dan Mısır güçlerine yönelik doğrudan bir meydan okuma beklemediğini ifade etti. El-Umde, “Mısır güçlü bir devlettir ve belirlenen prosedürler ile görev çerçevesine bağlıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Kelni ise Mısır güçlerinin Somali’ye ulaşma ihtimalinin, bölgedeki hassas güç dengelerinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi. Kelni, bu adımın başta Etiyopya olmak üzere bazı komşu ülkelerde kaygı yaratabileceğini; zira Kahire ile Addis Ababa arasında, başta Rönesans Barajı krizi olmak üzere, çözüme kavuşmamış dosyalar bulunduğunu hatırlattı.

Kelni, söz konusu gelişmenin Mısır’ın Eritre, Sudan ve Somali ile olan güvenlik düzenlemeleri ve çok katmanlı ilişkileriyle kesiştiğine işaret ederek, Etiyopya’nın bilgi sahibi olduğu ve bazı süreçlerin kolaylaştırılmasına katkı sunmuş olabileceği öne sürülen dolaylı İsrail rolleriyle ilgili iddiaların da gündemde olduğunu kaydetti.

Askerî ve siyasi hareketliliğin işaretleri net olmakla birlikte, Mısır güçlerinin Somali’ye konuşlandırılmasının etkisinin boyutunu değerlendirmek için henüz erken olduğunu belirten Kelni, Afrika Boynuzu’ndaki bazı ülkelerin tepkilerinin farklı senaryolara açık olduğunu ifade etti. Kelni, özellikle Somali ordusunun eğitim ve silahlanma kapasitesinin artmasına yönelik açık kaygıların sürdüğüne dikkat çekti.


Gazzeli gruplar “işbirlikçileri” peşine düşerek suikastlara hazırlanıyor

Çarşamba günü Gazze şehrinde iki Filistinli çocuk çöp yığınlarının yakınlarında yürürken (Reuters)
Çarşamba günü Gazze şehrinde iki Filistinli çocuk çöp yığınlarının yakınlarında yürürken (Reuters)
TT

Gazzeli gruplar “işbirlikçileri” peşine düşerek suikastlara hazırlanıyor

Çarşamba günü Gazze şehrinde iki Filistinli çocuk çöp yığınlarının yakınlarında yürürken (Reuters)
Çarşamba günü Gazze şehrinde iki Filistinli çocuk çöp yığınlarının yakınlarında yürürken (Reuters)

Gazze'deki silahlı Filistinli gruplar, Hamas ve İslami Cihat'ın saha komutanlarını ve üyelerini hedef alan İsrail'in suikast kampanyasının devam edeceği öngörüsüyle alarm durumuna geçti.

Şarku’l Avsat’a konuşan saha kaynakları, söz konusu grupların ‘işgalci İsrail ile iş birliği yapanlar’ olarak tanımlanan kişilerin peşine düşülmesi de dahil bazı önlemlerin son günlerde ve haftalarda bir dizi suikastı engellediğini doğruladı.

Saha kaynakları, talimatların, yerin tespit edilmesinden kaçınmak için cep telefonu veya teknolojik cihaz taşımadan bir yerden başka bir yere güvenli bir şekilde hareket etmeyi içerdiğini belirttiler. Başka bir saha kaynağı, bazı önlemlerin Hamas güvenlik güçleri ile İzzettin el-Kassam Tugayları ve Saraya el-Kudüs’ün saha unsurları tarafından kontrol noktalarının kurulmasını içerdiğini ve bunun İsrail ile iletişim kuranların ve silahlı çetelerle çalışan unsurların hareketlerini azaltmaya katkıda bulunduğunu söyledi. Kaynak, bunlardan birçoğunun yakalanıp sorgulandığını ve takip edilen kişiler hakkında bilgi elde edildiğini belirtti. Bu bilgiler daha sonra hedef kişilere iletilerek yerlerini değiştirmeleri sağlandı.