Rusya, 2024’te kazanımlarını güçlendirerek Batı cephesindeki çatlağı derinleştirmeye hazırlanıyor

Ukrayna savaşı ertelendi. Bölgesel dosyalara katılım etkinleştirildi.

Putin ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Ekim ayında bir askeri eğitim merkezine yaptıkları ziyaret sırasında (AFP)
Putin ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Ekim ayında bir askeri eğitim merkezine yaptıkları ziyaret sırasında (AFP)
TT

Rusya, 2024’te kazanımlarını güçlendirerek Batı cephesindeki çatlağı derinleştirmeye hazırlanıyor

Putin ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Ekim ayında bir askeri eğitim merkezine yaptıkları ziyaret sırasında (AFP)
Putin ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Ekim ayında bir askeri eğitim merkezine yaptıkları ziyaret sırasında (AFP)

Yıl sonunda bölgesel ve uluslararası manzara, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in lehine görünüyor. 2023 yılı, hem iç hem de dış düzeyde son on yılın en çalkantılı ve endişe verici dönemiydi. Öyle ki Rusya, tehlikeli dönüşlere ve büyük olaylara tanık oldu.

Wagner grubunun önde gelen generallerin desteği ve geniş bir halk kitlesi tarafından desteklenen askeri isyanı, yılın ortasında adeta Rusya’yı bir iç kaos tüneline soktu. Ancak Kremlin, kararlı bir iç çatışmadan galip çıktı ve rakiplerini ölümcül bir darbeyle ortadan kaldırmayı başardı. Silahların yayılması tehdidini ve baskı ve etki merkezleri oluşturan çeşitli partilerin siyasi hırslarını ortadan kaldıran geniş bir iç temizlik sürecini başlattı.

Yaşam koşulları büyük sarsıntılara sahne oldu. Yılın başında Rus ekonomisinin 11 kapsamlı yaptırım paketinin ağırlığı altında sarsılmaya başladığı görülüyordu. Ancak sonbaharın gelmesiyle birlikte birçok sektörde göstergeler durgunluktan iyileşmeye doğru ilerledi. Öyle görünüyor ki Rusya, Batı’dan ekonomik izolasyonla yüzleşmeye başlamış, sert yansımalarıyla mücadele için koşullarını iyileştirmiş ve çeşitli alanlarda rekor büyüme rakamlarına doğru harekete geçmişti.

Geçen yıl, komşu ülkedeki savaş cephelerinde Rusya’ya karşı askeri zafer elde etme üzerine bahis oynamaya dair başarısızlık formülü oluşturuldu. Kremlin de önceliklerini değiştirdi ve yıl ortasındaki Bahmut atılımından sonra artık cephelerdeki geniş ilerlemeye dikkat etmedi. Ancak karşılığında Ukrayna vilayetlerini ilhak ettikten sonra oluşturduğu fiili haritaları güçlendirerek, Ukrayna- Batı karşı saldırısı çerçevesinde ilerlemeye yönelik tüm girişimleri boşa çıkardı.

Uluslararası politika açısından ise rüzgâr, Putin’in istekleri doğrultusunda esmeye başladı. Kiev’e askeri yardım ve Moskova üzerinde ekonomik baskının yapılabilirliği konusunda Batı cephesindeki görüş ayrılıkları da arttı. Sonbahardaki Gazze savaşı ise yeni kazanımların yolunu açtı. BRICS, Şanghay ve Bağımsız Devletler Topluluğu gibi Kremlin’in desteklediği bölgesel ittifakların küresel olaylar üzerindeki etkisinin zayıf olması, Moskova ve müttefikleri için çıkar biriktirmeye dayalı politikalar geliştirmelerine engel olmadı.

Kremlin’e ve Rusya içinde geniş bir harekete göre en zor zamanlar geçti. Öyle görünüyor ki Moskova, yeni yılın gelişiyle birlikte sonuçlara ulaşmaya hazırlanıyor.

Ukrayna... Çatışmanın dondurulması

Putin’in 2024’teki politikalarının en belirgin yönleri arasında Ukrayna’daki askeri çatışma haritalarının durgunluğunun sürdürülmesi yer alıyor. Önde gelen uzmanlar, Kremlin’in en azından yılın ilk yarısında geniş çaplı bir saldırı başlatmasını beklemiyor. Onlara göre bunun, güçlü gerekçeleri var. Ülke önümüzdeki Mart ayında önemli bir seçime hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonucu önceden bilinmesine rağmen bu, Putin’i neredeyse ulusun lideri ve Kremlin’in ömür boyu efendisi olarak kutsayan olayın önemini azaltmıyor. Tartışmalı savaş kararını veren bir ismin koltuğunda kalma yeteneği hakkında daha önce ortaya çıkan endişe verici soruların aksine bu kazanım, Batı’nın çöküşünü beklediği Rusya’daki Putinizm yaklaşımının uzun yıllar yüceltilmesi anlamına gelecektir.

FOTO: Moskova’da yılbaşı süsleri: Ukrayna’daki Rus ordusunun amblemi olan Z işaretli Kremlin yıldızı (AFP)
Moskova’da yılbaşı süsleri: Ukrayna’daki Rus ordusunun amblemi olan Z işaretli Kremlin yıldızı (AFP)

Bu çerçevede Putin’in Ukrayna’daki mücadelesine ilişkin çeşitli eğilimleri gözlemlemek mümkün.

Rus kuvvetleri tüm cephe hattındaki çatışmaları dondurmayı ve büyük ihlalleri önlemeyi başardı. Yarın başarı, birkaç yüz metrelik ilerleme veya aynı miktardaki geri çekilmeyle ölçülecek. Askeri uzmanlar, Moskova’nın, bir sonraki aşamada Putin’in popülerliğini vurgulamak için Kremlin’in ihtiyaç duymadığı büyük bir saldırı başlatmadan, Avdiyivka (Donetsk) kuşatmasını geliştirebileceğini söylüyor. Ayrıca onlara göre bu kuşatmanın riskleri çok büyük. Öyle ki Rus askerleri arasında ağır kayıplar yaşanırsa bunun olumsuz etkisi olabilir. Bu düzeydeki ikinci unsur, Moskova’nın artık yıpratma savaşında kısmi kazanan konumda olmasıdır. Bu nedenle yönelimleri Batı saflarındaki çatlağı genişletme arayışına odaklanıyor. Daha fazla Avrupa bıkkınlığına hazırlanıyor. Birçok ülkenin Slovakya, Macaristan ve Hollanda örneğini takip ederek Moskova’ya yönelik tonlarını yumuşatmasını ve Moskova ile daha acil bir diyalog başlatma çağrısı yapmasını bekliyor.

Aynı çerçevede Moskova verileri, Batı’nın depolarındaki silah ve mühimmatın tükendiğine işaret ediyor. Bu da Ukrayna’nın tedarik maliyetinin bir sonraki aşamada daha yüksek olacağı anlamına geliyor. Bu durum ise bazı Batı ülkelerinin, NATO ülkelerinde üretilen askeri silah ve teknolojilere alternatif olarak Kiev ile ortak savunma sanayii kurulmasını destekleme eğilimine de yansımaya başlıyor.

Kremlin, çatışmadaki durgunluğun Batı’daki çatlağı genişletmek için önemli bir temel oluşturduğuna ve Kiev’in manevra kabiliyetini daha da zayıflattığına inanıyor. Özellikle şimdiye kadar ertelenen iç başkanlık seçimlerinin tarihi yaklaştıkça, Ukrayna’da iç çatışmaların gelişmesini bekliyor ve teşvik ediyor.

Uzmanlar, geniş çaplı bir askeri gelişmenin gelecek yılın ortasından önce gerçekleşmesini beklemiyor. Bu gelişmenin başlangıçları büyük olasılıkla Ukrayna’nın iç ortamıyla ve Kremlin'in Batı ittifakını etkilemeyi beklediği gevşeklik düzeyiyle bağlantılı olacak.

Genel olarak tahminler, son çeyreğe yaklaşırken 2024 yılının savaşın kaderini belirlemede belirleyici olacağını gösteriyor.

Müttefik cephesinin güçlendirilmesi

Her ne kadar Rusya’nın bölgesel ittifakları, Kremlin’in Batı’ya yönelik tutumunu destekleyen sağlam bir uyum sergileyerek geçen yıl boyunca tersine dönmemiş olsa da Moskova birçok atılım gerçekleştirmeyi başardı. Bu atılımlar arasında, Batı ablukası karşısında alternatif ticaret hatlarının genişletilmesi, Şanghay ve BRICS çerçevesinde ve Çin gibi stratejik müttefiklerle ikili olarak ulusal para birimlerindeki döviz kurunun, Rusya’nın dış ticaret hacminin yaklaşık yarısına ulaşması için artırılması da yer alıyor. Bu yol yeni yılda da güçlü bir şekilde devam edecek. Aynı şekilde Moskova, Çin, İran ve Güney Kafkasya ülkeleriyle işbirliği içinde, başta Kuzey-Güney Koridoru olmak üzere alternatif tedarik yollarının yolunu güçlendirmeyi ve müttefikleriyle ticaret koşullarını iyileştirmeyi amaçlıyor.

Uluslararası politika düzeyinde ise Kremlin, bölgesel meseleler üzerindeki ABD hegemonyasına karşı koyma bağlamında Güney ülkelerine yönelik tarafgirliğini pekiştirmeye çalışıyor. Bu eğilim, Gazze Savaşı’nın patlak vermesiyle daha net bir hal almaya başladı. Bu nedenle Moskova, Afrika’daki işbirliğini genişletmeyi hedefliyor. Nitekim kıtanın birçok ülkesinde Wagner’e alternatif grupların varlığını yeniden düzenleyerek buna hazırlandı. Bu, Batı baskısına rağmen iç politikaya doğrudan müdahalenin ve bazı ülkelere verilen desteğin devamının temelini oluşturuyor.

Öte yandan geçtiğimiz yıl iki bloğun üyeleri arasındaki iç anlaşmazlıklar, engelleyici unsurlar oluşturdu. Çin- Hindistan anlaşmazlıkları bunun bir örneği. Ancak buna rağmen Moskova, Şanghay Grubu’nun çalışmalarını canlandırma koşulları ve BRICS bloğunun bölgesel politikalardaki varlığını genişletmenin yolu üzerinde çalışıyor.

FOTO: BRICS liderleri, Ağustos ayında Johannesburg’da yaptıkları toplantıda (AFP)
BRICS liderleri, Ağustos ayında Johannesburg’da yaptıkları toplantıda (AFP)

2024 yılında daha da ‘en büyük’ ortak haline gelecek olan, en önde gelen müttefik olan Çin ile ilişkiler çerçevesinde ise, Moskova’nın geçmişte onunla ilişkilerde uyum sağlamaya çalışmasının ardından Rusya ve Çin, 2024 yılında birçok alanda ortak projeler başlatmayı planlıyor. Bunlar arasında dış politika koordinasyonunun geliştirilmesi ve ortak stratejik projelerin yolunun geliştirilmesi de var. Dolayısıyla gemi inşası, kapsamlı teknolojiler ve yeşil enerji alanlarında mega projelere yönelik planlar da bu kapsamda. Çin’in artık Avrupa Birliği’nin (AB) ilk ticaret ortağı olarak eski yerini aldığı biliniyor. 2023 yılında ikili ticaret hacmi, yüzde 23 artarak 201 milyar dolara ulaştı.

Stratejik bir müttefik İran

Yeni yılda Rus politikasının ana yönleri arasında, ‘Rusya’nın en önemli bölgesel ortağı olan İran’la ilişkileri güçlendirmeyi sürdürme’ de yer alıyor. Ukrayna savaşındaki ortaklığın pekişmesi ve Tahran’ın geçen yıl Moskova’ya sağladığı büyük miktarda malzeme, bu ortak hareketin genişletilmesinin temellerini attı. Bu durum ise sivil (araba üretimi, uçak ve makine montajı...) ve askeri (drone üretimi alanında işbirliğinin geliştirilmesi ve savunma füzesi sektörünün geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürülmesi) olmak üzere her iki alanda da gelişmeye yönelik çalışmalar yürütülen ortak sanayi anlaşmalarıyla ortaya çıkmaya başladı. Bu bağlamda İran’a uzun zamandır beklenen yeni nesil Suhoy savaş uçakları ile ilgili bir anlaşma sağlanması ihtimalinden de bahsediliyor.

Rusya ve İran’ın tahminleri, 2024’ün ilk yarısında iki tarafın ‘yeni ve kapsamlı bir stratejik ortaklık anlaşması imzalamaya’ doğru ilerlediğini gösteriyor. İki yıl boyunca ilişkileri yeni bir niteliksel seviyeye taşıması beklenen anlaşma üzerinde çalışılıyor. Ayrıca gelecekteki işbirliklerinin tüm alanlarını içeren nihai versiyonuna ulaşıldıktan sonra resmi imza töreni bekleniyor.

Bölgesel düzeyde; İki ülke, özellikle İran’ın nükleer dosyası ve önümüzdeki yıl yeni bir aşamaya girmesi beklenen Suriye’de devam eden çatışmalar başta olmak üzere, eldeki dosyalara ilişkin görüş uyumunun artırılması yönündeki niyetlerini gizlemiyor.

Suriye… Yenilenen çatışmaların arenası

Ukrayna savaşı ve Tel Aviv’in Kiev’e açık destek verme yönünde benimsediği pozisyonlar ve sonrasında Gazze’de devam eden savaşın yansımaları, Rusya’nın Suriye’deki önceliklerinde önemli bir değişikliğe yol açtı.

Bu durum, öncelikle Moskova’nın bir yandan İran’la diğer yandan da İsrail ile ilişkilerinde kurduğu hassas dengeyi korumaya yönelik daha önceki çabalarına karşı daha az temkinli ve hassas bir politikaya yönelmesine yol açtı. Bu durum, Rusya’nın İsrail’in Suriye’deki İran bölgelerine yönelik saldırılarını giderek daha sık kınamasında açıkça görülüyor. Ayrıca Rusya, Batı ile ‘Suriye’deki İran varlığının kontrol altına alınması’ temelinde bir anlaşmaya varmak için yapılan önceki hazırlıklardan da geri adım attı. İran’ı Golan’daki temas hatları gibi hassas alanlardan uzak tutmaya yönelik önceki anlaşmaların yanı sıra bu gelişme, Rusya’da, ABD’de ve İsrail’de Ulusal Güvenlik Konseyi başkanlarıyla yapılan görüşmelerde ortaya koyuldu.

FOTO: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’nın merkezindeki Gostiny Dvor Sergi Salonu’nda düzenlediği basın toplantısında (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’nın merkezindeki Gostiny Dvor Sergi Salonu’nda düzenlediği basın toplantısında (Reuters)

Şu anda Moskova, bu konudaki taahhütlerini azaltma eğiliminde. Yıl sonuna gelindiğinde Moskova, Batı’nın İran’ın Golan’dan 80 kilometre uzaklaştırılması yönündeki anlaşmanın yenilenmesi için arabuluculuk yapılması isteğine ilişkin haberleri yalanladı. Daha da önemlisi İsrail’in periyodik olarak bombaladığı havalimanlarına alternatif olarak, İran’ın malzemelerini Moskova kontrolündeki Suriye havalimanları üzerinden taşımak için kolaylıkların sağlanacağı yönünde haberler var.

Bunun yanı sıra Moskova, zaman zaman doğrudan veya dolaylı olarak Suriye ve Irak’taki ABD üslerinin daha geniş şekilde hedef alınmasını teşvik ediyor.

Uzmanlar, Moskova’nın ‘meselelerin, Gazze savaşının coğrafi kapsamının bölgesel olarak genişlemesine yol açabilecek kapsamlı bir çatışmaya sürüklenmesini önleyerek’ bir sonraki aşamada bu yolu güçlendirmeye devam etmesini bekliyor.

Moskova’nın Suriye’deki İran varlığını kontrol etmeye yönelik hamlelerden vazgeçeceği beklentileri ortasında bu durum, Suriye’nin bir kez daha dış aktörler arasında kontrol edilerek, aktif bir çatışma alanına dönüştüğü anlamına geliyor. Aynı şekilde bu gelişmenin bir yansıması olarak uzmanlar, doğrudan çatışmanın meydana gelmesini önleyen minimum seviyenin korunacağını söylerken, diğer taraftan da Rusya- İsrail ve Rusya- ABD anlayışlarının ‘çatışmasızlık protokolleri’ alanındaki etkilerinin görülmemesi açısından önümüzdeki yılın daha geniş bir bozulmaya sahne olmasını bekliyor.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.