Batı ülkeleri, Kızıldeniz’in güneyindeki uluslararası navigasyonu korumak için harekete geçti

Kızıldeniz’deki ABD savaş gemileri nakliye gemilerini destekliyor (AP)
Kızıldeniz’deki ABD savaş gemileri nakliye gemilerini destekliyor (AP)
TT

Batı ülkeleri, Kızıldeniz’in güneyindeki uluslararası navigasyonu korumak için harekete geçti

Kızıldeniz’deki ABD savaş gemileri nakliye gemilerini destekliyor (AP)
Kızıldeniz’deki ABD savaş gemileri nakliye gemilerini destekliyor (AP)

Yemen’deki İran destekli Husi grubunun Kızıldeniz’deki saldırıları, ABD, İngiltere ve diğer Batı ülkelerini Kızıldeniz’in güneyindeki uluslararası navigasyonu korumak için harekete geçirmeye itti.

İngiltere, Husi grubunun, Kızıldeniz’deki deniz trafiğini aksatmaya devam etmesini engellemek için ABD öncülüğünde bir askeri misyona katılmayı planlıyor.

Şarku’l Avsat’ın Sunday Times gazetesinden aktardığı habere göre, ABD ordusu, geçtiğimiz Cumartesi günü Kızıldeniz’deki bir Maersk konteyner gemisine füzeyle vurulmasının ardından, fırlatılan iki gemisavar balistik füzeyi vurduğunu açıkladı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise, bundan sadece birkaç saat sonra, Yemen’de Husi kontrolündeki bölgelerden çıkan küçük botların, aynı gemiye 20 metre kadar yaklaşıp hafif silahlarla ateş açarak, gemiye çıkmaya çalıştığını bildirdi.

Açıklamaya göre, USS Eısenhower ve Gravely isimli uçak gemilerinden kalkan helikopterler, imdat çağrısına yanıt verdi.

Bunun üzerine botlardan ABD helikopterlerine ateş açıldı. ABD Donanması’na ait helikopterler meşru müdafaa amacıyla ateşe karşılık verdi, dört küçük bottan üçünü batırdı ve mürettebatı öldürdü. Dördüncü bot ise bölgeden kaçtı.

Husilerin kontrolündeki Hudeyde Limanı’ndan iki kaynak, olay sırasında en az 10 Husi milisinin öldürüldüğünü söyledi. 

Husi grubu, daha sonra 10 milisin öldürüldüğünü itiraf etti, ancak olayda yer alan dördüncü botu tanımayı reddetti.

Yemen Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek, Kızıldeniz’deki tekrarlanan Husi saldırıları hakkında yaptığı yorumda, “Bu, uluslararası toplumun tepkisizliği ve meşru Yemen hükümeti tarafından Hudeyde’yi özgürleştirme sürecinin durdurulmasının ardından siyasi bir alternatif olarak gelen Stockholm Anlaşması’nın uygulanamamasının doğal bir sonucudur” dedi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Mübarek şunları ekledi;

Hükümet, silahlı bir ideolojik grubun bölgesel ve uluslararası güvenliği zayıflatması ve uluslararası navigasyonu tehdit etmesine izin vermenin tehlikeleri konusunda tekrar tekrar uyardı. Kalıcı ve sürdürülebilir çözüm, uluslararası kararları uygulamak, hükümet ve güçlerinin ülke kıyıları ve bölgesel sularını korumak için görevini yapmasını sağlamaktır.

Reuters’ın haberine göre, İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron, İranlı mevkidaşı Emir Hüseyin Abdullahiyan ile yaptığı telefon görüşmesinde, Husilere uzun süredir verdiği destek dolayısıyla, İran’ın bu saldırıların önlenmesinde sorumluluğu paylaştığını ifade etti.



Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.


Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.