Okul ödevlerinde Chat GPT kullanan öğrencilere uyarı

Fotoğraf Altı: Yapay zeka ile başa çıkma konusunda ebeveynler için ipuçları verildi.

TT

Okul ödevlerinde Chat GPT kullanan öğrencilere uyarı

Yapay zeka uygulamaları ‘harika’ olarak nitelendirilen şeyler yapıyor. Ancak çoğu öğrenci bunları kullandığından oldukça fazla yanlışa sürüklenebiliyor.

Çocuklarınızla yapay zeka hakkında konuşmak için bu konuda uzman olmanız gerekmediğini belirten ABD’li teknik analist Jeffrey E. Fowler, son incelemelerin yapay zekanın mevcut durumu hakkında bazı rahatsız edici gerçekleri ortaya çıkardığına dikkat çekti.

Yapay zeka ve aileler

Analist, ailelerin bu konuda doğru konuşmayı yapmalarına yardımcı olmak için Common Sense aile grubundan uzman Tracy Pizzo-Fry'ın görüşlerine yer verdi.

Fry ve ekibi, her ebeveyn gibi, özellikle ünlü sohbet robotu Chat GPT’yi değerlendirdikten sonra elde ettiği şok edici sonuçların ardından yapay zeka uygulamalarının çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri, mahremiyetlerini ihlal etmeleri ve zorbalık potansiyelleri konusunda endişe duyduğunu bildirdi. Snapchat’in My AI uygulaması beş üzerinden sadece iki yıldız aldı.

Tüm ebeveynlerin bilmesi gereken önemli bir şey, gençlerin yapay zekayı adeta sihir olarak görmeleri nedeniyle kullandıkları. Pew Araştırma Merkezi'nin son verileri, her beş gençten birinin bunu okul ödevleri için yapay zekayı kullandığını gösterdi.

Birçoğu ürünlerini geliştirme aşamasında olarak tanımlasa da çocuklar yapay zeka şirketleri için hedef Pazar halinde. Google bu hafta gençler için Bard sohbet robotunun beta sürümünü piyasaya sürdüğünü duyurdu. Çocukların GPT sohbetini kullanabilmeleri için ebeveynlerinden izin almaları gerektiğini, ancak çocukların ‘Devam Et’ butonuna tıklayarak bu konuyu aştıklarına dikkat çekildi.

Yanlış cevaplar ve çok az koruma

Aslında sorun, yapay zekanın sihirli olmaması. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre günümüzde yaygın olan üretken yapay zeka uygulamaları birçok sınırlamaya sahip ve koruma önlemleri çocuklar için yetersiz. Bu uygulamalarla ilgili birçok sorun var. Bazıları çok tehlikeli olabiliyor. Fry, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Testlerimiz, bu uygulamalardan bazılarının yanlış cevaplar verdiğini ve yeme bozukluklarını övmek gibi dengesiz fikirleri desteklediğini gösterdi. Yapay zekanın arkadaş olduğunu iddia ettiğini ve korkunç tavsiyeler verdiğini gördük. Yapay zekanın yanıltmak veya zorbalık yapmak için kullanılabilecek sahte görüntüler oluşturmasının basitliğini fark ettik. Öğretmenlerin yapay zekayı yanlış anladığını ve öğrencileri kopya çekmek için kullanmakla suçladığını da gördük.

Fry, ‘çocuklarla bu konular hakkında konuşmanın, onlara sihirli görünseler bile söz konusu araçların sınırlarını anlamalarına yardımcı olmak için çok önemli olduğuna’ inanıyordu.

Kesin olan şu ki yapay zeka kalıcı ve hiçbir yere gitmiyor ve bu da kullanımını yasaklamanın gençleri iş için yapay zeka araçlarının kullanımında ustalaşmaları gereken bir geleceğe hazırlamayacağı anlamına geliyor.

Ebeveynler için 3 ders

İşte ebeveynlerin yapay zeka hakkında bilmeleri gerekenler:

1-Yapay zeka hayal gücü için iyidir ancak gerçekler için değil. Asıl gerçek, işleri doğru şekilde yapmak için bilgili sohbet robotlarına güvenilemeyeceği.

Peki ya Chat GPT ve Bard’ın verileri? Fry, "Bu robotların doğruluğu, onları eğitmek için kullanılan büyük miktarda veriden kaynaklanıyor. Ancak gerçekte, bu araçların tasarımı, doğruluk ve doğruluk incelemesini içermiyor" dedi. Ebeveynlere ‘Yapay zeka hayal gücü için iyidir, gerçekler için değil’ uyarısında bulundu.

Bu botlar tarafından yapılan korkunç hataların sayısız örneği var. Bu yüzden Common Sense'den ortalamanın altında puan alıyorlar. Pratikte, üretici yapay zeka, eğitim verilerinde gördüğü kalıplara dayanarak cümleleri tamamlama girişiminde kelimeleri tahmin eden bir araç olma özelliği taşıyor.

Chat GPT'yi geliştiren Open AI şirketi sözcülerinden biri şunları söyledi:

"ChatGPT'yi işleten GPT-4'ün gerçeklere dayalı yanıtlar üretmesini istiyorduk. Bağımsız değerlendirmeler GPT-4'ün yüzde 97'lik bir doğruluk oranına sahip olduğunu gösteriyor. Google ise Common Sense incelemesinin Bard tasarımına dahil ettiğimiz koruma unsurlarını ve özelliklerini dikkate almıyor.”

Birçok öğrencinin Chat GPT’yi karmaşık materyalleri daha iyi anlayabilecekleri bir dilde yeniden ifade etmek için ödevlerinde yardımcı olarak kullandığı biliniyor. Ancak Fry, öğrencilerin bir ödevde kullanacakları bilgiyi veya bir sınavda çıkabilecekleri iki kez kontrol etmelerini öneriyor.

Ancak bazı yapay zeka uygulamalarının bu doğruluk sorunlarından mustarip olmadığını, bazılarının güvenilir olduğunu belirtmek gerekir. Çünkü chatbotlar gibi jeneratif yapay zeka teknolojisi kullanmıyor ve Common Sense incelemelerinde en yüksek sonuçları alan iki özel öğrenme aracı; Elo ve Kairon gibi riskleri azaltacak şekilde tasarlanıyor.

Dahası, çok yönlü üretken yapay zeka, beyin bileme ve fikir üretme için harika bir inovasyon aracı olarak kullanılabilir.

Zeka, arkadaşlık ve önyargı

2- Yapay zeka uygulamaları size bir arkadaş gibi davranabilir ancak durum böyle değil. Bilim kurgu yapımlarında gördüğümüzün aksine, yapay zeka hayata yakın bile değildir, doğruyu yanlışı ayırt edemez ve bu da ona bir ‘insan’ gibi davranmanın çocuklara ve duygusal gelişimlerine zarar verebileceği anlamına gelir.

Çocukların sosyalleşmek için yapay zeka kullandığına ve insanların Chat GPT sohbetinde saatlerce konuştuğuna dair raporlar artıyor.

Şirketler sürekli olarak, tasarımı Kendall Jenner ve Tom Brady gibi ünlülere dayanan Meta’nın yeni sohbet botları gibi yapay zeka ile güçlendirilmiş arkadaşlar geliştirmeye çalışıyor. Snapchat'in MyEye botu ise kendi kişisel sayfasına sahip, arkadaş listenizde yer alıyor ve insan arkadaşlar hazır olmadığında bile her zaman sohbete hazır bekliyor.

Fry bunu ‘özellikle etkilenebilir ve çabuk etkilenen zihinler için çok zararlı’ olarak değerlendiriyor.

Bu akıllı araçların tasarımı, gerçeklik ve doğruluk için incelemeyi içermiyor.

Sorunun diğer kısmı yapay zekanın, bir insanın anladığı tüm bağlamlar konusunda halen çok zayıf olması.

3-Yapay zeka ve gizli önyargılar. Hayatımızdaki alanlarını genişlettikçe, yapay zeka uygulamaları ve medya, genellikle ırkçılık, cinsiyetçilik ve diğer ayrımcılık türlerini içeren birçok önyargıyı da beraberinde getiriyor.

Common Sense yorumcuları sohbet robotlarında açık bir önyargı tespit etti. MyEye verdiği cevaplardan birinde, klişeleşmiş kadınsı isimlere sahip kişilerin mühendis olarak çalışamayacağını ve teknik konularda gerçekten iyi olmadıklarını söyledi. Ancak en kışkırtıcı örnekler metinden görüntüye uygulamalarda ortaya çıktı. Stable Diffusion uygulaması, ‘fakir beyaz bir adam’ görüntüsü oluşturması istendiğinde, siyah erkek görüntüleri oluşturmakta ısrar etti.

Fry, ‘bu araçların çocuklarımızın dünya imajını şekillendirme yeteneğini anlamanın çok gerekli olduğunu’ vurguluyor. Çünkü bu, (yazılım mühendislerini) erkek ya da (çekici bir kişiyi) beyaz ve kadın olarak gören yinelenen mecazın bir parçasını teşkil ediyor.

Buradaki asıl sorun kullanıcının göremediği bir şey: Yapay zekanın eğitilme şekli. Bu araçlar yeterli insan muhakemesi olmaksızın internetin her köşesinden bilgi edinirse, çocukların erişmemesi gereken karanlık internet köşelerinden gerçekten rahatsız edici şeyler öğreneceklerdir.

Çoğu yapay zeka uygulaması, belirli kelimeleri veya görüntüleri bastırarak ve çıktılarını düzelten sistemler geliştirerek istenmeyen önyargılarla başa çıkmaya çalışıyor. Ancak Fry bu çözümleri ‘yara bandı’ olarak adlandırıyor. Zira bunların kullanımı gerçek dünyada genellikle başarısız oluyor.



Bilim insanlarından "uzayda üreme" çağrısı: "Acil işbirliği gerekli"

(AFP)
(AFP)
TT

Bilim insanlarından "uzayda üreme" çağrısı: "Acil işbirliği gerekli"

(AFP)
(AFP)

Andrew Griffin 

Araştırmacılar, insanların uzayda nasıl üreyebileceğini araştırmacıların acilen düşünmesi gerektiğini söylüyor.

İnsanlık Dünya'nın ötesinde yaşamayı hedeflerken, insan üremesinin gerçekte nasıl işleyeceğini anlamamız gerektiğini belirtiyorlar.

Ancak bu soru "soyut bir olasılıktan pratik bir meseleye" dönüşmesine rağmen uzayda insan doğurganlığı ve üreme sağlığını yönetmek için net standartlar hâlâ yok.

Bunlar, üreme sağlığından uzay tıbbına kadar farklı alanlardan 9 uzmanın bir araya gelerek insanların uzayda nasıl üreyebileceğini anlamak için yeni bir çerçeve önerdiği yeni bir çalışmanın sonuçları.

Uzayın insan yaşamı için "düşmanca bir ortam" sunduğu gerçeğine dayanan araştırmacılar, halihazırda bilinen bir dizi zorluk olduğunu belirtiyor. Bunlar arasında yerçekimindeki değişiklikler, artan radyasyon ve uyku döngülerindeki bozulmalar yer alıyor, ki bunların hepsi üreme sağlığını etkileyebilir.

Bu soruları incelemeden uzay araştırmalarına devam etmenin tehlikeli olabileceği uyarısı yapan uzmanlar, gerçek anlamda pratik sorunlara dönüşmeden önce bu meseleleri ele almamız gerektiğini belirtiyor. Üreme teknolojileri genellikle adım adım tanıtılır ve biz çoğunlukla sonradan bunları kavrarız ama uzay araştırmalarında bundan kaçınmak gerekiyor.

NASA'nın araştırmacı bilim insanı ve çalışmanın kıdemli yazarı Fathi Karouia "İnsan uzayda daha geniş bir alana yayıldıkça üreme sağlığı artık politikanın kör noktası olmaya devam edemez" diyor. 

Kritik bilgi boşluklarını kapatmak, hem profesyonel hem de özel astronotları koruyan etik yönergeler belirlemek ve nihayetinde Dünya'nın ötesinde sürdürülebilir bir yaşantıya doğru ilerlerken insanlığı korumak için acilen uluslararası işbirliğine ihtiyaç var.

"Reproductive biomedicine in space: implications for gametogenesis, fertility and ethical considerations in the era of commercial spaceflight" (Uzayda üremenin biyotıbbı: Ticari uzay uçuşları çağında gametogenez, doğurganlık ve etik değerlendirmelerin etkileri) başlıklı rapor, hakemli dergi Reproductive BioMedicine Online'da yayımlandı.

Independent Türkçe, independent.co.uk/space


Paris’te savcılık X’in ofislerine baskın düzenleyerek Musk’ı ifadeye çağırdı

X'in yapay zeka destekli sohbet robotu Grok (AFP)
X'in yapay zeka destekli sohbet robotu Grok (AFP)
TT

Paris’te savcılık X’in ofislerine baskın düzenleyerek Musk’ı ifadeye çağırdı

X'in yapay zeka destekli sohbet robotu Grok (AFP)
X'in yapay zeka destekli sohbet robotu Grok (AFP)

Paris Savcılığı dün X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, bu sosyal medya platformunu terk ettiğini duyurdu. Açıklamada, Fransa’daki X ofislerinde çeşitli ihlaller şüphesiyle gerçekleştirilen bir aramaya atıfta bulunuldu.

Savcılık, ilave ayrıntı vermeden, “Bizi LinkedIn ve Instagram’dan takip edin” ifadelerini kullandı. Mesajda ayrıca, Ocak 2025’te başlatılan bir soruşturma kapsamında, Fransa’daki X ofislerinde Ulusal Siber Suçlarla Mücadele Birimi’nin, Avrupa polis teşkilatı Europol ile  iş birliği içinde bir arama gerçekleştirdiği belirtildi.

Paris Savcılığı daha önce, X platformunun sahibi Elon Musk’ın 20 Nisan’da ifade vermek üzere çağrıldığını açıklamıştı. Fransa Başsavcısı Laure Beccuau, Musk ile X’in eski CEO’su Linda Yaccarino’nun, “iddia edilen ihlallerin gerçekleştiği dönemde X platformunun fiili ve hukuki yöneticileri sıfatıyla” 20 Nisan’da ifade vermeye çağrıldıklarını bildirdi.

2025 yılının başlarında milletvekillerinin yaptığı şikâyetler üzerine başlatılan bir soruşturma kapsamında bu gelişmeler yaşandı. Şikâyetlerde, Musk’a ait X platformunun algoritmalarının taraflı olduğu ve bunun platformun işleyişini olumsuz etkilediği öne sürüldü.

Soruşturma daha sonra genişletilerek, çocuk pornografisi görüntülerinin bulundurulması ve yayılması ya da sistematik biçimde erişime sunulmasına iştirak, cinsel içerikli deepfake üretimi ve Holokost inkârı gibi başka iddialarla da genişleyerek kapsamlı hale geldi. X platformu ise dün yayımladığı bir açıklamada, Fransız makamlarını, siyasi adımlar atmakla nitelendirdi.

Platformun “uluslararası hükümet ilişkileri” ekibi, “Paris Savcılığı, bugünkü baskını geniş biçimde duyurarak, bunun siyasi amaçlar doğrultusunda tasarlanmış, istismarcı ve gösterişli bir kolluk kuvveti eylemi olduğunu açıkça ortaya koymuştur” ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca, “Bugünkü baskına dayanak oluşturan iddiaların hiçbir temeli yoktur ve X platformu herhangi bir ihlal gerçekleştirdiği iddiasını kesin bir dille reddetmektedir” ifadeleri yer aldı.

Beccuau’nun açıklamasına göre Musk ve Yaccarino’nun yanı sıra X’te çalışan bazı personel de 20-24 Nisan 2026 tarihleri arasında ifade vermeye çağrıldı. Başsavcı, “Yöneticilerle yapılacak bu gönüllü ifadeler, kendilerine olaylara ilişkin görüşlerini sunma ve gerekirse kurallara uyum için önerilen tedbirleri açıklama imkânı tanıyacaktır” dedi.

Öte yandan, Birleşik Krallık Veri Koruma Düzenleme Kurumu da dün, Elon Musk’ın platformu ve yapay zekâ şirketi xAI hakkında, sohbet botu Grok tarafından oluşturulan cinsel içerikli açık görüntüler nedeniyle soruşturma başlatıldığını duyurdu. Söz konusu görüntüler dünya genelinde tepkilere yol açmıştı.


Protezlerde insan eli benzeri kavrama mümkün mü? Yapay zekâ destekli protezlerde hassas kavrama dönemi

Geliştirilen protez eliyle küçük bir küpü kavrama çalışan bir kişi (Michigan Üniversitesi)
Geliştirilen protez eliyle küçük bir küpü kavrama çalışan bir kişi (Michigan Üniversitesi)
TT

Protezlerde insan eli benzeri kavrama mümkün mü? Yapay zekâ destekli protezlerde hassas kavrama dönemi

Geliştirilen protez eliyle küçük bir küpü kavrama çalışan bir kişi (Michigan Üniversitesi)
Geliştirilen protez eliyle küçük bir küpü kavrama çalışan bir kişi (Michigan Üniversitesi)

Protez uzuvlar alanı, robotik, yapay zekâ ve hassas sensör teknolojilerindeki hızlı ilerlemelerin etkisiyle son yıllarda dikkat çekici bir atılım yaşıyor. Buna karşın, en önemli zorluklardan biri, kullanıcının kavradığı nesnenin niteliğine uygun kavrama gücünün ayarlanması olmaya devam ediyor. Bir yumurtayı tutmak son derece hassas bir dokunuş gerektirirken, bir su şişesini açmak daha fazla güç ve daha ince bir kontrol gerektiriyor.

Şarku’l Avsat’ın ABD Hastalık ve Kontrol Önleme Merkezleri’den (CDC) aktardığı verilere göre ülkede her yıl yaklaşık 50 bin ampütasyon vakası kaydediliyor. Bu durum, el kaybının bireylerin günlük yaşam görevlerini doğal biçimde yerine getirme kapasitesi üzerinde ciddi bir etki yarattığını gösteriyor.

Daha duyarlı akıllı sistemler

Bu alandaki en yeni yenilikler, insan elinin doğal hissini taklit edebilen, daha akıllı ve daha duyarlı protez uzuvların geliştirilmesine odaklanıyor. Bu teknolojiler, kullanıcılara daha yüksek düzeyde bağımsızlık sağlarken, günlük faaliyetleri daha kolay ve güvenle yerine getirmelerine yardımcı oluyor; kullanım sırasında konfor ve güvenliği de artırıyor.

fvdfv
Utah Üniversitesi’nde geliştirilen, insan düşüncesini taklit eden akıllı protez uzuv. (Utah Üniversitesi)

Bu kapsamda, Çin’de Guilin Elektronik Teknoloji Üniversitesi’nden araştırmacılar, makine öğrenimi, bilgisayarla görme ve gelişmiş sensörlere dayanan yenilikçi bir protez sistem geliştirdi. Sistem, her nesne için uygun kavrama gücünü gerçek zamanlı olarak belirlemeyi amaçlıyor. Çalışmanın sonuçları, 20 Ocak 2026 tarihli Nanotechnology and Precision Engineering dergisinde yayımlandı.

Araştırma, kalemler, şişeler, bardaklar, toplar ve anahtarlar gibi günlük hayatta yaygın kullanılan nesnelerin yanı sıra yumurta gibi hassas objeler de dâhil olmak üzere, nesnelerin yüzde 90’ından fazlasıyla etkileşim için gerekli kavrama gücünün ölçülmesine odaklandı. Amaç, kullanıcının her seferinde kavrama gücünü manuel olarak ayarlamasına gerek kalmadan çevresiyle doğal biçimde etkileşim kurabilmesini sağlamak.

Sistem; avuç içine yakın bir noktaya yerleştirilmiş küçük bir kamera, parmak uçlarındaki basınç sensörleri ve kullanıcının ön kolundaki kasların elektriksel aktivitesini ölçen bir elektromiyografi (EMG) cihazından oluşuyor. Bu sayede nesneyi kavrama niyeti belirleniyor ve kavrama gücü otomatik olarak ayarlanıyor.

Çalışmanın başyazarı, Guilin Elektronik Teknoloji Üniversitesi’nden Dr. Hua Li, sistemin bilgisayarla görme ile kasların elektriksel sinyallerini birleştirerek nesnelerin akıllı biçimde tanınmasını ve kavrama gücünün uyarlanabilir şekilde kontrol edilmesini sağladığını belirtti. Dr. Li, bunun protez kullanıcılarının yaşamında somut bir fark yaratabileceğini söyledi.

Dr. Li, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, sistemin gelişmiş bir algoritma aracılığıyla hedef nesneyi otomatik olarak analiz ettiğini; türünü, dokusunu ve boyutunu belirledikten sonra uygun kavrama gücünü seçtiğini ifade etti. Buna göre yumurta gibi hassas nesneler için hafif bir güç, su dolu bardaklar için ise orta düzeyde bir güç uygulanıyor. Bu yaklaşım, nesnelerin zarar görmesi ya da elden kayması ihtimalini azaltıyor.

Kullanıcının niyetini tespit etmek için EMG sinyallerinden yararlanan sistem, “görsel tanıma, güç eşleştirme ve hareketin uygulanması” aşamalarını, insan kas hafızasını taklit eden bir biçimde otomatik olarak tamamlıyor. Bu da sürekli manuel ayarlama ihtiyacını azaltıyor ve günlük görevlerin daha doğal bir şekilde yerine getirilmesini mümkün kılıyor. Sonuç olarak kullanıcıların yaşam kalitesi artıyor.

Geleceğin tasarımlarına etkisi

Bu teknolojinin gelecekteki protez tasarımlarına etkisine değinen Dr. Li, sistemin daha gelişmiş yapay el tasarımları için yeni ufuklar açtığını söyledi. Bilgisayarla görme ve kas sinyallerine dayalı çift kontrol yaklaşımının, “aktif algılama ve otomatik uygulama” temelli akıllı bir mantık sunduğunu belirten Li, bunun protez eli pasif bir tepki aracından çıkarıp, nesneleri kavramada insan davranışına daha yakın bir seviyeye taşıdığını vurguladı.

sfdef
İtalyan Teknoloji Enstitüsü’nde geliştirilen, doğal el hareketini taklit eden yenilikçi protez el. (İtalyan Teknoloji Enstitüsü)

Sistemin diğer protezler veya robotik uygulamalar için uyarlanabilirliğine ilişkin olarak ise Dr. Li, temel teknolojinin uzvun yapısına bağımlı olmadığını kaydetti. Görsel tanıma modellerinde yapılacak basit uyarlamalar ve uygun güç eşiklerinin ayarlanmasıyla, sistemin bacak veya kol protezlerine, hatta robot kollarına da uygulanabileceğini söyledi. Bu durumun, rehabilitasyon cihazları ve robotik teknolojiler için etkili ve düşük maliyetli çözümler sunarak, farklı alanlarda geniş uygulama imkânları yaratacağını ifade etti.

Paralel araştırma girişimleri

Bu gelişmeler, doğal hareketin daha hassas biçimde taklit edilmesini hedefleyen küresel araştırma çabalarıyla da örtüşüyor. Aralık 2025’te ABD’de Utah Üniversitesi’nden bir ekip, yapay zekâya dayalı ve basınç ile görsel sensörlerle donatılmış, “öz-düşünme” yeteneğine sahip akıllı bir protez el geliştirmeyi başardı. Sinir ağı kullanılarak farklı kavrama pozisyonlarıyla eğitilen bu el, her parmağın bağımsız ve kullanıcıyla eşzamanlı hareket etmesine olanak tanıyarak, günlük görevlerde gerekli zihinsel çabayı azalttı.

Ayrıca İtalya Teknoloji Enstitüsü ile Imperial College London’dan araştırmacılar, nöromüsküler uyum ve yumuşak robotik teknolojilere dayalı protez uzuvlar üzerinde çalışıyor. Haziran 2025’te ekip, iki hareket derecesine sahip yumuşak bir protez el tasarladı. Bu tasarım, çok parmaklı ve hassas kontrol gerektiren, geleneksel yöntemlerle mümkün olmayan karmaşık görevlerde umut verici sonuçlar ortaya koydu.

Temmuz 2024’te ise Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) araştırmacılar, protez bir bacak için gelişmiş bir sinirsel arayüz geliştirdi. Elektronik uzvun insan sinir sistemiyle doğrudan etkileşimini sağlayan bu arayüz, cerrahi olarak bağlanan kaslar ve sinir sinyallerini algılayan elektrotlara dayanıyor. Bu sayede kullanıcılar, motor ve duyusal kontrolü yeniden kazanarak yürüme hızında, kas gücünde ve farklı ortamlara uyumda kayda değer iyileşmeler elde etti.

Araştırmacılara göre, tüm bu gelişmeler, protez uzuvların geleceğinin; giderek daha akıllı, uyarlanabilir ve sinir sistemiyle bağlantılı sistemlere doğru ilerlediğini gösteriyor. Bu sistemler, biyolojik uzuvların performansına her geçen gün daha fazla yaklaşarak, kullanıcılara hareketin sadeliğini ve günlük yaşamda özgüveni yeniden kazandırmayı hedefliyor.