Cumhur İttifakı'nın İstanbul ilçe belediye başkan adayları tanıtıldı... Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul 5 yıl gibi kısa sürede çeyrek asırlık irtifa kaybı yaşadı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son 5 yılda İstanbul yeniden eski günlerini hatırlatan ihmallere maruz kaldı. Bu güzel şehir 5 yıl gibi kısa sürede çeyrek asırlık irtifa kaybı yaşadı." dedi.

AA
AA
TT

Cumhur İttifakı'nın İstanbul ilçe belediye başkan adayları tanıtıldı... Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul 5 yıl gibi kısa sürede çeyrek asırlık irtifa kaybı yaşadı

AA
AA

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde AK Parti İstanbul İlçe Adayları Tanıtım Toplantısı'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen AK Parti İstanbul İlçe Adayları Tanıtım Toplantısı'nda konuşmasını yapmak için geldiği kürsüde, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nın 31 Mart 2024 yerel seçimleri sürecinde kullanacağı "Yeniden İstanbul" başlıklı seçim şarkısına eşlik etti.

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, AK Parti'yi 31 Mart'ta büyükşehirlerde, illerde ve ilçelerde temsil edecek adayların peyderpey millete takdim edildiğini söyledi.

Erdoğan, 7 Ocak'ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Murat Kurum'un da aralarında olduğu 26 büyükşehir ve il adayının tanıtımının yapıldığını anımsatarak, "Bu hafta da Ankara'da, 48 büyükşehir ve il adayımızın ismini açıkladık. Böylece, Cumhur İttifakı'ndaki ortağımız MHP'yi destekleyeceğimiz 7 büyükşehir ve ille birlikte, 81 ilimizin tamamındaki adaylarımızı ilan etmiş olduk. Dün Yalova ile ilçe adaylarımızın takdimine başladık. Bugün de 31 Mart seçimlerinde İstanbul'umuzun ilçelerinde AK Parti'mizi ve Cumhur İttifakı'nı temsil edecek adaylarımızı burada açıklıyoruz." ifadelerini kullandı.

"Söz konusu İstanbul olduğunda yaptığımız çalışmalar bir başka anlam taşıyor"

Kimi yerlere bizzat giderek, kimi yerlere de genel başkan yardımcılarını görevlendirerek ilçe adaylarının tanıtımını en kısa sürede tamamlamayı amaçladıklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biliyorsunuz seçimlere 70 gün kaldı. Gerçi biz seçmeni, yani milleti sandıktan sandığa hatırlayan bir parti hiçbir zaman olmadık. Biz yılın 365 günü, günün 24 saati milletimizle yüz yüze, gönül gönüle irtibat halinde olan bir kadroyuz. Seçim dönemlerini, bu tempoyu daha da artırmanın, her zaman yaptığımız işleri kısa sürede tekrarlamanın, muhabbet saflarını sıklaştırmanın, gönül köprülerimizi daha da güçlendirmenin vesilesi olarak görüyoruz. Hele söz konusu İstanbul olduğunda hem bizim için hem sizler için yaptığımız çalışmalar bir başka anlam taşıyor. Şairlerin bile sevgilerini, hayranlıklarını, güzelliklerini anlatmaya kelimeler bulamadığı böyle bir şehri başka türlü kucaklamak mümkün değil."

Yahya Kemal Beyatlı'nın "Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul/Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer/Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul/Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer" şiirini okuyan Erdoğan, "Evet, sadece bir semtini sevmenin ömre değer olduğu İstanbul'u, 16 milyonu aşkın insanı, 7 tepesi, 39 ilçesi, yüzlerce mahallesi ve semtiyle sevmenin değerini veren bir yapı düşünün. İşte biz böyle sevdik, böyle seviyoruz." şeklinde konuşu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, binlerce yıldır her medeniyetin, her toplumun, her devletin, her cihangirin hayalini süsleyen İstanbul'a hizmet etmenin şerefinin, dünya malının tamamına değişilmez olduğunu söyledi.

Şair Nedim'in İstanbul'un tek bir taşını acem mülkünün tümüne feda ederken aslında oldukça mütevazı bir benzetme yaptığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte bu İstanbul'a hizmet etmek için 30 yıl önce bugünlerde, 1994 yılında milletimizin huzurunda, karşımızda altyapısı çökmüş, özellikle üst yapısı perişan, insanı hiçe sayılan bir şehir vardı. Çöp, çukur, çamur. İstanbul buydu. Haliç'in yanına kokudan yaklaşılamayan, hemen şu Haliç Kongre Merkezi'mizin arkası biliyorsunuz Haliç. Buraya yaklaşılamıyordu." diye konuştu.

Kasımpaşalı olduğunu, Haliç'in kenarında doğup büyüdüğünü ve Haliç'le beraber yaşadığını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu Haliç ne yazık ki ne zaman biz temizlemeye başladık, işte o zaman bugünkü Haliç oldu. Haliç'ten o zamanlar itibariyle 9,5 milyon metreküp çamur, pislik çıkardık. Bu çamuru bizler 9,5 kilometre uzaklıkta, Alibeyköy'de bir taş ocağına naklettik. Ya bunu şu andakiler yapar mıydı? Yapabilir miydi? Ama bunu Murat Kurum yapar. İşte burada, hemen Kağıthane'de bunlar temel atmama merasimi yapıyorlar. Ya böyle bir şey olur mu? Temel atmama merasimi. Ama bunlar yapar. Biz ise temel üstüne temel koyma mücadelesi verdik. İstanbul'umuzda bu yarışı biz yaptık. Suyu akmayan, ulaşımı dökülen, sokaklarını pislik götüren, çevresini gecekonduların kuşattığı, trafikte insanların ömrünü tükettiği, çöplükleri patlayan, çukurlardan dolayı yollarında yürünmeyen velhasıl her tarafı tel tel dökülen bu İstanbul fotoğrafı bizi sadece üzmekle kalmadı üstlendiğimiz sorumluluğun ağırlığını da gösterdi. İstanbul'un temsil ettiği tarihi ve kültürel değerlere asla yakışmayan bu görüntüsünü ortadan kaldırmak için hemen kolları sıvadık. Ekiplerimizi kurduk, imkanları seferber ettik."

"Bahanelerin arkasına saklanmak yerine İstanbul'un yaralarına merhem olmaya odaklandık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bahanelerin arkasına saklanmak yerine İstanbullunun derdine derman, yaralarına merhem olmaya odaklandıklarını vurgulayarak, karşılaştıkları tüm engellere rağmen hamdolsun kısa sürede İstanbul'un temel sorunlarının hemen hepsini hal yoluna koyduklarını kaydetti.

Yapmanın zor, yıkmanın ise kolay olduğunu belirten Erdoğan, "Maalesef son 5 yılda İstanbul yeniden o eski günlerini hatırlatan ihmallere maruz kaldı. Tüm dünyanın göz bebeği olan bu güzel şehir, 5 yıl gibi çok kısa sürede neredeyse çeyrek asırlık irtifa kaybı yaşadı. Kardeşlerim, hatırlarsanız 2019'da İstanbul'un yönetimini devralanlar işe programla projeyle icraatla tuğla üstüne tuğla koyarak değil, az önce de söyledim, temel atmama töreniyle başladılar." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, mevcut İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetiminin atmadıkları temelin Silahtarağa Arıtma Tesisi projesi olduğunu anımsatarak, "Peki sonra ne oldu? Arıtma yapılmayan sular Haliç'e boca edilince burası yeniden ölmeye, kararmaya, kokmaya başladı. Halbuki Silahtarağa projesi İstanbul'un altın boynuzu Haliç'i temizlemek için 1994 yılından beri yürüttüğümüz çalışmaların kritik bir parçasıydı. Hatalarından ders çıkarmak yerine vizyonsuzluklarını, İstanbul'un yol kenarlarını süsleyen güzelim dikey bahçeleri yok ederek devam ettirdiler. Şimdi aynı zihniyet 'poşet' göndermesiyle yeniden arzı endam ediyor." şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması sırasında salondan yükselen sloganlar üzerine, "Bahçelievler, sandıkları patlatarak büyükşehri güçlendireceksiniz. Bağcılar, sandıkları patlatarak büyükşehri güçlendireceksiniz. Kağıthane, sandıkları patlatarak büyükşehri güçlendireceksiniz. Şişli, sandıkları patlatarak büyükşehri güçlendireceksiniz. Ümraniye, sandıkları patlatarak büyükşehri güçlendireceksiniz. Sultangazi, sandıkları patlatarak büyükşehri güçlendireceksiniz. Aynı şekilde Beyoğlu, sandıkları patlatarak inşallah büyükşehri güçlendireceksiniz. Bayrampaşa, sandıkları patlatarak büyükşehri güçlendireceksiniz. Başakşehir, sandıkları patlatarak büyükşehri güçlendireceksiniz. Fatih, sandıkları patlatarak büyükşehri güçlendireceksiniz." şeklinde karşılık verdi.

"Bunların tek derdi, İstanbul nimetini kendi çıkarları için kullanmak, sömürebildikleri kadar sömürmektir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Büyükşehir adayımız Murat Kurum'un, İstanbul'u depreme hazırlamak başta olmak üzere, bu güzel şehrin geleceği için hayati öneme sahip projelerini, kendi akıllarınca küçümsüyorlar, hafife alıyorlar. Tabii bunların çevreden anladıkları yalnızca, bu kavramın ardına sığınarak şehri yakıp yıkan çapulculara sahip çıkmaktır. Bunların, 'Arıtma tesisi niçin yapılır? Poşet kullanımı niçin sınırlandırılır? Doğal gazla ısıtma niçin yaygınlaştırılır? Elektrikli araç üretimi niçin teşvik edilir? Karbon emisyonunu düşürecek yatırımlar niçin yapılır? Yeşil alanlar niçin artırılır? İklim değişikliğiyle mücadeleye niçin bu kadar önem verilir? Plastik kullanımının azaltılması niçin kritik öneme sahiptir? Kısacası, çevreye, tabiata ve insana dair meselelerin niçin bu kadar öncelikli olduğuna dair en küçük bir fikirleri yoktur." değerlendirmesinde bulundu.

"İstanbul'daki ana yolların etrafında kurulan yeşil panolara bile tahammül edemeyip, hepsini yıkarak betona boğan kafanın, böyle bir derdinin olmadığı da açıktır." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Daha da vahimi, aynı kafa, bilim insanlarının her gün ikaz ettiği deprem tehdidine karşı üzerine düşen hiçbir görevi yerine getirmediği gibi, büyük bir pişkinlikle bunu sırıtarak dalga konusu yapabiliyor. Milyonlarca insanın geleceğini, yüzbinlerce insanın hayatını doğrudan ilgilendiren böyle bir meselede bile aymazlık yapanların, şehrin diğer sorunlarının çözümüyle ilgili ne hassasiyeti olabilir ki? Bunların tek derdi, İstanbul nimetini kendi şahsi çıkarları, kendi bireysel ajandaları, kendi siyasi kariyerleri için kullanabildikleri kadar kullanmak, sömürebildikleri kadar sömürmektir."

Cumhur İttifakı'nın İstanbul ilçe belediye başkan adayları tanıtıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda, 31 Mart Pazar günü gerçekleştirilecek Mahalli İdareler Seçimleri için Cumhur İttifakı'nın İstanbul ilçe belediye başkan adaylarını açıkladı.

Toplantıda tanıtılan adaylar, şu şekilde:

"Adalar Belediye Başkan adayı Uğur Sina Şen, Arnavutköy Belediye Başkan adayı Mustafa Candaroğlu, Ataşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Naim Yağcı, Avcılar Belediye Başkan adayı Abdullah Küçükoğlu, Bağcılar Belediye Başkan adayı Abdullah Özdemir, Bahçelievler Belediye Başkan adayı Hakan Bahadır, Bakırköy Belediye Başkan adayı Ali Talip Özdemir, Başakşehir Belediye Başkan adayı Yasin Kartoğlu, Bayrampaşa Belediye Başkan adayı İlknur Kovaç Bayraktar, Beşiktaş Belediye Başkan adayı Serkan Toper, Beykoz Belediye Başkan adayı Murat Aydın, Beylikdüzü Belediye Başkan adayı Mustafa Günaydın, Beyoğlu Belediye Başkan adayı Haydar Ali Yıldız, Büyükçekmece Belediye Başkan adayı Recep Erol, Çatalca Belediye Başkan adayı Mesut Üner, Çekmeköy Belediye Başkan adayı Ahmet Poyraz, Esenler Belediye Başkan adayı M. Tevfik Göksu, Esenyurt Belediye Başkan adayı Hamit Öncü, Eyüpsultan Belediye Başkan adayı Deniz Köken.

Fatih Belediye Başkan adayı Mehmet Ergün Turan, Gaziosmanpaşa Belediye Başkan adayı Hasan Tahsin Usta, Güngören Belediye Başkan adayı Bünyamin Demir, Kadıköy Belediye Başkan adayı Veli Arslan, Kağıthane Belediye Başkan adayı Mevlüt Öztekin, Kartal Belediye Başkan adayı Hüseyin Karakaya, Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Aziz Yeniay, Maltepe Belediye Başkan adayı Kadem Ekşi, Pendik Belediye Başkan adayı Ahmet Cin, Sancaktepe Belediye Başkan adayı Şeyma Döğücü, Sarıyer Belediye Başkan adayı Hüseyin Coşkun, Silivri Belediye Başkan adayı Volkan Yılmaz, Sultanbeyli Belediye Başkan adayı Ali Tombaş, Sultangazi Belediye Başkan adayı Abdurrahman Dursun, Şile Belediye Başkan adayı İlhan Ocaklı, Şişli Belediye Başkan adayı Gökhan Yüksel, Tuzla Belediye Başkan adayı Şadi Yazıcı, Ümraniye Belediye Başkan adayı İsmet Yıldırım, Üsküdar Belediye Başkan adayı Hilmi Türkmen, Zeytinburnu Belediye Başkan adayı Ömer Arısoy."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adayları tanıttıktan sonra yaptığı konuşmada, "Bu duygularla sevgili gençler, hanımefendiler, sizleri inşallah artık arazide kapı kapı dolaşarak, gönülleri toparlamaya davet ediyorum. Yolumuz, yolunuz açık olsun. İnşallah mitinglerimizde ve 31 Mart akşamı zafer türküleriyle bir arada olacağız." ifadelerini kullandı.



Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.


Suudi Arabistan ve Türkiye’den bölgesel ve küresel gelişmeler üzerine görüşme

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye’den bölgesel ve küresel gelişmeler üzerine görüşme

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün (Salı) Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda bir araya geldi. Görüşmede bölgesel ve küresel gelişmeler ile bu konularda yürütülen çalışmalar ele alındı. Ayrıca liderler, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin durumu ve iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, görüşmenin başında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı karşılarken, Erdoğan da ziyaretten ve Suudi yetkililerle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti. Erdoğan, Riyad’a gelişinde El-Yemame Sarayı’nda resmi törenle karşılandı.

fedvfedv
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı (SPA)

Görüşmeye Suudi tarafında Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd, Riyad Bölge Valisi Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Spor Bakanı Prens Abdülaziz bin Turki bin Faysal, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bandar, Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan, Kültür Bakanı Prens Badr bin Abdullah bin Farhan, Devlet Bakanı ve Güvenlik Danışmanı Dr. Musaad el-‘Aiban, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasbi, Maliye Bakanı Muhammed el-Ced’an, Yatırım Bakanı Müh. Halid el-Falih, Ulaştırma ve Lojistik Hizmetler Bakanı Müh. Saleh el-Casser ile Türkiye Büyükelçisi Fahd Ebü’n-Nasr katıldı.

bgtbhgt
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın huzurunda tokalaştı. (SPA)

Türk tarafında ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Adalet ve Kalkınma Partisi Başkan Yardımcısı Efkan Ala, milletvekili İsmet Büyükataman, Türkiye’nin Riyad  Büyükelçisi Emrullah İşler, Milli İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Ofisi Müdürü Hasan Doğan ve Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç hazır bulundu.

dcdc
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’a ulaştığında bölge valisi yardımcısı tarafından karşılandı. (SPA)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad’a resmi ziyaret kapsamında bugün (Salı) geldi. Havalimanında kendisini Riyad Bölge Valisi Prens Muhammed bin Abdulrahman, Riyad Belediye Başkanı Prens Faysal bin Abdulaziz bin Ayaf, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasbi, Türkiye Büyükelçisi Emrullah İşler  ve Suudi yetkililer karşıladı.


Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
TT

Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)

Suudi Arabistan’a resmi ziyaret gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin bölgesel barış, istikrar ve refah açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Erdoğan, İran ve ABD arasında arabuluculuk yapmaya hazır olduklarını belirterek, gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması gerektiğini ifade etti.

Bölgesel güvenlik mekanizmaları önerisi

Erdoğan, krizlerin önlenmesine yönelik bölgesel güvenlik mekanizmalarının kurulması çağrısında bulundu. Ziyaretinin gündeminde, başta Gazze’deki ateşkes ve Suriye’deki durum olmak üzere bölgesel meselelerin görüşülmesi, ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve somut adımlar atılması hedeflerinin bulunduğunu aktardı.

Türkiye-Suudi Arabistan İşbirliği

Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye ve Suudi Arabistan’ın tarihi ve köklü ilişkilere sahip iki dost ülke olduğunu belirterek, savunma sanayii işbirliğinin güven tesis etmeyi, kapasiteyi artırmayı ve teknolojiyi geliştirmeyi amaçladığını söyledi. Erdoğan, “Bu ilişkiyi yalnızca ikili gündemle sınırlı görmedik; bu değerli dostluk, bölgemizde barış, istikrar ve refah için stratejik öneme sahiptir” dedi.

fergb
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2022’de Ankara’daki görüşmeleri sırasında (SPA)

Erdoğan, ekonomik ilişkilerin ötesinde, koordinasyon ve ortak akılla istikrar sağlayacak bir yaklaşımın benimsendiğini ifade ederek, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile önceki görüşmelerde bölgesel ve uluslararası meselelerin ele alındığını ve ortak çalışmanın artırılmasına yönelik kararlılığın teyit edildiğini söyledi.

İkili ve bölgesel gündem

Cumhurbaşkanı, ziyaretin temel amacının bölgesel konularla ilgili istişareleri derinleştirmek ve ikili ilişkileri ileriye taşımak olduğunu belirtti. Ziyaret kapsamında iş dünyasıyla toplantıların da yapılacağı, ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesinin hedeflendiği vurgulandı.

Gazze’de kalıcı ateşkesin sağlanması, sivillerin korunması, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve zorunlu göçlerin sona erdirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, ikinci aşama barış planının başarısının ateşkesin güçlendirilmesine ve yeniden imar çalışmalarına bağlı olduğunu söyledi. Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi üyesi olarak bu süreçte aktif rol oynayacağını belirtti.

efgthju
Erdoğan, geçen ekim ayında Gazze’de barış için Şarm El-Şeyh Anlaşması’na katılmıştı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, İsrail’in Gazze’deki saldırıları ve yerinden edilmeleri sona erdirmeden herhangi bir çözümün mümkün olamayacağını vurguladı. Ateşkesin güçlendirilmesi, insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imarın acilen başlatılması gerektiğini söyledi. BM Güvenlik Konseyi kararına uygun olarak İsrail’in Gazze’den kademeli şekilde çekilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte aktif rol oynayacağını ifade etti.

Güvenlik ve insanî önlemler

Erdoğan, barış gücü veya uluslararası misyon tartışmalarına ilişkin olarak, bu tür mekanizmaların yalnızca sivilleri koruma, insani yardımları ulaştırma ve kalıcı barışı sağlama amacıyla anlamlı olacağını ifade etti. Türkiye’nin gerekli koşullar sağlandığında, Gazze’de barışı sağlamak için askerî katkı da dahil olmak üzere her türlü desteğe hazır olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı, çözümün tek bir ülkenin veya tarafın varlığıyla sınırlandırılamayacağını belirterek, barış planının doğru koşullar, doğru otorite ve doğru hedefler üzerine kurulması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, çözümün meşruiyet kaynağının yalnızca Filistin halkının iradesi olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin rolünün, kalıcı ateşkes, adil barış, insani yardımlara erişim ve yeniden imar ile siyasi çözümü desteklemek olduğunu söyledi.

Suriye’de barış ve birlik

Erdoğan, Suriye’de hükümet ile “Suriye Demokratik Güçleri” arasındaki uzlaşma çabalarına değinerek, ülkenin savaş ve bölünme yıllarının ağır bedellerini ödediğini belirtti. Türkiye’nin önceliğinin Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak, ulusal birliği güçlendirmek ve devlet otoritesini tüm ülkeye yaymak olduğunu vurguladı.

evfedrv
Erdoğan, 24 Mayıs 2025’te Dolmabahçe Sarayı’nda Şara’yi kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı, çatışma bölgelerinin daraltılması ve sağlanan anlaşmaların ilerleme kaydettiğini, ancak saha gelişmelerinin tek başına kalıcı kazanımlar için yeterli olmadığını ifade etti. Toplumsal uzlaşının sağlanması ve merkezi hükümete destek verilmesinin önemine işaret eden Erdoğan, bunun kuzeydoğu Suriye’den güneyine, sahil bölgelerinden tüm ülkeye uygulanması gerektiğini söyledi.

Erdoğan, Suriye’nin komşularına tehdit oluşturmayan, terör örgütlerine alan açmayan ve tüm toplumsal bileşenlerini eşit vatandaşlık temelinde kucaklayan bir ülke olmasının bölgesel istikrar açısından kritik önemde olduğunu vurguladı. Türkiye’nin bu sürece Suudi Arabistan ve diğer dost ülkelerle birlikte aktif destek sağlayacağını belirtti.

Sudan’da barış çabaları

Sudan’daki savaşın bininci gününe yaklaşılırken Erdoğan, Türkiye’nin diplomatik çabalarla barış ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin Sudan’da güvenilir bir dış aktör olarak mevcut çabaları güçlendirdiğini belirten Erdoğan, TİKA ofisinin ve Türk Ziraat Bankası şubesinin açılması, THY seferleri ile bölgesel bağlantının artırıldığını ifade etti.

Türkiye’nin insani yardımlar kapsamında Sudan’a 12 bin 600 ton malzeme ve 30 bin çadır gönderdiğini hatırlatan Erdoğan, tarım, madencilik ve enerji alanlarındaki iş birliğinin sürdüğünü ve yeniden imar çalışmalarının değerlendirildiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin Suudi Arabistan, ABD ve Mısır ile iş birliğine de önem verdiğini belirtti.

Somali ve İsrail’in tanıma kararı

Erdoğan, İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararının meşruiyetinin olmadığını ve Türkiye’nin Somali’nin toprak bütünlüğünü savunmaya devam edeceğini vurguladı. Erdoğan, Netanyahu hükümetinin eylemlerinin Afrika Boynuzu’nda istikrarı tehdit ettiğini ve bu adımların tüm Afrika kıtasına risk oluşturduğunu belirtti. Erdoğan, bölgesel aktörlerin ve uluslararası kuruluşların bu karara karşı tavır almasını desteklediklerini ifade etti.

İran ve bölgesel arabuluculuk

Erdoğan, ABD-İran geriliminin önlenmesine yönelik olarak Türkiye’nin, Suudi Arabistan ve Pakistan gibi bölge ülkeleriyle yürüttüğü istişare ve koordinasyon girişimlerine değindi. Türkiye’nin herhangi bir savaşın çıkmasına izin vermeyeceğini, diplomasi ve ortak akılla çözüm üretme ilkesini benimsediğini vurguladı. Erdoğan, Türkiye’nin İran’daki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve istikrarın sağlanmasına önem verdiğini belirtti.