Hamas füzeleri, güneye tahliye edilen Gazzelilerin geri dönüşünü engelledi mi?

İsrail ordusu geri çekildi, bölge sakinlerinin evlerine taşınmasına izin verdi ve çatışmalar yeniden başlamadan Kızılay'ın geri dönmesini kabul etti

Hamas'ın Gılaf şehirlerine roket atması nedeniyle kuzey Gazze'de yerinden edilmiş insanların bir an önce geri döneceğine dair umutlar azaldı (AFP)
Hamas'ın Gılaf şehirlerine roket atması nedeniyle kuzey Gazze'de yerinden edilmiş insanların bir an önce geri döneceğine dair umutlar azaldı (AFP)
TT

Hamas füzeleri, güneye tahliye edilen Gazzelilerin geri dönüşünü engelledi mi?

Hamas'ın Gılaf şehirlerine roket atması nedeniyle kuzey Gazze'de yerinden edilmiş insanların bir an önce geri döneceğine dair umutlar azaldı (AFP)
Hamas'ın Gılaf şehirlerine roket atması nedeniyle kuzey Gazze'de yerinden edilmiş insanların bir an önce geri döneceğine dair umutlar azaldı (AFP)

İsrail ordusu, kara kuvvetlerinin Hamas hareketinin askeri yeteneklerini dağıtma operasyonlarını bitirmesinin ardından resmi olarak Gazze Şeridi'nin kuzey kesiminden çekildiğini duyurdu.

Burası şiddetli ve çetin çatışmalara sahne olan bölge ve aynı zamanda sakinlerine Tel Aviv'in tahliye edilip güneye gidilmesi emrini verdiği yer.

Bu geri çekilmenin ardından, kuzeyden yerinden edilmiş insanlar müjdeli haberle sevindiler, ayrılmak zorunda kaldıkları evlerine yakında dönecekleri konusunda iyimser oldular ve kalpleri, Gazze Şeridi sınırları dışına yerlerinden edilmeyeceklerine dair güvence ile doldu.

Yerinden edilenler, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "Gazze'yi yeniden işgal etme planı yok, sakinlerin bölgelerine dönmelerine izin vermeyi düşünüyoruz" şeklindeki konuşmasını "yakında kuzeye dönme ihtimalinin olduğunu gösteren bir iyi niyet girişimi" olarak değerlendirdiler.

1,5 milyon kişi Kuzey Gazze'de yaşıyor

Gazze'nin kuzeyi hem Filistinlilerden hem de İsraillilerden büyük ilgi görüyor.

Gazze'nin bulunduğu bölge diğer vilayetler arasında en gelişmiş ve aynı zamanda en yüksek nüfus yoğunluğuna sahip bölge.

Gazze Şeridi'ndeki 2,3 milyon kişiden yaklaşık 1,5 milyonu burada yaşıyor.

Ayrıca Gazze'nin kuzeyi, büyük mağazalar, depolar, şirketler ve hastaneleri barındırdığı için Gazze Şeridi'nin merkezi.

Tüm bakanlıklar, devlet kurumları, emniyet müdürlükleri ve mahkemeler de burada bulunuyor.

Öte yandan İsrail burayı Hamas'ın merkez karargâhı olarak görüyor.

 "Bölge sakinlerinin evlerine dönme olasılığını araştırıyoruz" 

İsrail ordusunun geri çekilmesini, İsrailli yetkililerin Gazze sakinlerinin evlerine dönüşü konusunda net açıklamalarda bulunması izledi.

Bu fikri ilk duyuran İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari oldu.

Hagari, "Hamas'ın Gazze'nin kuzeyindeki yeteneklerini ortadan kaldırmayı tamamladık ve bölge sakinlerinin evlerine dönme olasılığını araştırıyoruz" dedi.

Bu açıklamayı İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant'ın yaptığı konuşma izledi:

İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarının yoğun manevraları Gazze Şeridi'nin kuzey bölgesinde sona erdi. Gazze'nin güneyinde de bu durum yakında sona erecek. Kuzey Gazze'deki bazı Hamas cephelerini ortadan kaldırmak ve oradaki nüfusu yeniden canlandırmak için çalışıyoruz.

İsrail Savunma Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Herzi Halevy, "Kuzey Gazze bölgelerinde yaşayanlar için herhangi bir tehlike olmadığını bildiğimizde onları geri göndermeyi düşünebileceğiz" dedi.

Netanyahu, kuzey Gazze sakinlerinin evlerine dönüşünü İsraillilerin Gazze'yi çevreleyen şehirlere dönüşüyle ilişkilendirdi ve şöyle dedi:

Uluslararası hukuk diyor ki vatandaşları savaş bölgesinden çıkarın ve çatışma devam ettiği sürece onları geri döndürmeyin. Bu konuda ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken ile aynı fikirdeydim: İlk görevimiz vatandaşlarımızı Gazze sınırına güvenli bir şekilde geri döndürmek.

"Güneye sürüldük ve bugün tekrar kuzeye geri döndük"

Bu açıklamaları, Gazze'nin kuzeyini evlerine dönecek yerinden edilmiş insanları kabul etmeye hazırlamak üzere pratik adımların atılması izledi.

İsrail ordusu geri çekildikten sonra güneye göç etmeyen halkın güvenliğini sağladı ve evlerine dönmelerine izin verdi.

İsrail ayrıca telekomünikasyon şirketlerinin Gazze'nin kuzeyindeki ağı etkileyen arızaları onarmasına izin verdi ve ağı yeniden işler kılmak için çalıştı.

Ayrıca, un, ilaç, sınırlı miktarda yakıt ve pişirme gazını da içeren sınırlı miktarda insani yardımın kuzey kesime girmesine de karar verildi.

Tel Aviv, Gazze belediye ekiplerinin yeniden çalışmaya başlamasını onayladı ve arızaları kontrol etmek için altyapı ağlarına su pompalamalarına izin verdi.

Birleşmiş Milletler ve ABD'li yardım kuruluşları da yerinden edilmiş kişileri kabul etmek için kuzey Gazze'ye girmeyi başardı.

Kızılay ekibi de Gazze'ye dönerek çok sayıda doktoru kuzeye nakletmeyi başardı ve durdurulduktan yaklaşık 2 ay sonra Gazze'de ambulans ve acil servisleri faaliyete geçirebildi.

Filistin Kızılayı Sözcüsü Muhammed Ebu Musbih, "İnsani vakaların tahliyesi konusunda çalışmak imkansız hale gelince, kuzey Gazze'den güneyine sürüldük ve bugün çalışmak için tekrar kuzeye geri döndük. Bu, yerinden edilenlerin geri dönüşünün yakın olduğunun iyi ve anlaşılır bir göstergesidir" dedi.

Karar, İsrail'le koordineli olarak mı alındı?

Garip bir şekilde, ilk defa, Hamas tarafından yönetilen Gazze hükümetinin güvenlik servislerinin üyelerinin güvenliği kontrol etmek için Gazze Şeridi'nin kuzey bölgelerinde hareket etmelerine izin verildi.

Ancak bu kararın Filistinli resmi yetkililer tarafından mı, yoksa İsrail'le koordineli olarak mı alındığı açık değil.

Ancak en tuhafı İsrail'in çekilmesinin ardından Hamas polis memurlarının askeri üniformayla işlerine geri dönmeleriydi.

Bu durum İsrail'deki muhalefeti kızdırdı. İsrail Evimiz Partisi Genel Başkanı Avigdor Lieberman savaş hükümetini şu sözlerle eleştirdi:

Bu, savaşın ve Hamas'ı yenmenin doğru yolu değil. Gazze'de hareketli bir mahalle olan lüks Er-Rimal mahallesinde rutin hayatlarına dönen Hamas polis memurlarını gösteren fotoğraflar gördüm.

İade planı nasıl işleyecek?

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Sorumlusu John Kirby, ABD ve Birleşmiş Milletler'in Gazze'nin kuzeyinde yaşayanların uygun koşullarla evlerine dönme ihtimali üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Bu bağlamda İsrail, ABD ve Birleşmiş Milletler bu konuyla ilgili bir plan geliştirdi; bu plan, bölge sakinlerinin denetim prosedürlerine tabi bir güvenlik koridorundan geri dönüşünü içeriyor.

Plana göre evleri neredeyse tamamen yıkılmış olanlar çadırdan barınaklarda kalmak üzere kuzeye hareket edecekler.

Umutlar hızla söndü

Tüm bu hazırlıklar ve kuzeyden göç edenlerin yüreklerine çarpan umut Hamas'ın Gazze Şeridi'nin kuzeyinden Gazze Şeridi'ni çevreleyen İsrail şehirlerine roket atmasının ardından hızla söndü.

Bu gelişme yeniden çatışmanın geri dönmesine neden oldu.

İsrail kara kuvvetleri kuzey Gazze Şeridi'ne döndü ve askeri operasyonlar yürütmeye başladı, ancak bu operasyonların şiddeti azdı.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant'a göre Hamas, kuzey Gazze Şeridi'ndeki tugaylarını rehabilite etmek için çalıştı.

Galant, "Hamas'ın ana örgütsel çerçeveleri dağıtıldı, ancak hareketin bazı kesimleri için tam bir çözüm yok. Buna İsrail içinde de inanılması gerekir. Hamas üyelerinin son dönemdeki faaliyetlerinin kuzey Gazze bölgesinde istikrar çabalarını engellememesini sağlamak için çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

Siyasi işler araştırmacısı Ahmed el-Bahtini, "Hamas İsrail ordusunu Gazze'nin kuzeyinde kışkırtmamalıydı. Savaşçının insanlığın en üst seviyesine sahip olduğu göz önüne alındığında, hayatlarının en zor günlerini yaşayan Gazze halkının acısını hissetmesi gerekir. İnsani sorumluluk gereği ve geri dönüş umudunun ardından Hamas üyelerinin, yerlerinden edilmemiş insanlara duyduğu şefkat nedeniyle roket atmamaları gerekirdi. Ayrıca Kuzey'de yaşayanların evlerine dönüşünü teşvik etmeliydi. Hamas'ın gerçekleştirdiği askeri hamle geri dönüş ihtimalini birkaç gün daha erteledi ve aynı zamanda kuzeyde daha fazla baskı yapma konusunda İsrail'e gerekçe sundu" dedi.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

İsrail basını, İsrail’in Mısır ordusunun Somali ve Afrika Boynuzu'ndaki hareketlerinden duyduğu endişeyi dile getirirken, Mısırlı eski askeri yetkililer, Mısır'ın Somali'deki askeri varlığını ‘meşru ve uluslararası hukuk ve uluslararası sözleşmelere uygun’ olarak değerlendirdi ve bunun bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yardımcı olmayı amaçladığını belirttiler.

İsrail gazetesi Yisrael Hayom, Mısır'ın ordusuna Somali üzerinden İsrail'e yanıt vermesini emrettiğini ve bu konuda onu destekleyen Arap ülkeleri olduğunu yazdı. Gazete, “Afrika Boynuzu'nda güç mücadelesi alevleniyor: Mısır, İsrail'in 'Somaliland'ı tanımasına yanıt veriyor” başlıklı haberinde, bu tanımaya karşı çıkan Kahire'nin, İsrail'in hamlesine yanıt olarak Somali'deki güçlerini yeniden konuşlandırdığını kaydetti. Gazeteye göre buraya yaklaşık 10 bin Mısırlı askerin konuşlandırıldığı tahmin ediliyor.

Ancak, Mısır ordusunun eski kimyasal savaş şefi Tümgeneral Muhammed eş-Şehavi, Mısır askerlerinin ‘dünyanın en büyük sekizinci barış gücü olduğunu ve Somali'deki Mısır güçlerinin Afrika Birliği (AfB) barış güçlerinin komutası altında olduğunu ve Somali'de barışı korumak için çalıştıklarını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Şehavi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır, Somali'nin stratejik konumu nedeniyle birçok ülke tarafından, özellikle de İsrail tarafından arzulandığının farkında. İsrail, Somali'nin güvenliğini istikrarsızlaştırmak ve Etiyopya'nın Kızıldeniz'e ulaşma ve bir deniz gücü kurma planı gibi belirli planları kabul etmeye zorlamak amacıyla Somaliland bölgesini Somali'den ayrılmak isteyen bir devlet olarak tanıdı. Ayrıca Etiyopya, İsrail'in desteğiyle Sudan'da istikrarın yeniden sağlanmasını engellemek ve çatışmanın devamını sağlamak gibi başka faaliyetlerde de bulunuyor.”

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, İsrail'in ayrılıkçı bölgeyi tanıması ve Kızıldeniz'de bir yer edinme çabaları sonrasında Somali ve Kızıldeniz'in güvenliği konusunda defalarca kez uyardı.

grfbgfr
AfB'nin Somali'deki barış gücü misyonunda Mısır askerleri de yer alıyor (AFP)

İsrail, geçtiğimiz aralık ayında Aden Körfezi ve Kızıldeniz'in güneyine bakan Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdı. Etiyopya, bu bölgenin bağımsızlığını tanımak karşılığında bir deniz ve askeri liman elde etmek istiyordu.

Mısırlı ulusal güvenlik uzmanı Tümgeneral Muhammed Abdulvahid, Mısır askerlerinin Somali'deki rolünün Afrika Birliği ve barış gücü çatısı altında güvenlik ve istikrarı sağlamak olduğunu vurgulayarak “Bu nedenle Mısır güçlerinin varlığı, Afrika Birliği ve Somali Devleti'nin talebi üzerine meşrudur. Somali Devleti'nin cumhurbaşkanı kısa süre önce Mısır'ı ziyaret ederek bunu tüm dünyaya teyit etmiştir” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Tümgeneral Abdulvahid, şunları söyledi:

“Bu bakımdan, İsrail'in Somaliland'ı bir devlet olarak tanıyarak ve Somali devletini bölmeye çalışarak yasadışı bir hamleye başvurup uluslararası hukuku hiçe saydığı halde, diğer tarafların Mısır'ın meşru varlığından endişe duyduklarını iddia etmeleri anlaşılabilir değil. Etiyopya'nın Somali'ye yönelik tacizleri ve kendi topraklarında bir Etiyopya deniz üssü kurulmasını kabul etmesi için yaptığı baskı, Addis Ababa tarafından gerçekleştirilen ve İsrail tarafından desteklenen, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) milis, teçhizat ve silah sağlamak gibi Afrika Boynuzu bölgesinde genel olarak gerçekleştirilen diğer şüpheli hamleler, İsrail'in bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik hamleleri bağlamında değerlendirilmeli.”

Tümgeneral Abdulvahid, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır ve AfB, bu gelişmelerin farkındadır ve bu nedenle Mısır'ın buradaki askeri varlığı, tüm bu tehditlere karşı koymak ve uluslararası yasal yükümlülükler ve uluslararası meşruiyet çerçevesinde hareket etmek için.”

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi pazar günü, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile Mısır ziyareti sırasında düzenledikleri ortak basın toplantısında, Somali'deki barış gücü misyonuna, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü destekleme taahhüdünün bir parçası olarak asker göndermeye devam edeceğini açıkladı. Sisi ve Mahmud, ikili bir toplantı düzenledikten sonra, her iki ülkenin heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, Mısır'ın Somali'nin birliği ve toprak bütünlüğünü destekleyen tutumunu vurgulayan Sisi, ülkenin egemenliğini zedeleyecek veya istikrarını tehdit edecek her türlü önlemi reddetti.

Sisi, düzenlenen ortak asın toplantısında, ‘devletlerin güvenliğini ve egemenliğini tehlikeye atabilecek adımlara’ karşı uyarıda bulunarak, bunları ‘Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ihlali’ olarak nitelendirdi. Mısır, 2024 yılının aralık ayı sonlarında, Somali'deki AfB barış gücü misyonuna asker göndereceğini duyurmuştu. Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, bu kararın ‘Somali hükümetinin talebi ve AfB Barış ve Güvenlik Konseyi'nin (AUSSOM) onayıyla’ alındığını söyledi. AUSSOM, 2024 yılı sonlarında sona eren terörle mücadele misyonunun yerini aldı.


Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
TT

Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi, bazı milletvekillerinin üyeliğinin geçerliliğini sorgulayan mahkeme kararlarıyla ilgili yeni bir siyasi sınavla karşı karşıya. Bu kararların en sonuncusu, geçtiğimiz cumartesi günü iki milletvekilinin üyeliğinin iptal edilmesine ilişkin karardı. Meclis Yasama Komitesi Başkanı, ‘mahkeme kararlarının uygulanmasına tamamen bağlı olduklarını’ teyit etti.

Kahire'nin doğusundaki Şarkiya ilinin Minye el-Kamh bölgesindeki seçim sürecini geçersiz kılan ve yeniden yapılmasını emreden Yargıtay'ın kararının ardından Mısır Temsilciler Meclisi’ne bir bekleyiş havası hakim oldu.

Mahkeme ayrıca, diğer seçim bölgelerine ilişkin olası kararlar beklentisiyle, milletvekilleri Muhammed Şehide ve Halid Meşhur'un üyeliklerini geçersiz kılmaya ve seçim bölgelerinde yeniden seçimler yapılmasına hazırlık olarak zaferlerini iptal etme kararı aldı.

Temsilciler Meclisi Yasama Komitesi Başkanı Danışman Muhammed Eid Mahcub, Meclisin Minye el-Kamh bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan karara uyacağını belirterek, devletin yargı kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı duyduğunu vurguladı.

Mahcub, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, önceki parlamento seçimlerinde, özellikle de ilk aşamada, mahkeme kararlarıyla sonuçları iptal edilen seçim bölgelerinde seçimlerin yeniden yapıldığını hatırlatarak “Mısır devlet kurumları yargı kararlarına saygı duyar ve bunları uygular” ifadelerini kullandı.

Mahcub, kararın ‘olağan prosedür yolunu izleyeceğini, önce kararın gerekçelerinin Yargıtay'ın teknik ofisine sunulmasıyla başlayacağını, ardından dosyanın Temsilciler Meclisi Başkanlığı ve Genel Sekreterliğe, daha sonra da Meclis Yasama Komitesi'ne sevk edileceğini’ açıkladı. Bu idari döngünün tamamlanması için kesin bir zaman dilimi belirlemenin mümkün olmadığını vurguladı.

rgty67u
Mısır Temsilciler Meclisi Başkanı Hişam Bedevi (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır basını, Yargıtay'daki bir adli kaynağın, Minye el-Kamh seçim bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan kararın nihai ve tüm taraflar için bağlayıcı olduğunu ve temyiz edilemeyeceğini söylediğini aktardı.

Mısır anayasasına göre Temsilciler Meclisi üyelerinin üyelikleri, kararın Meclise bildirildiği tarihten itibaren geçersiz hale gelir.

Yargıtay, Temsilciler Meclisi üyelerinin üyeliklerinin geçerliliği konusunda karar verme yetkisine sahiptir ve temyiz başvuruları, nihai seçim sonuçlarının açıklanmasından itibaren 30 günü geçmeyen bir süre içinde Yargıtay'a sunulmalıdır. Temyiz başvurusu, başvurunun alındığı tarihten itibaren 60 gün içinde karara bağlanır.

Yargıtay avukatı Albert Ansi, mahkeme kararının gerekçeleri hakkındaki yorumunda “Karar, kesin bir sahtekarlık kanıtına değil, seçim sürecini etkileyen usul ihlallerine ve açıklanan sonuçlara tam meşruiyet kazandırmak için gerekli olan temel belgelerin sunulmamasına dayanıyor” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Ansi, “Karar, seçim sürecinin kendisini objektif olarak kınamaktan ziyade, daha çok usule ilişkin ve önleyici bir karar niteliğinde” şeklinde konuştu.

Ansi, bazı milletvekillerinin üyeliklerinin iptal edileceğini ve bir dizi seçim bölgesinde, her seçim bölgesinin özel koşullarına göre değişen prosedürlerle yeniden seçim yapılacağını öne sürdü.

Mısır medyasının tanınan simalarından Ahmed Musa ise Temsilciler Meclisi'nin seçim sürecini bozan unsurları düzeltmek için tarihi bir fırsatı olduğunu söyledi. Yerel bir kanalda yayınlanan programında, Yargıtay kararlarının uygulanmasının ‘parlamento da dahil olmak üzere herkesin görevi olduğunu ve hiçbir bahaneyle ertelenmemesi gerektiğini’ vurgulayan Musa, Ulusal Seçim Otoritesini görevini yerine getirmeye çağırarak, halkın güvenini korumak ve devletin prestijini ve hukukun üstünlüğünü muhafaza etmek için” Temsilciler Meclisi'nden kararlar yayınlanır yayınlanmaz bunları uygulamaya koymasını istedi.

Yargıtay, Batı Delta'daki bir parti listesine üye olan bazı milletvekillerinin üyeliğine karşı yapılan itirazla ilgili nihai kararını 5 Nisan'da verecek.

dfbg
Mısır Temsilciler Meclisi binası (Temsilciler Meclisi resmi internet sitesi)

Ancak analistler, bu mahkeme işlemlerini ‘bekleyen çok sayıda temyiz başvurusu ışığında Mısır Temsilciler Meclisi sahnesinde yaşanan kargaşanın bir işareti’ olarak gördüler. Al-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Imad Gad, bunları ‘Temsilciler Meclisi’nin güvenilirliğini zedeleyen’ bir unsur olarak değerlendirdi.

Gad, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, son parlamento seçimleri sırasında, özellikle seçim yasaları, siyasi partilerin düzenlenmesi ve parti listelerinde ve bağımsız adayların seçilme kriterleri ile ilgili kapsamlı siyasi reformlar yapılması yönünde siyasi ve insan hakları çevrelerinden gelen çağrıları hatırlattı.

Mısırlılar geçtiğimiz ay, seçim usulsüzlükleri nedeniyle bir dizi seçim bölgesinin sonuçlarının iptal edilmesinin ardından, iki ay boyunca sekiz tur süren maraton parlamento seçimlerine veda etti.

Devlet Konseyi Yüksek İdare Mahkemesi'nin Kasım ayında ilk aşamadaki yaklaşık 30 seçim bölgesindeki seçimlerin geçersiz olduğuna karar verdi.

Bu karar, adaylar tarafından yapılan itirazların sonucu olarak alındı. Yüksek Seçim Kurulu da Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi'nin 10 Kasım'da başlayan bu aşamadaki usulsüzlüklerle ilgili açıklamalarının ardından, usulsüzlükler nedeniyle 19 seçim bölgesindeki seçim sonuçlarını iptal etti.


Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi dün, Başbakan Mustafa Medbuli hükümetinde 13 bakanlıkta değişikliklerin yapılmasını öngören bir kabine değişikliğini onayladı. Egemen makamlardaki isimler görevlerinde kalırken, Enformasyon Bakanlığı yeniden hükümet yapısında kendine yer buldu.

Sekiz yılı aşkın bir süredir görevde olan Medbuli hükümetindeki dördüncü değişiklik, ekonomik kalkınma için bir başbakan yardımcısı ve dört bakan yardımcısının seçilmesini öngörüyordu.

Kabine değişikliği kapsamında Ziya Raşvan enformasyon bakanı olarak atanırken, Dr. Bedir Abdulati dışişleri bakanı, Korgeneral Abdulmecid Sakr savunma bakanı ve Tümgeneral Mahmud Tevfik içişleri bakanı olarak görevlerine devam etti.

Mısır Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, kabine değişikliğini onaylamadan önce Medbuli ile ‘mevcut hükümette değişiklik yapılması’ konusunda istişare etti.

Anayasanın 147. maddesinde, “Cumhurbaşkanı, Başbakan ile istişare ettikten ve Temsilciler Meclisi'nin mevcut üyelerinin salt çoğunluğunun, ancak meclis üyelerinin en az üçte birinin onayıyla bakanlar kurulunda değişiklik yapabilir” deniyor.

Yeni bakanların bugün Cumhurbaşkanı huzurunda anayasal yeminlerini etmeleri bekleniyor.