Suriye'de ikinci el kıyafetlerin fiyatları zenginleri de fakirleri de etkiliyor

Yaşam koşulları vatandaşların alışveriş yapmasına engel oluyor, piyasada müşteri olmamasına rağmen kullanılmış kıyafetlerin fiyatı yeni kıyafetlere yakın

Suriye'deki ikinci el kıyafet pazarı neredeyse boş görünüyor (AFP)
Suriye'deki ikinci el kıyafet pazarı neredeyse boş görünüyor (AFP)
TT

Suriye'de ikinci el kıyafetlerin fiyatları zenginleri de fakirleri de etkiliyor

Suriye'deki ikinci el kıyafet pazarı neredeyse boş görünüyor (AFP)
Suriye'deki ikinci el kıyafet pazarı neredeyse boş görünüyor (AFP)

Tarık Ali 

Uzun yıllar boyunca ikinci el kıyafet piyasası, yoksullara yeni giyim fiyatlarının alevlerinden kaçış imkânı sağladı.

Zira kıyafet fiyatları, Suriye savaşının etkili ya da etkisiz tüm yönleriyle, endüstriyel şehirlerin ve yerel giyim üretim tesislerinin yok olması ve iplikten iğneye, kumaşa ve bir giysinin üretimi için gerekli tüm gerekliliklere kadar hammadde fiyatlarındaki artış nedeniyle önemli oranda arttı. 

Sadece başkent Şam'da, mahalleler boyunca uzanan, ikinci el kıyafetlerin satıldığı bir pazar bulunuyor ve buna 'itfaiyeci' pazarı deniyor.

Şam Emniyet Müdürlüğü'nün karşısında yer alan pazar, ünlü tarihi Hicaz semtinin arkasına uzanan bölgede yer alıyor.

Şehrin merkezindeki Kanavat mahallesinin sonuna, özellikle Adalet Sarayı'nın arkasına ve karşı tarafta neredeyse Eski Şam'a kadar uzanıyor. 

Pazar devasa genişlikte ancak fiyatlarının çok yüksek olması, bazı giyim eşyalarının fiyatlarının bir çalışanın aylık gelirine ulaşmasıyla alışveriş yapmak neredeyse imkânsız hale geldi.

Bu fiyatlar, yoksulluk sınırının altına henüz girmemiş olanlar dahil olmak üzere çoğu Suriyelilerin satın alma kabiliyetini aştı.

Suriye'de henüz yoksulluk sınırının altındaki bir dilime girmemiş olanlar bu dilime girme konusunda endişe duyuyor.

Birleşmiş Milletler, Suriyelilerin yüzde 90'ının yoksulluk sınırının altında olduğunu defalarca kez dile getirdi, küçük savaş ağaları sınıfını hariç tutarsak, bu yüzde 10'luk kısımdan geriye kalanların günlük işlerini zorlukla da olsa yönetebilmeleri daha kolay oluyor. 

İkinci el elbise

Tüm bunların ışığında, Şam'da hükümet çalışanı olan Hayfa Lamia'nın da ifade ettiği üzere Suriye'de alışveriş yapmak artık çok karmaşık bir mesele haline geldi.

Lamia "İkinci el kıyafet fiyatları markalardaki parça fiyatlarıyla hemen hemen aynı. Pazarda yüzlerce ceket seçeneği arasında saatlerce arayıp 300 bin Suriye lirasının (20 dolar) altında bir fiyata ceket bulamamam mantıksız bir şey. Aylık maaşımın tamamı 20 bin lira (yaklaşık 13 dolar) ve kazaklar, elbiseler, gömlekler bu fiyatlarda değil, burada yaşananlar tam bir felaket. Bunların Avrupa malı olduğu doğru ama ikinci el ürünler" dedi. 

Lamia, sözlerine şunları ekledi:

İkinci el pazarından yüzde 100 temiz bir parça satın almak çoğu zaman mümkün olmuyor, muhtemelen özel yıkama, dikiş ya da başka şeylere de ihtiyaç duyuluyor. Ancak bu kabul edilebilir zira fiyatları yeni piyasada sunulanlara kıyasla her zaman inanılmaz derecede ucuz. Peki şimdi neler oluyor, soluduğumuz havayı bile özelleştirme projesi kapsamında ikinci el pazarları da mı zenginlerin malı haline geldi?!. 

Merhametsizlik

Şam'da bir mühendis olan Mulham Abara geçen hafta ikinci el kıyafet pazarında saatlerce ileri geri yürüdüğünü, genel görünüşlerinin çok benzer olması, dekor eksikliği ve yalnızca kıyafetleri asmak için ağların kullanılması nedeniyle aynı mağazalara birden çok kez girdiğini buna rağmen istediğini bulamadığını daha doğrusu görünüş açısından defalarca isteğini bulduğunu ancak fiyat açısından hiçbir zaman beklediğini bulamadığını belirtti.

Abara, "Aylardır ikinci el kıyafet pazarını ziyaret etmedim, sanki bir devrim yaşanmış ya da pazar bir kişiye bağlanmış. Öyle ki fiyatlar sanki satılık değil de sadece teşhir amaçlıymış gibi görünmeye başlamış. Suriye'de ikinci el kıyafet pazarları kime yönelikti? Yoksullar içindi. Ama bu günlerde fiyatları, bunların, hali vakti yerinde olanlardan daha fazlası için olduğunu gösteriyor. 150 bin liraya (10 dolar) pijama almam mantıklı mı, üstelik omuzları delik olan bir pijama? Yırtık olması sorun değil, parçaların malzemesi genellikle ikinci el olmasından kaynaklanır. Ama görünen o ki önümüzdeki yıllarda çözüm, halihazırda sahip olduklarımızı, bizi acınacak hale getirecek kadar yıpranıncaya kadar giymeye devam etmek olacak" ifadelerini kullandı. 

Pazarın içinde

İkinci el kıyafet pazarını öğleden sonra geç saatlerde ve dükkânların her zaman alıcılar ve araştırmacılarla dolu olduğu bir zamanda ziyaret etmek, Suriye tarihinde yıllardan beri süregelen bir gelenekti ancak şimdi pazardaki müşteri sayısı birkaç taneden fazla görünmüyor. 

Pazardaki tezgahlardan birinin sahibi Ebu Mahmud ziyaretçilerin azlığından değil, alıcıların azlığından ve bazen bütün günlerin alışveriş yapan olmadan geçmesinden yakındı.

Mahmud, "Devam eden bu durum, arkamızda ailelerin ve çocukların akşam yemeğiyle dönmemizi beklemesiyle açlıktan ölmemize neden olacak. Biz de aslında geçimlerini sağlamaya çalışan alıcılar karşısında bu fiyatların çok yüksek ve külfetli hale geldiğini biliyoruz, ancak yüksek fiyatlar bizim için de zorlayıcı bir durum" dedi. 

İdlib'ten geliyor

İkinci el kıyafet fiyatlarında büyük artışa yol açan bu zorlayıcı durum hakkında başka bir dükkanın sahibi Ebu Raid de "Bunlar, birçok sebepten kaynaklanıyor. Mallarımızı satın alıp bize teslim edilmesi için yüksek ücretler ödedikten sonra, yoğun gümrük vergileri uygulanıyor ve mallara el konuluyor. Ayrıca Lübnan'dan kaçakçılık yollarına ve diğer zamanlarda malların ek ücretlere ve müsaderelere maruz kalmasına da vurgu yapılıyor. Lübnan'dan kaçakçılık yollarına ve diğer zamanlarda malların ek ücretlere ve müsaderelere maruz kalması da söz konusu oluyor. Belki İdlib'in göbeğinden Şam'a toplu halde malların geldiği artık bir sır değil ve bu bilinen nedenlerden dolayı konuşmak istemediğim bir konu ama bu yol da özel takip ve fiyatlandırmaya tabi" dedi. 

İkinci el kıyafet alımı

Tüccarların satın aldığı ikinci el ürünler değişiklik gösteriyor, "süper büyük" paket denilen ürün, en iyi ürün olarak kabul ediliyor ve bir paketin fiyatı yaklaşık bin dolar oluyor.

Parça ürünlerinin aşırı yüksek fiyatları nedeniyle satılmasının imkânsız olması nedeniyle tüccarlar bununla uğraşmak istemiyor.

Malların ortalama ağırlığı yaklaşık 40 kilogram olan paket halinde bağlanmasından dolayı ikinci el yığınına paket ismi veriliyor. 

Süper büyükten sonra en iyi şey ise piyasada dolaşan onun yerini alarak seçkin mallar arasında yer alan ve 'büyük' paket olarak adlandırılan pakettir.

Paketin ağırlığı yaklaşık 40 kilogram olup, ürünlerinin kışlık mont olduğunu varsayarsak 10 ila 15 arasında mont içerir.

Büyük paketin ardından birkaç benzer kategoriye ayrılan ilk elit grup bulunuyor. Bir paketin ortalama fiyatı yaklaşık 6 milyon Suriye lirasına (400 dolar) ulaşıyor.

İkinci paket 4 milyon lira (266,4 dolar), üçüncü paket ise yaklaşık iki milyon lirayla (133,2 dolar) en ucuzu ve düşük kalitelisi oluyor.

Bu kategorilerde giyim parçalarının ağırlıkları ve sayıları değişiklik gösteriyor.

Bir pakette yaklaşık 100 parça hafif giysi bulunabiliyor, bu denklemde tüccara kâr, hatta bazen bol miktarda kâr sağlıyor. 

Fiyatların yükselmesi ve hacim 

İkinci el kıyafet piyasasında tüccar olan Cemal Şarifi, tüccarların mal seçiminde ikiye bölündüğünü belirtti.

Bazıları 'büyük' paket ürünlerini hasarsız olduğu için tercih ediyor ve ağır kıyafetlerden uzak durarak kazanç sağlıyorlar, pakette yazlık kıyafetler varsa ürün bol oluyor. 

Tüccar, "Birinci ve ikinci elit paketlere ve fiyatlara, iyi bir kâr garanti edecek şekilde güvenen başka bir tüccar türü daha var. Ancak fiyatlarındaki temel artış ve müşterinin satın alma konusundaki isteksizliği göz önüne alındığında bunların hiçbiri önemli değil" dedi. 

Kıyafet değişimi 

Gıda, sağlık, ilaç ve eğitim gibi pek çok soruna ek olarak giyim de Suriyeliler için bir sorun haline geldi.

Yakın zamana kadar en basit hak olsa da şimdi kıyafetlerini çeşitli şekillerde değiştirememeleri nedeniyle üniversitelerde ve farklı yerlerden gençlerin utanç yaşamasına neden olan bir durum oluyor. 

Bundan daha karmaşık olanı ise her kış başında market girişlerinde tekrarlanan ebeveyn şaşkınlığı oluyor.

Her yıl büyüyen ve yeni kıyafetlere ihtiyaç duydukları çocuklarını giydirmeyi ve onlara kışın soğuğundan koruyacak kıyafetler sağlamayı düşünüyorlar.

Mağaza sahipleri müşteriyi içeriye davet ederken, dışarıdaki müşteri yardım çağrısı yapıyor.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Şarku’l Avsat, ABD’nin de katıldığı Gazze görüşmelerine dair yeni ayrıntıları açıklıyor

Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)
Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)
TT

Şarku’l Avsat, ABD’nin de katıldığı Gazze görüşmelerine dair yeni ayrıntıları açıklıyor

Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)
Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)

Mısır’ın başkenti Kahire’de, Hamas ile Filistinli grupların heyetleri, arabulucular ve Gazze’yi “Barış Konseyi”nde temsil eden Nikolay Mladenov’un yanı sıra Amerikalı ve diğer bazı isimlerin katılımıyla yürütülen temaslar sürüyor. Görüşmeler, Filistinli grupların son sunulan öneriye verdiği olumlu yanıtın ardından ateşkes anlaşmasına odaklanıyor.

“Şarku’l Avsat”a konuşan kaynaklar, Kahire’deki müzakerelerin son durumuna ilişkin bilgi verdi.

Hamas’tan üç ve bir Filistinli gruptan bir kaynak, Filistin heyetinin çarşambadan perşembe akşamına kadar Kahire’de yapılan görüşmelerde arabuluculara ve Mladenov’a, 15 maddeden oluşan son teklifin ikinci aşamaya yönelik ciddi müzakerelerin başlatılması için uygun bir zemin teşkil ettiğini ilettiğini söyledi.

Şarku’l Avsat daha önce “yol haritası” olarak nitelendirilen teklifin detaylarını yayımlamıştı. Söz konusu plan, birinci aşamada kalan hususların tamamlanmasını ve eş zamanlı olarak ikinci aşama maddeleri üzerine müzakerelerin yürütülmesini öngörüyor.

Görsel kaldırıldı.Filistinli bir çocuk, dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'a İsrail ordusu tarafından atılan bir broşürü tutuyor (AFP)

Hamas’tan biri Kahire’de olan iki kaynak, heyetin diğer grupların desteğiyle, birinci aşamanın istisnasız olarak uygulanması gerektiğini vurguladığını belirtti. Buna, Gazze’nin yönetimi için ulusal komitenin derhal göreve başlaması da dâhil.

Aynı kaynaklara göre Filistinli gruplar, arabuluculara ve Mladenov’a beş maddelik bir yanıt metni sundu. Metinde, birinci aşamanın eksiksiz uygulanması, İsrail’in tüm maddelere tam bağlılık göstermesi ve grupların yol haritasını kabul ederek kapsamlı müzakerelere hazır olduğu ifade edildi. Ayrıca planın, ABD Başkanı Donald Trump’ın ortaya koyduğu çerçevenin en iyi şekilde uygulanmasını hedeflediği vurgulandı.

Metinde silah meselesinin, kapsamlı bir Filistin siyasi süreciyle bağlantılı ele alınacağı ve bu konudaki kararın yalnızca Hamas’a ait olmayıp, ulusal çerçevede verileceği belirtildi. Nihai hedefin ise uzun vadeli ateşkes sağlanması ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına kavuşarak devletini kurması olduğu ifade edildi.

Kaynaklara göre Filistin heyeti, müzakerelere başlamadan önce İsrail’in sunulan belgeye ilişkin net bir tutum ortaya koymasını talep etti. Heyet ayrıca Gazze yönetim komitesine görevlerin devredilmesi konusunda tam hazırlık içinde olduğunu bildirdi.

Görsel kaldırıldı.Filistinli bir çocuk, dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'a İsrail ordusu tarafından atılan bir broşürü gösteriyor (AFP)

Filistinli grupların yanıtının ardından Mladenov’un bazı değişiklikler önerdiği ve bu değişikliklerin gruplar tarafından değerlendirileceği belirtildi. Değişikliklerin; tarafların Trump planı çerçevesinde üzerinde uzlaşacağı bir metni kabul etmesi, Şarm eş-Şeyh’te varılan mutabakatlara tam bağlılık, son yol haritasının kabul edilerek hızlı bir şekilde müzakerelere başlanması ve silah konusunun ilgili plan ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararı çerçevesinde ele alınmasını içerdiği kaydedildi.

Kaynaklar ayrıca, İsrail’in arabulucuların son önerisine verdiği ilk yanıtın olumsuz olduğunu ve özellikle ihlallerin durdurulması, “sarı hat”tan çekilme ve uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması gibi başlıklarda net taahhüt vermediğini ifade etti. Ayrıca İsrail’in günlük 600 yardım tırının girişine izin verme konusunda garanti vermediği de ifade edildi.

Görsel kaldırıldı.Yerinden edilmiş Filistinliler, dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir kamyondan su alıyor (AP)

Mladenov’un İsrail’den görüşmelere fırsat tanımak amacıyla Gazze’de 48 saatlik hava saldırısı durdurma talebinde bulunduğu, ancak buna resmi bir yanıt alamadığı da ifade edildi. Buna rağmen son günlerde hava saldırılarında görece bir azalma gözlemlendiği ve insani yardım tırlarının sayısının 200-280 seviyelerine çıktığı, ancak bunun yetersiz olduğu belirtildi.

Kaynaklar, Kahire’deki görüşmelerin planlanandan daha uzun süreceğini ve arabulucuların çözüm bulmak için yoğun çaba harcadığını ifade etti. ABD’nin İsrail üzerinde müzakereleri ilerletmeye yönelik baskı kurmaya başladığı, ancak bunun henüz yeterince etkili olmadığı dile getirildi.

Diğer yandan, Jared Kushner ekibinden bir ABD’li yetkilinin Hamas ile Mladenov arasındaki görüşmeye katıldığı ve Beyaz Saray’ın tarafların anlaşması hâlinde bunu memnuniyetle karşılayacağını bildirdiği iletildi. Yetkilinin, Kushner’in birinci aşamanın tüm maddelerinin uygulanması için İsrail üzerinde baskı kuracağını ifade ettiği de belirtildi.


Yerleşimciler Batı Şeria'daki el Halil’de Filistinlilerin evlerine saldırdı

Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
TT

Yerleşimciler Batı Şeria'daki el Halil’de Filistinlilerin evlerine saldırdı

Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)

Silahlı yerleşimciler bu sabah, Batı Şeria’nın El Halil (Hebron) kenti kuzeyindeki el-Arub bölgesinde sivillere ait evlere saldırdı. Aynı zamanda İsrail güçleri güney el Halil’de bir çocuğu gözaltına aldı.

Yerel kaynakların aktardığına göre silahlı yerleşimci gruplar, bu sabah erken saatlerde el-Arub’a bağlı Vadi eş-Şeyh bölgesindeki evlere saldırarak yoğun şekilde gerçek mermi kullandı. Filistin Haber Ajansı SAFA’ya göre saldırı, özellikle çocuklar ve kadınlar arasında korku ve paniğe yol açtı. Olayda yaralanma olmadığı bildirildi.

Aynı bağlamda, İsrail güçlerinin ana yoldan geçmekte olan 15 yaşındaki bir çocuğu gözaltına aldığı, ardından el Halil’lin güneyindeki el-Alka bölgesinde ailesine ait eve baskın düzenlediği ve evi arayarak içindeki eşyaları tahrip ettiği belirtildi.

İsrail güçlerinin ayrıca e Halil kenti ile İdna ve Beyt Ula beldelerinde çok sayıda eve baskın düzenlediği, ev sahiplerine kötü muamelede bulunduğu, evleri aradıktan sonra evleri bilinçli olarak tahrip ettiği, ancak herhangi bir gözaltı yapılmadığı ifade edildi.

Öte yandan, ABD, Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık’ın, Batı Şeria’da Filistinli topluluklara yönelik şiddet nedeniyle “radikal İsrailli gruplara” yönelik ilave yaptırımlar uyguladığı hatırlatıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Batı Şeria’daki yerleşimlerde yaklaşık 500 bin İsraillinin yaşadığı, bu yerleşimlerin uluslararası toplumun büyük çoğunluğu tarafından yasa dışı kabul edildiği ve barışın önündeki en büyük engellerden biri olarak görüldüğü belirtiliyor.


Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
TT

Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)

Lübnan ordusu, dün Güney Lübnan'daki Kfar Rumman - Nabatiye kasabasında bulunan evlerine düzenlenen İsrail saldırısı sonucu bir asker ve ailesinin bazı üyelerinin öldürüldüğünü "X" platformunda duyurdu.

Lübnan ordusu, baskının ailenin Nabatiye bölgesindeki evini hedef aldığını belirtti.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre dün akşam ülkenin güneyine yönelik çok sayıda hava saldırısı düzenlendi.

Ajans, “düşman savaş uçakları ve insansız hava araçlarının (İHA), güneydeki Batı ve Orta kesimlerde yer alan Sur ve Bint Cubeyl ilçelerini 70’ten fazla hava saldırısıyla hedef aldığını, bununla eş zamanlı olarak topçu atışlarının da yapıldığını” bildirdi. Söz konusu saldırıların çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına, ayrıca evlerin, altyapının ve yolların tahrip olmasına yol açtığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan Sağlık Bakanlığı’na bağlı Acil Durum Operasyon Merkezi’nden aktardığına göre  2 Mart ile 30 Nisan tarihleri arasındaki saldırıların toplam bilançosu, 2 bin 586 ölü ve 8 bin 20 yaralı oldu.

Öte yandan, İsrail ordusu dün güney Lübnan’da bir İsrail askerinin öldüğünü açıkladı. Yerel medya, askerin “Hizbullah” tarafından SİHA ile gerçekleştirilen saldırıda öldüğünü bildirdi. Ordu ayrıca bir askerin de yaralandığını duyurdu.

İsrail ordusu, dün akşam Lübnan’dan fırlatılan bir mühimmatın İsrail’in kuzeyindeki açık bir alana düştüğünü, ayrıca İsrail hava sahasına girmeden önce “şüpheli bir hava aracının” engellendiğini açıkladı. Bu gelişmeler nedeniyle ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığı belirtildi.

Ordu ayrıca, Lübnan’ın güneyinde “Hizbullah”a ait yaklaşık 140 metre uzunluğunda bir tünelin imha edildiğini de duyurdu.

İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki çatışmalar, ABD ve İsrail’in İran’la savaşa başlamasının ardından yeniden tırmandı. Haftalar süren savaşın ardından İsrail ile Lübnan hükümeti arasında bir ateşkes üzerinde anlaşmaya varılmıştı. Ancak buna rağmen İsrail ordusu ile Hizbullah karşılıklı saldırılarını sürdürürken, İsrail güçlerinin hâlen Lübnan’ın güneyinde konuşlu olduğu bildiriliyor.