Saraybosna'daki "pazar yeri katliamı" tanıklarından Tvico, patlama anını anlattı: O sahneler izlenecek gibi değildi

Vahida Tvico, "Ne olduğunu anlayamadım. Patlama sesinin beni nasıl sağır etmediğini anlamıyorum. Tezgahlar üzerindeki kanları görünce, bayıldım. O sahneler izlenecek gibi değildi" dedi

Vahida Tvico (AA)
Vahida Tvico (AA)
TT

Saraybosna'daki "pazar yeri katliamı" tanıklarından Tvico, patlama anını anlattı: O sahneler izlenecek gibi değildi

Vahida Tvico (AA)
Vahida Tvico (AA)

Bosna Hersek'te 1992-1995 yıllarındaki savaşta Sırp Cumhuriyeti Ordusu'nun başkent Saraybosna'daki "Markale" pazar yerine düzenlediği saldırıya tanık olan Vahida Tvico, katliamdaki sahnelerin hala gözlerinin önünde olduğunu söyledi.

Saraybosna'da 5 Şubat 1994'te "Markale" pazar yerine kocasıyla, ellerindeki ürünleri satmak ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayabilmek için giden Tvico, aradan geçen 30 yılın ardından, o gün yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Saraybosna'daki 1425 gün süren kuşatmanın her gününün kritik olduğunu belirten Tvico, evden pazar yerine her gidişlerinde keskin nişancıların hedefinden kaçmak için mücadele ettiklerini söyledi.

Tvico, katliamın yaşandığı gün bulunduğu noktada, o gün gördüklerini şöyle anlattı:

Havan topu düştüğünde tam burada duruyordum. Kaçmak istedim, nereye gideceğimi bilmiyordum, kocam beni birden çekti. Ne olduğunu anlayamadım. Patlama sesinin beni nasıl sağır etmediğini anlamıyorum. Tezgahlar üzerindeki kanları görünce, bayıldım. O sahneler izlenecek gibi değildi.

(AA)

"Gördüklerim karşısında korkudan kalbim duracaktı"

Tvico, katliamda şahit olduğu sahnelerin hala gözlerinin önünde olduğunu belirterek, katliamın her yıl dönümünde bir önceki yıla göre daha da zorlandığını ifade etti.

Patlama sonucu kopan insan uzuvlarını gördüğünü dile getiren Tvico, "Gördüklerim karşısında korkudan kalbim duracaktı." diye konuştu.

Tvico, olay günü yaşananları anlatırken hala zorlandığını kaydederek, kocasının o an bir tanıdıklarıyla tokalaştığını ve havan topunun düşmesiyle, o kişinin de gözleri önünde hayatını kaybettiğini söyledi.

O gün pazar yerinin "ana baba günü" olduğuna işaret eden Tvico, "O günü asla unutamam. Çok zor, çok kötü şeyler oldu." dedi.

Tvico, oğlunu da ülkedeki savaşta, 10 Haziran 1993'te yine havan topu saldırısında kaybettiğini belirterek, oğlunun cesedini kendi elleriyle taşıdığını söyledi.

Genç nesillerin güzel günler yaşaması ümidini dile getiren Tvico, "Kavgaların, sorunların, özellikle de savaşların olmadığı bir gelecek umuyorum." ifadesini kullandı.

(AA)
(AA)

Savaşta Saraybosna'da 11 bin 541 sivil hayatını kaybetti

Savaşta başkent Saraybosna'yı kuşatma altında tutan Sırp birliklerince Markale'deki pazar yerine ilk olarak 5 Şubat 1994'te havan topu saldırısı düzenlendi. Bu saldırıda 68 kişi hayatını kaybetti, 144 kişi yaralandı. 28 Ağustos 1995'te yapılan saldırıda ise 43 sivil öldü, 84 kişi yaralandı.

Lahey'deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY), pazar yerine yapılan saldırıların Sırp birliklerince gerçekleştirildiğini kanıtlarla ortaya koyarken, katliamın sorumlularından Bosnalı Sırp komutan Dragomir Milosevic 29 yıl hapse mahkum edildi.

Saraybosna'nın kuşatılması ve kuşatma boyunca işlenen insanlığa karşı suçlar nedeniyle Lahey'de yargılanan eski Sırp komutanlardan Stanislav Galic de müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Ülkedeki savaşta, Saraybosna'da 2 bine yakını çocuk 11 bin 541 sivil hayatını kaybetti.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.