Libya Başkanlık Konseyi Fizan’daki kalkınma projelerine vurgu yaptı

Derne barajı çökmesi faciasında 16 sanığın duruşması ertelendi.

Derne kentinde selin yol açtığı yıkımın genel tablosu (AP)
Derne kentinde selin yol açtığı yıkımın genel tablosu (AP)
TT

Libya Başkanlık Konseyi Fizan’daki kalkınma projelerine vurgu yaptı

Derne kentinde selin yol açtığı yıkımın genel tablosu (AP)
Derne kentinde selin yol açtığı yıkımın genel tablosu (AP)

Libya Başkanlık Konseyi Üyesi Musa el-Koni, güney bölgelerde istikrarın sağlanması için birçok alanda kalkınma projeleri oluşturulmasının gerekliliğini vurguladı. Derne Temyiz Mahkemesi Pazar günü, sel felaketi ve kentteki barajların çökmesi davasında sanıkların duruşmasının bu 25 Şubat’a ertelenmesine karar verdi. Derne kentindeki Kriz Komitesi üyesi Hamad el-Şalavi, yaptığı kısa açıklamada mahkemenin bu davada sanıkları yargılamak için ilk oturumunu erteleme kararı aldığını söyledi.

Libya Başsavcısı es-Sıddık es-Sur'un ofisi, Derne kentinde şiddetli yağışlar nedeniyle tanık olunan sağanak yağışların ardından, ülkenin rezervdeki baraj tesisini yönetmekten sorumlu 16 yetkilinin tutuklandığını duyurdu. Geçtiğimiz Eylül ayında Libya'nın doğu kıyısını vuran fırtına, Derne kentinde çok sayıda barajın patlamasıyle çok sayıda sellere ve tüm mahallelerin sular altında kalmasına neden olmuştu.

HGH
Daniel Fırtınası'nın 14 Eylül 2023'te Libya'nın doğusundaki Derne şehrini vurmasının ardından yaşanan sellerin yol açtığı yıkımı gösteren genel bir fotoğraf (AFP)

Birleşmiş Milletlere göre bu sel felaketlerinde, en az 4 bin 300 kişi öldüğü, 8 bin kişinin kaybolduğu ve yaklaşık 43 bin kişi kişi yerinden edildiği belirtildi. Libyalı örgütler, ülkenin afet yönetimi ve bozulan altyapı durumu hakkında "bağımsız uluslararası soruşturma" yapılması çağrısında bulundu.

Libya Merkez Bankası Başkanı es-Sıddık Ömer el-Kebir ise Cumartesi akşamı, Libya BM Misyonu (UNSMIL) Başkan Yardımcısı ve İnsani İşler Koordinatörü Georgette Gagnon’yla, “hasarın boyutunu ve yeniden inşanın mali değerine yardımcı olmanın yollarını belirlemek için Derne şehrini ve çevre bölgeleri ziyaret ettiğinde” farklı bir konuda görüştüğünü söyledi. “İnsani yardım kuruluşlarının Libya bankalarındaki rolünü ve bu kuruluşların işlemlerini Libya’nın mevcut düzenlemelrine uygun bir şekilde kolaylaştırılmasını görüştüklerini” belirtti.

El-Kebir, aynı zamanda, Alman Büyükelçisi Michael Unmacht ile bankanın Derne ve çevresinin yeniden inşa programındaki rolü,  Dünya Bankası'nın bu alandaki deneyimlerinden yararlanmak için danışmanlık alma olanağı, Merkez bankası birleşme projesindeki son gelişmeler, 2024 yılı bütçesinin çıkarılması ve Ulusal Petrol Kurumu'nun üretimi artırmasına destek verilmesi yönünde atılan adımlarla ilgili de görüştü.

Es-Sıddık, bu ay sonunda Libya'da, iki ülkeden çok sayıda iş adamının katılımıyla gerçekleştirilecek "Libya-Almanya Ekonomik Forumu"nu da görüştüklerini söyledi.

YJU
Libya Merkez Bankası tarafından basına dağıtılan, valisinin, Alman büyükelçisiyle yaptığı görüşmenin fotoğrafı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ise Cumartesi akşamı yaptığı konuşmada, Libyalıların terörle mücadeledeki çabalarına vurgu yaparak  "İslam Askeri İttifakı" ülkelerinin Savunma Bakanları Konseyi toplantısında, "El-Bunyan El-Marsus” savaşlarındaki destansı kahramanlığa övdü ve "Gazze'deki savaşın derhal durdurulması" çağrısında bulundu. İşgalci varlığın yaptığının en çirkin haliyle terörizm olduğunu ve bunun sonuçlarının küresel istikrar açısından ağır olacağına dikkat çekerek “ Gazze halkına karşı işlenen suçlara son verilmesi, onlara insani ve tedavi edici yardımların ulaştırılmasının sağlanması" gerektiğini belirtti.

Ayrıca Dibeybe, yedi kamu şirketinin bağlı ortaklığının, özelleştirme işlemlerinin tamamlanmasını üstlenecek olan “Yatırım Teşviki ve Özelleştirme İşleri Genel Kurumu”na devredilmesi yönünde karar yayınladı.

Öte yandan Avrupa Birliği Büyükelçisi Nicola Orlando, Pazar günü Birlik Hükümeti’nin Yerel Yönetim Bakanı Bedir ed-Din el-Toumi'ye Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, Libya'daki on belediyede gerekli kapasite oluşumunu sağlayacak bir projenin tamamlanma süreci hakkında bilgi verdiğini söyledi.

Bu projenin, Libyalı toplulukların ve iş adamlarının yararına Libya kaynaklarının sürdürülebilir şekilde kullanılmasına yol açan balıkçılık sektörünün geliştirilmesine ve çevre güvenliğine katkısına dikkat çekti.

Proje uzmanları, Zliten şehrine şu anda karşı karşıya olduğu zorlukların aşılmasında yardım sağlamaya hazır olduklarını ifade etti.

Başkanlık Konseyi üyesi Musa el-Koni, güney bölgelerde kalkınma projelerinin oluşturulmasının gerekliliğini vurgularken, Pazar günü Tehale Belediye Başkanı, eğitim müfettişi ve belediyenin sağlık görevlisiyle yaptığı görüşmede “Bölgenin ileri gelenleriyle birlikte, belediyenin eğitim ve sağlık kurumlarında karşılaştığı sorunları, vatandaşların hizmetinde görevlerinin yerine getirebilmeleri için ilgili makamlarla koordineli olarak çalışma” sözü verdi.

5Y6UMK7IL8
Libya’nın batısında tutuklanan bir grup düzensiz göçmen (LANA)

Libya'ya düzensiz göçmen akınıyla mücadeleyle ilgili olarak Cumartesi akşamı, ülkenin batısındaki İstikrar Destek Servisi, Nalut şehrindeki ofisinden yaptığı açıklamada, "Tunus sınırından yasa dışı yollardan ülkeye giren farklı milletlerden 100 kaçak göçmeni tutuklamayı başardıklarını” açıkladı.



Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.


İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

İran ile yaşanan gerilimler ve Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmaz ortamında, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında, önümüzdeki çarşamba gününe ertelenen ve büyük bir merakla beklenen bir görüşme planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, yapılması planlanan görüşmenin, Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmazın aşılması karşılığında İran'a yönelik baskının artırılması konusunda pazarlık içerebileceği ihtimalini göz ardı etmiyorlar.

Amerikan haber sitesi Axios'a göre 19 Şubat'ta yapılması planlanan ve ikinci aşamayı ilerletmesi beklenen Gazze "Barış Konseyi" toplantısı öncesinde, Netanyahu'nun ofisi, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelmesinin beklendiğini belirtti. Açıklamada ayrıca, "İran ile yapılacak herhangi bir müzakerenin, balistik füzelerin sınırlandırılmasını ve bölgedeki İran'ın vekillerine verilen desteğin durdurulmasını içermesi gerektiğine inanılıyor" denildi.

Çarşamba günü yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump'ın Ocak 2025'te göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ve Trump arasında gerçekleşecek yedinci görüşme olacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan, Netanyahu'nun "Barış Konseyi" toplantısından önce Washington'a yaptığı ziyaretin zamanlamasının, "özellikle İran ve Gazze konularında, Washington ve Tel Aviv arasında çoğu noktada varılan anlaşma çerçevesinde" pozisyonların koordinasyonunu yansıttığına inanıyor.

Hassan, özellikle Washington'un "İran'a yapılacak bir saldırının kendi çıkarlarına daha büyük zarar vereceğinin farkına vardığı ve bunun Netanyahu için kabul edilemez göründüğü" göz önüne alındığında, iki konunun geleceğiyle ilgili "uzlaşma" olasılığına işaret etti.  

Filistinli siyasi analist Ayman al-Raqab, "uzlaşmanın mümkün olduğunu" ve Trump'ın "İran ve Gazze'nin birbirine bağlı meseleleri konusunda bir koordinasyon sağlamak isteyebileceğini ve birçok Amerikalı elçiyle, en son Steve Wittkoff ile görüşen ve başta uluslararası istikrar gücü, Hamas'ın silahsızlandırılması, yeniden yapılanma ve İsrail'in çekilmesi olmak üzere çetrefilli konuları ele alan Netanyahu ile meseleleri sonuçlandırmak isteyebileceğini" değerlendiriyor.

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ise dün Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis ile yaptığı telefon görüşmesinde, "ABD başkanının planının ikinci aşamasının gereklerini yerine getirmek için çalışmanın gerekliliğini" vurgulayarak, "Mısır'ın Barış Konseyi'ne desteğini" belirtti.

Abdulati, "Mısır'ın Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi'nin çalışmalarına tam desteğini" yineleyerek, bunun nüfusun günlük işlerini yönetmeyi amaçlayan ve Filistin Yönetimi'nin Şeritteki tüm sorumluluklarını yeniden üstlenmesinin yolunu açan geçici bir çerçeve olduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı, "ateşkesi izlemek, Gazze Şeridi'ne insani yardım ve kurtarma desteği sağlamaya devam etmek ve erken toparlanma ile yeniden yapılanmanın yolunu açmak için uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasının acil gerekliliğini" vurguladı.

Hassan, "Mısır, Gazze anlaşmasının tam olarak uygulanmasına bağlıdır ve gerek Barış Konseyi ve ona katılımı yoluyla gerekse uluslararası ortaklarla yapılan görüşmeler ve toplantılar yoluyla bu sürecin tamamlanmasını desteklemek için her cephede çalışmaktadır" dedi. Al-Raqab, Gazze anlaşmasının kalan konularının "barış sürecinin ilerlemesi için son derece önemli" olduğunu belirterek, İsrail'in "anlaşmada ilerlemenin önüne çok sayıda engel koyduğunu ve Trump ile Netanyahu arasındaki görüşmenin bu konuda çok önemli olacağını" ifade etti.


Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.