Ukrayna ordusu komutanının görevden alınmasının arkasında ne var?

Valeriy Zalujni’nin Kiev'in Londra Büyükelçisi görevini kabul ettiğine dair haberler yayılırken, gözlemciler toplumdaki bölünme konusunda uyardı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Valeriy Zalujni bir eğitim merkezini ziyaret ederken. (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Valeriy Zalujni bir eğitim merkezini ziyaret ederken. (AFP)
TT

Ukrayna ordusu komutanının görevden alınmasının arkasında ne var?

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Valeriy Zalujni bir eğitim merkezini ziyaret ederken. (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Valeriy Zalujni bir eğitim merkezini ziyaret ederken. (AFP)

Sami İmare

Rusya'nın Ukrayna'daki askeri operasyonu başlatmasının ikinci yıldönümü olan 24 Şubat 2022'ye yaklaşırken, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Valeriy Zalujni'yi görevden alma niyetini ilk kez net bir biçimde açıkladı. İtalyan Rai 1 televizyon kanalına konuşan Zelenskiy, bir süredir ‘sadece orduyla sınırlı kalmayıp devletin liderliğini de kapsayacak’ değişiklikler yapmayı düşündüğünü söyledi.

Görevden alma nedenleri

Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik askeri operasyonunun başlamasından bu yana ordu ile hükümet arasındaki gerilim dayanılmaz boyutlara ulaştı. Bu, Zalujni'nin geçen yılın kasım ayında İngiliz The Economist dergisine yaptığı ve askeri cephedeki durumun ‘çıkmaza ulaştığını’ itiraf ettiği konuşmasıyla doruğa ulaştı. Ukraynalı yetkililer, çatışmaların yavaş yavaş sürekli bir siper savaşına dönüşmesi ve bunun Zelenskiy'nin temkinli hareket etmesine neden olması gerekçesiyle Zelenskiy'nin Zalujni ile ilgili hayal kırıklığının geçen yıl daha da derinleştiğini söyledi.

Zalujni'nin askerler ve subaylar arasında saygı duyulan bir isim olduğu göz önüne alındığında, Rusya'nın neredeyse tüm doğu cephesi boyunca devam eden taarruzu karşısında ordu komutanını değiştirmenin bazı riskler taşıdığını söyleyenler var. Onun görevden alınması, Rusya ile silahlı çatışmanın başlamasından bu yana askeri liderlikte meydana gelen en önemli değişiklik olacak.

Rusya Bilimler Akademisi Güvenlik Araştırmaları Merkezi'nde araştırmacı olan Konstantin Blokhin, Lenta.ru internet sitesine verdiği röportajda, “Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Valeriy Zalujni'nin siyasi kişiliğini bir tehdit olarak gördüğünü” söyledi. Zalujni'nin The Economist'e konuşması ve bu yılın mart ayında yapılması planlanan Ukrayna başkanlık seçimlerinde Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'nin ana rakibi olarak ortaya çıkmasına değinen Blokhin, Zelenskiy’nin daha çekici ve popüler bir rakipten hızla kurtulma arzusuna benzer bir şeye dikkat çekti. Zira Zalujni’nin siyasi karizması, Zelenskiy’nin siyasi geleceği için bir tehdit oluşturabilir.

Gözlemcilerin tartıştığı diğer nedenler arasında, Ukrayna ordusunun yeteneklerine ilişkin farklı tahminlerin yanı sıra, Ukrayna'nın kaybettiği topraklarla ilgili olarak Zelenskiy ile Zalujni arasında bir ‘çatışmanın’ patlak vermesine ilişkin bildirilenler yer alıyor. Bunların başında Zalujni'nin “büyük bir yanılsama” olarak nitelendirdiği ‘1991 sınırlarına dönüş hayalini’ gerçekleştirmek için gerekli askeri yeteneklere sahip olmak geliyor. Ayrıca Zalujni, ‘askeri seferberlik’ sürecinin büyük zorluklarla ilerlediği göz önüne alındığında, Zelenskiy'nin gerçekçi bulmadığı yarım milyona yakın askeri harekete geçirme ihtiyacını duyurdu.

Zalujni, askeri meselelerdeki eğilimler hakkındaki düşüncelerini ve Ukrayna'nın Rusya ile çatışmada zaferine giden yolu belirleme girişimini açıkladı. Zalujni, bu konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

Sadece Kiev artık müttefiklerinden aldığı askeri ve maddi desteğe güvenemediği için değil, aynı zamanda sert uluslararası yaptırımlara rağmen Rus askeri-endüstriyel kompleksinin üretimini engellemediği için durum çok daha karmaşık hale geldi.

Zalujni, insansız hava araçlarının (İHA) önemini vurguladı. Bunların “çatışmanın gidişatını değiştirdiğini ve düşmanın ekonomik yeteneklerini baltaladığını” belirtti. Düşüncelerini bir tür manifestoya dönüştüren Zalujni, Ukrayna ordusunu savaşın bir sonraki aşamasına hazırlamak için ‘organizasyonel değişiklikler ve yeniden teçhizat dahil’ beş aylık bir plan ortaya koydu. Düşmanlarının insan gücündeki üstünlüğü hakkında daha fazla ayrıntıya giren Zalujni, Ukraynalı yetkililerin ‘silahlı kuvvetlerin donatılması sorunlarını, popüler olmayan önlemlere başvurmadan çözemediğinden’ şikayet etti.

Olası alternatifler

Blokhin, bu tür değişiklikler nedeniyle Kiev ve Washington arasında siyasi çatışmaların patlak verme olasılığını yorumladı. Blokhin, bunun gerçekleşmeyeceğini, çünkü belirli kişilerden bağımsız olarak her durumda Ukrayna'nın başında ABD yanlısı bir figür olacağını söyledi. Bu figürlerin, Askeri İstihbarat Dairesi Başkanı Kirill Budanov gibi isimlerin Zalujni'ye alternatif olarak ortaya çıktığı bir dönemde, Zelenskiy'nin yakın çevresine bağlı diğer isimlerden de oluşabileceğini söyledi.

Independent Arabia, bu konuda Moskova'dan geçtiği bir önceki haberinde, bazı kamuoyu yoklaması kuruluşlarının Zalujni'nin popülaritesinin arttığı ve Ukrayna toplumunda geniş kapsamlı bir desteğe sahip olduğu yönündeki gözlemlerine atıfta bulundu. Diğer yandan Zelenskiy’nin görevden alınma ihtimaline ilişkin haberler, bazı muhaliflerinin eleştirilerine bile yol açtı. Bunlar arasında selefi, eski Devlet Başkanı Petro Poroşenko da var. Poroşenko, Zelenskiy’nin görevden alınmasının böyle kritik bir anda ulusal birliğe zarar vereceği ve Zelenskiy'nin karşı karşıya olduğu riskleri arttıracağı uyarısında bulundu. Poroşenko buna ek olarak, seferberlik güçlerinin tükenmiş olması nedeniyle Rusya'nın gerçekleştirdiği atılıma karşı seferberliğin yetersiz kalacağını da ifade etti. Gözlemciler hem yurtiçinde hem de yurtdışında gerçekleşen Rusya atılımları çerçevesinde belki de bu atılımın son olacağı tahmininde bulundu.

Budanov ve Kara Kuvvetleri Komutanı General Alexander Sersky gibi isimler, Zalujni’den boşalacak koltuk için konuşuluyor. Zelenskiy, her ne kadar değişim ve askeri kabiliyetlerin arttırılması arzusunu dile getirmiş olsa da henüz kararını açıklamadı. Bazı gözlemciler Budanov’un kendisini bu tür bir liderlik pozisyonunda denemediğini ve hevesli olmadığını söyledi.

Sersky, pek çok gözlemcinin tahminlerine göre gerekli deneyime sahip, ancak olaylara yaklaşımı yeni döneme göre değil, Sovyet dönemine göre şekilleniyor. Ayrıca herkes tarafından kabul görmüş güvenilir bir kişiliği de yok. Sersky, özellikle Artyomovsk (Bahmut) Savaşı'ndan sonra var olan güveni de kaybetti. Zira bu savaş sırasında bile bile çok sayıda asker kaybetti. Ayrıca Sersky’nin NATO ülkelerindeki meslektaşlarıyla ilişkileri çok da iyi değil. Meslektaşları, Zalujni’yi daha iyi tanıyor.

Dolayısıyla durum daha fazla çaba, azim ve mümkün olan en kısa sürede yapılacak iyi seçimler gerektiriyor. Zira destekçilerinin birçoğunun tahminlerine göre, Zelenskiy, cephede arzu edilen atılımı gerçekleştirmek için güvendiği bir ordu komutanına daha fazla ihtiyaç duyuyor.

Tahminler, önümüzdeki birkaç ayın çok zor geçeceğini gösteriyor. Öyle ki Rus saldırısına karşı savunma yapmak ve Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ni kritik durumlar için hazırlamak gerekiyor. Başkomutan değişikliğinin büyük stratejik değişikliklere yol açması da pek olası değil. Belki de Ukrayna yönetimi, Zalujni'nin The Economist dergisi sayfalarındaki son makalesinde çizdiği yolu izleyebilir. Zalujni'nin durumun çıkmaza girdiği yönündeki değerlendirmesinde işaret ettiği gibi asıl görev, seferberlikle ilgili erken kararlar almak, bunları pratikte uygulamak ve sivil liderlik ile askeri liderliğin birlik içinde olduğunu göstermektir.

Zalujni Ukrayna'nın İngiltere büyükelçisi mi oluyor?

Zalujni'nin görevden alınması konusunda dikkat çeken husus, Ukrayna siyasi sokağında Kiev yönetiminin, Zelenskiy'nin Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı'nı görevden alma niyetiyle ilgili haberleri yalanlamak için acele ettiği yönünde söylenenler oldu. Ukrayna Savunma Bakanlığı, ‘söylenti’ olarak nitelendirdiği bu haberi yalanladı. Ancak Zalujni'nin görevinden istifa edip Ukrayna'nın İngiltere Büyükelçiliği görevini üstlenmeyi kabul ettiği yönünde haberler çıktı. İktidardaki Halkın Hizmetkarı Partisi’nin Ukrayna Parlamentosu üyesi Yevgeniy Shevchenko, Ukrayna Küresel Stratejiler Enstitüsü Direktörü Vadim Karasev ile yaptığı görüşmede, “Zalujni, Ukrayna'nın İngiltere Büyükelçiliği görevini üstlenmeyi kabul etti” dedi. Rus TASS haber ajansının aktardığına göre, Shevchenko şu ifadeleri kullandı:

Elimdeki bilgiye göre Zalujni’nin İngiltere Büyükelçisi görevini kabul ettiğini söylemek istiyorum. Büyük bir olasılıkla oraya gidecek ve biz, büyükelçi olarak gönderilen kişilerin siyasi emekli olduğunu ve şimdiye kadar hiç kimsenin geri dönmediğini biliyoruz. Ukrayna'da böyle bir gelenek var. Bu nedenle burada Zalujni’nin taraftarlarını hayal kırıklığına uğratacağım

Bölünme tahminleri

Zalujni, henüz bu haberi doğrulayacak veya yalanlayacak bir açıklama yapmadı. İngiliz dergisi The Economist'e göre, bundan önce kendisinin bazen Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri olarak atanacağı, bazen de Ukrayna hükümetinin danışmanı olarak atanacağı yönünde söylentiler yayılmıştı. İngiliz Financial Times gazetesine göre, Zelenskiy'nin son toplantılarında Zalujni'ye sunduğu teklif buydu. Shevchenko ayrıca şunu belirtti:

Zalujni, istifası veya görevden alınmasının ardından Ukrayna'nın Birleşik Krallık Büyükelçisi pozisyonunu reddederse, siyasi alanda başarılı olmak için büyük bir fırsata sahip olacak, büyükelçilik pozisyonunu kabul etmek ise onun siyasi kariyerinin çöküşü anlamına gelecektir.

Ukrayna Parlamentosu, bu bağlamdaki ihtimaller konusunda uyarıda bulundu. İhtimallerden biri bu tür hareketlerin Ukrayna toplumunun bölünmesine yol açabileceğidir. Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko siyasi komplolara ve iç çekişmelere son verilmesi çağrısında bulundu. Dünya boks şampiyonu olarak sportif zaferler kazandığı yıllarda Almanya’da yaşadığı için Almanya ile yakın bağları olan Klitschko, emekliliğinden önce Meydan Hareketi ve Turuncu Devrim’in üçüncü dalgası ile siyasete yöneldi. Ukrayna Parlamentosu Ulusal Güvenlik, Savunma ve İstihbarat Komitesi Sekreteri Albay Roman Kostenko da Klitschko gibi bu sonuca vardı. Kostenko, Zelenskiy'nin Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Zalujni’yi görevden almasının toplumda bölünmeye yol açabileceğini söyledi.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.