Abdullahiyan, Esed’e İran’a ziyaret davetinde bulunmak üzere Şam’da

İran Dışişleri Bakanı, ABD kuvvetlerinin Suriye topraklarındaki yasa dışı varlığını kınadı.

Abdullahiyan, Esed’e İran’a ziyaret davetinde bulunmak üzere Şam’da
TT

Abdullahiyan, Esed’e İran’a ziyaret davetinde bulunmak üzere Şam’da

Abdullahiyan, Esed’e İran’a ziyaret davetinde bulunmak üzere Şam’da

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’e İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin İran’ı ziyaret davetini iletti. Dün Şam’da Suriye Devlet Başkanı ile görüşmesinin ardından Abdullahiyan, bölgedeki son gelişmeler ile bölgesel ve uluslararası konuları ele aldığını belirtti. Abdullahiyan, İsrail’in Suriye’deki askeri danışmanları hedef alan bombardımanını da kınadı.

İsrail’in bu yılın başından bu yana İran Devrim Muhafızları ve Suriye topraklarındaki İranlı milislerin mevziilerine düzenlediği 10’dan fazla saldırıda, 6’sı Devrim Muhafızları unsuru, 6’sı Lübnan Hizbullah’ı unsuru ve 3’ü Irak uyruklu olmak üzere Suriye’de yaklaşık 31 kişi öldü ve 9 kişi de yaralandı.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne (SOHR) göre saldırılarda aralarında silah ve mühimmat depoları, karargâh, merkezler ve araçların da bulunduğu yaklaşık 27 hedef imha edildi.

FOTO: Şam yakınındaki Dimas Havalimanı (İsrail ALMA Araştırma Merkezi)
Şam yakınındaki Dimas Havalimanı (İsrail ALMA Araştırma Merkezi)

Bölge turu kapsamında Beyrut’tan dönen İran Dışişleri Bakanı’nın gelişinden bir gün önce İsrail, geçen cumartesi gecesi Şam’ın batısındaki ed-Dimas Havaalanını bombalayarak Suriye’nin askeri altyapısını hedef aldı. Russia Today internet sitesine göre Rusya’nın Suriye’deki Uzlaşma Merkezi başkanı Vadim Collet, İsrail saldırılarını Suriye hava sahası dışından başlattığını belirtti.

Bu saldırılarla eş zamanlı olarak Esed rejimine bağlı bir köyün yakınındaki çiftlikte bulunan eve saldırı düzenlendi. Resmi Suriye medyası kayıpların maddi kayıplarla sınırlı olduğunu bildirirken, SOHR da kimlikleri açıklanmayan 3 kişinin öldürüldüğünü doğruladı.

FOTO: Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad ve İranlı mevkidaşı Hüseyin Emir Abdullahiyan, dün Şam’da Dışişleri Bakanlığı’nda gazetecilerle konuşuyor (AFP)
Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad ve İranlı mevkidaşı Hüseyin Emir Abdullahiyan, dün Şam’da Dışişleri Bakanlığı’nda gazetecilerle konuşuyor (AFP)

Abdullahiyan, Suriyeli mevkidaşı Faysal Mikdad ile düzenlediği basın toplantısında

 ABD kuvvetlerinin Suriye topraklarındaki yasa dışı varlığını kınadı. Ayrıca Cumhurbaşkanı Esed ile ‘bölgedeki son gelişmeler ve bölgesel ve uluslararası meseleleri’ görüştüğünü söyledi.

Suriye Devlet Başkanı, İran Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmede, Washington’un ‘Siyonist varlığa öldürücü silahlar sağlamaya devam etmesinin ve Ortadoğu’nun çeşitli bölgelerine yönelik saldırılarının, çatışmanın kapsamını genişletmekle tehdit ettiğini’ dile getirdi. Suriye medyasında yer alan haberlere göre Esed, “Siyonist varlık ile Batı, bugün bir ikilem içindedir. Batı’nın artık yapması gereken, bu varlığı kurtarmaktır” dedi. Esed ayrıca İsrail’in Filistin, Suriye ve Lübnan’daki tırmanışının ‘bu çıkmazdan çıkma girişiminden başka bir şey olmadığını’ vurguladı.

FOTO: Esed, Mayıs ayında Şam’daki başkanlık sarayında İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’yi kabul etti (AFP)
Esed, Mayıs ayında Şam’daki başkanlık sarayında İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’yi kabul etti (AFP)

İsrail’in Filistin halkına yönelik katliamlarını durduramamaları nedeniyle ilgili uluslararası kurumları, özellikle de Güvenlik Konseyi’ni eleştiren Esed, İsrail’in Refah şehrinde suçlarına devam etmeye hazırlandığını söyledi.

Öte yandan Abdullahiyan, Gazze meselesinin artık sadece bölgesel düzeyde değil, uluslararası düzeyde de ana sorun haline geldiğini belirtti. İranlı Bakan, Suriye’nin Filistin halkını ve davasını desteklemede ön saflarda yer aldığına dikkat çekti.

Hüseyin Emir Abdullahiyan, beraberindeki heyetle birlikte dün Beyrut’tan Suriye’nin başkenti Şam’a geldi. Burada Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, Başbakan Necib Mikati, Dışişleri Bakanı Abdullah Buhabib, Meclis Başkanı Nebih Berri, İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ziyad en-Nahale, Hamas Hareketi liderlerinden Usame Hamdan ve Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Genel Sekreter Yardımcısı Cemil Mezher ile görüştü. İran Dışişleri Bakanı, Beyrut’taki İran Büyükelçiliği’nde düzenlediği basın toplantısında, “Bölge, istikrara ve siyasi çözüme doğru ilerliyor” dedi.

FOTO: Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad ve İranlı mevkidaşı Hüseyin Emir Abdullahiyan, dün Şam’da ortak basın toplantısı düzenledi (Reuters)
Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad ve İranlı mevkidaşı Hüseyin Emir Abdullahiyan, dün Şam’da ortak basın toplantısı düzenledi (Reuters)

Medyada çıkan haberlere göre görüşmelerde, Tahran’daki karar verici çevrelerin, ABD ve İsrail’in Suriye ve Irak’taki güçlerine yönelik saldırılarının artması ve İran Devrim Muhafızları ile ona bağlı milislerden bazı liderlerin öldürülmesiyle ilgili sonraki adımları inceledikleri konuşuldu.

Aktarılana göre askeri eğilim, suikastlara yanıt verme eğiliminde. Diplomatik akım, meseleleri kontrol altında tutmak ve bölgede meydana gelen değişimleri İran diplomasisinin yararına kullanmak için itidalli davranmanın ve gerilimin tırmandırılmamasının gerekli olduğunu dile getirdi.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.