Amerikan basınına konuşan Hamas komutanı: "Tüm Filistin yanımızda"

25 yaşındaki komutan, "Ben ölürsem yerime başkası geçecek" dedi

ABD istihbarat servisleri, Gazze savaşının başından beri Hamas üyelerinin yüzde 20 ila 30'unun öldürüldüğünü öne sürmüştü (Reuters)
ABD istihbarat servisleri, Gazze savaşının başından beri Hamas üyelerinin yüzde 20 ila 30'unun öldürüldüğünü öne sürmüştü (Reuters)
TT

Amerikan basınına konuşan Hamas komutanı: "Tüm Filistin yanımızda"

ABD istihbarat servisleri, Gazze savaşının başından beri Hamas üyelerinin yüzde 20 ila 30'unun öldürüldüğünü öne sürmüştü (Reuters)
ABD istihbarat servisleri, Gazze savaşının başından beri Hamas üyelerinin yüzde 20 ila 30'unun öldürüldüğünü öne sürmüştü (Reuters)

ABD'nin önde gelen medya kuruluşlarından CBS'in görüştüğü Hamas komutanı, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarının Batı Şeria'da Hamas'a katılma taleplerini artırdığını söyledi.

Gerçek kimliğini paylaşmayan ve kendisini Ebu Abed olarak tanıtan komutan, Hamas'a 9 yıl önce 16 yaşındayken katıldığını belirtti.

Bu 9 yılın yarısını İsrail'in farklı hapishanelerinde geçirdiğini söyleyen Abed, Hamas'a üye kazandırmak için faaliyetler yürüttüğünü ifade etti.

25 yaşındaki komutan, İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarının Batı Şeria'daki Filistinlilerden büyük tepki topladığını ve birçok kişinin Hamas'a katılmak istediğini söyleyerek "Tüm Filistin halkı Hamas'ın yanında" dedi. 

Hamas'ın operasyonlarda hiçbir sivili öldürmediğini savunan Abed, çatışmalarda Filistinli sivillerin öldürülmesinden pişmanlık duyup duymadığı sorulduğundaysa "Bu durumdan hoşnut değiliz fakat silahlı mücadele böyledir" ifadelerini kullandı.

Filistinlilerin yıllar boyunca işgal altında yaşadığını ve İsrail'in kayıplarının bunun yanında bir anlam ifade etmediğini öne süren Abed, "Biz her gün ölüm görüyoruz. İsrail'in kaç kaybı var? 1000 ya da iki bin. Bu hiçbir şey" dedi.

Batı Şeria'daki Cenin mülteci kampında 9 Şubat'ta yapılan söyleşide Hamas komutanı, savaşın İsrail'in tüm askeri operasyonlarını sonlandırmasıyla biteceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: 

Ancak İsrailliler topraklarımızdan çıktığında ölümler ve acılar sona erecek. Ama burada kalmaya karar verirlerse biz de savaşmaya devam edeceğiz. Ben ölürsem yerime başkası geçecek.

Söyleşiyi yapan Amerikalı gazeteci Debora Patta, röportaj noktasına götürülürken farklı araçlara bindirildiğini ve Hamas üyesiyle bir binanın çatı katında konuştuklarını yazdı. 

Patta, röportaj boyunca saldırı tüfekli iki Hamas üyesinin Abed'in yanında durduğunu, bu kişilerden birinin sürekli aşağıdaki sokakları gözetlediğini belirtti.

Muhabir ayrıca, Abed'in dışardan görünmese bile ceketinin cebinde bir tabanca taşıdığını ifade etti.

Gazeteci, söyleşinin bir noktasında Abed'in "İşimiz bitti mi? Bölgede uçaklar var" diyerek röportajı durdurduğunu bildirdi.

Gazze savaşı

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları'nın 7 Ekim'de başlattığı Aksa Tufanı operasyonuna, İsrail de Demir Kılıçlar operasyonuyla yanıt vermişti.

Filistin Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı rakamlara göre, İsrail ordusunun bombardımanlarında Gazze'de 12 bin 300'ü çocuk, 8 bin 400'ü de kadın 28 bin 775 kişi öldürülürken, yaralananların sayısıysa 68 bin 552'ye yükseldi. 

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te savaşın başından beri İsrail güçleriyle yasadışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 395 Filistinli öldürüldü.

İsrail ise Gazze'den düzenlenen saldırılarda 572'si asker en az 1400 kişinin öldürüldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını duyurdu.

Independent Türkçe



Irak'ta oluşan ortak bir heyet, Kürdistan'a yönelik saldırıları görüşmek üzere Tahran'a gidiyor

Barzani ve Al-Araci'nin dün Bağdat'ta gerçekleştirdiği görüşmeden (Irak Haber Ajansı)
Barzani ve Al-Araci'nin dün Bağdat'ta gerçekleştirdiği görüşmeden (Irak Haber Ajansı)
TT

Irak'ta oluşan ortak bir heyet, Kürdistan'a yönelik saldırıları görüşmek üzere Tahran'a gidiyor

Barzani ve Al-Araci'nin dün Bağdat'ta gerçekleştirdiği görüşmeden (Irak Haber Ajansı)
Barzani ve Al-Araci'nin dün Bağdat'ta gerçekleştirdiği görüşmeden (Irak Haber Ajansı)

Mesrur Barzani, Bağdat’ta Irak’ın yeni Başbakanı Ali al-Zeydi ve çeşitli siyasi güçlerle, Bağdat ile Erbil arasındaki çözülemeyen dosyalar hakkında kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi. Barzani ayrıca, federal hükümet ile Kürt Bölgesel Yönetimi yetkililerinden oluşan ortak bir heyetin, Kürdistan’a yönelik saldırıları görüşmek üzere yakında Tahran’ı ziyaret edeceğini açıkladı.

Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasim Araci ise Barzani ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı ortak basın açıklamasında, “Bu heyet, daha önce oluşturulan Irak-İran Yüksek Güvenlik Komitesi’nde Bağdat’ı temsil edecek” dedi.

Araci, komitenin, bölgede yaşanan askeri çatışmalar sırasında Kürdistan’ı ve Irak’ın tamamını hedef alan saldırıları ayrıntılı şekilde ele almak üzere toplanacağını ifade etti.

Barzani de görüşmede Araci’nin, yalnızca Kürdistan’a değil, Irak’ın tüm bölgelerine yönelik saldırıları reddettiğini kendisine ilettiğini söyledi.


Suriye Halk Meclisi’nin ilk oturumu için tarih olarak 8 Haziran belirlendi

Şam'daki Halk Meclisi binası ilk oturumunu bekliyor (AFP)
Şam'daki Halk Meclisi binası ilk oturumunu bekliyor (AFP)
TT

Suriye Halk Meclisi’nin ilk oturumu için tarih olarak 8 Haziran belirlendi

Şam'daki Halk Meclisi binası ilk oturumunu bekliyor (AFP)
Şam'daki Halk Meclisi binası ilk oturumunu bekliyor (AFP)

Suriye yönetimi, bölgesel yapılar aracılığıyla seçilen milletvekillerinin onaylanmasının ve cumhurbaşkanlığı kontenjanının açıklanmasının ardından Halk Meclisi’nin ilk oturumu için 8 Haziran'ı ön (yarı resmi) tarih olarak belirledi.

Şarku’l Avsat'a bilgi veren özel kaynaklar, Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın 70 sandalyelik kontenjanına ait nihai listenin tamamlandığını, ancak önümüzdeki birkaç gün içinde listede küçük değişiklikler yapılabileceğini bildirdi.

Liste, seçimlerden kaynaklanan bazı boşlukları kapatmayı amaçlarken Suriye'nin çeşitli kesimlerinden isimleri barındırıyor. Ayrıca nüfus ve halk nezdindeki ağırlığıyla öne çıkan Suriye’nin büyük şehirleri ve ilçelerinin temsilini güçlendiriyor. Kadınların meclisteki sayısının azlığını gidermeyi amaçlıyor ve Suriye'nin çeşitli bileşenleri ve mezheplerinin siyasi sürece katılımını pekiştiriyor. Suriye hükümetine yakın kaynaklar, cumhurbaşkanlığı kontenjanının Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile müzakere edildiğini ve hükümetin doğu bölgesinin milletvekili sayısının artırılacağına dair ‘vaatler verdiğini’ de açıkladı.


Hizbullah Genel Sekreteri Kasım, hükümetin düşürülmesi çağrısında bulundu: Silahlarımızı teslim etmeyeceğiz

Lübnan'ın kuzeydoğusundaki yerinden edilmiş Lübnanlı ve Suriyeli Şiilerin sığındığı bölge olan Bekaa Vadisi’ndeki Hermel kenti yakınlarındaki İmam Ali konut kompleksi sığınaklarının dışında Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın fotoğrafı ve arkasında eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın fotoğrafıyla birlikte (AFP)
Lübnan'ın kuzeydoğusundaki yerinden edilmiş Lübnanlı ve Suriyeli Şiilerin sığındığı bölge olan Bekaa Vadisi’ndeki Hermel kenti yakınlarındaki İmam Ali konut kompleksi sığınaklarının dışında Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın fotoğrafı ve arkasında eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın fotoğrafıyla birlikte (AFP)
TT

Hizbullah Genel Sekreteri Kasım, hükümetin düşürülmesi çağrısında bulundu: Silahlarımızı teslim etmeyeceğiz

Lübnan'ın kuzeydoğusundaki yerinden edilmiş Lübnanlı ve Suriyeli Şiilerin sığındığı bölge olan Bekaa Vadisi’ndeki Hermel kenti yakınlarındaki İmam Ali konut kompleksi sığınaklarının dışında Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın fotoğrafı ve arkasında eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın fotoğrafıyla birlikte (AFP)
Lübnan'ın kuzeydoğusundaki yerinden edilmiş Lübnanlı ve Suriyeli Şiilerin sığındığı bölge olan Bekaa Vadisi’ndeki Hermel kenti yakınlarındaki İmam Ali konut kompleksi sığınaklarının dışında Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın fotoğrafı ve arkasında eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın fotoğrafıyla birlikte (AFP)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, ‘direnişin silahlarının’ teslim edilmesini kesinlikle reddettiğini açıkladı. Silahların teslim edilmesini Lübnan'ın savunma kapasitesinin ortadan kaldırılması ve soykırıma zemin hazırlanması olarak değerlendiren Kasım, Hizbullah’ın bu yönde hiçbir adımı ‘kabul etmeyeceğini’ vurguladı. Kasım, “Lübnan otoritesi bize şunu söylüyor: Sizi silahsızlandırmamıza yardım edin, ardından İsrail gelip sizi öldürsün ve halkınızı yerinden etsin” ifadelerini kullandı.

Kasım, ‘Direniş ve Kurtuluş Bayramı’ vesilesiyle El-Menar kanalından yaptığı konuşmada ‘İsrail'in saldırgan ve bölgede genişlemek isteyen yayılmacı bir düşman olduğunu, hiçbir otoritenin İsrail projesine hizmet etme hakkına sahip olmadığını’ söyledi.

Saldırının durdurulması, İsrail'in tam olarak çekilmesi, esirlerin serbest bırakılması ve halkın geri dönmesi çağrısında bulunan Hizbullah Genel Sekreteri, “Ancak bunların ardından savunma stratejisini müzakere edebiliriz" dedi.

scdscd
İsrail'in saldırı düzenlediği Lübnan'ın güneyindeki Kanun en-Nehir köyünden yükselen dumanlar (AFP)

Lübnan devletinin performansını da eleştiren Kasım, ‘Lübnan devletinin, 24 Kasım 2024'te varılan çatışmayı durdurma anlaşmasının uygulanmasını dayatmaktan aciz olduğunu’ ileri sürerek “Lübnan devletinin zayıflığını anlıyoruz, ama en azından Amerikalılara aciz olduğunu söylesin” diye ekledi.

Ayrıca Lübnan otoritesini geçtiğimiz mart ayında ‘direniş hareketini suç olarak tanımlamaya’ uzanan ‘birbiri ardına tavizler vermekle’ suçlayan Kasım, hükümeti ‘silahı devletin tekeline bırakan karardan geri adım atarak halkının yanında yer almaya’ çağırdı.

Hükümeti düşürme çağrısı

Dikkat çekici siyasi bir tırmanışla Kasım, iki bakanı aracılığıyla Hizbullah’ın da bünyesinde yer aldığı hükümeti düşürmeye çağırdı. Halkın ‘sokaklara dökülerek hükümeti ve ABD-İsrail projesini düşürme hakkı olduğunu’ söyleyen Hizbullah Genel Sekreteri, "Lübnan'da siyasi egemenlik yok, ülke ABD’nin vesayeti altında" şeklinde konuştu.

Lübnan devletinin İsrail ile yürüttüğü doğrudan müzakereleri de eleştiren Kasım, ‘doğrudan müzakerelerin reddedildiğini ve bunun İsrail için safi bir kazanım olduğunu’ vurguladı. Lübnan otoritesini ‘doğrudan müzakerelerden vazgeçmeye ve ABD'nin talep ettiğini vermemeye’ davet etti.

Son Amerikan yaptırımlarına ilişkin Kasım, ‘ABD'nin Hizbullah’ın bazı milletvekilleri, Emel Hareketi'nden kardeşler ile ordu ve Genel Güvenlik subaylarına yönelik yaptırımlarının direniş üzerinde baskı kurmayı hedeflediğini’ ileri süren Kasım, “Bu yaptırımlar bizi daha da sertleştirecek” diye ekledi Kasım, “ABD daha da vahşileşirse Lübnan'da ona ait hiçbir şey kalmayacak; zira kendi elleriyle Lübnan'ı yerle bir edecek” uyarısında bulundu.

Bölgesel gelişmelere de değinen Kasım, İran'a ilişkin “ABD ve İsrail'in İran'la savaşmasına ne gerekçe var?" diye sordu. Tahran'ın ‘savaştan başı dik çıkacağını’ ve ‘ABD ile İsrail'i küçük düşürmeyi başardığını’ öne süren Hizbullah Genel Sekreteri, ABD ile İran arasındaki herhangi bir mutabakatın Lübnan sahnesine yansıyabileceğine ima ederek ‘çatışmaların tamamen durdurulmasına yönelik bir anlaşma yapılmasını ve bu anlaşmanın Lübnan'ı da kapsamasını’ umduğunu ifade etti.