İsrail rehineleri aramak için Nâsır Hastanesi’ne operasyon düzenledi

Gazze Şeridi'nin güneyinde çatışmalar ve merkezde yoğun bombardıman sürüyor

Cumartesi günü Gazze Şeridi'ndeki Deyr el-Belah'ta İsrail hava saldırılarına maruz kalan evlerin yakınında bulunan Filistinliler (EPA)
Cumartesi günü Gazze Şeridi'ndeki Deyr el-Belah'ta İsrail hava saldırılarına maruz kalan evlerin yakınında bulunan Filistinliler (EPA)
TT

İsrail rehineleri aramak için Nâsır Hastanesi’ne operasyon düzenledi

Cumartesi günü Gazze Şeridi'ndeki Deyr el-Belah'ta İsrail hava saldırılarına maruz kalan evlerin yakınında bulunan Filistinliler (EPA)
Cumartesi günü Gazze Şeridi'ndeki Deyr el-Belah'ta İsrail hava saldırılarına maruz kalan evlerin yakınında bulunan Filistinliler (EPA)

İsrail ordusu, Cumartesi günü (17 Şubat) Han Yunus'ta bulunan Nâsır Tıp Kompleksi’ne baskın düzenledi. İsrail işgal güçleri hastanede 100'den fazla Filistinliyi gözaltına alarak kentteki hakimiyetini pekiştirmiş oldu. Ardından operasyon, Gazze Şeridi'nde Hamas hareketinin son kalesi olan ve yaklaşık bir buçuk milyon Filistinliye ev sahipliği yapan sınır kenti Refah'a kaydırıldı.

İsrail ordusu, Nâsır Hastanesi'nde, özel kuvvet askerlerinin "şüpheli" olarak nitelendirdiği 100'den fazla kişiyi gözaltına aldığını ve tıp merkezinde aramaların devam ettiğini açıkladı. Ayrıca, "Maglan" ve "Egoz" birliklerine mensup askerlerin hastanenin çevresinde Hamas üyelerini öldürdüğünü belirtti.

İsrail ordusu, içinde rehinelerin tutulduğu ve bazı rehine cesetlerinin halen orada olabileceği bilgisi üzerine, hastaneyi bir hafta boyunca kuşattıktan sonra içeri girdi. İsrail medyasına göre, Nâsır Tıp Kompleksi içinde kapsamlı arama operasyonları yürütülüyor.

scdv
Cumartesi günü (dün), Deyr el-Belah'ta bulunan El-Aksa Hastanesi önünde, İsrail'in bombardımanında hayatını kaybedenlerin cenaze törenine katılan Filistinliler (AP)

Nâsır Kompleksi’nin kontrolü, İsrail ordusunun Han Yunus'taki kara harekâtının başlangıcından bu yana ana hedeflerinden birini oluşturuyor.

İsrail ordusu, Han Yunus'ta, 7 Ekim saldırısının arkasındaki isimler olan Gazze'deki Hamas lideri Yahya Sinvar ve Kassam Tugaylarının Genel Komutanı Muhammed Dayf ile diğer liderlere ulaşmayı hedefliyor. Sinvar, kentin tünellerinden birinde çekilen bir video kaydında görülmüştü. Aynı zamanda, ister canlı isterse ölü olsun, rehin tutulan kişilere ulaşmayı da amaçlıyorlar.

Han Yunus'ta çatışmalar sürerken, İsrail ordusu, Yedinci Zırhlı Tugay komutasındaki kuvvetlerin çeşitli komplekslere baskın düzenlediğini ve el yapımı patlayıcılar, el bombaları ve tüfekler gibi silahlar ele geçirdiğini açıkladı.

Ayrıca, bölgedeki kuvvetler Hamas'a ait güçlere karşı birkaç hava saldırısı düzenledi ve yakın mesafeli çatışmalarda bir hücreyi etkisiz hale getirdi.

İsrail, Gazze Şeridi'nin merkezindeki hava saldırılarını yoğunlaştırarak Han Yunus'taki kara operasyonunu eş zamanlı olarak genişletti.

Sağlık yetkilileri, İsrail'in Gazze Şeridi'nin merkezindeki sivil evlere yönelik düzenlediği hava saldırılarında en az 40 Filistinlinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

dsvdfe
Cumartesi günü Gazze Şeridi'nde yaşanan çatışmalar sırasında İsrail askerleri (İsrail Ordusu - Reuters)

Filistinli gruplar, işgal altındaki bölgelerde İsrail askerlerini hedef almayı sürdürdüklerini ve İsrail tankları ile araçlarını imha ettiklerini açıkladı.

Öte yandan Gazze'den Aşkelon'a doğru fırlatılan bir roket, İsrail'in Demir Kubbe savunma sistemi tarafından etkisiz hale getirildi.

İsrail ordusunun açıklamasına göre, "Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Furkan bölgesinde yapılan roket saldırısının faili, olaydan 30 dakika içinde tespit edilerek hava kuvvetleri tarafından hedef alınıp etkisiz hale getirildi."

Gazze'den İsrail'e yönelik roket saldırılarında büyük bir azalma görüldü.

İsrail, Hamas mensubu 10 binden fazla militanı öldürdüğünü, Gazze'nin kuzeyi ve merkezindeki askeri yapılarını tamamen imha ettiğini ve Han Yunus'taki güçlerinin büyük kısmını yok ettiğini iddia ediyor.

Ancak Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde, Cuma günü yaptığı açıklamada, "Mücahitlerimiz işgalci güçlerin araçlarını ve zırhlılarını yok ediyor, silahla donanmış ve tanklar, uçaklar, savaş gemileri ile desteklenen askerlerini pusuya düşürüyor, onları sıfır mesafeden vuruyor, subaylarını keskin nişancı operasyonlarıyla hedef alıyor ve düşman askerlerine karşı baskınlar düzenliyor" dedi.

Ebu Ubeyde ayrıca, "Düşman, kendini yanmış bir toprak parçasında güvende hissettiği anda, mücahitler beklenmedik yerlerden çıkarak kaliteli operasyonlar gerçekleştiriyor" ifadelerini kullandı.

ftrtbn
Cumartesi günü, Gazze Şeridi'nin merkezinde yer alan Deyr el-Belah, İsrail'in hava saldırısına maruz kaldı (EPA)

Kassam Tugayları Sözcüsü, "Mücahitlerimiz, Gazze'nin kuzeyinden güneyine kadar işgal altındaki tüm bölgelerde kahramanca mücadele ediyor ve işgalci güçlere karşı her cephede farklı taktiklerle direniyor. Her bir operasyonda silah seçimi ve saldırı türü, düşmana somut kayıplar verdirecek şekilde titizlikle planlanıyor” dedi.

Ayrıca  Ebu Ubeyde, farklı cephelerdeki Kassam savaşçılarının sürekli olarak alarm durumunda olduğunu vurguladı.

İsrail ordusu, kendi saflarında yaşanan kayıpları doğruladı. 17 Şubat’ta yaptığı açıklamada, Gazze'nin güneyindeki çatışmalarda iki Maglan birimi askerinin ağır yaralandığını bildirdi.

Ordunun açıklamasına göre, savaşın başından bu yana 573 İsrail askeri hayatını kaybetti, 2918 asker yaralandı.

İsrail, Han Yunus'taki çatışmaların ardından Refah'a yönelik saldırı planları yapıyor. Ancak bu plan, İsrail'e yönelik uluslararası baskı arttıkça daha da karmaşık bir hal alıyor.

Dünya, büyük çoğunluğu yerinden edilmiş kişilerden oluşan yaklaşık bir buçuk milyon Filistinlinin yaşadığı Refah'a yapılacak bir İsrail saldırısının felaket getireceği ve bölgede büyük bir insani krize yol açabileceği konusunda endişeli.

Bu arada Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), İsrail'in Refah üzerine yoğunlaştırdığı hava saldırılarının neden olduğu yerinden edilmeler sebebiyle insanların Gazze'nin merkezine doğru kaçmak zorunda kaldığını bildirdi.

Ajans, "X" platformunda yaptığı açıklamada, "Han Yunus ve çevresinde şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Binlerce kişi zaten 1.4 milyon insanın barındığı güneydeki Refah'a kaçtı. Refah üzerine yoğunlaşan hava saldırıları insanları Refah'tan Gazze'nin merkezine kaçmaya zorladı." ifadelerini kullandı.

Ayrıca, Ajans Gazze'nin kuzeyindeki insanların açlık sınırında olduğunu ve kimsenin güvende olmadığını belirtti.

UNRWA Komiseri Philippe Lazzarini de Gazze'nin zaten büyük bir felaketle karşı karşıya olduğunu, halkın her şeyini kaybettiğini vurguladı ve UNRWA'nın yerine geçirilmesinin kısa görüşlülük olduğunu, bunun "ciddi ve geniş çaplı sonuçlara" yol açabileceğini söyledi.

Arap Dünyası Haber Ajansı'nın (AWP) verdiği bilgiye göre, UNRWA Komiseri Philippe Lazzarini, Gazze Şeridi'nin halihazırda büyük bir felaketten muzdarip olduğunu doğruladı ve bölge sakinlerinin her şeyini kaybettiğini belirtti.

Lazzarini, UNRWA'nın değiştirilmesinin dar görüşlülük olduğunu ve "ciddi ve muazzam sonuçlara" yol açacağını söyledi.



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.