Moskova, Zelenskiy’i ordusunun kayıpları hakkında yalan söylemekle ile suçluyor

İsviçre, Rusya'yı Ukrayna'da bir barış konferansına katılmaya davet etti.

Rusya Devlet Başkanı Putin dün Kremlin'de Karaçay-Çerkesya Devlet Başkanı Raşid Temrezov ile bir araya geldi. (AP)
Rusya Devlet Başkanı Putin dün Kremlin'de Karaçay-Çerkesya Devlet Başkanı Raşid Temrezov ile bir araya geldi. (AP)
TT

Moskova, Zelenskiy’i ordusunun kayıpları hakkında yalan söylemekle ile suçluyor

Rusya Devlet Başkanı Putin dün Kremlin'de Karaçay-Çerkesya Devlet Başkanı Raşid Temrezov ile bir araya geldi. (AP)
Rusya Devlet Başkanı Putin dün Kremlin'de Karaçay-Çerkesya Devlet Başkanı Raşid Temrezov ile bir araya geldi. (AP)

Moskova, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin Ukrayna ordusundaki kayıplara ilişkin verdiği sayıya dair katı açıklamalarda bulundu. Zelenskiy’i ülkedeki imajını geliştirmek ve Ukraynalılar arasındaki bıkkınlık derecesini azaltmak amacıyla yalan söylemekle suçladı.

Dün Zelenskiy’i alaycı bir dille eleştiren Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova şu ifadeleri kullandı:

“Her Ukrayna vatandaşı onun yalan söylediğini biliyor. Ukrayna Devlet Başkanı, Ukraynalıları insan olarak değil, sayı olarak görüyor. Ordudaki ölü sayısını azaltma girişimi ile popülaritesi dibe ulaştıktan sonra imajını iyileştirmeyi amaçlıyor. Geçmişte Zelenskiy, Donbas'taki Rusça konuşan nüfusu insandan saymadı. Şimdi ise Ukrayna'nın diğer sakinlerini insandan saymayı bıraktı.”

Zelinskiy pazar günü yapılan basın toplantısında, iki yıl önce savaş patlak verdiğinden bu yana Ukrayna ordusundaki kayıpların 31 bin kişi olduğunu bildirdi.

Herson bölgesinin Rus Valisi Vladimir Saldo, Zelenskiy’in bu açıklamalar ile ülkedeki panik durumunu azaltmaya, vatandaşların orduya olan güvenini artırmaya çalıştığını belirtti. Zira vatandaşların orduya katılmaktan ve seferberlikten kaçındığına dikkat çeken Saldo, “Zelenskiy’in kayıplar hakkındaki açıklamaları, insanları ikna etme girişiminde yalanları tekrarlamak açısından Hitler dönemindeki Propaganda Bakanı Joseph Goebbels tarafından yapılan açıklamaları andırıyor” açıklamalarında bulundu.

“İddialar işe yaramıyor”

Telegram uygulamasında açıklamada bulunan Saldo, Zelenskiyn’in Ukrayna Ordusu'ndaki ölü sayısını en az 10 kez azalttığını belirttiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Kiev rejiminin amacı Ukraynalıları silahlı kuvvetlerde hizmetten korkmamaya ikna etmek. Ancak, Ukraynalıların askerlik hizmetine karşı ifade ettikleri şiddetli direniş göz önüne alındığında, kayıpları azaltma iddiaları artık işe yaramıyor.

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, geçen hafta yaptığı açıklamada, “Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nde sadece 4 Haziran ayından bu yana 166 bin ölü ve yaralı kaydedildi” ifadelerini kullandı.

İsviçre Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, Rusya'nın devlet haber ajansı olan RİA Novosti ile yaptığı röportajda, Rusya'nın Ukrayna ile ilgili barış konferansına katılmak üzere İsviçre’ye davet edileceğini, ancak Rus temsilcilerin gelmesinin pek olası olmadığını söyledi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Cassis sözlerini şöyle sürdürdü:

“Önümüzdeki birkaç hafta ya da 2-3 ay içinde barışı getirecek bir konferansın yapılabileceğini varsaymak yanıltıcı ve safça olur. Dolayısıyla bu konferans, barış arayışı sürecinin yüksek düzeyde, en azından bakanlar düzeyinde açılmasını amaçlıyor. Rusya’nın bu ilk konferansa katılması pek olası değil, fakat davet edilecek. Öte yandan hedef, Rusya’nın da katılımıyla bu yolda yakınlaşabilmemizdir. Bu nedenle söz konusu yolda birkaç adım olacağını düşünmeliyiz.”

İlk konferans İsviçre’de yapılacak olsa da sonraki konferansların bazı BRICS ülkeleri gibi diğer ülkelerde yapılabileceğini belirten Cassis açıklamasının devamında, “BRICS ülkelerinin bu yolda belirli bir rol oynayabileceğini ve oynamak istediğini düşünebiliriz. Bunu yaparlarsa çok mutlu olacağız ve bu konuyu doğrudan kendileriyle görüşeceğiz. Bugün özellikle bu entegrasyon süreci kapsamında Güney Afrika ve Suudi Arabistan ile ikili toplantı yapacağım” ifadelerini kullandı.

Fotoğraf Altı: Moskova'da askerleri onurlandıran reklam panoları asıldı. (AFP)

İsviçre Konfederasyonu Başkanı Viola Amherd, daha önce yaptığı açıklamada, Zelenskiy’nin Ukrayna'da bir barış zirvesi düzenlenmesini istediğini belirtmişti. Zelenskiy'nin özel kalemi Andriy Yermak, Kiev'in Ukrayna barış formülü üzerinde anlaşılması için zirve konferansları düzenlemek istediğini kaydetti. “Saldırgan devleti temsil eden kişinin bulunması ve bu savaşı gerçekten sona erdirmek istemesi durumunda Rusya Federasyonu'nun her iki temsilcisini de planı sunmaya çağırdığımız bir durum olabilir” ifadelerini kullandı.

Dün bu ifadelere bir cevap veren Kremlin, Rusya olmadan barış görüşmeleri yapma fikrinin saçma olduğunu vurguladı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, gazetecilere verdiği demeçte, “Bunun garip bir formül olduğunu defalarca söyledik. Zirâ Rusya olmadan bir barış planın uygulanması saçma” ifadelerini kullandı.

Geçen yıl Ukrayna Devlet Başkanı tarafından sunulan planı tartışmayı reddettiğini bildiren Moskova, bunun gerçeklikten beri olduğunu ve uygulanamayacağını vurguladı.

Ancak Rus tarafına bir sonraki toplantıda sadece Ukrayna planının tartışılmayacağını belirten İsviçre, barış sürecini zorlayabilecek tüm fikirlerin sunulması yönündeki umudunu ifade etti.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov bundan birkaç hafta önce İsviçre Dışişleri Bakanı ile yaptığı toplantıda, ikili ilişkilerde Moskova’nın Bern'in tarafsızlık ilkelerinden uzaklaşmasını ve Kiev rejimine verdiği desteği dikkate aldığını bildirdi. Ülkesinin, Rusya'nın katılımı olmadan herhangi bir barış müzakeresinin mümkün olmayacağı yönündeki tutumunu tekrarladı.

Zelenskiy, Kiev'in çözüm planını İsviçre'deki ikinci konferansta Moskova'ya teslim etmeyi planladığını duyurdu. Ancak toplantının Rusya ile müzakere turu olmadığını da sözlerine ekledi.

Zelenskiy'nin özel kalemi Andriy Yermak, Rusya'nın İsviçre'deki Ukrayna konulu ikinci konferansa davet edilmesinin mümkün olduğunu dile getirmişti. Ukrayna 2024 konulu konferansın müzakereler için bir platform olmadığını, konferans katılımcıları tarafından hazırlanan planın Rus temsilcilerine sunulacağını belirten Yermak, “Rusya hazırlanacak belgeyi kabul etmeyebilir. Toplantı, Moskova'nın ikinci bölümüne davet edilmesi koşuluyla, Rusya'nın katılımı olmadan gerçekleşecek iki bölümde gerçekleşebilir” ifadelerini kullandı.

ABD’de seçimler yaklaşırken Ukrayna ile Rusya arasındaki müzakerelerin şu an mümkün olup olmadığı hakkındaki soruyu yanıtlayan Zelenskiy, ABD tarafının Ukrayna'yı destekleme sözlerini geri çekebileceğini düşünmediğini söyledi. Önümüzdeki aylarda İsviçre'de Ukrayna'daki hakkında bir forum düzenlenmesini umduğunu da sözlerine ekledi. İkinci forumun yaklaşık tarihlerinden bahsetmedi, ancak Ukrayna'da düzenlemek istediklerini, belki de Avrupa Kıtası’nda olmayacağını bildirdi.



Trump, Katar tarafından sağlanan uçakla yapacağı ilk seyahatine hazırlanıyor

Florida'daki Palm Beach Uluslararası Havalimanı pistinde bulunan bir Qatar Airways Boeing 747 (Arşiv- AFP)
Florida'daki Palm Beach Uluslararası Havalimanı pistinde bulunan bir Qatar Airways Boeing 747 (Arşiv- AFP)
TT

Trump, Katar tarafından sağlanan uçakla yapacağı ilk seyahatine hazırlanıyor

Florida'daki Palm Beach Uluslararası Havalimanı pistinde bulunan bir Qatar Airways Boeing 747 (Arşiv- AFP)
Florida'daki Palm Beach Uluslararası Havalimanı pistinde bulunan bir Qatar Airways Boeing 747 (Arşiv- AFP)

Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu hafta Katar'ın hediye ettiği yeni Air Force One uçağıyla ilk resmi seyahatini gerçekleştireceğini açıkladı.

Şarku’l Avsatın AFP’nin aktardığına göre Beyaz Saray'dan bir yetkili yaptığı açıklamada, Trump'ın yarın ABD'nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü kapsamında düzenlenecek etkinliğe katılmak üzere Kuzey Dakota eyaletine giderken yeni uçağı kullanacağını belirtti.

Trump, ayın başında kamuoyuna tanıttığı yeni uçağı için Katar'a teşekkür etmiş ve daha önce Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani tarafından kullanılan, özel olarak modifiye edilmiş Boeing 747 uçağını "nazik bir jest" olarak nitelendirmişti.

İlk başkanlık döneminden bu yana mevcut Air Force One filosunun yenilenmesini isteyen Trump, yeni başkanlık uçaklarının kırmızı, beyaz ve mavi renklerden oluşan dış tasarımını da bizzat seçmişti.

Ancak Katar'ın yüz milyonlarca dolar değerindeki bir uçağı hediye etmesi hem etik hem de anayasal açıdan tartışmalara yol açtı. Eleştiriler, yabancı bir devletten bu büyüklükte bir hediyenin kabul edilmesinin güvenlik riskleri doğurabileceğine dikkat çekti.

ABD Anayasası, Kongre'nin onayı olmaksızın başkan ve diğer kamu görevlilerinin "herhangi bir kral, prens veya yabancı devletten hediye, ayrıcalık, makam ya da unvan" kabul etmesini yasaklıyor.

Trump yönetimi ise uçağın doğrudan ABD Savunma Bakanlığı'na (Pentagon) hibe edildiğini savundu. Buna karşın Pentagon'un, görev süresi sona erdikten sonra uçağın Trump Başkanlık Kütüphanesi'ne devredileceğini açıklaması tartışmaları daha da artırdı. Katar'ın hediye ettiği uçak, Boeing'in üretimini sürdürdüğü iki yeni 747-8 başkanlık uçağı teslim edilene kadar geçici olarak kullanılacak. Söz konusu program ise uzun süredir yaşanan gecikmeler ve artan maliyetler nedeniyle eleştirilerin odağında bulunuyor.


CENTCOM Komutanı, İsrail ile çerçeve anlaşmasının güvenlik ekinin uygulanmasını görüşmek üzere Beyrut'ta

Lübnan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rudolf Heykel, ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper'ı kabul etti. (Lübnan Ordusu)
Lübnan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rudolf Heykel, ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper'ı kabul etti. (Lübnan Ordusu)
TT

CENTCOM Komutanı, İsrail ile çerçeve anlaşmasının güvenlik ekinin uygulanmasını görüşmek üzere Beyrut'ta

Lübnan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rudolf Heykel, ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper'ı kabul etti. (Lübnan Ordusu)
Lübnan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rudolf Heykel, ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper'ı kabul etti. (Lübnan Ordusu)

ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanlığı, geçen cuma günü Lübnan ile İsrail arasında varılan çerçeve anlaşmasının güvenlik ekinin uygulanmasına yönelik mekanizmayı hayata geçirmek amacıyla Lübnan'da somut bir adım attı. Bu kapsamda söz konusu mekanizma Lübnan ordusuyla ele alındı. Görüşmeler, ülkede anlaşmaya ilişkin siyasi görüş ayrılıklarının sürdüğü, güvenlik ekinin içeriğine dair belirsizliklerin devam ettiği ve güneyde ateşkes ihlallerinin yaşandığı bir dönemde gerçekleştirildi.

İsrail ile Lübnan, ABD arabuluculuğunda, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına kadar İsrail askerlerinin işgal altındaki Güney Lübnan'da kalmasını ve bölgenin kontrolünün aşamalı olarak Lübnan ordusuna devredilmesini öngören bir barış çerçevesi üzerinde anlaşmaya vardı.

Çerçeve anlaşmasına göre Lübnan ordusu, ülke topraklarının tamamında kademeli olarak kontrolü yeniden sağlayacak ve Hizbullah ile diğer tüm silahlı grupları silahsızlandıracak. İlk aşamanın iki pilot bölgede uygulanması öngörülürken, halen hazırlık aşamasında olan güvenlik eki, güvenlik düzenlemeleri ve denetim mekanizmaları dahil olmak üzere tüm ayrıntıları belirleyecek. Anlaşmanın uygulanmasını ise ABD'nin de yer alacağı bir koordinasyon grubu denetleyecek.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, pazartesi günü Baabda Sarayı'nda CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper'ı kabul etti. Görüşmede, Washington'da Lübnan, ABD ve İsrail arasında yürütülen müzakereler sonucunda kabul edilen çerçeve anlaşmasının uygulanmasına yönelik hazırlıklar ele alındı.

Lübnan Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Avn, ABD Başkanı Donald Trump'ın Lübnan'da güvenlik ve istikrarın sağlanmasına gösterdiği ilgiden dolayı Cooper'a teşekkür ederek, "Lübnan devletinin silahlı kuvvetleri aracılığıyla uluslararası güney sınırına kadar ülke genelinde egemenliğini tesis etme konusundaki kararlılığını" vurguladı.

Cooper ile ordu komutanı heykel görüştü

Cooper, Lübnan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rudolf Heykel ile de Genelkurmay Karargâhı'nda bir araya geldi. Lübnan ordusunun açıklamasına göre görüşmede Lübnan ve bölgedeki son gelişmeler, çerçeve anlaşmasının güvenlik ekinin uygulanmasına yönelik mekanizmanın başarıya ulaştırılması ve iki ülke orduları arasındaki iş birliğinin gelecekte daha da güçlendirilmesi ele alındı.

Heykel, ABD'nin Lübnan ordusuna verdiği destekten dolayı teşekkür ederek, Lübnan'ın güvenliği ve istikrarının korunması için iki ordu arasındaki iş birliğinin sürdürülmesinin önemine dikkat çekti.

Güvenlik ekine ilişkin belirsizlik sürüyor

Çerçeve anlaşmasının güvenlik eki henüz kamuoyuna açıklanmadı. Ancak İsrail basınında yer alan haberlere göre ekte, İsrail ordusunun güvenlik bölgesinde tehdit olarak gördüğü unsurlara karşı tam hareket serbestisini koruyacağı ve İsrail birliklerinin otomatik olarak geri çekilmeyeceği belirtiliyor.

Şarku’l Avsat’ın Haaretz gazetesinden aktardığı habere göre  askeri kaynaklar, anlaşmaya eklenen askeri belgenin "oldukça genel" ifadeler içerdiğini, Hizbullah'ın silahsızlandırılması ya da İsrail birliklerinin çekilmesi için net bir takvim belirlenmediğini, ayrıca ilk uygulama bölgelerinin de ayrıntılı şekilde tanımlanmadığını belirtti.

Kaynak, "Şu ana kadar ordu hiçbir bölgeden çekilmedi. Mutabakata rağmen çekilmenin ne zaman ve nasıl gerçekleşeceği hâlâ net değil. Bu süreç, siyasi makamdan alacağımız güvencelere bağlı" ifadelerini kullandı.

vfdbfrb
Güney Lübnan sınırı yakınındaki Yukarı Celile bölgesinde bir kamyon üzerinde taşınan İsrail tankı. (EPA)

İsrail'in Kanal 12 televizyonu ise İsrail birliklerinin geri çekilmesinin belirli bir takvime değil, sahadaki güvenlik değerlendirmelerine bağlı olacağını aktardı. Haberde ayrıca, Lübnan ordusunun pilot bölgelerin dışındaki alanlara konuşlandırılmasının Tel Aviv'in onayına bağlı olacağı belirtildi.

Sahada kontrol ve ateşkes ihlalleri

İsrail, pilot uygulama kapsamına alınan bazı bölgelerde fiilen tam kontrol sağlayabilmiş değil. Bunların başında Litani Nehri'nin güneyindeki Frun beldesi geliyor. İsrail ordusu burada zaman zaman operasyonlar düzenlemeyi sürdürüyor.

Pilot bölgelerin çevresinde de çatışmalar yaşandı. Pazar günü Hizbullah mensubu olduğu belirtilen bir kişi, sınır hattındaki Deyr Seryan beldesinde İsrail askerlerine ateş açtı. Olayda bir İsrail subayı hayatını kaybederken bir asker yaralandı. Saldırıyı gerçekleştiren kişi ise İsrail tankının açtığı ateş sonucu öldürüldü. İsrail ordusu olaya ilişkin görüntüleri yayımladı.

İsrail basını pazartesi günü ayrıca Hizbullah'ın Güney Lübnan'da üst düzey İsrail subaylarının bulunduğu bir karargâhı hedef aldığını öne sürdü. Haberlere göre, Komando Tugayı Komutan Yardımcısı'nın sahra karargâhına yerleştirilen el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu biri ağır, diğeri orta yaralı iki yedek asker helikopterle tahliye edildi.

Lübnan medyası ise patlamanın sınır hattındaki Ayta eş-Şaab bölgesinde meydana geldiğini bildirdi.

Bu gelişmelerin ardından İsrail topçusu Deyr Seryan ve Yahmur eş-Şakif beldelerinin çevresini bombaladı. Ayrıca İbl es-Saki beldesindeki bir eve ses bombası atıldı. İsrail'e ait bir insansız hava aracı da Zahrani ve çevre köylerin hava sahasını ihlal etti.

fergrtht
Güney Lübnan'da Hizbullah'ın açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden İsrailli subayın cenazesini taşıyan yas tutanlar. (Reuters)

İsrail ordusu pazartesi günü yaptığı açıklamada ise, "güvenlik bölgesindeki birliklere yönelik saldırılar ve ateşkes anlaşmasının ihlaline karşılık" Güney Lübnan'daki Nebatiye ve Meyfdun'da Hizbullah'a ait üç karargâhı vurduğunu duyurdu.

İsrail güçleri gece saatlerinde Taybe ve Hadatha beldelerinde çok sayıda konutu havaya uçururken, Burc Kalaviye ve Braşit çevresinde sivillerin yakınına ses bombaları attı. Ayrıca Mecdal Zun beldesinde Hizbullah'a ait olduğu belirtilen büyük bir tünelin imha edildiğini açıkladı. İsrail ordusuna göre 26 metre derinlikte ve 200 metre uzunluğundaki tünelde insansız hava araçları, topçu mühimmatı, çeşitli silahlar ve militanlara ait yaşam alanları bulunuyordu.

Hizbullah ise yaptığı açıklamada, İsrail'in hava saldırıları, patlamalar ve sivil bölgeleri hedef alan operasyonlarla Güney Lübnan'daki ateşkes anlaşmasını ihlal etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Örgüt, bu ihlalleri takip ettiğini ve Lübnan ile halkını savunma hakkını saklı tuttuğunu vurguladı.


Somali Cumhurbaşkanı Şeyh Mahmud- Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed görüşmesi: İç ve bölgesel gerilimi yatıştırma çabaları

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud'u kabul etti (SONNA)
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud'u kabul etti (SONNA)
TT

Somali Cumhurbaşkanı Şeyh Mahmud- Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed görüşmesi: İç ve bölgesel gerilimi yatıştırma çabaları

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud'u kabul etti (SONNA)
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud'u kabul etti (SONNA)

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, yeni görüşmeler kapsamında Addis Ababa'da bir araya gelerek ekonomik bağların güçlendirilmesi, barış ve güvenlik ile bölgesel istikrar konularını ele aldı.

Somali Haber Ajansı SONNA’nın aktardığına göre Somali Cumhurbaşkanı, pazar günü bir çalışma ziyareti kapsamında Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’ya gitti. Burada çeşitli Etiyopyalı yetkililer tarafından karşılandı. SONNA, Hasan Şeyh Mahmud’u önceki ziyaretlerde karşılayan Abiy Ahmed'in adını bu kez anmadı.

SONNA, ziyaretin Somali ile Etiyopya arasındaki diplomatik ilişkileri ve stratejik iş birliğini güvenlik, bölgesel istikrar ve iki ülke arasındaki ortak çıkarların güçlendirilmesi başlıkları odağında pekiştirmeyi hedeflediğini belirtti.

fevfr
Somali Cumhurbaşkanı Şeyh Mahmud ile Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed arasındaki görüşmelerden bir kare (SONNA)

Ziyaret, Somali'nin iç krizleri arasında gerçekleşiyor. Muhalif kanattaki Kurtuluş Konseyi, geçtiğimiz mayıs ayında anayasal görev süresinin dolmasının ardından Cumhurbaşkanı Şeyh Mahmud’un meşruiyetini tanımadığını ilan ederek doğrudan oylama yoluyla onlarca yılın ardından ilk kez yapılacak seçimlere ilişkin siyasi bir uzlaşıya varılana kadar 4 Haziran'dan itibaren her Perşembe Mogadişu'da haftalık protesto gösterisi düzenlenmesi çağrısında bulunmuştu. Muhalefet, Abiy Ahmed'le ilişkileri olan Gobaland ve Puntland eyaletlerinin desteğiyle bu seçim sürecine dair çekincelerini ortaya koydu.

Reuters'ın aktardığına göre Mogadişu bu ay siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle hükümet kuvvetleri ile muhalefete bağlı silahlı gruplar arasında ateş alışverişine de sahne oldu.

Afrika ve Somali konularında uzman siyasi analist Ali Mahmud Kelni, Somali Cumhurbaşkanı'nın Etiyopya ziyaretinin ‘iç siyasi zorlukların bölgesel ilişkileri yeniden düzenleme ihtiyacıyla kesiştiği son derece hassas bir döneme denk geldiğini’ değerlendirdi. Bu durumun özellikle federal hükümet ile muhalefet güçleri ve bazı bölgesel yönetimler arasındaki anlaşmazlıkların tırmanmasıyla daha da belirginleştiğini vurguluyor.

Güvenlik tehditlerinin sürmesi ve ayrılıkçı Somaliland bölgesi dosyasıyla bağlantılı gerginliğin artmasının yanı sıra Mogadişu, Addis Ababa ile dış cepheyi sakinleştirmeye özen gösteriyor görünüyor; özellikle Addis Ababa'nın 2024 yılı başında bu bölgeyle imzaladığı mutabakat muhtırasının ardından yaşanan gerginlik sonrasında bu tutum daha da öne çıkıyor. Bu sayede Mogadişu, siyasi anlaşmazlıklar, seçimler ve federal sistemin geleceği başta olmak üzere çok daha karmaşık iç krizlerinin yönetimine dikkatini daha fazla verebilecek.

Buna karşın Addis Ababa ile yakınlaşmanın başarısının iç açılım anlamına gelmediğini vurgulayan Kelni, Somali'deki siyasi krizin köklerinin güç paylaşımı, anayasal değişiklikler ve seçim mekanizmalarına ilişkin derin görüş ayrılıklarıyla bağlantılı olduğunu, bu meselelerin herhangi bir dış mutabakatla çözülemeyeceğini belirtti.

Ziyaretin iç siyasi tabloda doğrudan bir dönüşüm yaratma ihtimalini düşük bulan Kelni, ancak bunun Somali hükümetine muhalefet ve bölgesel yönetimlerle kapsamlı bir ulusal diyalog başlatmak için daha geniş bir manevra alanı sağlayabileceğini, böylece siyasi istikrarı pekiştirip kutuplaşmayı sınırlandırabileceğini söyledi.

Abiy Ahmed ile Hasan Şeyh Mahmud, Etiyopya'ya bir yıl süren gerginlik ve kopukluğun ardından geçtiğimiz yılın ocak ayında Addis Ababa'da bir araya gelmişti. Gerginlik, Etiyopya'ya Aden Körfezi'nde Berbera Limanı'nı kullanma imkânı ve bir deniz çıkışı tanıyan, karşılığında bölgenin bağımsız bir devlet olarak tanınmasını öngören Somaliland muhtırasından kaynaklanmıştı.

Bunu karşılıklı ziyaretler izledi. Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed geçtiğimiz yılın şubat ayında Mogadişu'yu ziyaret etti, ardından Somali Cumhurbaşkanı Şeyh Mahmud, ekim ve aralık aylarında, sonra da bu yılın ocak ayında Etiyopya'yı ziyaret etti.

Kelni’ye göre iki ülkenin liderleri arasındaki karşılıklı görüşmeler, gerginliğin azaltılmasına ve siyasi iletişim kanallarının yeniden açılmasına katkı sağlasa da anlaşmazlığın nedenlerini tam olarak ortadan kaldırmıyor.

Bununla birlikte bu kazanımların, başta Etiyopya'nın denize çıkış hedefleri ve Somaliland ile imzalanan mutabakat muhtırasının geleceği olmak üzere temel meseleler askıda kaldığı sürece sınırlı kalacağı görüşünde; özellikle bu muhtıranın fiilen dondurulmuş görünmesine karşın resmi olarak iptal edilmemiş olması bu sınırlılığı pekiştiriyor.