Almanya ilk kez Husilerin deniz saldırılarına karşı yürütülen operasyonlara katıldı

Washington ve Londra, Husilerin gemilere saldırma kabiliyetini zayıflatmak için yüzlerce hava saldırısı düzenledi (Reuters)
Washington ve Londra, Husilerin gemilere saldırma kabiliyetini zayıflatmak için yüzlerce hava saldırısı düzenledi (Reuters)
TT

Almanya ilk kez Husilerin deniz saldırılarına karşı yürütülen operasyonlara katıldı

Washington ve Londra, Husilerin gemilere saldırma kabiliyetini zayıflatmak için yüzlerce hava saldırısı düzenledi (Reuters)
Washington ve Londra, Husilerin gemilere saldırma kabiliyetini zayıflatmak için yüzlerce hava saldırısı düzenledi (Reuters)

Almanya, ilk kez Salı gecesi Kızıldeniz’deki Husi saldırılarına karşı mücadeleye katıldı ve Avrupa Birliği’nde (AB) Fransa’dan sonra bu operasyonlara katılan ikinci ülke oldu.

ABD, İngiltere ile birlikte 12 Ocak’tan bu yana, Gazze’deki Filistinlilere destek amacıyla Kızıldeniz’deki İsrail bağlantılı bazı gemilere saldıran Yemen’deki Husileri hedef almaya başladı.

afdvgrfb
Alman firkateyni Hessen ilk operasyonunda Kızıldeniz’de Husilere ait iki silahlı insansız hava aracına (SİHA) yanıt verdi (AFP)

Söz konusu Batı ülkeleri, şu ana kadar Sana, Hudeyde, Taiz, Hacca, Saada ve Dhamar’daki bölgeleri hedef alan 300’den fazla hava saldırısı düzenledi.

Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi’ye göre, Husi grubu kendilerine yönelik bu saldırıların askeri yeteneklerini sınırlamadığını vurgulayarak, Batı’nın operasyonlarını ‘itibarı kurtarmak için yapılan hava saldırıları’ olarak nitelendirdi.

Husi medyası, Kızıldeniz’de kontrolleri altındaki adalardan birine ABD-İngiltere tarafından iki hava saldırısı düzenlendiğini duyurdu.

Alman ordusu tarafından yapılan açıklamada ise, Hessen fırkateyninin, Husilere ait iki SİHA’yı ayrı anda başarıyla vurduğu bilgisi verildi.

Açıklamada, firkateynde herhangi bir can kaybı veya maddi hasar yaşanmadığı da ifade edildi.

AB, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki gemilerin güvenliğini sağlamak için 19 Şubat’ta ‘Aspides Operasyonu’nu başlattı.

Öte yandan, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Salı akşamı yaptığı bir açıklamada Husilere ait beş SİHA’nın imha edildiğini bildirdi.

Açıklamada, ABD’ye ait savaş uçakları ve Uluslararası Koalisyon’a ait savaş gemisinin, 27 Şubat’ta saat 21.50 ile 22.55 (Sanaa saati) arasında Husilere ait beş SİHA’yı düşürdüğü belirtildi.

CENTCOM, Yemen’de Husilerin kontrolündeki bölgelerden gelen bu SİHA’ların bölgedeki ticari gemiler ve ABD donanmasına yönelik ‘yakın tehdit’ olarak değerlendirildiğini belirtti.

Açıklamada ayrıca ABD uçakları ve koalisyona ait gemilerce, seyrüsefer özgürlüğünün korunacağı vurgulandı.

Aynı gece, İngiltere Deniz Ticareti Operasyonları Otoritesi (UKMTO), Hudeyde’nin 60 deniz mili batısında bulunan bir geminin yakınında füze patlaması olduğuna dair bir rapor aldıklarını bildirdi.

Füzenin gemiden 3-5 deniz mili uzakta patlamasının ardından, gemi ve mürettebatının durumunun iyi olduğu, kaptanın bir sonraki varış noktasına doğru yolculuğuna devam ettiği de ifade edildi.

AB’ye üye 27 ülke, Husi saldırılarının ekonomilerine zarar verebileceği ve enflasyon oranlarının daha da yükselmesine neden olabileceği yönünde artan korkular ışığında, birkaç hafta içinde Kızıldeniz misyonu üzerinde anlaşmaya vardı.

İngiltere’nin uyarısı

İngiltere, Husilerin tarafından geçtiğimiz haftalarda vurulmasının ardından Yemen’in batısında karaya oturan ve batma riskiyle karşı karşıya olan İngiliz gemisi Rubymar ile ilgili çevre felaketi yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Söz konusu açıklamada, “Diğer gemi krizlerini önlemek için birkaç yıldır gösterilen uluslararası çabalara rağmen Husiler, Rubymar gemisine pervasız bir saldırıyla başka bir felaketle tehdit ediyor” denildi.

fdvde
İngiliz gemisi Husilerin 18 Şubat’ta düzenlediği füze saldırısı sonrasında Kızıldeniz’de batma riskiyle karşı karşıya (Al-Jumhuriya TV)

Yemen hükümeti, geminin Kızıldeniz’de batmasını önlemek için dünyaya yardım çağrısında bulundu.

Zira bu, geminin yağlar ve gübreler de dahil olmak üzere tehlikeli maddeler taşıması nedeniyle çevre felaketi riski taşıyor.

Yemenli yetkililer, geminin içine su sızdığı için birkaç gün içinde batma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Yemen Başbakanı Ahmed Avad bin Mübarek, İran destekli Husi grubunun deniz saldırılarını ‘Gazze’ye destek amaçlı’ yaptıklarına ilişkin ifadelerini yalanladı.

Başbakan açıklamasında şunları söyledi;

“Petrol tesislerini hedef alarak ve Taiz şehrini kuşatmaya devam ederek halkın acısını daha da artırdıkları bir dönemde, Husi milislerinin yaptığının, Filistin halkını ve onların haklı davasını desteklemekle hiçbir ilgisi yok. Onların iç hedefleri var.”

ABD, geçtiğimiz Kasım ayından bu yana gemilere yönelik devam eden saldırılara yanıt olarak, , İngiltere’nin katılımıyla birlikte 12 Ocak’tan bu yana Husilere karşı hava saldırıları düzenliyor.

rgbrgb
Husiler, denizde yaşanan gerginliklere rağmen yeni milisleri silah altına almayı bırakmadı (EPA)

Husiler, 31 Aralık’ta bir gemiye el koyma girişimlerine yanıt olarak, ABD Donanması’nın teknelerini hedef alması nedeniyle Kızıldeniz’de ölen 10 milisin yanı sıra, Batı’nın saldırılarında 22 milisin daha öldüğünü açıkladı.

Washington, geçen Aralık ayında Kızıldeniz’de seyrüseferi korumak için ‘Refahın Koruyucusu’ olarak adlandırdığı uluslararası bir koalisyonu başlattı.

Bu bağlamda, 12 Ocak’tan itibaren, Husilere karşı şimdiye kadar yaklaşık 25 kez karadaki hedeflere saldırı düzenlendi. Londra, bunların en az 4’üne katıldı.

İran destekli Husiler, 19 Kasım’dan bu yana gemilere yönelik 49 saldırı düzenledi ve en az 11 geminin hasar almasına neden oldu.

Husiler, İsrail merkezli bir şirkete ait Galaxy Leader gemisini ve mürettebatını dört aydır alıkoymaya devam ediyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe