Avrupa Rusya’yla açıktan bir savaşa girmeye mi hazırlanıyor?

Korzenio'daki Vistül Nehri üzerinde çeşitli NATO ülkelerinden askerlerle ortak askeri tatbikata katılan Fransa ve Polonya askerleri, 4 Mart 2024 (DPA)
Korzenio'daki Vistül Nehri üzerinde çeşitli NATO ülkelerinden askerlerle ortak askeri tatbikata katılan Fransa ve Polonya askerleri, 4 Mart 2024 (DPA)
TT

Avrupa Rusya’yla açıktan bir savaşa girmeye mi hazırlanıyor?

Korzenio'daki Vistül Nehri üzerinde çeşitli NATO ülkelerinden askerlerle ortak askeri tatbikata katılan Fransa ve Polonya askerleri, 4 Mart 2024 (DPA)
Korzenio'daki Vistül Nehri üzerinde çeşitli NATO ülkelerinden askerlerle ortak askeri tatbikata katılan Fransa ve Polonya askerleri, 4 Mart 2024 (DPA)

Daha fazla mühimmat ve silah üretimi, savunma alanında daha fazla yatırım ve koordinasyon... Avrupa, Rusya’yla açıktan bir savaşa girmeye mi hazırlanıyor?

Avrupa Birliği (AB) ülkeleri savunma harcamalarını artırmanın yollarını arıyor. En önemli hedefi üye ülkeler arasında barışı korumak olan AB, çalkantılı zamanlarda kendisini dış tehditlerden korumayı istemesi ve Avrupa'da yeni bir savaşın patlak vermesi korkusunun hakim olması nedeniyle savunma alanına yoğun bir şekilde odaklanmış durumda.

Avrupa’yı savunma alanına yönlendiren faktörler

Avrupa'nın savunma alanındaki harcamalara odaklanmaya yönelik bu değişiminin yolu birçok faktörden büyük ölçüde etkilendi. Bu faktörlerin başında Rusya'nın askeri üçüncü yılına giren Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaş geliyor. İspanya’nın El Pais gazetesinin 4 Mart Pazartesi tarihli sayısında yer alan bir haberde Ukrayna ordusunun elindeki mühimmatın azalması ve Ukrayna’ya yapılan askeri yardımların durması nedeniyle Kiev zor durumdayken Moskova’nın tahmin edilenden daha rahat olduğu vurgulandı.

Aynı habere göre diğer faktörler arasında Çin'in daha iddialı görünmesi ve eski ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray'a dönmesi ya da Washington'ın Çin'i kontrol altına alma çabalarını Avrupa'dan Asya'ya kaydırması durumunda ABD’nin Ukrayna'ya verdiği desteğin ne olacağı konusunda endişelerin artması yer alıyor. Avrupa kıtası, tüm bunlardan dolayı başka bir savaşın çıkması durumunda kırılgan bir konumda olmaktan kaçınmaya çalışıyor.

Bavyera Eyaleti Başbakanı Markus Söder, Almanya'nın güneyindeki Bavyera Eyaleti’nin Schrobenhausen ilçesinde Avrupa merkezli ​​çok uluslu füze üreticisi MBDA'yı ziyareti sırasında Alman-İsveç ortak yapımı Taurus KEPD 350 havadan ateşlenen yüksek hassasiyetli stand-off güdümlü füze sistemini incelerken, 5 Mart 2024 (AFP)
Bavyera Eyaleti Başbakanı Markus Söder, Almanya'nın güneyindeki Bavyera Eyaleti’nin Schrobenhausen ilçesinde Avrupa merkezli ​​çok uluslu füze üreticisi MBDA'yı ziyareti sırasında Alman-İsveç ortak yapımı Taurus KEPD 350 havadan ateşlenen yüksek hassasiyetli stand-off güdümlü füze sistemini incelerken, 5 Mart 2024 (AFP)

Rusya tarafından geçtiğimiz pazartesi günü yapılan açıklama, Rusya ile AB arasındaki gerilimin son göstergelerinden biri olarak kabul edildi. Rusya, söz konusu açıklamada, Alman subaylar arasında yapılan, ancak sızdırılan bir görüşmede, Rusya'nın ilhak ettiği Ukrayna'nın Kırım Yarımadası’na saldırı düzenlenebileceğinin tartışıldığı belirtildi. Kremlin'e göre ‘bu sızıntı, Batılı ülkelerin Ukrayna'daki savaşa dahil olduğunu kanıtlıyor.’

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, müttefiklerin üzerindeki büyük baskıya rağmen Kiev'in uzun zamandır istediği Taurus KEPD 350 havadan ateşlenen yüksek hassasiyetli stand-off güdümlü füze sistemini tedarik etmeyi reddetmeye devam ediyor. Almanya'nın Alman-İsveç ortak yapımı bu füze sisteminin yaklaşık 300 millik bir menzile sahip olması nedeniyle ‘uzun menzilli bir silah’ olduğunu söyleyerek tutumunu savunuyor. ABD merkezli The Washington Post gazetesinin 5 Mart Salı günü verdiği bir habere göre Almanya'nın Ukrayna’ya bu silahı tedarik etmesi onu doğrudan Rusya'ya karşı savaşa sürüklemekle tehdit ediyor.

Rusya’nın saldırabileceği beklentisi

Rusya ile AB arasındaki gergin atmosferde, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen geçtiğimiz hafta Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda (Rusya'nın) savaş tehdidinin yakın değilse de imkansız da olmadığını söyledi. Ursula von der Leyen ‘Avrupa'nın buna karşı hazırlık yapmasının zamanının geldiğini’ vurguladı.

Rusya'nın Rostov Bölgesi'ndeki Kadamovsky Meydanı'nda Güney Askeri Bölgesi Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen tatbikatlardan bir kare, 3 Şubat 2022. Rusya, aynı ayın 24'ünde Ukrayna'yı işgal etmeye başladı (Reuters)
Rusya'nın Rostov Bölgesi'ndeki Kadamovsky Meydanı'nda Güney Askeri Bölgesi Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen tatbikatlardan bir kare, 3 Şubat 2022. Rusya, aynı ayın 24'ünde Ukrayna'yı işgal etmeye başladı (Reuters)

El Pais gazetesinin haberine göre Von der Leyen'in sözleri, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bir Avrupa ülkesine ya da bir NATO müttefikine saldırması ve NATO'nun bir üyesine yapılan saldırının tüm üyelerine yapılmış sayılacağını ifade edilen ortak savunma taahhüdünü test etmeye çalışabileceği uyarısının yapıldığı açıklamaların sonuncusuydu. Öte yandan Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, birkaç hafta önce yaptığı bir açıklamada, “Uzmanlarımız, beş ila sekiz yıl içinde böyle bir saldırının mümkün olabileceğini tahmin ediyor” diyerek uyardı. Danimarka Savunma Bakanı Troels Lund Poulsen ise varsayıma dayalı böyle bir saldırının NATO'nun 2023 yılındaki değerlendirmesindeki tahmininden de önce gerçekleşebileceğini ve bunun yeni bir değerlendirme olduğunu söyledi.

AB Komisyonu dün, Rusya'nın olası saldırısı karşısında koordineli bir savunma stratejisine duyulan acil ihtiyacın karşılanması amacıyla geliştirilen Avrupa Savunma Sanayii Programı’nı (EDIP) açıkladı.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Fransa'nın doğusunda yer alan Strazburg'da bulunan Avrupa Parlamentosu'nda güvenlik ve savunma konulu konuşmasını yaparken, 28 Şubat 2024 (AP)
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Fransa'nın doğusunda yer alan Strazburg'da bulunan Avrupa Parlamentosu'nda güvenlik ve savunma konulu konuşmasını yaparken, 28 Şubat 2024 (AP)

AB Komisyonu İç Pazardan Sorumlu Üyesi Thierry Breton, salı günü AB Komisyonu tarafından kabul edilen EDIP’yi ‘Avrupa'da (savunma sanayide) daha hızlı, daha iyi ve ortak üretim projesi’ olarak özetledi.

Askeri sanayideki zayıflıkların iyileştirilmesi

Ukrayna’daki savaşın ortaya çıkardığı Avrupa’nın savunma sanayisindeki zayıflıklarını gidermeyi amaçlayan EDIP, AB içinde daha verimli ve ortak üretimin öneminin altını çiziyor. Savaş, Avrupa’nın savunma sanayisindeki eksikliklerin yanı sıra özelikle üretim tesislerinin askeri teçhizata yönelik artan talebi karşılayacak kapasitede olmadığını ve AB’nin savunmasındaki zayıflıkları gözler önüne sererken silah ve mühimmat stoklarındaki tehlikeli düşüşü ortaya koydu. Tüm bunlar, Avrupa ülkelerine, 1990'lı yılların başlarında Sovyetler Birliği'nin ve onunla birlikte komünist Doğu Bloku'nun çöküşünden sonra barış süreci kazanımlarının tadını çıkardığı ‘tembel otuz yıl’ olarak adlandırılan dönemin bıraktığı mirastı.

Fransa’nın Le Figaro gazetesinin 5 Mart Salı günü yayınladığı bir habere göre Avrupa orduları, ülkelerinin savunma sanayilerinde üretim kapasitelerinin artmasına rağmen mevcut tehditlere göğüs gerebilecek düzeyde hazırlıklı değiller. AB ülkelerinin son on beş yıldır savunma alanına yeterli harcama yapmaması AB’yi olası tehditler karşısında hazırlıksız hale getirdi. AB Komisyonu, bu yüzden ortak savunma harcamaları ve teçhizat takasını teşvik ederek toplu savunma harcamalarındaki dengesizliği düzeltmeyi amaçlasa da mali kısıtlamalar halen engel teşkil ediyor.

EDIP, savunma sanayini canlandırmayı amaçlayan çeşitli yasal, düzenleyici ve mali mekanizmalarla ilgili öneriler içerirken AB Komisyonu Ukrayna'ya 1,5 milyar euroluk bütçe ayırdı. Tüm bu çabalar, savunma sanayinin aktörleri arasında üretim yeteneklerinin artırılmasını teşvik etmeyi amaçlıyor ve 2030 yılına kadar ortak savunma teçhizatı satın alımlarının yüzde 40'ını gerçekleştirmek için Avrupa’nın ortak savunma tedarikini teşvik ederek üreticilerin görünürlüğünün artırılması hedefleniyor.

Donbass bölgesindeki ön cephedeki Rus mevzilerine Fransız yapımı Caesar obüs sistemiyle bombalayan top Ukraynalı askerler, Haziran 2022 (AFP)
Donbass bölgesindeki ön cephedeki Rus mevzilerine Fransız yapımı Caesar obüs sistemiyle bombalayan top Ukraynalı askerler, Haziran 2022 (AFP)

Savunma ortaklığının güçlendirilmesi

AB, üye ülkeler için verimliliği artırmayı ve maliyetleri azaltmayı amaçlayan savunma ortaklığına yönelik dönüştürücü bir yaklaşım geliştirmeyi düşünüyor. Bu yaklaşım, ortak bir savunma bütçesi oluşturmak için kaynakların ve fonların bir araya getirilmesini öngörüyor.

AB, savunma sanayine katılımı teşvik etmek ve üretim kapasitesini artırmak amacıyla sözleşmelerin maliyetinin bir kısmını karşılamayı teklif ediyor. Bunun yanında ihtiyaç duyulduğunda üretimi hızla artırmak için finansörlük sözü veren AB,, atıl durumdaki sanayi bölgelerini desteklemeyi planlıyor. AB, savaş ekonomisine doğru bir model değişimi öngörürken Avrupa savunma sanayisini kendisinin de desteğiyle daha fazla risk almaya çağırıyor.

AB ayrıca savunma sanayine talebi artırmak ve envanterleri hızla yenilemek için ABD savunma sistemini örnek alan, şeffaflık sağlayan ve silah ve mühimmat alımlarını teşvik eden ortak bir savunma kataloğu oluşturmayı öneriyor. Böylece savunma sanayi teklifleri için pahalı ekipmanların satın alınmasındaki bölünmeyi azaltmayı ve AB fonları tarafından desteklenen özel yasal çerçeveler aracılığıyla bir ortaklık kültürü geliştirmeyi amaçlıyor.

Fransa Ordusu 61’inci Topçu Alayı (61. RA) Chaumont-Semoutiers Hava Üssü’ndeki İHA okulunun açılışında sergilenen bir İHA (AFP)
Fransa Ordusu 61’inci Topçu Alayı (61. RA) Chaumont-Semoutiers Hava Üssü’ndeki İHA okulunun açılışında sergilenen bir İHA (AFP)

Ancak Avrupa’nın bu iddialı planı, AB bütçesinden 1,5 milyar euro tutarındaki mütevazı kalan bir başlangıç ​​ödemesi yapılması nedeniyle mali zorluklarla karşı karşıya olduğundan Avrupa ülkeleri 100 milyar euroluk finansman çağrısında bulundular. EDIP için AB’den yeterli finansmanın sağlanmasını talep eden Fransa, Estonya ve Polonya, yeni bir ortak kredi önerisinde bulundular. Öte yandan başta Almanya olmak üzere askeri harcamalarda tutumlu olan ülkeler temkinli davranırken, Rusya Merkez Bankası’nın dondurulan fonlarının kullanılması olasılığı da dahil olmak üzere finansman kaynaklara ilişkin tartışmalar da halen devam ediyor.

AB, Fransız savunma sanayisine güveniyor

AB, savunma alanında çabalarında, savunma sanayi açısından eşsiz bir yere sahip olan, aynı zamanda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) tek daimi üyesi ve Brexit'ten (İngiltere’nin AB’den çıkışından) bu yana AB'deki tek nükleer güç olan Fransa'ya güveniyor. Fransa’nın Le Figaro gazetesinin Salı günü yayınladığı bir diğer habere göre Fransa’nın Avrupa ana karası dışında da çok sayıda ve geniş topraklara sahip olması, onu dünya genelinde bir aktör haline getiriyor.

Aslında Fransa altmış yılı aşkın bir süredir başka bir ülkeye ihtiyaç duymadan önde gelen bir askeri oyuncu olarak kalmaya devam etmek istediğini gösterdi. Fransa, bu eğilimiyle caydırıcılığı savunma politikasının merkezine yerleştirdi. Bu bağlamda Fransa, 2024-2030 Askeri Programlama Yasası çerçevesinde savunma bütçesini 52 milyar eurodan 413 milyar euroya çıkardı. Fransa, orduyu donatmak ve dışarıdan silah ihraç etmek için entegre bir askeri modeli sürdürme ve çeşitli silahlar tasarlama, geliştirme ve üretme kapasitesine sahip bir savunma sanayi olarak yoluna devam etme istekli görünüyor. Dışardan silah ticaretini ise genellikle dost ülkelerle stratejik iş birliği çerçevesinde gerçekleştiriyor. Uluslararası silah satışları aynı zamanda yeni nesil silahlara yatırım için de gelir sağlıyor. Bu yüzden Fransa ordusu askeri teknolojide ön sıralarda yer alıyor.

Trump'ın ABD’deki başkanlık seçimlerini kazanma ihtimaline hazırlık

EDIP aynı zamanda AB ülkelerinin, Avrupalı ​​liderlerin genel olarak ortak transatlantik savunmasına yönelik bir tehdit olarak gördüğü ve Trump'ın mevcut ABD Başkanı Joe Biden'ın aksine Avrupa'nın güçlü bir müttefiki olmayacağından korktuğu bir senaryo olarak eski ABD Başkan Donald Trump'ın önümüzdeki kasım ayında yapılması planlanan ABD başkanlık seçimlerini kazanma ihtimaline ilişkin öngörüleri çerçevesinde hayata geçirildi. Öte yandan Rusya’nın Ukrayna'ya karşı başlattığı savaş üçüncü yılına girerken AB, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in NATO üyesi bir (Avrupa) ülkesine saldırmasından da korkuyor.

ABD başkanlık seçimlerinde isimleri öne çıkan başkan adayları olan mevcut Başkan Joe Biden ve eski Başkan Donald Trump’ın 6 Mart 2024'te çekilmiş fotoğrafları (AFP)
ABD başkanlık seçimlerinde isimleri öne çıkan başkan adayları olan mevcut Başkan Joe Biden ve eski Başkan Donald Trump’ın 6 Mart 2024'te çekilmiş fotoğrafları (AFP)

ABD’nin mevcut Başkanı Joe Biden, 2020 yılındaki başkanlık seçimlerinde dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ı mağlup ettiğinde Avrupa’daki birçok başkent rahat bir nefes almıştı. Ancak ABD merkezli Foreign Policy dergisinin daha önce yayınladığı bir makaleye göre bu rahatlamanın, Trump'ın Beyaz Saray'a dönmesi durumunda uzun sürmeyeceği anlaşıldı.

The Irish Independent gazetesinin aktardığına göre Avrupalı üst düzey bir ​​yetkili, AB ülkelerinin liderlerinin halihazırda Trump'ın ikinci kez başkan seçilmesinin AB üzerinde ne gibi etkileri olacağını değerlendirdiklerini söyledi.

Yetkili, Avrupalı ​​siyasi liderlerin Trump'ın ABD’de kasım ayında yapılması planlanan başkanlık seçimlerinde mevcut Başkanı Biden'ı mağlup etme olasılığına ‘zihinsel olarak’ hazırlandıklarını da sözlerine ekledi.

Bu hazırlık, Avrupa'nın savunma yeteneklerinin ve enerji kaynaklarının dikkate alınmasını da kapsarken birçok kişi Trump'ın AB’nin güçlü bir müttefiki olmayacağına inanıyor.

Avrupalı ​​liderlerin, Belçika'dan AP üyeliği için aday olan ve seçilirse görevini erken bırakacağını bildiren AB Konseyi Başkanı Charles Michel'in yerine yeni bir isim seçerken karar alma sürecinde Trump'ın başkan olma ihtimalini de dikkate alması bekleniyor.

Avrupalı ​​yetkili sözlerini, “Sayın Trump'ın temel özelliği öngörülebilir olmaması. Bundan dolayı öngörülemezliğe hazırlıklı olmalısınız” diye sonlandırdı.



Başkanlık doktoru: Trump'ın sağlık durumu "mükemmel"

ABD Başkanı Donald Trump, 27 Mayıs'ta Beyaz Saray'da düzenlenen kabine toplantısında, (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, 27 Mayıs'ta Beyaz Saray'da düzenlenen kabine toplantısında, (AP)
TT

Başkanlık doktoru: Trump'ın sağlık durumu "mükemmel"

ABD Başkanı Donald Trump, 27 Mayıs'ta Beyaz Saray'da düzenlenen kabine toplantısında, (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, 27 Mayıs'ta Beyaz Saray'da düzenlenen kabine toplantısında, (AP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın doktoru, dün akşam yayımlanan sağlık raporunda, 79 yaşındaki başkanın "mükemmel sağlık durumuna" sahip olduğunu açıkladı. Trump, hafta başında rutin sağlık kontrolünden geçmişti.

ABD Donanması'nda görevli Doktor Kaptan Sean Barbabella tarafından hazırlanan raporda, "Başkan Trump, mükemmel sağlık durumunu korumaktadır. Kalp, akciğer, sinir sistemi ve genel fiziksel fonksiyonlarında güçlü bir performans sergilemektedir" ifadelerine yer verildi.

Barbabella ayrıca, Trump'ın "başkomutan ve devlet başkanı olarak tüm görevlerini yerine getirmeye tamamen uygun" olduğunu belirtti.

Raporda, Trump'a beslenme düzenine ilişkin tavsiyeler verildiği, düşük doz aspirin kullanmasının önerildiği, fiziksel aktivitesini artırmasının ve kilo vermeye devam etmesinin tavsiye edildiği kaydedildi.

Üç sayfalık rapor, Trump'ın salı günü Washington yakınlarındaki Walter Reed Ulusal Askerî Tıp Merkezi'nde geçirdiği fiziksel muayene ve tanısal testlerin sonuçlarını özetliyor.

Gelecek ay 80 yaşına girecek olan Trump'ın, kolesterol kontrolü için iki ilaç ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu amaçla aspirin kullandığı belirtildi.

Boyu 191 santimetre olan Trump'ın kilosunun, geçen yıl nisan ayında yapılan son yıllık sağlık kontrolünde101,6 kilogram iken 108 kilograma ulaştığı bildirildi.

Bu sağlık kontrolü, Trump'ın geçen yıl yeniden göreve dönmesinden beri geçirdiği üçüncü muayene oldu. Kontrol, özellikle ellerinde görülen morlukların ardından sağlık durumuna ilişkin artan spekülasyonların gölgesinde gerçekleştirildi.

Raporda, söz konusu morlukların "kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu amaçla aspirin kullanımı sırasında sık el sıkışmaya bağlı gelişen hafif yumuşak doku hassasiyetiyle uyumlu olduğu" ifade edildi.

Beyaz Saray daha önce de bu morlukların kan sulandırıcı ilaç kullanımından kaynaklandığını açıklamıştı.


Putin: Rusya hiçbir zaman Avrupa ülkelerini tehdit etmedi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kazakistan'da düzenlediği basın toplantısında (Sputnik)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kazakistan'da düzenlediği basın toplantısında (Sputnik)
TT

Putin: Rusya hiçbir zaman Avrupa ülkelerini tehdit etmedi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kazakistan'da düzenlediği basın toplantısında (Sputnik)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kazakistan'da düzenlediği basın toplantısında (Sputnik)

NATO üyesi Romanya dün, Bükreş’in Rusya’ya ait olduğunu belirttiği bir insansız hava aracının (İHA) bir konuta çarpmasının ardından yaşanan gelişmeyi "tehlikeli ve sorumsuz bir gerilim artırma" olarak niteleyerek kınadı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise İHA’nın kaynağı hakkında kesin bir şey söylenemeyeceğini ifade etti.

Olay, Rusya’yı sorumlu tutan ve bu tür ihlallerin tekrarlanmaması konusunda uyarıda bulunan NATO ve Avrupa Birliği’nden (AB) geniş çaplı tepki aldı.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Putin, "Gerekli incelemeler yapılmadan hiç kimse şu veya bu hava aracının kaynağı hakkında kesin bir hükme varamaz" dedi ve "Eğer bize somut herhangi bir veri sunarlarsa, o zaman yaşananları değerlendiririz" ifadelerini kullandı.

Putin ayrıca, "Rusya, Avrupa ülkelerini hiçbir zaman tehdit etmemiştir ve şimdi de tehdit etmemektedir" diyerek, bu ülkelerin attığı tüm adımların yalnızca Rusya ile cepheleşmeyi sürdürme ve Avrupa ülkelerindeki vergi mükelleflerinin cebine göz dikerek bütçelerinden yapılan fahiş harcamaları meşrulaştırmayı amaçladığını belirtti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Kazakistan'da gazetecilere konuşuyor (AFP)Devlet Başkanı Vladimir Putin Kazakistan'da gazetecilere konuşuyor (AFP)

Neler yaşandı?

Yetkililerin aktardığı bilgilere göre Ukrayna sınırına yakın Galați kentinin merkezinde bir İHA’nın bir konutun çatısına çarpması sonucu yangın çıktı. Olay neticesinde 14 yaşında bir çocuk ile 53 yaşında bir kadın hastaneye kaldırıldı.

Romanya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"28-29 Mayıs gecesi Rusya Federasyonu, Ukrayna’da Romanya ile nehir sınırına yakın sivil hedeflere ve altyapıya yönelik İHA saldırılarını yeniden başlattı. Bu İHA’lardan biri Romanya hava sahasına girmiş, radar tarafından Galați kentinin güney kesiminde tespit edilmiş ve ardından bir konutun çatısına düşerek çarpma anında yangına yol açmıştır."

Bakanlık, İHA'nın Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik bombardımanları sırasında Romanya hava sahasına girdiğini belirtti. Romanya Dışişleri Bakanlığı ise Rusya'nın bu adımını "tehlikeli ve sorumsuz bir gerilimi artırma" olarak nitelendirip sert bir dille kınadı. Açıklamada, "Romanya durum hakkında müttefiklerini ve NATO Genel Sekreteri'ni bilgilendirmiş, İHA ile mücadele kabiliyetlerinin Romanya'ya sevkiyatının hızlandırılması için önlemler alınmasını talep etmiştir" denildi.

Bu esnada Galați sakinleri korku, şaşkınlık ve öfkelerini dile getirdi. 47 yaşındaki Mihaila, "İHA savunma sistemleri nerede? Romanya sınırında bir yerlerde olmaları gerekmiyor mu? AB nerede? NATO nerede?" sözleriyle tepkisini gösterdi.

Rusya Başkonsolosu sınır dışı edildi

Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan, Rusya Federasyonu’nun Karadeniz kıyısındaki Köstence (Constanța) kentindeki Başkonsolosunu "istenmeyen kişi" (persona non grata) ilan etti ve kentteki Rusya Başkonsolosluğunun kapatılacağını duyurdu. Cumhurbaşkanı ayrıca Yüksek Ulusal Savunma Konseyi’ni toplantıya çağırdı.

Bu doğrultuda Romanya Dışişleri Bakanlığı, Rusya'nın Bükreş Büyükelçisini bakanlığa çağırırken; Moskova ise Romanya’nın başkonsolosu sınır dışı etme kararına misilleme yapma sözü verdi.

Şarku’l Avsat’ın Rus haber ajansı RIA Novosti’den aktardığına göre Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova yaptığı açıklamada, "Rus Başkonsolosun istenmeyen kişi ilan edilmesine ve başkonsolosluğun kapatılmasına yönelik yanıt adımlarımız gecikmeyecektir" dedi.

NATO da Rusya’nın "pervasızlığını" kınadı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, bu durumun "hepimiz için bir tehdit oluşturduğunu" belirtti. İttifaka yakın bir kaynak, Romanya’nın 1949 tarihli NATO Kuruluş Antlaşması’nın 4. Maddesi’ni işletme seçeneğine sahip olduğunu belirtti. Söz konusu madde, müttefiklerden herhangi biri toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı veya güvenliğinin tehdit altında olduğunu düşündüğünde "ortak istişare" yapılmasını öngörüyor.

Geniş çaplı kınama dalgası

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, "Rus saldırganlığının yeni bir çizgiyi daha aştığını" belirterek, AB'nin doğu sınırındaki caydırıcılığı artırma sözü verdi.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz olayın "Rusya'nın gerilimi artırma niyetini" gösterdiğini ifade ederken, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise "NATO hava sahasının ağır bir şekilde ihlal edilmesini" kınadı. Rusya’nın Paris Büyükelçisini bakanlığa çağıran Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, bu eylemi "sorumsuzluk" olarak nitelendirdi. Almanya Dışişleri Bakanı da ülkesinin "NATO bünyesinde Ukrayna ve Avrupa’nın savunmasını güçlendirmeye devam edeceğini" vurguladı.

ABD’nin NATO Daimî Temsilcisi Matthew Whitaker ise X platformundan yaptığı paylaşımda, olayı "sorumsuz bir ihlal" olarak niteledi ve kınadı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, AB’ye Rusya’ya karşı "güçlü yaptırımlar" uygulama çağrısını yinelerken, Ukrayna Dışişleri Bakanı da "Rus saldırganlığının Karadeniz bölgesi ve tüm Avrupa için somut bir tehdit teşkil ettiğini" belirtti.

Rusya’dan tehditler ve bölgedeki durum

Ukrayna'da perşembe’yi cuma’ya bağlayan gece yeni Rus hava saldırısı beklentisiyle ilan edilen hava alarmı birkaç saat sonra kaldırıldı. Yerel makamların aktardığına göre, güneydeki Zaporijya kentinde saldırı kaynaklı çıkan yangında en az iki kişi yaralandı.

Ukrayna Deniz Kuvvetleri dün, Rusya’ya ait bir İHA’nın Odesa bölgesi limanlarından birinden ayrılan bir Türk kargo gemisine saldırdığını, olayda mürettebattan iki kişinin yaralandığını duyurdu. Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise saldırının sorumlusuna değinmeden yaptığı açıklamada şu uyarıyı yineledi:

"Tüm ilgili taraflara uyarımızı tekrarlıyoruz: Çatışmanın kontrolsüz bir şekilde tırmanmasına yol açabilecek her türlü eylemden kaçınılmalıdır."

Cumartesi’yi Pazar’a bağlayan gece Rusya, dört yılı aşkın bir süre önce başlayan savaştan bu yana en şiddetli saldırılarından birini düzenlemiş; Moskova bu operasyonda yaklaşık 600 İHA, 35 balistik füze ve 50 seyir füzesi kullanmıştı.

Rusya Savunma Bakanlığı, perşembe’yi cuma’ya bağlayan gece Ukrayna’ya ait 208 İHA’nın imha edildiğini açıkladı. Yaroslavl Bölge Valisi Mihail Yevrayev, birkaç İHA’nın bir endüstriyel yakıt deposuna isabet ettiğini, çıkan yangında can kaybı veya yaralanma yaşanmadığını bildirdi.

Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşen devasa hava saldırısının ardından Ukrayna Devlet Başkanı, balistik füzeleri düşürebilen tek sistem olan Patriot hava savunma sistemleri için ABD’den daha fazla füze talebinde bulunmuştu.

Moskova’nın iddialarına göre, işgal altındaki Ukrayna topraklarındaki bir okulda 21 kişinin ölümüne yol açan Ukrayna saldırısına yanıt olarak Rusya, günlerdir Ukrayna’ya yönelik saldırılarını artırma tehdidinde bulunuyor.

Ukrayna veya Rusya ile sınırı olan Romanya, Polonya ve Baltık ülkeleri gibi NATO üyesi devletler, savaşın her iki tarafından da kendi topraklarına yönelik mükerrer İHA ihlallerine maruz kalmaya devam ediyor.


Washington, İsrail ve Lübnan askeri yetkilileri arasındaki "yapıcı" görüşmeleri memnuniyetle karşılıyor

Lübnan askerleri, 14 Mayıs 2026'da Beyrut'ta bir kontrol noktasında görevde (EPA)
Lübnan askerleri, 14 Mayıs 2026'da Beyrut'ta bir kontrol noktasında görevde (EPA)
TT

Washington, İsrail ve Lübnan askeri yetkilileri arasındaki "yapıcı" görüşmeleri memnuniyetle karşılıyor

Lübnan askerleri, 14 Mayıs 2026'da Beyrut'ta bir kontrol noktasında görevde (EPA)
Lübnan askerleri, 14 Mayıs 2026'da Beyrut'ta bir kontrol noktasında görevde (EPA)

ABD, dün Pentagon’da Lübnan ve İsrail heyetleri arasında gerçekleştirilen “yapıcı” görüşmeleri memnuniyetle karşıladı. Söz konusu temaslar, onlarca yıl sonra iki ülke arasında yapılan ilk doğrudan askeri görüşmeler olma özelliğini taşıyor.

ABD Savunma Bakan Yardımcısı Elbridge Colby, sosyal medya platformu X’te yaptığı açıklamada, “Bugün Pentagon’da, İsrail ve Lübnan’dan askeri heyetleri, iki ülke arasında yürütülen barış görüşmelerini desteklemeye yönelik güvenlik başlığı kapsamında ağırladım” ifadelerini kullandı.

Colby ayrıca, “Görüşmeler yapıcı geçti (…) Önümüzdeki hafta Dışişleri Bakanlığı tarafından yürütülecek siyasi sürecin temelini oluşturacak” dedi.