Kraliyet ailesinin bir başka fotoğrafının daha üzerinde oynandığı ortaya çıktı

Son tartışma, Kate'in fotoğraf düzenleme skandalından günler sonra geldi

Kraliçe II. Elizabeth, torunları ve torunlarının çocuklarıyla birlikte (Galler Prensesi/Kensington)
Kraliçe II. Elizabeth, torunları ve torunlarının çocuklarıyla birlikte (Galler Prensesi/Kensington)
TT

Kraliyet ailesinin bir başka fotoğrafının daha üzerinde oynandığı ortaya çıktı

Kraliçe II. Elizabeth, torunları ve torunlarının çocuklarıyla birlikte (Galler Prensesi/Kensington)
Kraliçe II. Elizabeth, torunları ve torunlarının çocuklarıyla birlikte (Galler Prensesi/Kensington)

Küresel bir fotoğraf ajansı, Kraliçe II. Elizabeth'in torunları ve torunlarının çocuklarıyla birlikte çektirdiği ve geçen yıl yayımlanan bir fotoğrafının dijital olarak iyileştirildiğini ortaya çıkardı.

Daily Mail'in haberine göre geçen yıl nisanda hayatını kaybeden hükümdarın 97. doğum günü münasebetiyle paylaşılan bu portre, Kate Middleton tarafından Ağustos 2022'de Kraliçe'nin ölümünden sadece haftalar önce çekilmişti.

The Telegraph'a konuşan bir Getty sözcüsü, fotoğrafın yaklaşık bir yıldır kamuoyuna açık olmasına rağmen pazartesi günü Getty Images'ın "fotoğrafın kaynağında dijital olarak iyileştirme yapıldığını" belirten bir editör notu yayımladığını söyledi.

dfvefr
Kate Middleton'ın Anneler Günü fotoğrafı (Reuters)

Son tartışma, Galler Prensesi'nin sağlığıyla ilgili spekülasyonların giderek artması ve Anneler Günü'nde yayımlanan düzenlenmiş bir aile fotoğrafının yarattığı öfkeden günler sonra geldi. Ocakta geçirdiği ameliyattan bu yana kamuoyunun gözünden uzak kalması sosyal medyada çok sayıda kişinin çılgın komplo teorilerinden bahsetmelerine yol açtı.

İncelenen son fotoğrafta Kraliçe yeşil bir koltukta otururken çevresinde Prens William ve Kate'in çocukları Prens George, Prenses Charlotte ve Prens Louis'le onların kraliyet kuzenleri Leydi Louise Mountbatten-Windsor, Wessex Kontu James, Lena Tindall, Isla Phillips, Mia Tindall, Lucas Tindall ve Savannah Phillips görülüyor.

Telegraph'ın haberinde, Kraliçe'nin ekose eteğindeki uyumsuzluğun yanı sıra Prens George'la Louis'in arkasında gözüken ve düzenlemeden kaynaklandığını düşündüren siyah yamalar da dahil fotoğraftaki bazı tutarsızlıkların altı çizildi. 

Bu gelişme, Kate'in karın ameliyatından sonra iyileşme süreci devam ettiği için Aziz Patrick Günü kapsamında düzenlenen geçit törenini kaçırmak zorunda kalmasının ardından geldi.

Daha önce de uluslararası haber ajansları, Kensington Sarayı tarafından yayımlanan bir fotoğrafı üzerinde oynama yapıldığı endişesiyle yayımdan kaldırmıştı. Agence-France Presse'in küresel haber müdürü Phil Chetwynd, Prenses Charlotte'un kolunun eksik kısmı ve eteğinin yanlış hizalanmış kenarıyla ilgili endişelerin dile getirildiğini söylemişti. Chetwynd, sarayın rötuşsuz esas fotoğrafa ilişkin taleplere yanıt vermediğini de belirtmişti. 

Kate daha sonra kamuoyundan özür dileyerek şunları söylemişti:

Pek çok amatör fotoğrafçı gibi ben de zaman zaman düzenleme denemeleri yapıyorum. Dün paylaştığımız aile fotoğrafının neden olduğu karışıklık için özür dilemek istedim. Umarım herkes çok mutlu bir Anneler Günü geçirmiştir. C.

Ancak Kate düzenleme yapılan şeyleri teyit etmemiş ve Kensington Sarayı da Prenses'in özrüne rağmen esas düzenlenmemiş fotoğrafı yeniden yayımlamayacağını söylemişti.

Cumartesi günü erken saatlerde Prenses'in Adelaide Cottage'daki evinden yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta bulunan Windsor Farm Shop'u ziyaret ettiği bildirildi. The Sun gazetesi, olaya şahit olanlara göre Kate'e William'ın eşlik ettiğini ve Prenses'in gezinti sırasında "mutlu, rahat ve sağlıklı" göründüğünü bildirdi.

Ayrıca The Sunday Times'ın haberine göre Kate ve Galler Prensi'ne yakın kişiler, çiftin Kate'in iyileşme süreciyle ilgili daha fazla bilgi vereceğini ve Kate'in 17 Nisan'dan sonra dönmesinin beklendiğini söyledi. 

Bir kaynak gazeteye şunları söyledi:

Dışarıda halkla etkileşim halindeyken en açık hallerini sergiliyorlar ve Prenses'in iyileşme süreci hakkında görevleri sırasında konuşabileceği bir dünya görebiliyorum. Eğer bunu yapacak olsaydı, bu şekilde yapardı.

Independent Türkçe



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe