Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, kişisel verilerin korunmasını, insan haklarını ve risk izlemeyi teşvik etmeyi amaçlayan yapay zekaya ilişkin bir kararı oybirliğiyle onayladı.
Karar, yapay zekanın demokratik uygulamaları baltalamak, dolandırıcılığı artırmak veya yaygın iş kaybına yol açmak için kullanılma olasılığı da dahil olmak üzere çeşitli endişeler çerçevesinde, dünya çapındaki hükümetler tarafından yapay zekanın gelişimini düzenlemek için başlatılan bir dizi girişimin sonuncusu olarak ortaya çıktı.
Bu kararın oylama yapılmadan kabul edilmesi, yapay zekanın dönüştürücü potansiyelinin küresel düzeyde tanındığını ve yapay zekanın hızlandırılmış gelişimine rehberlik edecek bir dizi temel ilkenin oluşturulmasına yönelik acil ihtiyacı doğruluyor. Karar, zengin ülkeleri gelişmekte olan ülkelerden ayıran dijital uçurumun kapatılmasını ve yapay zekâ tartışmalarına adil katılımın ve teknolojiye erişimin sağlanmasını amaçlıyor.
Karar ayrıca gelişmekte olan ülkeleri sağlık, tarım ve eğitimden afet yönetimine kadar çok sayıda uygulamada güçlendirmenin ve genel teknolojik ilerlemeyi teşvik etmenin kritik öneminin de altını çiziyor.
Yapay zekâ alanında doktora derecesi alan ilk Suudi kadın olan Dr. Fatima Behman, Riyad'da Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda şu görüşleri dile getirdi: Değer, şeffaflık ve açıklanabilirliğe güçlü bir şekilde odaklanarak, yapay zekâ ürün geliştirmenin her aşamasında, yapay zekâ geliştiricilerinin ve şirketlerinin sorumluluklarını tanımlamanın ve netleştirmenin önemini vurguladı. Yapay zekâ geliştirme yaşam döngüsü boyunca adaleti, şeffaflığı, hesap verebilirliği ve açıklanabilirliği desteklemek için sorumlu, açık ve etik yapay zekâ uygulamalarına öncelik verilmesini önerdi.