Eisenkot ‘Hamas'tan sonraki gün’ için çözümü 5 yıl süreyle askıya alan yeni bir plan açıkladı

Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot, Netanyahu'nun izlediği yoldan farklı, ABD'nin arzusuna uygun, ancak Filistinlilerin isteklerinden uzak bir yol sundu... Şarku’l Avsat belgenin metnini yayınlıyor

İsrail Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot (Reuters)
İsrail Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot (Reuters)
TT

Eisenkot ‘Hamas'tan sonraki gün’ için çözümü 5 yıl süreyle askıya alan yeni bir plan açıkladı

İsrail Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot (Reuters)
İsrail Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot (Reuters)

Aşırı sağcı İsrail hükümetinin sahada işgali derinleştirmeyi, yerleşimleri genişletmeyi ve Gazze Şeridi'nde siyasi bir ufkun ortaya çıkmasını engelleyen yeni bir oldubittiyi dayatmayı amaçlayan politika uygulamaya çalıştığı bir dönemde, Savaş Kabinesi üyesi Gadi Eisenkot, Başbakan Binyamin Netanyahu tarafından geçen ay sunulan ve Filistinliler, ABD ve uluslararası toplum tarafından evrensel olarak reddedilen plana alternatif olarak Hamas'ın iktidarından sonraki gün için kendi planını ortaya koydu.

Eisenkot'un planının içeriği, İsrail'in Filistinlilerin kaderine ilişkin iç müzakerelerinin bir parçası olsa da hükümetin ve yerleşimcilerin eylemlerinin Filistin topraklarında yol açtığı kötüleşmeyi durdurmayı amaçlayan geçici çözümler öneriyor. Ancak önerileri, Filistinlilerin işgali sona erdirme ve İsrail'in yanında bir Filistin devleti kurma isteklerini dışarda bırakıyor. Söz konusu plan, Filistin sorununa kalıcı bir çözümün uygulanmasını beş yıl ertelemeyi öneriyor. Bu süre zarfında Filistin liderliği ‘terörle mücadele ve İsrail'e karşı kışkırtma’ konusundaki kararlılığı konusunda sınanacak, İsrail güvenlik servisleri denizden nehre güvenliği kontrol edecek ve Hamas'ın askeri yeteneklerini ortadan kaldırma süreci devam edecek.

İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki el-Megazi Mülteci Kampı’na düzenlediği bombardıman sonucu yıkılan binaların enkazının önünde bir çocuk (EPA)

Netanyahu kendi planını 22 Şubat'ta ‘Hamas'tan Sonraki Gün’ başlığı altında sunmuş ve Filistin meselesine ciddi bir çözüm getirilmesini reddetmişti. Eisenkot'un önerisi, hükümetinin Filistin'in durumunu kökten değiştiren ve herhangi çözüm şansını engelleyen bir gerçekliği sahaya dayattığı görüşüne dayanan bir alternatif. Bu nedenle Gazze ve Batı Şeria'daki yerleşim projelerini reddettiğini ve İsrail'in özellikle, ABD ve ‘Arap barış ülkeleri’ ile uluslararası ve bölgesel ilişkilerinden endişe duyduğunu açıkça söylüyor.

Eisenkot'un belgesi, Askeri İstihbarat Dairesi (AMAN) eski Başkanı Amos Yadlin'in başkanlığını yaptığı ve aralarında Ordu Strateji Dairesi eski başkanı Albay Ram Yebneh ve Ulusal Güvenlik Konseyi Dış Politika Dairesi başkanı Dr. Avner Golub'un da bulunduğu MIND Israel Enstitüsü'nden üst düzey stratejik güvenlik ekibinin katılımıyla hazırlandı. Söz konusu enstitü, Yadlin'in geçen yıl Tel Aviv'deki Ulusal Güvenlik Araştırma Enstitüsü başkanlığı görevine son vermesinin ardından, İsrail devletine politika sahasında yardımcı olmak amacıyla kuruldu. Belge, Eisenkot'un içeriğinin tartışılmasını ve İsrail hükümeti için stratejik bir plan olarak onaylanmasını talep ettiği Savaş Kabinesi toplantısında sunuldu.

Şarku'l Avsat'ın bir kopyasına ulaştığı belgenin metni şöyle:

Başlık: Gazze Şeridi'nde Hamas'tan sonraki gün

Vizyon: Güçlü, güvenli ve müreffeh bir Yahudi, demokratik devlet olarak İsrail devleti

Prensipler:

Kısa vadede

*Hamas'ı parçalamaya çalışmak: İsrail ordusunun rehine anlaşmasını sonuçlandırmak için baskı yaratmak ve Gazze Şeridi'nden İsrail'e yönelik uzun vadeli bir tehdidi önlemek amacıyla Hamas'ın askeri ve yönetim kabiliyetlerini vurma operasyonuna devam etmesi.

*Ahlaki bir zorunluluk ve son derece acil bir mesele olarak rehine anlaşması ve onların geri dönüşü için baskı yapmak.

*Bir ABD-İsrail-Arap ittifakı oluşturmak:

- Gazze Şeridi'ndeki sivil sorunlarla ilgilenme sorumluluğunun İsrail'den alınarak, İsrail ile koordinasyon içinde uluslararası ve bölgesel gözetim altında yerel bir Filistin bileşenine devredilmesi.

- Hamas'ın Gazze ve Batı Şeria'da güçlenmesinin önlenmesi.

- Lübnan'da Hizbullah ile yaşanan çatışmanın, tahliye edilenlerin güvenli bir şekilde geri dönmelerini sağlayacak şekilde sona erdirilmesi.

- Barışçıl ülkelerle ilişkilerin güçlendirilmesi.

- Suudi Arabistan ve diğer Arap ve İslam ülkeleriyle ilişkilerde ilerleme kaydedilmesi.

- Nükleer programı ve bölgedeki faaliyetleri başta olmak üzere İran'dan gelen tüm tehditlere karşı hazırlıklı olunması.

Gazze'ye gıda yardımı bırakılırken (Reuters)

Filistin devleti talebine alternatif olarak Filistin arenasında ortak bir İsrail-ABD vizyonuna ilişkin anlaşma, üç testi geçen bir Filistin varlığına dayanmaktadır:

1. İsrail'e karşı terörizmi durdurmak için çalışmak.

2. Uluslararası arenada resmi ve gayri resmi eğitim müfredatında İsrail'e karşı kışkırtmanın durdurulması.

3. Teröristlere yapılan ödemelerin durdurulması.

Orta vadede

1. Güvenlik düzeyi

*İsrail, Gazze Şeridi'nde operasyon özgürlüğünü ve Gazze Şeridi'nde bir terörist üssünün büyümesini veya inşa edilmesini önlemek amacıyla, sorumluluğun başka bir yönetim unsuruna devredilmesiyle artacak olan güvenlik sorumluluklarını sürdürmektedir.

*İsrail ile Gazze Şeridi arasındaki sınırda bir güvenlik kuşağı gerekli olduğu sürece yürürlükte kalacaktır.

*İsrail, Mısır ve ABD ile iş birliği içinde, Hamas'ın yeni bir büyüme hamlesini önlemek için Refah-Mısır sınırında bir ‘güney kapatması’ sağlar ve uzun bir süre boyunca yer altı ve yer üstü kaçakçılığını izler ve önler.

*İsrail, terörist unsurların güç kazanmasını önlemek ve İsrail'e yönelik tehditleri bertaraf etmek amacıyla Ürdün'ün batısından Gazze ve Batı Şeria'ya kadar uzanan tüm bölgede (kara, deniz, hava ve uzay) güvenlik kontrolüne sahiptir. Tüm bunlar, insani yardım ve ekonomik kalkınmayı engellemeden yapılmaktadır.

Gazze kıyısı yakınlarında devriye gezen bir İsrail donanma gemisi (Reuters)

*Gazze Şeridi'nde tam silahsızlanma her türlü askeri kabiliyetin önüne geçmektedir. Bu silahsızlandırma, İsrail'in düşman kabiliyetlerini azaltması, güvenlik sorumluluğunu arttırması ve ABD gözetimi altında yerel otorite için bir silahsızlandırma sistemi kurmasıyla gerçekleştirilir. Sadece hukukun üstünlüğünü sağlamak amacıyla bir askeri güç kurulur.

2. Sivil düzey

*Gazze nüfusunun sivil-ekonomik işlerinin, ‘beş Arap devleti’, ABD ve uluslararası toplumdan oluşan bir grup tarafından denetlenen Filistinli teknokrat bir bileşen tarafından yönetilmesi. Sivil yönetim bileşeni, terörist unsurlardan ya da terörizmi destekleyenlerden fon ya da destek alamaz.

*Askeri ya da toplumsal bir örgüt olarak Hamas, terörist bir örgüt olarak tanımlandığı sürece, Gazze ya da Batı Şeria'daki hiçbir yönetimden pay alamayacak ve seçimlere katılmasına izin verilmeyecektir. Bir Filistin hükümetinin kurulması, İsrail'in Hamas'ın yükselişini önlemek için harekete geçme kabiliyetini tehlikeye atmamalıdır.

*Gazze ve Batı Şeria'daki eğitim sisteminin reformu, toplumlarında radikalizmden arındırılmış müfredatı teşvik etme konusunda deneyim sahibi olan beş Arap ülkesi grubu üyelerinin yardımıyla gerçekleştirilmelidir.

*İsrail, çalışanları 7 Ekim katliamına karışmış olan UNRWA'yı kapatmak ve okullarının sorumluluğunu kademeli olarak Gazze Şeridi'ni yöneten kuruluşa ve Batı Şeria'daki Filistin Yönetimi'ne devretmek için çalışmaktadır. UNRWA hizmetlerinin sorumluluğu diğer uluslararası kuruluşlara devredilmelidir.

*Gazze Şeridi'nin yeniden inşası, İsrail ve ABD arasında önceden belirlenecek kriterlere uygun olarak, Gazze Şeridi'nin askerden arındırılması ve bu statünün korunması şartına bağlıdır. Yeniden inşa planı İsrail'in kabul edebileceği uluslararası ve bölgesel gözetim altında uygulanacaktır.

*İnsani yardım: Gazzeli kitleler 7 Ekim katliamlarına ve o dönemde kaçırılanların alıkonulmasına derinden karışmış olmalarına rağmen, İsrail'in Gazze halkını aç bırakma gibi bir politikası yoktur. Bununla birlikte, kaçırılanlar serbest bırakılana kadar yardım sınırlıdır ve İsrail ile koordinasyon içinde olan herhangi bir olumlu uluslararası unsur tarafından sağlanmaktadır.

Hamas tarafından tutulan İsrailli esirlerin serbest bırakılması için Tel Aviv'de düzenlenen bir gösteri (Reuters)

Uzun vadede

*İsrail ve Filistinliler arasında varılacak herhangi bir çözüm, iki taraf arasında doğrudan müzakereler yoluyla olacak ve beş yıl sonra uygulamaya konulacaktır. Bu süre zarfında Filistinlilerin iktidar, askerden arındırma ve Gazze Şeridi'nin yeniden inşası konularında kapsamlı reformlar gerçekleştirme kabiliyetleri uluslararası ve bölgesel izleme altında test edilecektir.

*İsrail önümüzdeki beş yıl içinde bir Filistin devleti kurulacağına dair hiçbir taahhütte bulunmuyor. Zira böyle bir şey Hamas'a verilmiş bir hediye olarak algılanacaktır.

*İsrail, Batı Şeria'da tek devletli bir çözüme doğru bir ‘kaymayı’ önleyeceğini beyan eder ve bunun için çalışır.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.