Yerel seçimler dünya basınında nasıl yankılandı?

Cumhuriyet Halk Partisi'nin Türkiye genelinde Adalet ve Kalkınma Partisi'ni geride bırakması gündem oldu

Ekrem İmamoğlu, seçim gecesi yaptığı açıklamada "16 milyon İstanbullu kazandı. Kutlu olsun. Bu seçimin kaybedeni yok" dedi (AA)
Ekrem İmamoğlu, seçim gecesi yaptığı açıklamada "16 milyon İstanbullu kazandı. Kutlu olsun. Bu seçimin kaybedeni yok" dedi (AA)
TT

Yerel seçimler dünya basınında nasıl yankılandı?

Ekrem İmamoğlu, seçim gecesi yaptığı açıklamada "16 milyon İstanbullu kazandı. Kutlu olsun. Bu seçimin kaybedeni yok" dedi (AA)
Ekrem İmamoğlu, seçim gecesi yaptığı açıklamada "16 milyon İstanbullu kazandı. Kutlu olsun. Bu seçimin kaybedeni yok" dedi (AA)

Yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi'nin Adalet ve Kalkınma Partisi'ni (AK Parti) geride bırakarak Türkiye genelinde seçimleri önde bitirmesi dünya basınında geniş yankı buldu.

Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) kesin olmayan sonuçlarına göre CHP 35, AK Parti 24, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 10, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) 8, Yeniden Refah Partisi (YRP) 2, Büyük Birlik Partisi (BBP) 1 ve İYİ Parti 1 belediye başkanlığı kazandı. 

CHP'li İstanbul Büyükşehir Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu, oyların yüzde 51,09'unu alarak, yüzde 39,60 oy kazanan AK Partili rakibi Murat Kurum'u geride bıraktı. Ankara'da da CHP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş oyların yüzde 60,35'ini alırken, AK Partili rakibi Turgut Altınok yüzde 31,69'da kaldı. 

Dünya medyasındaki analizlerde, özellikle İstanbul'daki mücadeleye ve ekonomik sıkıntılara odaklanıldı.

NYT: "İmamoğlu yıldız statüsünü sağlamlaştırdı"

ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times (NYT), İmamoğlu'nun kazandığı galibiyetle "muhalefetin yıldızı statüsünü sağlamlaştırdığını ve birçok kişinin onu cumhurbaşkanlığı için potansiyel bir aday olarak gördüğünü" yazdı. 

Haberde, Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Direktörü Sinan Ülgen'in "Bu seçim, önümüzdeki yıllarda Türkiye'deki siyasi yarışın niteliğini belirleyecek" yorumuna da yer verildi. 

WSJ: "Ekonomiden duyulan memnuniyetsizlik sandığa yansıdı"

Amerikan gazetesi Wall Street Journal (WSJ), analizinde yüksek enflasyon ve geçim sıkıntılarına dikkat çekerek seçim sonuçlarının "çalkantılı ekonomiden duyulan hoşnutsuzluğu yansıttığını" yazdı. 

Haberde, yerel seçimlerin hem Türkiye hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için çok daha geniş kapsamlı sonuçları olduğuna işaret edilerek, Özyeğin Üniversitesi'nden Evren Balta'nın şu yorumları paylaşıldı: 

Oy pusulasında olmamasına rağmen bu, Erdoğan'a bir uyarı işaretidir. Bu sembolik olarak büyük bir darbe. Siyasi açıdan da büyük bir darbe.

Analizde, muhalefetin arkasına aldığı destekle Erdoğan'ın iktidarını zayıflatmaya çalışacağı yazıldı. Ayrıca Ankara'daki danışmanlık firması Sanda Global'den Selim Sazak'ın "Muhalefetin son çeyrek yüzyılda kazandığı en belirleyici zaferle karşı karşıyayız" değerlendirmesine yer verildi. 

WP: "YRP, hayal kırıklığına uğramış AK Partilileri kazandı"

ABD'nin tanınmış gazetelerinden Washington Post (WP), CHP'nin İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa gibi şehirlerde iktidara geldiğine dikkat çekerek "Oylama, 5 yıl önceki yerel seçimlerde muhalefete kaptırdığı kilit kentlerin kontrolünü geri kazanmaya çalışan Erdoğan'ın popülaritesinin bir barometresi olarak görülüyordu" diye yazdı. 

Haberde, YRP'nin "ekonomi yönetiminden hayal kırıklığına uğramış AK Parti destekçilerinden oy aldığına" da işaret edildi. 

FT: "Seçmenler enflasyona isyan etti"

Birleşik Krallık'ın (BK) köklü gazetelerinden Financial Times (FT), "seçmenler market ürünlerinden araçlara kadar her şeyin fiyatının yükselmesine neden olan ve tasarrufları yok eden yüksek enflasyona isyan etti" ifadelerini kullandı. 

Analizde, yerel seçim sonuçlarının, geçen yılki genel seçimlerde muhalefet koalisyonuna karşı yarışı kazanan Erdoğan için "keskin bir dönüşe işaret ettiği" yazıldı.

Haberde, TEPAV'dan Selim Koru'nun "Özellikle İstanbul'da ve diğer pek çok yerde Erdoğan'a 'Hayır' oyu çıktı" yorumu paylaşıldı. 

Ayrıca Sabancı Üniversitesi'nden Berk Esen'in "Türkiye'nin ana muhalefet partisi, iktidar ittifakını yenmeyi başararak Erdoğan'a kariyerindeki en büyük seçim yenilgisini yaşattı" değerlendirmesine de yer verildi. 

BBC: "Muhalefet, Erdoğan'ı şoke etti"

BK'nin kamu yayıncısı BBC ise seçim analizini "Muhalefet, Erdoğan'ı tarihi bir zaferle şoke etti" başlığıyla verdi.

Haberde, özellikle İstanbul'daki seçimlerin başbaşa geçeceğine dair bir çok yorum yapıldığına dikkat çekilirken, "İktidar, ekonomik krizin etkilerini üzerinden atmayı başaramadı" dendi.

Analizde, İmamoğlu'nun yanı sıra Mansur Yavaş'ın da 2028'de yapılması planlanan genel seçimlerde muhtemel cumhurbaşkanı adayları olarak görüldüğü aktarıldı. 

Guardian: "İmamoğlu ve CHP, Türk siyasetinin merkezine taşındı"

Britanya'nın sol eğilimli gazetesi Guardian, "İmamoğlu'nun beklenmedik şekilde ikinci kez İBB başkanı olması, CHP'yi ulusal siyasetin merkezine taşıdı" ifadelerini kullandı.

Yerel seçimlerdeki tablonun iktidarın güç kaybına işaret ettiğinin savunulduğu analizde şu yorumlara yer verildi: 

Erdoğan'ın adı oy pusulasında yer almamasına rağmen, ülkenin dört bir yanındaki seçmenler onun politikalarından duyduğu memnuniyetsizliği gösterme fırsatı buldu. Birçok seçmen, ülkenin zor durumdaki ekonomisini gerekçe göstererek muhalefete ya da AK Parti'den daha sağda yer alan küçük partilere oy verdi.

Haberde, Washington merkezli Woodrow Wilson Uluslararası Akademisyenler Merkezi'nden Yusuf Can'ın "Bu sonuçlar İmamoğlu ve CHP'yi Türk siyasetinin merkezine yerleştirecektir" değerlendirmesi de aktarıldı.

AFP: "Erdoğan yenilgiyi kabul etti"

Fransız haber ajansı AFP, Erdoğan'ın seçim sonrası açıklamalarında "yenilgiyi kabul ettiğini" savunarak, sonuçları partisi ve kendisi için "dönüm noktası" diye nitelediğini yazdı.

Analizde, Erdoğan'ın AK Parti'nin yerel seçim kampanyalarını "domine ettiği" fakat bu rolün ekonomiye dair endişelerin üstesinden gelinmesine yetmediği belirtildi.

DW: "Erdoğan'a darbe"

Alman medya kuruluşu Deutsche Welle (DW), yerel seçimlerde muhalefetin "Erdoğan'a darbe indirdiğini" yazdı. 

Haberde, yüksek enflasyon ve TL'deki büyük devalüasyonun seçimleri etkilediği belirtilirken, Galatasaray Üniversitesi'nden Ali Faik Demir'in "Türk halkı oy kullanırken, mutfağındaki durum oy verme eğilimini şekillendiriyor" yorumu paylaşıldı. 

Ülkenin tanınmış haber dergilerinden Der Spiegel ise yerel seçim yazısını "Erdoğan, İstanbul'u yeniden ele geçirmek istedi ama başarısız oldu" başlığıyla paylaştı. Haberde "Seçmenler, Eroğan'a çok net bir mesaj gönderdi" dendi. 

Ta Nea: "Erdoğan ağır yenilgi aldı"

Yunan gazetelerinden Ta Nea, analizinde "Erdoğan ağır bir yenilgi aldı, İmamoğlu ve muhalefet seçimden güçlenerek çıktı" ifadelerini kullandı.

Haberde "İstanbul'un dümenine ikinci kez geçmeyi başaran İmamoğlu, muhalefet için çok zor bir dönemde bile Erdoğan'a karşı durabileceğini kanıtladı" dendi. 

Öte yandan ekonomik sıkıntı yaşayan seçmenlerin ekonomik iklimi değiştirmesi için Erdoğan'a mesaj gönderdiği, Cumhurbaşkanı'nın da "bu değişimi yapmak için hem tecrübeye hem de zamana sahip olduğu" belirtildi. 

Haberde, London School of Economics'ten Selin Nasi'nin "Muhafazakar seçmenler AK Parti'yi hayat pahalılığı nedeniyle sandıkta cezalandırdı" yorumu paylaşıldı. 

Times of Israel: "İsrail'e yüklenmek artık işe yaramıyor"

Times of Israel, İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz'ın seçim sonrasında attığı tweeti ön plana çıkararak, Erdoğan'ın Gazze savaşı üzerinden İsrail'e yönelttiği eleştirilerin seçim kampanyalarında artık işe yaramadığını savundu. 

Katz, mesajında seçim sonuçlarına ilişkin "Bu, Erdoğan'a İsrail'e saldırmanın artık işe yaramadığına dair açık bir mesajdır" demişti. 

RT: "YRP yeni bir siyasi güç"

Rus devletine bağlı RT'nin analizinde, AK Parti'nin yerel seçimlerde aldığı mağlubiyetin büyük ölçüde ekonomik sıkıntılara tepkinin bir sonucu olduğu değerlendirmesi paylaşıldı. 

Haberde ayrıca YRP'nin "AK Parti'nin dindar ve muhafazakar duruşunu paylaşan yeni bir siyasi güç olduğu" yorumu yapıldı.

Independent Türkçe, New York Times, Wall Street Journal, Financial Times, BBC, Guardian, Washington Post, AFP, Deutsche Welle, Der Spiegel, Times of Israel, RT, Ta Nea

 



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.