AB liderleri ekonomi ve dış ilişkiler konularını görüşmek üzere "özel zirvede" bir araya geliyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

AB liderleri ekonomi ve dış ilişkiler konularını görüşmek üzere "özel zirvede" bir araya geliyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Avrupa Birliği (AB) liderleri, ekonomi ve rekabetçiliğin yanı sıra Ukrayna, Türkiye ve Orta Doğu'daki gelişmelerle ilgili konu başlıklarını görüşmek üzere Brüksel'de buluşuyor.

Belçika'nın başkenti Brüksel'de AB üyesi 27 ülkenin devlet veya hükümet başkanlarının katılımıyla bugün başlayacak AB Liderler Zirvesi iki gün sürecek.

"Özel" nitelikli zirve, AB liderlerinin 6-9 Haziran'da yapılacak Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri öncesindeki son toplantısı olacak.

AB Konseyi Başkanı Charles Michel'in başkanlık edeceği toplantıda, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de hazır bulunacak.

TSİ 20.00 sularında başlaması beklenen zirvede ilk olarak liderler, AP Başkanı Roberta Metsola ile görüş alışverişinde bulunacak.

- Ekonomi ve rekabetçiliğe odaklanılacak

AB Konseyi Başkanı Michel, zirvenin gündemiyle ilgili liderlere gönderdiği mektupta, AB'nin ekonomik açıdan rekabet gücünü artırmaya odaklanacaklarına işaret etti.

AB'nin küresel rakipleri ile büyüme ve yenilik konusundaki uçurumu bütün üye ülkeleri ile birlikte kapatması gerektiğini belirten Michel, ekonomi, sanayi ve teknoloji temelini muhafaza etmenin önemine dikkati çekti.

Michel, rekabet edebilirlik anlaşmasının bütün politika alanlarını kapsaması gerektiğini, AB tek pazarında parçalanmaya izin verilemeyeceğini anlattı.

AB'deki şirketlerin düzenlemeler ve idari bürokrasinin ağırlığı altında kaldığını hatırlatan Michel, firmaların daha da gelişmesi için engelleri ortadan kaldırmalarının ve akılcı düzenlemelerle yola devam etmelerinin önemine işaret etti.

Michel, "Stratejik sektörlere yapılan yatırımlar rekabet gücümüzü artırmada hayati rol oynuyor. Bu bağlamda, kamu yardımlarına yaklaşımımızın yeniden değerlendirilmesinin yanı sıra özel ve kamu finansmanının birleştirilmesi zorunludur." ifadesini kullandı.

AB'deki işletmelerin büyüme ve yenilik için finansman ve sermayeye erişimde de sorunlar yaşadığına dikkati çeken Michel, sermaye piyasaları birliğini geliştirmenin önemini anlattı.

AA muhabirlerinin zirvenin gündemi konusunda bilgi aldığı üst düzey bir AB yetkilisi de Avrupa'nın ekonomik olarak pek çok zorlukla karşı karşıya olduğunu, buna karşı yeni Avrupa rekabet gücü anlaşması yapmayı hedeflerini belirtti.

- Dış ilişkiler konuları

Zirvenin ekonomi konuları haricindeki oturumlarında Ukrayna, Türkiye ve Orta Doğu başlıkları ele alınacak.

Ukrayna oturumuna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy çevrim içi bağlanarak, ülkesinin öncelikleri, sahadaki son durumla ilgili bilgi verecek.

Ukraynalı sivillere ve enerji sektörü de dahil kritik altyapıya yönelik saldırıları ele alacak liderler, başta hava savunma yetenekleri olmak üzere askeri yardım teslimatını yoğunlaştırmanın aciliyetini görüşecek.

- Türkiye başlığı

Türkiye ile ilgili kısımda temel olarak AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Borrell'in AB Komisyonu ile, 28 Mayıs Cumhurbaşkanı seçiminin ardından ikili ilişkilerin seyrine yönelik hazırladığı ve Kasım 2023'te sunduğu rapordaki öneriler görüşülecek.

Raporda, "Türkiye'nin, Doğu Akdeniz'deki tüm yasa dışı sondaj faaliyetlerinden, egemenlik ve egemenlik haklarına saygı göstermeyen diğer tüm eylemlerden kaçınmaya devam etmesi koşuluyla, 2019'da askıya alınan AB-Türkiye Ekonomi, Enerji ve Ulaştırma Yüksek Düzeyli Diyalogları'nın yeniden etkinleştirilmesi, aynı mantıkla, Ortaklık Konseyi ve Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog toplantılarının bakanlar düzeyinde yeniden başlatılması, iklim, sağlık, göç ve güvenlik, tarım ile araştırma ve yenilik konularında sektörel Üst Düzey diyalogların sayısının artırılması" gibi öneriler yer almıştı.

Aradan geçen yaklaşık 5 ayda yapılan AB zirvelerinde Türkiye konusu görüşülmemişti.

AB Konseyi Başkanı Michel, liderlere gönderdiği davet mektubunda, "Türkiye'ye ilişkin tartışmamız, işbirlikçi ve karşılıklı fayda sağlayan ilişki geliştirmeye yönelik stratejik ilgimiz çerçevesinde şekillenecektir. Bu ilişkinin geliştirilmesi aynı zamanda Doğu Akdeniz'de istikrarlı ve güvenli bir ortamın desteklenmesine de katkıda bulunacaktır. Yaklaşımımıza uygun olarak bu konudaki çalışmalarımızın aşamalı, orantılı ve geri döndürülebilir şekilde ileriye götürülmesi gerekmektedir." ifadesini kullandı.

Zirvenin gündemiyle ilgili bilgi veren üst düzey yetkili, liderlerin Türkiye ile işbirliğinde ekonomiden jeopolitiğe çok çeşitli konuları görüşeceğini belirterek, "Mesele, her bir alanı nasıl ele alacağımız kadar, bunların kendi aralarında nasıl etkileşimde bulunduğu ve birbirleriyle nasıl bağlantılı olduğudur. Yüksek göç baskısı altında olan Kıbrıs'la ilgili mesele ve Birleşmiş Milletler himayesindeki müzakerelere yeniden başlanması konusu da bunların içinde." değerlendirmesini yaptı.

Yetkili, Türkiye konusunun ele alındığı son zirveden bu yana olumlu yönde gelişmeler olduğunu belirterek, Ege'deki durumla ilgili 2021'den daha iyi bir durumda olunduğunu söyledi.

Liderlerin gündeminde Ukrayna ve Orta Doğu olmak üzere diğer dış ilişkiler konularının da bulunduğuna dikkati çeken yetkili, "Türkiye konusunu gündeme aldık ancak ele almak için gerçekten ne kadar fırsatımız olacağını göreceğiz." dedi.

Öte yandan AA muhabirlerinin elde ettiği zirve sonuç bildirisi taslağında, şu ifadeler yer alıyor:

"AB'nin, Doğu Akdeniz'de istikrarlı ve güvenli bir ortama ve Türkiye'yle işbirliğine dayalı ve karşılıklı yarar sağlayan ilişkinin geliştirilmesinde stratejik çıkarı vardır. AB Konseyi, (Borrell ve Komisyonun hazırladığı ortak raporla) ilgili çalışmaların, daha önceki AB Konseyi sonuçları doğrultusunda, aşamalı, orantılı ve geri döndürülebilir şekilde ve gerektiğinde AB Konseyinin ek rehberliğine tabi olarak ilerletilmesini talep etmektedir. Birlik, AB-Türkiye işbirliğini de geliştirebilecek olan Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlamasına ve ilerlemesine büyük önem vermektedir. AB Konseyi, Kıbrıs sorununun Birleşmiş Milletler (BM) çerçevesinde, ilgili BM Güvelik Konseyi kararlarına uygun olarak ve Birliğin kurulduğu ilkeler ve müktesebat doğrultusunda kapsamlı çözümüne tam olarak bağlı kalmaya devam etmektedir. AB, Maria Angela Holguin Cuellar'ın BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak atanmasını memnuniyetle karşılamaktadır. AB, elindeki tüm uygun araçlarla, BM liderliğindeki sürecin tüm aşamalarını desteklemede aktif rol oynamaya hazırdır."

- Orta Doğu

Michel, mektubunun Orta Doğu ile ilgili kısmında, "Gazze'deki trajik krizi derhal ateşkes, rehinelerin serbest bırakılması ve Gazze'ye geniş ölçekte engelsiz insani yardımın acilen artırılması yoluyla sona erdirmek için ortaklarımızla çalışma taahhüdümüz hayati önem taşıyor. Hafta sonu yaşanan gelişmeler bölgede zaten oldukça değişken olan durumu daha da kötüleştirdi. İran'ın İsrail halkına yönelik son saldırısını kınamalı ve tüm tarafları azami itidal göstermeye, uluslararası hukuka saygı göstermeye ve gerilimi artırabilecek eylemlerden kaçınmaya çağırmalıyız. Karşılaştığı zorlu koşulları kabul ederek Lübnan'daki durumu da ele almalı ve bu kritik dönemde güçlü desteğimizi yinelemeliyiz." değerlendirmesini yaptı.

Zirvenin gündemiyle ilgili bilgi veren üst düzey yetkili de AB liderlerinin İran'ın İsrail'e hava saldırısının ardından, tüm taraflara itidal çağrısı yapacağını, İran'a ek yaptırımları da ele alacağını kaydetti.



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.