Sadr Hareketi siyaset sahnesine geri dönerken Kürtler siyasi denge konusunda iyimser

Kürtlere göre Sadr Hareketi’nin siyaset sahnesine dönüşü, Irak’taki siyasi süreçte kaybolan dengeyi yeniden sağlayabilir

Sadr Hareketi siyaset sahnesine geri dönerken Kürtler siyasi denge konusunda iyimser
TT

Sadr Hareketi siyaset sahnesine geri dönerken Kürtler siyasi denge konusunda iyimser

Sadr Hareketi siyaset sahnesine geri dönerken Kürtler siyasi denge konusunda iyimser

Dostum Mahmud

Irak’ta Sadr Hareketi, ‘Ulusal Şii Hareketi’ adında yeni bir siyasi oluşumla ülkenin siyaset sahnesine geri döndü. Sadr Hareketi’nin önde gelen isimleri önümüzdeki yılın ortalarında Irak'ta yapılacak milletvekili seçimlerine katılmaya hazır olduklarını ifade ettiler. Öte yandan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) en büyük partisi ve geleneksel olarak Sadr Hareketine en yakın parti olan Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), bu yeni gelişmeyle birlikte IKBY’deki siyasi atmosferden genel olarak memnun. Çünkü Sadr Hareketi’nin Irak’ta siyaset sahnesine geri dönüşü, İran'a yakın İslami Davet Partisi başta olmak üzere Koordinasyon Çerçevesi çatısı altındaki partilerin tekelinde olan Irak siyasi sürecinde kaybolan dengenin yeniden sağlanması anlamına geliyor.

KDP çevrelerine göre Sadr Hareketi’nin geri dönüşü, hareketin iki yıl önce Irak siyaset sahnesinden çekildiğini açıklamasından bu yana merkezi Şii güçlerin uyguladığı siyasi baskıyı da azaltacak.

Sadr Hareketi’nin lideri Mukteda es-Sadr'a yakın isimler tarafından yapılan açıklamalara göre Ulusal Şii Hareketi, Sadr Hareketi’nin başta yaklaşan milletvekili seçimleri olmak üzere Irak’taki siyasi sürece yeniden katılması için bir araç olacak. Aynı çevreler, Ulusal Şii Hareketi’nin gerçek anlamda siyasi bir oluşum olacağını, Sadr Hareketi'ne sembolik olarak bağlı olacağını ve Sadr'ın siyasi süreç ve ülkenin geleceğine ilişkin direktiflerine ve vizyonuna göre hareket edeceğini belirttiler. Ayrıca başta Şii akımlar olmak üzere Irak'taki birçok küçük siyasi akımı da bünyesine katmaya ve Sadr Hareketi'nin Irak’ın siyasi denkleminde sahip olduğu geleneksel ittifakları yeniden kurmaya çalışacağını da sözlerine eklediler.

Irak’taki siyaset sahnesindeki gelişmeleri yakından takip eden gözlemcilere göre Sadr Hareketi’nin geri dönüşüyle bugünden itibaren yaklaşan milletvekili seçimlerine kadar Irak siyaset sahnesinde dramatik bir değişim yaşanacak. Yeni oluşumla mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani arasında açık ve beklenen bir yakınlaşma olmasını bekleyen gözlemciler için Sudani'nin Koordinasyon Çerçevesi ile arasındaki anlaşmazlıklar ve görüş ayrılıkları giderek artıyor. Aynı gözlemciler, Irak’ın en büyük siyasi partisi olan ve Koordinasyon Çerçevesi'nin politikalarına en çok karşı çıkan KDP ile yeni oluşum arasında da bir ittifak kurulmasını ve böylece ülkedeki siyasi çekişmenin yeni ittifakla Koordinasyon çerçevesi arasında yaşanmasını bekliyorlar.

Ulusal Şii Hareketi, Sadr Hareketi'ne sembolik olarak bağlı olacak ve Sadr'ın siyasi süreç ve ülkenin geleceğine ilişkin direktiflerine ve vizyonuna göre hareket edecek.

“Siyasi tekelin” sonu

Bir Kürt siyasi kaynak, Al Majalla’ya yaptığı açıklamada, Irak’ta siyasi bir gücün kendi iradesini ve gücünü diğer siyasi güçlere empoze edebilmesi, anayasayı ve yönetim sistemini kendi çıkarlarına göre yorumlayabilmesi, ancak eski rejimin sahip olduğu ve kullandığı askeri güce fiilen paralel bir yapı haline gelen Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluğu oluşturan siyasi güç iktidarı elinde tuttuğu için gerçekleşebildiğinden ve son dönemde bu çoğunluğa sahip güç ‘baskı mekanizmaları’ oluşturulduğundan eski Irak rejimi dönemine benzer bir durumun ortaya çıktığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı habere göre kaynak sözlerini şöyle sürdürdü:

Sadr Hareketi'nin milletvekillerinin istifasının ardından aslında 2021 seçimlerini kaybetmiş olan Koordinasyon Çerçevesi içindeki siyasi güçler, Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu ele geçirerek Irak'taki siyasi sistemi yeniden şekillendirdiler ya da bir başka deyişle birçok deneme yaptılar. IKBY ise bunun kurbanı oldu, Sünni siyasi güçler de IKBY kadar olmasa da kurban konumundaydı. Irak'taki yeni sistem, her ne kadar demokrasiyi temel dayanak olarak benimsemiş ve eski rejimden farklılaşmış olsa da aynı zamanda bir kurucu/uzlaşmacı siyasi sistem olarak ortaya çıkmıştır.

Aynı kaynak, açıklamasının devamında şunları söyledi:

Tüm detaylarıyla Irak Anayasası’nın yanı sıra tüm dönemler boyunca üç başkanlık (cumhurbaşkanı, başbakan ve meclis başkanı) makamına gelecek isimlerin seçildiği kurucu siyasi ilkeler ve devlet piramidinin tepesindeki egemen makamların dağılımı, kültürel, siyasi ve sembolik haklar, ülkedeki tüm sivil bileşenlerin ve bu bileşenlerin haklarının dikkate alınması ve aralarındaki uzlaşı ilişkisinin zayıflamasına izin vermeme esasına ve gerekliliğine dayanan bu temele dayanıyor. Koordinasyon Çerçevesi güçleri, Sadr Hareketi’nin siyasi denklemden çıkması nedeniyle bu temeli benimsenmedi. Sadr Hareketi’nin dışarıda kalması, Irak halkının üçte birini herhangi bir siyasi temsilden fiilen mahrum bırakılması ve siyasi alanın siyasi bir azınlığa terk edilmesi anlamına geliyordu. IKBY, her zaman ciddi siyasi krizlere neden olmuş ve bu krizlerden en çok IKBY etkilenmiştir.

Geleneksel sürecin çöküşü

“DEAŞ’a karşı mücadele” 2017 yılı sonlarında tamamlanmış, eski Başbakan Haydar el-İbadi'nin görev süresi 2018 mayısında sona ermişti. Irak'taki iç siyasi denklem, İran yanlısı siyasi güçler ve İran’ın nüfuzundan uzak duran siyasi güçler olmak üzere siyasi bir ikili duruma dayanıyor. Bu güçler Irak’ın farklı hassasiyetlerine, bölgelerine ve sivil gruplarına göre dağılıyor. Kürt siyaset sahnesi ise her zaman İran'a ve İran yanlısı bölgesel akımlara yakın duran Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve karşında yer alan KDP olmak üzere alışılagelmiş bir ikileme dayanıyor. Bu durum, eski rejimin yıkılmasından sonra geçen yirmi yıl boyunca hiç değişmedi.

Irak, o dönemdeki bu siyasi bölünme nedeniyle iktidardaki merkez partilerin, merkezileşmelerine ve siyaset sahnesini tekelleştirmelerine karşı çıkan güçlere karşıt politikalarına dayanan çok çalkantılı bir siyasi dönem yaşadı. Ülke IKBY’de 2017 yılı sonlarında yapılan bağımsızlık referandumu ve Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) çatısı altındaki silahlı grupların Kerkük ilinin kontrolünü zorla ele geçirmeleri, seçilmiş Kürt valinin görevden alınması ve dönemin başbakanını onun yerine yeni bir vali ataması nedeniyle Erbil ile Bağdat arasında akıllardan çıkmayan bir gerilime tanık oldu.

Bu yüzden 2018 mayısında yapılan seçimlerde hiçbir siyasi güç tam bir zafer kazanamadı. Bu da siyasi sahnede istikrarsızlığa yol açan bir siyasi dengesizliğe sebep oldu. Öyle ki dönemin Başbakanı Adil Abdulmehdi, 2019 ekiminde başkent Bağdat'ta ve Irak'ın güney illerinde halk protestolarının patlak verinceye kadar Temsilciler Meclisi’nden güven oyu alamadı. Başkent Bağdat'ta ve Irak'ın güney vilayetlerinde patlak veren halk ayaklanması Başbakan Adil Abdulmehdi’nin görevden alınmasına yolunu açarken yerine 2020 mayısında dönemin istihbarat başkanı Mustafa Kazımi geldi.

Irak'taki iç siyasi denklem, İran yanlısı siyasi güçler ve İran’ın nüfuzundan uzak duran siyasi güçler olmak üzere siyasi bir ikili duruma dayanıyor.

Iraklı siyasi güçler hem kendi aralarında hem de sokağa inen halkla birlikte Kazımi’nin görev süresinin, 2021 ekiminde yapılacak bir sonraki milletvekili seçimlerine kadar olmak üzere geçici olduğunda ve söz konusu seçimlerin sonuçları iktidar ile ayaklanan toplumsal tabanlar arasında bir hakemlik olacak ve kazananların doğrudan yönetmesine izin verilecek şekilde olması gerektiğinde hemfikirdi.

Seçimler İran’a yakın Iraklı siyasi güçler için büyük bir hezimetle sonuçlandı. Sadr Hareketi, Temsilciler Meclisi’ndeki 325 sandalyenin 73'ünü kazanarak birinci parti oldu. Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi liderliğindeki Tekaddum (İlerleme) İttifakı 37 sandalye, KDP 31 sandalye ve bağımsızlar yaklaşık 20 sandalye alırken İran'a yakın Iraklı siyasi güçlerse sadece 50 sandalye kazandı.

cdf bgrt
Bağdat'ta Temsilciler Meclisi’ndeki bir oturuma katılan Iraklı milletvekilleri (AP)

Bu sonuçlara göre Şii, Sünni ve Kürt olmak üzere üç ana sivil bileşenden Temsilciler Meclisi’nden en fazla sandalyeyi alan Sadr Hareketi, Tekaddum İttifakı ve KDP ‘Vatanı Kurtarmak’ adında üçlü bir siyasi ittifak oluşturdu. Böylece bir cumhurbaşkanı seçmeyi ve bir hükümet kurmayı hedefliyorlardı. Ancak İran yanlısı Iraklı siyasi güçler bunu yapmalarını engellerken halkı sokağa dökmekle tehdit edip toplumsal şiddet olayları yaşanabileceğini ima ettiler.

Aylar süren bu siyasi çekişme sonucunda işler sarpa sardı. Federal Yüksek Mahkeme’nin ittifakın adayı Hoşyar Zebari'nin adaylığını engelleyen kararı ve seçim için gerekli yeter sayının sağlanamaması nedeniyle üçlü ittifakın bir cumhurbaşkanı seçmesine izin verilmedi. Sadr Hareketi destekçilerinin haftalarca Temsilciler Meclisi’ni ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı kuşatıp bu binalara saldırmaya çalışmasının ardından 2022'nin ağustos ayı sonlarında silahlı çatışma patlak verdi ve onlarca kişi hayatını kaybetti. Bunun üzerine Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr siyasetten çekildiğini açıklarken destekçilerine oturma eylemini sonlandırmaları ve Sadr Hareketi’nin meclis bloğu Sadr Grubu milletvekillerine de istifa etmeleri çağrısında bulundu.

Ardından muhalif güçler, bir cumhurbaşkanı seçti ve yeni bir hükümet kurdular. Tam iki yıldır siyaset sahnesi, ülkedeki siyasi dengenin iki tarafından birinin tekelinde kaldı. Ancak Sadr Hareketi’nin siyaset sahnesine geri dönmesi nedeniyle bu sürecin sonuna gelindiği de anlaşılıyor.

Kürt dengesinin yeniden kurulması

Araştırmacı Murad Huşuy, Al Majalla’ya yaptığı değerlendirmede de söylediği gibi Sadr Hareketi'nin siyasi hayattan çekilmesiyle KYB, Irak siyaset sahnesindeki ağırlığını ve varlığını arttırmayı başardı. Koordinasyon Çerçevesi partileriyle olan güçlü ilişkileri nedeniyle KDP'nin Irak siyaset sahnesindeki payının büyük bir kısmını elinden aldı.

Huşuy, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü:

Genel olarak IKBY’deki, özel olarak da bu iki ana parti arasındaki siyasi denge, kısmen Irak’ın makro çerçevesinde sağlanan dengeye dayanıyordu. Aynı şekilde 2005 yılında onları bir araya getiren stratejik anlaşmanın şartları da bu ayrıntıyı temel alıyordu. Ancak İran’a yakın Iraklı siyasi güçler, KDP ile olan geleneksel rekabetleri nedeniyle federal Irak yönetimindeki Kürtlere ayrılan kotalar için genel siyasi temsilinin KDP'ye kıyasla azalmasına ve KDP'nin koltuklarının yaklaşık yarısına sahip olmasına rağmen KYB'yi tercih etmeye başladılar.

Bu durumun IKBY içindeki siyasi sükunet ve denge üzerinde önemli bir etki yaratmadığını belirten Huşuy, “KYB ve KDP arasındaki siyasi hassasiyet 2022 yılından bu yana daha da kızıştı. IKBY’nin iktidar kurumlarının işlerini kolaylaştırmakta zayıfladılar. Öyle ki KYB lideri ve Başbakan Yardımcısı Kubad Talabani aylardır hükümet toplantılarına katılmazken Federal Yüksek Mahkeme'nin kararı üzerine seçimleri boykot etme kararı alan KDP, merkezi kurumların KYB'yi desteklemek için IKBY içinde bile kendisine uyguladığı baskıyı hissetmeye başladı. Ancak tüm bu dengeler ve denklemler, Sadr Hareketi’nin siyaset sahnesine dönüşüyle yeniden düzenlenecek.



Yemen ordusu, Saada, Cevf, Taiz ve sahil bölgelerinde Husilere yönelik operasyonlarını sürdürüyor

Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Macid en-Nezili (SABA)
Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Macid en-Nezili (SABA)
TT

Yemen ordusu, Saada, Cevf, Taiz ve sahil bölgelerinde Husilere yönelik operasyonlarını sürdürüyor

Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Macid en-Nezili (SABA)
Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Macid en-Nezili (SABA)

Yemen ordusu Sözcüsü Albay Macid en-Nezili, Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin “kurtuluş savaşı, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve Husi darbesine son verilmesi” kapsamında Husilere karşı bin 122 hedefe yönelik operasyon düzenlediğini açıkladı.

Nezili, X platformunda yayımladığı açıklamada, Silahlı Kuvvetlerin “onaylanan planlar doğrultusunda çeşitli çatışma hatları ve cephelerde askerî operasyonlarını sürdürdüğünü” belirtti.

Nezili, “Silahlı Kuvvetlerimiz, topçu mevzileri ve roketatarlar, savunma tahkimatları, yaklaşma ve sevk güzergâhları, ikmal hatları ve araçları, askerî takviye ve yığınaklar, yönetim merkezleri ile terörist Husi milislerine ait komuta ve kontrol merkezlerine yönelik bin 122 hassas operasyon gerçekleştirdi. Bu operasyonlar Sada, Cevf, Taiz ve sahil bölgelerindeki çeşitli cephe ve çatışma hatlarında düzenlendi” ifadelerini kullandı.

Saldırıların savaş uçakları, insansız hava araçları (İHA), topçu birlikleri, füzeler, roketatarlar ve keskin nişancılar kullanılarak gerçekleştirildiğini belirten Nezili, saha verilerine göre operasyonlarda “bin 747 milis unsurunun etkisiz hâle getirildiğini, 364 araç, teçhizat ve askerî nakliye ve ikmal aracının imha edildiğini veya kullanılamaz hâle getirildiğini” söyledi.

Nezili, “Silahlı Kuvvetlerimiz, kurtuluş, devlet topraklarının ve kurumlarının yeniden tesis edilmesi, ulusal egemenliğin yeniden sağlanması ve kendilerine verilen görevlerin yerine getirilmesi mücadelesinde kararlılık ve yetkinlikle görevlerini sürdürmektedir” ifadelerini kullandı.


Yemen güçleri koalisyon desteğiyle BabulMendeb'in kontrolünü ele geçirdi... Sana'ya stratejik saldırı başlatıldı

Yemen güçleri koalisyon desteğiyle BabulMendeb'in kontrolünü ele geçirdi... Sana'ya stratejik saldırı başlatıldı
TT

Yemen güçleri koalisyon desteğiyle BabulMendeb'in kontrolünü ele geçirdi... Sana'ya stratejik saldırı başlatıldı

Yemen güçleri koalisyon desteğiyle BabulMendeb'in kontrolünü ele geçirdi... Sana'ya stratejik saldırı başlatıldı

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, pazartesi günü devlet kurumlarını yeniden tesis etmek, başkent Sana'yı kurtarmak ve Husilerin gerçekleştirdiği darbe girişimine son vermek amacıyla “Yemen Şafağı” operasyonunun başlatıldığını duyurdu. Yemen Silahlı Kuvvetleri ise BabulMendeb Boğazı'nın kontrolünün ele geçirildiğini açıkladı.

Alimi, dün (pazar) yaptığı açıklamada, cumhuriyet topraklarının geri kalanını yeniden ele geçirmek, devlet otoritesi ve kurumlarının ülkenin tamamında hakimiyetini tesis etmek amacıyla askeri operasyonların başladığını duyurmuştu.

Öte yandan Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Pilot Türki el-Maliki, bugün “Yemen Şafağı” operasyonuna 100 savaş uçağının katıldığını açıkladı. Maliki, “BabulMendeb Boğazı'na hava koruması sağlıyoruz. Hareketli hedeflere yönelik müdahaleler sürüyor” dedi.

Koalisyon sözcüsü, koalisyon güçlerinin “Yemen Silahlı Kuvvetleri'ne karadaki operasyonlarında 24 saat kesintisiz hava desteği sağladığını” ifade etti.

Bu arada Yemen Silahlı Kuvvetleri, Amaliqa ve Vatan Kalkanı güçlerinin BabulMendeb Boğazı'nın kontrolünü ele geçirdiğini, Zubab ilçesindeki havalimanının da hükümet güçlerinin kontrolüne geçtiğini açıkladı.

Yemen Silahlı Kuvvetleri, ayrıca “Sana'ya yönelik stratejik saldırı operasyonunun başlatıldığını” duyurdu.

Yemen Silahlı Kuvvetleri daha önce yaptığı açıklamada, Husilere ait topçu mevzileri ve roketatarlar, savunma tahkimatları, ikmal hatları ve araçları, askeri takviye ve yığınaklar ile komuta ve kontrol merkezlerini hedef alan 1122 hassas operasyon düzenlendiğini bildirmişti.

Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Albay Macid en-Nezili, yaptığı açıklamada, Saada, Cevf, Taiz ve sahil cephelerini kapsayan hedef alma operasyonlarının savaş uçakları, silahlı insansız hava araçları, topçu birlikleri, füzeler, roketatarlar ve keskin nişancılarla gerçekleştirildiğini belirtti.

Nezili, saha verilerine göre operasyonlarda Husilerden 1747 unsurun etkisiz hale getirildiğini, 364 askeri araç, teçhizat ile nakliye ve ikmal aracının imha edildiğini veya kullanılamaz hale getirildiğini kaydetti.


Zeydi, silahların kontrol altına alınması girişiminin başarısız olacağı uyarısında bulundu

Başbakan Ali ez-Zeydi’nin katıldığı “Koordinasyon Çerçevesi” toplantısından (Irak Haber Ajansı)
Başbakan Ali ez-Zeydi’nin katıldığı “Koordinasyon Çerçevesi” toplantısından (Irak Haber Ajansı)
TT

Zeydi, silahların kontrol altına alınması girişiminin başarısız olacağı uyarısında bulundu

Başbakan Ali ez-Zeydi’nin katıldığı “Koordinasyon Çerçevesi” toplantısından (Irak Haber Ajansı)
Başbakan Ali ez-Zeydi’nin katıldığı “Koordinasyon Çerçevesi” toplantısından (Irak Haber Ajansı)

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Şii “Koordinasyon Çerçevesi” güçlerini, silahların devlet kontrolünde toplanmasına ilişkin belirlenen takvimlere uymamanın doğuracağı sonuçlar konusunda uyardı. Zeydi, “hükümet kabinesinin tamamlanması da dahil olmak üzere bütün dosyaların sonuçlandırılması ve böylece devletin egemenliği ile ülke ve bölgedeki güvenliğin istikrarının güçlendirilmesi” gerektiğini vurguladı.

Konuya yakın bir kaynak Şarku’l Avsat’a, “Zeydi ayrıca gruplarla müzakereler yürüten komitenin çalışmalarının desteklenmesi ve üzerinde mutabık kalınan takvim doğrultusunda silahların teslim edilmesine ilişkin nihai bir anlaşmaya varılması gerektiğini vurguladı. Zeydi, son Washington ziyaretinde ABD yönetimiyle görüştüğü başlıca konuları ve bu sürecin başarısız olması halinde Irak’ın karşı karşıya kalabileceği ekonomik, siyasi ve güvenlik sonuçlarını da ele aldı” dedi.

Öte yandan Zeydi, “Egemenlik Günü” etkinlikleri kapsamında Bağdat’taki “Tahrir Meydanı”nda düzenlenen askerî geçit sırasında Haşdi Şabi bünyesindeki bazı grupların ABD bayrağına yönelik eyleminin ayrıntılarını ortaya çıkarmak üzere bir soruşturma komisyonu kurulması talimatını verdi.