Yoksa burçlar gerçek mi? Bir kalamar türünün doğum gününe göre çiftleştiği bulundu

Hayatları boyunca aynı kalıyor.

Büyük Okyanus'un batısında Asya kıyılarında yaşayan Heterololigo bleekeri kalamarının ortalama yaşam süresi bir yıl (Shota Hosono)
Büyük Okyanus'un batısında Asya kıyılarında yaşayan Heterololigo bleekeri kalamarının ortalama yaşam süresi bir yıl (Shota Hosono)
TT

Yoksa burçlar gerçek mi? Bir kalamar türünün doğum gününe göre çiftleştiği bulundu

Büyük Okyanus'un batısında Asya kıyılarında yaşayan Heterololigo bleekeri kalamarının ortalama yaşam süresi bir yıl (Shota Hosono)
Büyük Okyanus'un batısında Asya kıyılarında yaşayan Heterololigo bleekeri kalamarının ortalama yaşam süresi bir yıl (Shota Hosono)

Bilim insanları bir kalamar türünün erkeklerinin nasıl çiftleştiğinin, ne zaman dünyaya geldiklerine göre belirlendiğini buldu. Ayrıca bu canlılar hayatları boyunca bu şekilde çiftleşiyor.

Heterololigo bleekeri adlı kalamar türü yumurtadan çıktığı döneme göre çiftleşirken ya atılgan ya da sinsi davranışlar sergiliyor. 

Proceedings of the Royal Society B Biological Sciences adlı hakemli dergide bugün yayımlanan araştırmaya göre nisan başıyla temmuz ortası arasında yumurtadan çıkan erkek kalamarlar "partner" oluyor. Çiftleşme sezonu geldiğinde büyümüş olan bu canlılar diğer erkeklerle savaşarak dişi kalamarı döllüyor ve ardından dişi hayvan yumurtalarını bırakırken onu koruyuyor.

Haziran başından ağustos ortasına kadar dünyaya gelenler çiftleşme zamanında diğerlerine göre daha küçük kaldıklarından "casus" kalamarlar oluyor: Bir dişinin yumurtalarını bıraktığı yerin yakınına spermlerini gizlice bırakarak bunları döllemeyi umuyor.

Temmuz başında yumurtadan çıkan kalamaların bu ikisinden biri olma ihtimaliyse yarı yarıya. 

201 erkek kalamalarla olgunlaşmış 68 dişi kalamarı inceleyen araştırmacılar erkek kalamarların bu iki tipten birine girdiğinde, bunun hayatları boyunca aynı kaldığını da gözlemledi. Tokyo Üniversitesi Atmosfer ve Okyanus Araştırmaları Enstitüsü'nden Yoko Iwata, yazarları arasında yer aldığı çalışma hakkında şöyle diyor: 

Sonuçlarımız yumurtadan çıkma tarihinin bu türün bütün yaşamının seyrini belirlediğini gösteriyor.

Bilim insanları erken dünyaya gelmesine rağmen yeterince büyümeyen kalamarların, partner olabilecek kadar büyüyene kadar çiftleşmeyi ertelediğini de ortaya koydu. 

Yeni araştırma, daha önce sadece bazı balıklarda gözlemlenen doğum günü hipotezinin bir deniz omurgasızı için de geçerli olduğuna işaret eden ilk bulguları içeriyor. Bu hipoteze göre erkeklerin dünyaya gelme zamanı çiftleşme taktiklerini etkiliyor. 

frgth
Partner kalamarların manto kısmının uzunluğu 300 milimetreyi bulabilirken, casuslarda 150 milimetreye kadar çıkabiliyor (Nicola Burghall)

Daha önceki bir çalışmada da insanların doğdukları zamanının spordaki başarısını etkilediği bulunmuştu. Avustralyalı araştırmacılar yılın ilk aylarında doğan çocukların, okuldaki takımlara seçilme zamanına kadar daha fazla gelişmesinin buna yol açtığını tespit etmişti.  

Bilim insanları yeni çalışmada şaşırtıcı bir gözlem de yaptı. Önceki çalışmalar kalamarların özellikle de su sıcaklığı gibi çevresel koşullara karşı çok duyarlı olduğunu göstermişti. Bu nedenle araştırmacılar Heterololigo bleekeri türündeki kalamaların büyüme hızlalarının farklı olmasını bekliyordu.

Ancak ayrı dönemlerde büyüyen partner ve casus diye adlandırdıkları erkek kalamarların, yaşamın erken dönemlerindeki büyüme oranının pek farklı olmadığını gözlemlediler. 

Bu durum Heterololigo bleekeri türünün büyüme ve üremesini nelerin etkilediğine dair yeni soruları beraberinde getiriyor. Araştırmacılar bunun çeşitli çevresel faktörlerin karışımından kaynaklanabileceğini düşünüyor. 

Kalamar türünün çiftleşme davranışındaki mevsimsellik ilk anda astrolojik burçların doğada bir yerinin olabileceğini düşündürse de araştırmada gök cisimlerine dair herhangi bir veri yok. Bilim insanları, kalamar türünün doğum anındaki farklı mevsimsel ve çevresel koşulların yarattığı etkilerin üzerinde duruyor. Batı Astrolojisi ise doğum anındaki yıldızların konumuyla insan kişiliği arasında kurulan varsayımsal bir bağa dayanıyor ve bu araştırmayla bir ilgisi bulunmuyor.

Independent Türkçe, Science Alert, Phys.org, Science Daily, Proceedings of the Royal Society B Biological Sciences



Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
TT

Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Uluslararası bir keşif gezisi, okyanus tabanının altındaki gizli tatlı su rezervlerini ilk kez kapsamlı bir şekilde belgeleyerek, çok az anlaşılan bir sisteme dair yeni bilgiler sundu.

Su, gezegenimizin yüzeyinin yaklaşık yüzde 70'ini oluştursa da aynı zamanda yeraltı su kaynaklarında da depolanıyor.

Birçok kıyı topluluğu, tatlı su ihtiyaçları için bu su kaynaklarına bağımlı.

Yeraltındaki su kaynaklarının, deniz tabanının altında tatlı, hafif tuzlu su bölgelerine doğru açık denize gittiği biliniyordu ancak bunlar şimdiye kadar neredeyse hiç keşfedilmemişti.

Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, deniz tabanının yaklaşık 200 metre altındaki bir bölgede tatlılaşmış suyu belgeledi ve örnekledi. New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından alınan çökelti örnekleri, ilk kez açık deniz tatlı su sistemlerinin varlığını doğruladı.

Araştırmacılar, bulguların dünyanın dört bir yanındaki benzer gizli su kaynaklarına daha fazla ışık tutabileceğini söyledi.

Devam eden çalışmalarda, bilim insanları, su kaynaklarını yerinde tutan ve su geçirmez tabakalar diye bilinen kumlu katmanlar da dahil olmak üzere, tortularda depolanan suyu örneklemeyi umuyorlar.

grthy
Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından tortu örnekleri aldı (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Colorado Maden Okulu'ndan jeolog Brandon Dugan, "Tatlılaşmış suyun hem denizel hem karasal tortularda, birden fazla tortu türünde bulunduğunu görmek bizi heyecanlandırdı" dedi.

Bu kadar farklı malzemelerdeki tatlı su, suyun hangi koşullarda buraya yerleştiğini anlamamıza yardımcı olacak.

Araştırmacılar, birçok kıyı bölgesinin tatlı su kaynakları için yeraltı suyuna bağımlı olması nedeniyle, bulguların toplum için büyük önem taşıdığını söylüyor.

ABD'nin kuzeydoğu kıyıları, açık deniz tatlı su rezervlerine sahip olduğu düşünülen en çok incelenen alanlardan biri. Tahminler, New Jersey ve Maine arasındaki Atlantik kıta kenarı boyunca yaklaşık 1300 kilometreküp depolanmış tatlı su olabileceğini gösteriyor.

ds67ı
Bilim insanları, tortu örneklerini renk ve yapı bakımından tanımlamak için Toprak Renk Şeması'nı kullanıyor (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Bunu daha iyi anlamak için, araştırmacılar New York'un her yıl 1,5 kilometreküp tatlı su, yani yaklaşık 1,5 trilyon litre kullandığını söylüyor.

Leicester Üniversitesi'nden sedimentolog Sarah Davies, "501 Seferi, başından beri yenilikçi oldu; okyanus sondaj topluluğu genelinde yeni araçlar, yeni yöntemler ve yeni işbirlikleri getirdi" dedi.

13 ülkeden yaklaşık 40 araştırmacının devam eden çalışmaları, besin maddelerinin dünyanın kıta sahanlığı tortularında nasıl döngüye girdiğini ve bu süreçlerin okyanus ekosistemlerini nasıl şekillendirdiğini ortaya çıkarabilir.

Dr. Davies, "Karadaki çalışmalar bu ivmeyi sürdürüyor ve örnekler şimdiden heyecan verici bir hikaye ortaya koyuyor" dedi.

Independent Türkçe


NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
TT

NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)

NASA'nın Juno uzay aracı, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'in sanılandan biraz daha küçük ve basık olduğunu tespit etti.

Bir gaz devi olan Jüpiter büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşuyor. 

Daha önce NASA'nın Pioneer ve Voyager görevlerinden elde edilen veriler, devasa gezegenin ekvatordaki çapının 142 bin 984 kilometre, bir kutbundan ötekine olan uzunluğunun da 133 bin 708 kilometre olduğunu gösteriyordu.

Ancak İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacılar bu ölçümlerin tam isabetli olmadığını belirledi.

NASA'nın aracı Juno, 2016'dan beri Jüpiter'in yörüngesinde. Görev süresi 2021'de uzatılınca rotası değiştirilen Juno, Dünya'dan bakıldığında Jüpiter'in arkasından geçişler yapmaya başladı.

Bu sayede gezegenin büyüklüğünü daha net bir şekilde hesaplamak mümkün oldu. Aracın, Jüpiter'in arkasından Dünya'ya gönderdiği radyo sinyallerinin Jüpiter'in arkasından geçerken bükülmesi ya da zayıflaması, gezegenin boyutunu ölçmeye yarıyor.

Juno'nun ham verilerini işlemek için gereken teknikleri geliştiren Maria Smirnova "Radyo sinyallerinin, Jüpiter'in atmosferinden geçerken nasıl büküldüğünü izledik. Böylece bu bilgileri Jüpiter'in sıcaklık ve yoğunluğuna ilişkin ayrıntılı haritalara dönüştürdük ve dev gezegenin şekli ve boyutuna ilişkin şimdiye kadarki en net resmi elde ettik" diye açıklıyor.

Bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de 2 Şubat Pazartesi yayımlanan çalışmaya göre Jüpiter'in ekvatordaki çapı sanılandan 8 kilometre, kutupları arasındaki uzunluk da 24 kilometre daha küçük.

Çalışmanın yazarlarından Yohai Kaspi "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek" diyor. 

Jüpiter'in boyutu elbette değişmedi; değişen, onu ölçme yöntemimiz.

Devasa bir gezegen için birkaç kilometrelik bir farkın önem taşımayacağı düşünülebilir ancak bilim insanları durumun böyle olmadığını söylüyor.

Araştırmayı yöneten Eli Galanti, "Bu birkaç kilometre çok önemli" diyor. 

Yarıçaptaki küçük değişimle, Jüpiter'in iç yapısını gösteren modellerimiz hem kütleçekim verileriyle hem de atmosferik ölçümlerle çok daha iyi uyum sağladı.

Jüpiter, gaz devi gezegenleri anlamada bir standart sunduğu için bu veriler Güneş Sistemi'nin ötesindeki gaz devleri hakkında daha iyi bir fikir sahibi olmaya katkı sağlıyor.

Independent Türkçe, Reuters, Space.com, NatureAstronomy


Gossip Girl yıldızından hayranları umutlandıran açıklama

38 yaşındaki Ed Westwick (sağda), Son Umut (Children of Men) ve Rambo'nun Oğlu (Son of Rambow) gibi yapımlardaki rolleriyle de tanınıyor (The CW)
38 yaşındaki Ed Westwick (sağda), Son Umut (Children of Men) ve Rambo'nun Oğlu (Son of Rambow) gibi yapımlardaki rolleriyle de tanınıyor (The CW)
TT

Gossip Girl yıldızından hayranları umutlandıran açıklama

38 yaşındaki Ed Westwick (sağda), Son Umut (Children of Men) ve Rambo'nun Oğlu (Son of Rambow) gibi yapımlardaki rolleriyle de tanınıyor (The CW)
38 yaşındaki Ed Westwick (sağda), Son Umut (Children of Men) ve Rambo'nun Oğlu (Son of Rambow) gibi yapımlardaki rolleriyle de tanınıyor (The CW)

Gossip Girl hayranları, Chuck Bass'in ikonik "Ben Chuck Bass" repliğini bir kez daha duyabilir mi? Bu ihtimal imkansız değil çünkü Ed Westwick, bir yan dizi gündeme gelirse karaktere yeniden hayat vermeye sıcak baktığını söyledi.

Kötü çocuk Chuck Bass'i canlandırmasıyla tanınan Ed Westwick'e, Hits Radio UK'e verdiği röportajda olası bir yan dizide rolüne dönüp dönmeyeceği soruldu. Westwick, karakterin zamanla Blair Waldorf'un sadık partnerine dönüşmesiyle dizinin en sevilen yüzlerinden biri olmuştu.

Oyuncu, "Chuck Bass'in şimdi nerede olduğunu görmek çok ilginç olurdu. Fakat herkesi yeniden bir araya getirmek gerçekten çok zor olur" dedi. Ardından da "Bu dünyada her şey mümkün. Evet, Chuck'ın bu aralar neler yaptığını bilmek harika olurdu, kesinlikle!" ifadelerini kullandı.

2007–2012'de 6 sezon süren Gossip Girl, Manhattan sosyetesinin içinde yaşayan zengin gençlerin skandallarla dolu hayatını izliyor, karakterlerin çıkarları için birbirlerini nasıl harcadığını anlatıyordu. 

Tüm bu kaos ise kimliği bilinmeyen acımasız bir blogger'ın anlatımıyla ekrana taşınıyordu. Dizinin oyuncu kadrosunda Westwick ve Meester'ın yanı sıra Blake Lively, Penn Badgley ve Chace Crawford gibi isimler de yer alıyordu.

Westwick, Hits Radio UK röportajında diziden en sevdiği sahneyi de anlattı. 

"En sevdiğim sahne, Empire State Binası'nın tepesinde olduğum sahneydi" diyen oyuncu, üçüncü sezon finalinde Chuck'ın Blair'ı binanın tepesinde beklediği anı hatırlattı: 

Empire State Binası'nın kimsenin giremediği ancak belki bir tamircinin falan girebildiği anten bölümünün içine tırmanmama izin vermişlerdi. Oraya çıkabilmek gerçekten çok havalıydı. Üzerimde bir smokin vardı.

Oyuncu sözlerini, "Bir sürü şey vardı, gerçekten çok eğlendik. Limuzinlerin arkasında geçen bazı sahneler de harikaydı. O dizinin parçası olduğum için çok şanslıyım" diyerek tamamladı.

Şu an için ilk Gossip Girl kadrosuyla bir yan dizi duyurulmuş değil. Öte yandan dizinin yeni oyuncu kadrosuyla çekilen yeniden çevrimi 2021–2023'te iki sezon sürmüştü. 

Ayrıca Deadline'ın dünkü haberine göre, dizinin ilham aldığı kitap serisinin yazarı Cecily von Ziegesar da Blair'ı merkeze alan ve ilk romanların 20 yıl sonrasında geçen bağımsız bir eser üzerinde çalışıyor.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Hits Radio UK, Deadline