ABD'de başlayan üniversite gösterileri polisin sert müdahalesi ve gözaltılara rağmen sürüyor

Fotoğraf: Tayfun Coşkun/AA
Fotoğraf: Tayfun Coşkun/AA
TT

ABD'de başlayan üniversite gösterileri polisin sert müdahalesi ve gözaltılara rağmen sürüyor

Fotoğraf: Tayfun Coşkun/AA
Fotoğraf: Tayfun Coşkun/AA

ABD'de Columbia Üniversitesinde 10 gün önce başlayan ve dünya genelinde birçok üniversiteye yayılan Gazze'ye destek gösterileri, polisin sert müdahalesi ve gözaltılara rağmen devam ediyor.
Columbia Üniversitesi yönetiminin Gazze'deki soykırımı destekleyen şirketlere sağladığı mali yatırımlara tepki göstermek için öğrencilerin, kampüs bahçesinde başlattıkları oturma eylemi 10'uncu gününe ulaştı.

Üniversite yetkilileri, öğrencilerin kurduğu kampın dağılması ve üniversite politikalarının yeniden gözden geçirilmesi amacıyla gösterileri düzenleyen öğrencilerle bir araya geldi.

Columbia Üniversitesi gibi bazı üniversitelerde yönetim ve polis, öğrencileri müzakereye çağırırken bazı üniversiteler ise kolluk kuvvetlerinin sert müdahalelerine sahne oluyor.

Öte yandan Gazze'ye destek gösterilerine katılan üniversiteler ve öğrencilerin sayısı her geçen gün artıyor.

Emory'de polisin öğrencilere göz yaşartıcı gaz ve plastik mermiyle müdahale ettiği iddiası
Georgia eyaletindeki Emory Üniversitesinin öğrenci gazetesi Emory Wheel, polislerin gösteriler sırasında göz yaşartıcı gaz kullandığını yazdı.

"Atlanta Community Press Collective" adlı yerel bağımsız haber kuruluşu ise yaklaşık 20 kişinin gözaltına alındığını, polisin göstericilere şok tabancası ve plastik mermiyle müdahale ettiğini öne sürdü.

İki profesör gözaltına alındı
Emory Üniversitesinde düzenlenen Filistin'e destek gösterilerinde Felsefe Bölümü Başkanı Profesör Noelle McAfee ve Ekonomi Profesörü Caroline Fohlin gözaltına alındı.

Fohlin ve Noelle McAfee'nin gözaltına alınma anına ilişkin videolar sosyal medyada paylaşıldı. Polisin sert müdahalede bulunarak profesörü gözaltına aldığı görülen videoda Fohlin'in, "Ben bir profesörüm." dediği duyuluyor.

Üniversitenin Atlanta'daki kampüsünde kamp kuran 30 öğrenci de iki profesör ile gözaltına alındı.

⁠Ohio Eyalet Üniversitesinde keskin nişancı iddiası
Ohio Eyalet Üniversitesinde de polis, Filistin'e destek amacıyla bir araya gelen öğrencilere sert müdahalede bulundu.

Sosyal medyada hızla yayılan videoda Ohio Eyalet Üniversitesinin çatısında tripot kuran kişilerin keskin nişancı oldukları iddia edildi.

Öte yandan üniversite yönetimi, bu kişilerin eyalet güvenlik güçlerinden olduğunu açıkladı.

Güney California Üniversitesinde mezuniyet töreni iptal edildi
Los Angeles'taki Güney California Üniversitesinde (USC) "Gazze'ye destek" gösterilerinde İsrail'i protesto eden 93 öğrenci gözaltına alındı.

Müslüman karşıtı grupların başlattığı kampanya sonucu, 2024 Okul Birincisi Müslüman kız öğrenci Asna Tabassum'un mezuniyet konuşmasının güvenlik gerekçesiyle iptal edildiği USC'den yapılan açıklamada, mayıstaki ana mezuniyet töreninin de iptaline karar verildiği bildirildi.

Georgetown ve George Washington üniversiteleri
Başkent Washington'da bulunan Georgetown Üniversitesi ile George Washington Üniversitesinde okuyan öğrenciler de gösteri yapanların arasına katıldı.

Georgetown Üniversitesinin ana kampüsünün ortasında yer alan büyük bahçede bir araya gelen yüzlerce öğrenci, "Özgür Filistin" ve "Gazze'de hemen ateşkes" sloganları attı. Bazı öğrenciler ise polisin sınırlı izin verdiği alanlarda çadırlar kurdu.

George Washington Üniversitesinin ana kampüsündeki bahçede bir araya gelen yüzlerce öğrenci de sloganlar atarak Gazze'ye desteklerini dile getirdi.

Indiana Üniversitesi
Indiana Üniversitesinde Filistin'e destek olmak için çadır kampları kuran öğrencilere polis sert müdahalede bulundu.

Okul politikalarını ihlal ettikleri gerekçesiyle öğrencilere copla müdahale eden polis, 33 kişiyi gözaltına aldı.

Connecticut Üniversitesi
Connecticut Üniversitesinde yaklaşık 300 öğrenci, Gazze'ye destek amacıyla Storrs Kampüsü'nde toplandı.

Üniversite yönetimi taleplerini karşılayana kadar gösterilere devam edeceğini belirten öğrencilerin çadırları polis tarafından söküldü, bir öğrenci gözaltına alındı.

⁠Pensilvanya Üniversitesi
Pensilvanya Üniversitesindeki Filistin destekçisi öğrenciler, sınıflarını terk ederek şehir merkezine yürüyüş düzenledi.

Filistin bayrakları, pankartlar ve afişler taşıyan göstericiler, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını protesto etmek için üniversite kampüsünde çadır kurdu.

⁠Princeton Üniversitesi
Princeton Üniversitesinden Filistin destekçisi grubun sosyal medyada dün yaptığı paylaşımda, eğitim kurumunun McCosh avlusunda "Gazze Dayanışma Kampı"nın kurulduğu bildirildi.

Princeton sözcüsü, bu kampın üniversite kurallarına aykırı olduğunu ve gösteriler esnasında 2 yüksek lisans öğrencisinin gözaltına alındığını açıkladı.

⁠California Politeknik Eyalet Üniversitesi
California Politeknik Eyalet Üniversitesinde öğrenciler, polis müdahalelerine rağmen 22 Nisan'dan bu yana Filistin'e destek gösterilerine devam ediyor.

Okulun öğretim üyeleri ve personel senatosu, pazartesi günü barikat kuran öğrencileri uzaklaştırmak için polisi çağırma kararını gerekçe göstererek rektörün istifasını talep etti.

Af örgütünden çağrı
Uluslararası Af Örgütü, İsrail karşıtı eylemlerin engellendiği ve öğrencilerin gözaltına alındığı ABD'deki üniversiteleri, öğrencilerin kampüslerdeki "barışçıl ve güvenli" protesto haklarını korumaya ve kolaylaştırmaya çağırdı.  

Af Örgütünden yapılan açıklamada, ABD'deki üniversitelerde İsrail karşıtı öğrenci protestolarının engellenmesi ve öğrencilerin gözaltına alınması kınandı.



ABD’yle ticaret anlaşması Hindistan lideri Modi’nin başını ağrıtabilir

Modi, geçen yıl şubatta Trump'la Beyaz Saray'da görüşmüştü (Reuters)
Modi, geçen yıl şubatta Trump'la Beyaz Saray'da görüşmüştü (Reuters)
TT

ABD’yle ticaret anlaşması Hindistan lideri Modi’nin başını ağrıtabilir

Modi, geçen yıl şubatta Trump'la Beyaz Saray'da görüşmüştü (Reuters)
Modi, geçen yıl şubatta Trump'la Beyaz Saray'da görüşmüştü (Reuters)

Washington ve Yeni Delhi arasındaki ticaret anlaşması, Hindistan Başbakanı Narendra Modi için yeni sorunlar yaratabilir. 

ABD Başkanı Donald Trump, 3 Şubat'taki açıklamasında Hindistan'la yaptıkları anlaşma kapsamında Asya ülkesine uygulanan gümrük tarifesini yüzde 50'den 18'e indireceğini duyurmuştu. 

Trump, buna karşılık Hindistan'ın ABD'ye uyguladığı gümrük vergilerini sıfıra indireceğini ve Rusya'dan petrol alımını durduracağını savunmuştu. Yeni Delhi yönetimi henüz Rus petrolünün alımına ilişkin bir açıklama yapmadı.

Geçen hafta cuma günü, ABD'li ve Hintli müzakerecilerin yayımladığı ortak bildiride, Rusya'dan petrol alımının durdurulmasına yönelik herhangi bir taahhütte bulunulmadı. 

Ancak Beyaz Saray'ın pazartesi günü yayımladığı bilgilendirme metninde, tarifelerin "Hindistan'ın Rusya Federasyonu'ndan petrol sevkıyatını durdurma taahhüdü dikkate alınarak" kaldırıldığı belirtildi. 

Tarifelerde sağlanan indirim, ABD pazarına ihracat yapan Hint şirketlerinde büyük rahatlama yarattı. 

Ancak Hindistan'ın 5 yıl içinde 500 milyar dolarlık Amerikan malı satın alma taahhüdü soru işaretleri doğurdu. Bu, fiilen ülkenin ithalatını ikiye katlamak anlamına geliyor. 

New York Times'ın analizinde, ABD'den gelecek tarım ürünlerinin geçim kaynaklarını zora sokacağından endişelenen Hintli çiftçiler başta olmak üzere birçok sendikanın bugün greve gideceği hatırlatılıyor. 

Yeni Delhi ve Washington arasındaki anlaşmanın martta son halini alması bekleniyor. Muhalefet ise anlaşmayı "ulusal çıkarların toptan teslimi" diye niteleyerek, bunun kritik pazarları haksız rekabete açacağını ve yerli üreticileri korumasız bırakacağını söylüyor. 

Analizde, Beyaz Saray'ın bilgilendirme metninde yer alan "bakliyat" maddesine de dikkat çekiliyor. 

Hindistan Tarım Bakanı Shivraj Singh Chouhan, bu hafta yaptığı açıklamada ülkenin bakliyatta kendine yeterlilik politikasını duyurmuş, Yurtdışından bakliyat ithal etmek utançtır" demişti. ABD'yle ticaret anlaşmasının çiftçileri koruyacağını da savunmuştu.

Haberde, bu maddenin daha sonra kaldırıldığı ancak son hali verilene dek anlaşma metninde gidilecek diğer değişikliklerin Modi yönetimini daha da zora sokabileceği yazılıyor. 

Reuters'ın analizinde de iki ülke arasındaki toplam mal ticaretinin geçen yıl 132 milyar doları bulduğu, Hindistan lehine 41 milyar dolarlık ticaret fazlası çıktığı anımsatılıyor. 

Dolayısıyla uzmanlar, Hindistan'ın anlaşma kapsamında 5 sene boyunca yılda 100 milyar dolarlık ABD malı ithal etmesinin gerçekçi olup olmadığını sorguluyor. Analistlere göre bu ancak Yeni Delhi'nin özel olarak ABD'den alımı teşvik eden politikalar uygulamasıyla mümkün olabilir. 

Emkay Global'den ekonomist Madhavi Arora, "Hesaplar tutmuyor. Hedef gerçekçi olmaktan ziyade iddialı" diyor. 

Independent Türkçe, New York Times, Reuters


Amerikan paralı asker şirketi, Gazze’ye dönüyor: Ellerinde Filistinlilerin kanı var

Çelik tellerle örülü GHF tesisleri, İsrail ordusu ve Amerikan paralı asker şirketleri tarafından korunuyordu (Reuters)
Çelik tellerle örülü GHF tesisleri, İsrail ordusu ve Amerikan paralı asker şirketleri tarafından korunuyordu (Reuters)
TT

Amerikan paralı asker şirketi, Gazze’ye dönüyor: Ellerinde Filistinlilerin kanı var

Çelik tellerle örülü GHF tesisleri, İsrail ordusu ve Amerikan paralı asker şirketleri tarafından korunuyordu (Reuters)
Çelik tellerle örülü GHF tesisleri, İsrail ordusu ve Amerikan paralı asker şirketleri tarafından korunuyordu (Reuters)

Gazze'deki tartışmalı yardım kuruluşu Gazze İnsani Yardım Vakfı'nın (GHF) güvenliğini sağlayan Amerikan paralı asker şirketi, bölgede yeni rol üstlenmek için ABD Başkanı Donald Trump'ın Barış Kurulu'yla iletişime geçti. 

Amerikan paralı asker şirketi UG Solutions'dan çarşamba günü yapılan açıklamada, Gazze'de yeni görevlerde yer almak için "ABD liderliğindeki Barış Kurulu'na bilgi ve öneriler sunulduğu" belirtildi. 

Detayları paylaşılmayan önerilerin "olumlu karşılandığı" savunulurken, Barış Kurulu'nun güvenlikle ilgili önceliklerini netleştirmesinin bekleneceği ifade edildi. 

Şirketin açıklaması, Reuters'ın dünkü haberinin ardından geldi. Birleşik Krallık merkezli haber ajansı, UG Solutions'ın "savaş deneyimine sahip, Arapça bilen sözleşmeli savaşçıları işle almak için ilan açtığını" yazmıştı. 

ABD ve İsrail destekli GHF'nin Gazze'deki yardım faaliyetleri kaosa yol açmış, erzak dağıtım noktalarında yüzlerce Filistinli öldürülmüştü. UG Solutions da vakfın yardım kamyonlarını ve dağıtım tesislerini korumak için Gazze'ye paralı asker konuşlandırmıştı.

Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşu (STK), GHF'nin yardım dağıtım noktalarının Filistinliler için ölüm tuzağına dönüştüğünü söylemişti. Vakıf, ABD arabuluculuğunda İsrail ve Hamas arasında 10 Ekim'de ateşkes sağlanmasının ardından faaliyetlerini sonlandırmıştı. 

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Direktörü Amjad Şava, UG Solutions'ın Gazze'nin yeniden inşasında rol oynamasına yönelik planları eleştirerek şunları söylüyor: 

GHF ve onun arkasında duranların elinde Filistinlilerin kanı var; Gazze'ye dönmelerine izin verilemez.

UG Solutions'tan Reuters'a gönderilen açıklamada, şirkete bağlı paralı askerlerin yardım alanlarını ve bunların çevresini korumakla görevli olduğu, İsrail ordusunun veya Filistinli militanların eylemleriyle bağlantısı bulunmadığı savunuldu. 

Şirketin sitesindeki iş ilanında, "altyapının güvenliğini sağlamak, insani yardım çalışmalarını kolaylaştırmak ve dinamik bir ortamda istikrarı sağlamak" gibi görevleri içeren "Uluslararası İnsani Güvenlik Görevlisi" pozisyonu dikkat çekiyor. Adaylarda tercihen "küçük ve hafif silahlarla" ilgili deneyim de aranıyor.

UG Solutions'ın sözcüsü, ilanların Gazze'de olası sözleşmeler için açıldığını söylüyor. Ayrıca firmanın operasyonlarını genişletip Suriye'deki petrol ve doğalgaz sektöründe hizmet vermek amacıyla ekip kurmayı planladığı aktarılıyor.

Independent Türkçe, Times of Israel, Reuters


Trump'ın ticari hamleleri sürüyor: Dev anlaşmadan çekilebilir

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Trump'ın ticari hamleleri sürüyor: Dev anlaşmadan çekilebilir

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD Başkanı Trump'ın, ilk döneminde müzakere ettiği kapsamlı Kuzey Amerika ticaret anlaşmasında ABD'nin taraflardan biri olarak kalmasının sebeplerini danışmanlarına sorduğu bildiriliyor. Bu durum, ABD-Meksika-Kanada Anlaşması'nın bu yaz yapılacak zorunlu incelemesinden önce gündeme geldi.

Adları açıklanmayan yetkililer Bloomberg'e, başkanın Amerikan halkı için her zaman daha iyi bir anlaşma aradığını ve yönetimin 2020'nin başlarında yasalaşan ilk anlaşmayı hemen onaylamayı hedeflemediğini söyledi.

ABD Ticaret Temsilciliği ofisinden bir yetkili, olası değişikliklerin ulusal menşe kuralları, kritik mineraller, işçi korumaları ve damping gibi konularda güncellenmiş şartları içerebileceğini belirtti.

Beyaz Saray, Trump'ın Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nın yerini alan anlaşma hakkında tereddütleri olduğunu kamuoyuna doğrulamadı.

Yönetimden bir yetkili Reuters'a, "Başkanın kendisi tarafından açıklanmadığı sürece, olası başkanlık eylemi hakkındaki tartışmalar temelsiz spekülasyonlardır" diye konuştu.

sdcvds
Başkan Trump'ın ilk döneminde müzakerelerine katıldığı ABD-Meksika-Kanada anlaşmasından ABD'nin çekilip çekilmeyeceğini değerlendirdiği bildiriliyor (AP)

Trump'ın anlaşmadaki muhatapları, ABD'nin yakın zamanda anlaşmadan çekileceğinden bahsetmedi.

Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum basın toplantısında, "Buna inanmıyoruz ve görüşmelerde de hiç dile getirilmedi çünkü bu onlar için çok önemli" dedi.

Öte yandan Kanada Başbakanı Mark Carney salı günü Trump'la "olumlu bir görüşme" yaptığını söyledi. Görüşmede ticaret anlaşmasının yanı sıra Trump'ın Michigan ve Ontario'yu birbirine bağlayan, uzun zamandır planlanan köprünün açılışını engelleme tehdidi de ele alındı.

Tahmini 2 trilyon dolarlık malla hizmeti kapsayan ve birçok ürünü ABD'nin gümrük vergilerinden muaf tutan serbest ticaret anlaşmasının iptali, Kuzey Amerika ekonomisi için büyük sonuçlar doğuracak ve otomotiv üretimi gibi yurtdışına hayli entegre haldeki endüstrileri etkileyecektir.

Anlaşmanın temmuzdan itibaren zorunlu olarak gözden geçirilmesi planlanıyor. Yenilenirse, gelecek 16 yıl boyunca yürürlükte kalacak. Yenilenmezse, taraflar anlaşmayı 2036'da sona erene kadar her yıl gözden geçirebilecek.

Anlaşmadan geri çekilmek, Donald Trump'ın uzun süredir ABD'nin ortaklarına karşı sergilediği sık sık çatışmacı yeni ticaret ve diplomatik tutumunun en son evresine işaret edecektir.

Başkan, Çin'le artan bağları nedeniyle Kanada'yı yüzde 100 gümrük vergisiyle tehdit etti ve Meksika da dahil Küba'ya petrol sağlayan ülkelere vergi uygulama tehdidinde bulundu.

Kuzey Amerika'da süregelen gerilimlerin bir işareti olarak, Carney geçen ay Davos'ta yaptığı tarihi konuşmada, ABD'nin 1900'lerin ortalarından beri liderliğini yaptığı temel kurallara dayalı uluslararası düzenin "geri gelmeyecek bir kurgu" olduğunu söylemişti.

Carney, kendisini ayakta alkışlayan kalabalığa, "Büyük güçler, güç ve çıkarlarının engelsiz takibi için kural ve değerlere uyuyormuş gibi yapmayı bile bırakırsa, işlemselcilikten elde edilen kazanımların tekrarlanması daha zor hale gelecektir" demişti.

Independent Türkçe