Hizbullah ABD'nin İsrail ile ateşkes çabalarını reddediyor

Hizbullah, Tel Aviv'in askeri olarak elde edemediğini ‘arabulucuların sahte diplomatik yöntemlerle elde edemeyeceğine’ inanıyor.

Lübnanlı partiler ve vatandaşlar, Beyrut'ta düzenlenen İşçi Bayramı yürüyüşünde Filistin ve Lübnan bayrakları açtı. (EPA)
Lübnanlı partiler ve vatandaşlar, Beyrut'ta düzenlenen İşçi Bayramı yürüyüşünde Filistin ve Lübnan bayrakları açtı. (EPA)
TT

Hizbullah ABD'nin İsrail ile ateşkes çabalarını reddediyor

Lübnanlı partiler ve vatandaşlar, Beyrut'ta düzenlenen İşçi Bayramı yürüyüşünde Filistin ve Lübnan bayrakları açtı. (EPA)
Lübnanlı partiler ve vatandaşlar, Beyrut'ta düzenlenen İşçi Bayramı yürüyüşünde Filistin ve Lübnan bayrakları açtı. (EPA)

Hizbullah, ABD ve Fransa'nın İsrail sınırındaki gerilimi kontrol altına alma çabalarını küçümseyerek, Washington'un ‘sahte diplomatik yöntemlerini’ şiddetle eleştirdi. Ayrıca İsrail ile yapılacak herhangi bir ateşkesin, Gazze Şeridi'ndeki ateşkesle bağlantılı olması gerektiği yönündeki görüşünü yineledi.

Axios haber sitesi dün (Çarşamba) ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD yönetiminin, esir değişimi anlaşmasının bir parçası olarak Gazze Şeridi'nde ateşkese varılmasının bölgedeki diğer gerilimleri azaltacağına ve İsrail ile Hizbullah arasında son altı ayda artan gerilimin ardından bir savaşı önleyebileceğine inandığını belirtti.

Hizbullah milletvekili Hüseyin Caşi, ateşkes hattında yapılan girişim ve çabalara atıfta bulunarak “Düşman askeri olarak başaramadığını, arabulucular sahte diplomatik yöntemlerle başaramayacak” dedi. Bir anma töreninde konuşan Caşi, “ABD'nin arabulucu gibi davranışı, tamamen yalan ve ikiyüzlülüktür. Lübnan'da ve bazı Arap ülkelerinde diplomatik düzeyde aradığı her şey, Filistin halkı ve tüm bölge halkları pahasına düşmanın koşullarını iyileştirmeyi ve çıkarlarını güvence altına almayı amaçlamaktadır. ABD, Siyonist düşman lehine, düşmanın savaşta elde edemediği kazanımları elde etmeye çalışıyor, yani düşmanla savaşı başka bir cephede sürdürüyor” ifadelerini kullandı.

dcsrf
Beyrut Amerikan Üniversitesi öğrencileri kampüste düzenledikleri eylemlerde Filistin ve Lübnan bayrakları açarak İsrail karşıtı sloganlar attı. (AP)

Caşi sözlerinin devamında: “Son yedi aydır Lübnan'a gelen arabulucular şunu bilsinler ki, Lübnan'daki direniş Gazze'yi yalnız bırakamaz ve Gazze Şeridi'ne yönelik saldırı durmadan bu konuda hiçbir konuşma yapılamaz. Şunu iyi bilsinler ki, düşmanın askeri olarak ve sahada elde edemediğini siz sahte ve aldatıcı diplomatik yöntemlerinizle elde edemeyeceksiniz.”

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmaların yoğunluğu son saatlerde değişiklik gösterdi. İsrail güneye doğru aralıklı bombardıman düzenlerken Hizbullah da sınırlı operasyonlar gerçekleştireceğini açıkladı.

Hizbullah dün, Lübnan'ın güneyindeki Deyr ez-Zehrani kasabasından Vahid et-Tufeyli adlı bir üyesinin ölümünün yasını tutarken, sabah saatlerinde Branit Kışlası civarında toplanan İsrail askerlerini roket ve top mermileriyle hedef aldığını duyurdu.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), bir İsrail Merkava tankının Burc el-Mulk ve Kafr Kila arasındaki Tel en-Nehhas bölgesini hedef aldığını bildirdi. Ayrıca, batı ve orta bölgelerdeki köylerin işaret fişeklerinin atılması ve düşman keşif uçaklarının uçuşu ile temkinli ve gergin bir gece yaşadığını; düşman savaş uçaklarının gece yarısından sonra Sur bölgesi köyleri ve deniz kıyısı üzerinde çok düşük irtifada uçtuğunu belirtti.

Öte yandan İsrail medyası, İsrail'in kuzeyine bir tanksavar füzesinin düşmesi sonucu iki kişinin yaralandığını duyurdu. Şarku’l Avsat’ın Jerusalem Post gazetesinden aktardığına göre dün gece İsrail'in kuzeyindeki Ramot Naftali kasabası yakınlarına bir tanksavar füzesinin düşmesi sonucu iki kişi hafif yaralandı.

Gazete, yaralı iki kişinin bölgede bir kamyonda seyahat ettiklerini ve füzenin iki kişi kamyonun dışında dururken doğrudan kamyona isabet ettiğini aktararak, yaralıların tedavi edildikten sonra hastaneden ayrıldıklarını belirtti.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee ise savaş uçaklarının dün gece Lübnan'ın güneyindeki beş bölgede Hizbullah hedeflerini vurduğunu duyurdu.

Adraee X platformu aracılığıyla yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Saldırılar güney Lübnan'daki el-Hıyam ve Kafr Kila bölgelerindeki keşif alanları ile altyapı dahil Hizbullah hedeflerini vurdu. İsrail uçakları ayrıca Blida, Adissa ve Meys el-Cebel bölgelerindeki Hizbullah altyapısını ve bir askeri binayı hedef aldı.”

NNA, İsrail savaş uçaklarının gece geç saatlerde güneydeki Aytarun kasabasının dış mahallelerine saldırı düzenlediğini bildirdi. Al Mayadeen TV ise İsrail savaş uçaklarının Kafr Kila, Meys el-Cebel ve Vadi Barğaz kasabalarının dış mahallelerine birkaç saldırı düzenlediğini duyurdu.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.