İnterneti ikiye bölen elbise tartışmasını çıkaran kişi, suçunu itiraf etti

2015'te viral olan #TheDress fotoğrafı, Justin Bieber ve Kim Kardashian gibi ünlülerin dikkatini çekmişti.

"İnterneti sallayan" elbisenin arkasındaki adam Keir Johnston, eşi Grace Johnston'ı boğduğunu itiraf ettikten sonra onu tehlikeye atma suçunu kabul etti (TheEllenShow/YouTube)
"İnterneti sallayan" elbisenin arkasındaki adam Keir Johnston, eşi Grace Johnston'ı boğduğunu itiraf ettikten sonra onu tehlikeye atma suçunu kabul etti (TheEllenShow/YouTube)
TT

İnterneti ikiye bölen elbise tartışmasını çıkaran kişi, suçunu itiraf etti

"İnterneti sallayan" elbisenin arkasındaki adam Keir Johnston, eşi Grace Johnston'ı boğduğunu itiraf ettikten sonra onu tehlikeye atma suçunu kabul etti (TheEllenShow/YouTube)
"İnterneti sallayan" elbisenin arkasındaki adam Keir Johnston, eşi Grace Johnston'ı boğduğunu itiraf ettikten sonra onu tehlikeye atma suçunu kabul etti (TheEllenShow/YouTube)

"İnterneti sallayan" beyaz/altın rengi ya da mavi/siyah elbisenin arkasındaki adam, eşinin hayatını tehlikeye atma suçunu kabullenerek ederek onu boğmaya çalıştığını itiraf etti.

Daily Record'ın bildirdiği üzere perşembe günü Glasgow'daki Yüksek Mahkeme'ye çıkan 38 yaşındaki Keir Johnston, eşi Grace Johnston'a "korkunç" bir saldırı gerçekleştirdiğini kabul etti. Saldırı Grace'in "yaşamından endişe duymasına" yol açsa da hayatta kaldı.

İskoçya'nın batı kıyısı açıklarındaki Colonsay Adası'ndan Johnston, gelecek ay 6 Haziran'da verilmesi planlanan hükmüne kadar tutuklu kalacak. 

Johnston, 2015'teki düğününde kayınvalidesinin giydiği elbisenin fotoğrafının bir misafir tarafından internette paylaşılmasının ardından "#TheDress"le (Elbise) dünyanın dikkatini çekmişti.

Elbisenin gerçek renkleri (siyah ve mavi mi yoksa beyaz ve altın rengi mi) üzerine yapılan tartışma, o zamanki manşetlere göre "interneti sallayarak" aralarında ünlülerin de bulunduğu binlerce yorum almıştı. Realite yıldızı Kim Kardashian, o dönemki eşi Kanye West'le bu konuda tartıştığını paylaşmıştı.

tynju
Sosyal medyada paylaşılan fotoğraftaki elbisenin beyaz/altın mı yoksa siyah/mavi mi olduğuna dair görüş ayrılıkları yaşandı (Swiked/Tumblr)

Johnston çiftini talk şovuna davet eden Ellen DeGeneres, ikiliye 10 bin dolar ve Grenada gezisi hediye etmişti.

İskoç mahkemesi, Johnston'ın eşini kapalı kapılar ardında hayatından endişe edecek hale getirerek ona karşı aile içi şiddet geçmişi olduğunu bu hafta dinledi.

The Record'ın haberine göre Kraliyet Savcısı Chris Macintosh, Lady Drummond ve mahkemeye Grace'in şiddet uygulayan eşinden korkarak nasıl yaşadığını anlattı. Macintosh şöyle dedi:

Adada sürekli polis yok ve Grace kapana kısılmış gibi hissediyordu.

Mahkemede Grace'in, bir keresinde anakaradaki bir iş görüşmesine gitmemesini isteyen eşinin taleplerini reddettiği anlatıldı. Bundan birkaç gün sonra Johnston'ın, karısına onu terk edeceğini söylemesi üzerine çift tartışmaya başlamış ve Johnston eşini tutup yere fırlatmış.

The Record'a göre Macintosh "Johnston uyanıp onu terk edeceğini söyledi. Kadın onun gitmesini engellemek için evden çıktı. Johnston onun peşinden gidip kadını yere yapıştırdı" dedi.

Johnston'ın her iki dizini de eşinin kollarının üzerine koymasıyla kadın hareket edemez duruma geldi. Johnston daha sonra iki eliyle onu boğmaya başladı.

"İlk başta çığlık atabilen Grace hayatından endişe duyuyordu ve Johnston çok fazla güç uyguladığı için kendisini öldürmeye niyetlendiğine inanıyordu" diyen Macintosh, ciddi morluklara rağmen Grace'in tıbbi tedaviye ihtiyaç duymadığını söyledi.

Johnston'ın avukatları, müvekillerinin saldırının sorumluluğunu üstlendiğini açıkladı.

The Record'a göre Lady Drummond, Johnston'ın kefaletle serbest bırakılmasını reddederek onu nezarete koydu:

Bunun ciddi ve şiddet içeren bir suç olduğunu size söylememe gerek yok. Onu defalarca boğdunuz, yaraladınız ve hayatını tehlikeye attınız ki bu onun için kesinlikle dehşet verici bir durum olmalı.  Sayın Johnston, korkarım durumunuz artık değişti, çok ciddi bir suçtan suçlu bulundunuz ve bu süre zarfında tutuklu kalacaksınız.

Johnston çiftinin olayın ardından ayrılıp ayrılmadığı belirsizliğini koruyor.

Independent Türkçe



Oscar ödüllü Nicole Kidman ve Jamie Lee Curtis’ten yeni suç serisi: Scarpetta

Diziye adını veren Scarpetta'yı canlandıran 58 yaşındaki Nicole Kidman, Saatler'deki (The Hours) performansıyla 2003'te Oscar'a uzanmıştı (Amazon Prime Video)
Diziye adını veren Scarpetta'yı canlandıran 58 yaşındaki Nicole Kidman, Saatler'deki (The Hours) performansıyla 2003'te Oscar'a uzanmıştı (Amazon Prime Video)
TT

Oscar ödüllü Nicole Kidman ve Jamie Lee Curtis’ten yeni suç serisi: Scarpetta

Diziye adını veren Scarpetta'yı canlandıran 58 yaşındaki Nicole Kidman, Saatler'deki (The Hours) performansıyla 2003'te Oscar'a uzanmıştı (Amazon Prime Video)
Diziye adını veren Scarpetta'yı canlandıran 58 yaşındaki Nicole Kidman, Saatler'deki (The Hours) performansıyla 2003'te Oscar'a uzanmıştı (Amazon Prime Video)

Nicole Kidman, Amazon imzalı Scarpetta dizisinin yeni fragmanında Kay Scarpetta rolüyle yeniden izleyicinin karşısına çıkıyor. Dizi, 11 Mart'ta Prime Video'da yayına girecek.

Gerilim dozu yüksek suç dizisi, yetenekli Dr. Kay Scarpetta'nın bir seri katilin izini sürmesini konu ediniyor.

Dizinin resmi tanıtım metninde şu ifadeler yer alıyor:

Usta elleri ve sarsıcı bakışıyla, tavizsiz adli tabip Kay Scarpetta, kurbanların sesi olmaya, bir seri katilin maskesini düşürmeye ve 28 yıl önce kariyerini şekillendiren davanın aynı zamanda kendi sonunu hazırlamadığını kanıtlamaya kararlı.

Yapımda Kidman'a Scarpetta'nın ablası Dorothy Farinelli'yi canlandıran Oscar ödüllü Jamie Lee Curtis eşlik ediyor. 

Kadroda ayrıca Dedektif Pete Marino rolünde Bobby Cannavale, FBI profil uzmanı Benton Wesley'yi canlandıran Simon Baker ve teknoloji meraklısı Lucy Watson'ı oynayan Ariana DeBose bulunuyor.

Hikaye iki zaman diliminde ilerlerken karakterlerin gençlik hallerine Rosy McEwen, Amanda Righetti, Jake Cannavale ve Hunter Parrish hayat veriyor.

1990'da okurla buluşan Kay Scarpetta hikayesi, bugüne kadar dünya genelinde 120 milyonun üzerinde satışa ulaştı.

Dizi, 1990'larda baş adli tıp uzmanı olarak görev yapan Scarpetta'nın yıllar sonra memleketine geri dönüp aynı görevi üstlenmesi ve vahşi bir cinayeti soruşturmasını merkezine alıyor. 

Resmi özetine göre dizi, Scarpetta'nın adalet arayışını, karmaşık aile ilişkilerini, kişisel ve profesyonel hesaplaşmalarını ve tüm kariyerini sarsabilecek sırlarla yüzleşmesini izliyor.

Liz Sarnoff, dizi sorumlusu görevini üstlenirken Kidman ve Curtis'le birlikte yönetici yapımcı olarak projede yer alıyor.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, TV Insider


Zaman Nolan’ı haklı çıkardı: Tartışmalı filmi 12 yılda nasıl modern bir klasiğe dönüştü?

48 yaşındaki Oscarlı yıldız Jessica Chastain, Yıldızlararası'nda başta bir erkek karakter olarak yazılan Murphy Cooper'ı canlandırmıştı (Warner Bros. Pictures)
48 yaşındaki Oscarlı yıldız Jessica Chastain, Yıldızlararası'nda başta bir erkek karakter olarak yazılan Murphy Cooper'ı canlandırmıştı (Warner Bros. Pictures)
TT

Zaman Nolan’ı haklı çıkardı: Tartışmalı filmi 12 yılda nasıl modern bir klasiğe dönüştü?

48 yaşındaki Oscarlı yıldız Jessica Chastain, Yıldızlararası'nda başta bir erkek karakter olarak yazılan Murphy Cooper'ı canlandırmıştı (Warner Bros. Pictures)
48 yaşındaki Oscarlı yıldız Jessica Chastain, Yıldızlararası'nda başta bir erkek karakter olarak yazılan Murphy Cooper'ı canlandırmıştı (Warner Bros. Pictures)

Christopher Nolan'ın Yıldızlararası (Interstellar) filmi, gösterime girdiğinde yönetmenin en çok tartışılan yapımlarından biri olmuş, eleştirmenler ve izleyicilerden hem olumlu hem de olumsuz tepkiler almıştı. 

Aradan 12 yıl geçtikten sonra Nolan, filmin zaman içindeki itibar dönüşümünü ve bugün birçok kişi tarafından "kıymeti geç anlaşılmış modern bir klasik" diye görülmesini değerlendirdi.

55 yaşındaki yönetmen, oyuncu Timothée Chalamet'yle Variety için yaptığı söyleşide, filmin ilk karşılanışını "biraz muğlak" diye niteledi. 

"Eleştirmenlerin bir kısmı filme burun kıvırdı, benzer bir mesafe izleyicinin bir bölümünde de vardı" diyen Nolan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Özellikle dünya genelinde gişede çok iyi iş yaptı. Ama sanki tam olarak karşılık bulmadı... Bunu söylemek kibirli kaçacak ama, benden böyle bir şey görmeye 'hazır değillerdi'.

Nolan, Yıldızlararası'nı hiç beğenmeyenlere karşı bir kırgınlık taşımadığını da vurguladı. Yönetmene göre bir filmin izleyicide olumlu ya da olumsuz, yoğun bir duygu uyandırması umursamaz bir tepkiden daha değerli.

Nolan, "Yıllarca bir yerde beni görüp yanıma geldiklerinde hep Kara Şövalye'den (Dark Knight) bahsederlerdi. Ama son 10 yılda bu, Yıldızlararası'na dönüştü. Bu harika bir şey" dedi. 

İki yıl önce filmi yeniden gösterime soktuk ve 5 milyon dolar kazandı. Yakaladığı başarı inanılmaz. Bu çok ödüllendirici. Yönetmenlikte tuhaf olan şeylerden biri şu: Bir projeye takıntılı biçimde gömülüyorsunuz. Alabileceğiniz en kötü tepki de insanların 'Eh, fena değil. İdare eder' demesi. Neredeyse şunu tercih edersiniz: Ya tutkuyla nefret etsinler ya da tutkuyla, takıntılı bir şekilde aşık olsunlar.

Nolan, filmin vizyona girdiği ilk dönemde Yıldızlararası'ndan kişisel olarak etkilendiğini söyleyen insanlarla karşılaşmanın kendisini teselli ettiğini belirtti. Yine de filmin zamanının ilerisinde kalmış olabileceğini kabul ediyor.

Sözlerine "Bu ölçekte bir film yaptığınızda..." diye başlayan Nolan, şöyle devam ediyor: 

Filmi tamamladığımız dönemde yaptığımız her gösterimde mutlaka biri gözyaşları içinde olur, çok derinden etkilenirdi. Bu yeter. Kültürün bir şeyi hemen benimsemesini isteyemezsiniz. Bu fazla beklenti olur.

Yönetmen sözlerini şöyle sürdürdü: 

Filme gerçekten derin bir şekilde bağ kuran insanlarla konuştuğunuzda, orada olduğunu anlarsınız. İşinizi yapmışsınızdır. Gerisi zamanın ruhuyla ve sizin onun içinde nereye oturduğunuzla ilgili.

Independent Türkçe, Variety, GamesRadar


307 milyon yıllık fosil, otçul beslenmenin tarihine ışık tuttu

Tyrannoroter heberti'nin yuva kazan hayvanlardan olduğu düşünülüyor (Hannah Fredd)
Tyrannoroter heberti'nin yuva kazan hayvanlardan olduğu düşünülüyor (Hannah Fredd)
TT

307 milyon yıllık fosil, otçul beslenmenin tarihine ışık tuttu

Tyrannoroter heberti'nin yuva kazan hayvanlardan olduğu düşünülüyor (Hannah Fredd)
Tyrannoroter heberti'nin yuva kazan hayvanlardan olduğu düşünülüyor (Hannah Fredd)

307 milyon yıllık kafatası fosilini inceleyen bilim insanları, karada yaşayan ve bitkiyle beslenen en eski omurgalı hayvanlardan birini keşfetti.

İlk omurgalılar yaklaşık 370 milyon yıl önce sudan çıktığında, bitkiler yaklaşık 100 milyon yıldır karada yaşıyordu.

Milyonlarca yıl etle beslenen bu hayvanlar, zamanla bitkilere yöneldi. 

Şikago'daki Field Müzesi'nden evrimsel biyolog Arjan Mann ve ekibi, Tyrannoroter heberti adını verdikleri yeni bir türün bu geçişi yapan ilk hayvanlardan biri olduğunu tespit etti.

Yaklaşık 358 milyon yıl önce başlayıp 299 milyon yıl önce sona eren Karbonifer Dönemi'nde yaşayan bu tür, karada yaşayan 4 ayaklı tetrapodların ilk üyelerindendi. Tetrapodlar, bugünkü amfibiler, sürüngenler, memeliler ve kuşların atasıydı.

Bilim insanları, T. heberti'nin kafatasını Kanada'nın Yeni İskoçya (Nova Scotia) eyaletindeki fosilleşmiş bir ağaç kütüğünün içinde buldu. 

Kafatası sadece 10 santimetre olan hayvanın boyunun 25 santimetreyi aşmadığı tahmin ediliyor.

Araştırmacılar bilgisayarlı tomografiyle T. heberti'nin kafatasını ve dişlerini inceleyerek nasıl beslendiğini saptadı.

Bulguları hakemli dergi Nature Ecology & Evolution'da dün (10 Şubat) yayımlanan çalışmaya göre T. heberti'nin dişleri, böcek ve eklembacaklılarla beslenen hayvanlarla benzerlik gösteriyordu.

Ayrıca damağında ve alt çenesinde, daha sonraki dinozor gibi otçullarda da görülen ve sert bitki parçalarını öğütmeye yarayan plakalar vardı.

Mann "Bu, bitkilerle beslendiği bilinen en eski 4 ayaklı hayvanlardan biri" diyerek ekliyor: 

Bu son derece önemli çünkü bugün karşılaştığımız (otoburların hakimiyetindeki) karasal ekosistemlerin temel bileşenlerinin Karbonifer Dönemi'nden beri var olduğunu ve korunduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar T. heberti'nin ilk başta böcekleri yediğini ve daha sonra bitkileri tüketmeye başladığını düşünüyor. Bitkilerle ilk beslenenler böceklerdi. Bu böceklerle beslenen tetrapodlar da, zamanla bitkileri sindirmeye yarayan bağırsak florasını kazanmış olmalı.

Ekip aynı dönemde yaşayan Melanedaphodon adlı bir hayvanın da yumuşak bitkilerle ve böceklerle beslendiğini tespit etti.

T. heberti'nin de bitkilerin yanı sıra karşısına çıkan böcekleri ve eklembacaklıları yediği tahmin ediliyor ancak kafatası, daha sert bitkileri işlemeye Melanedaphodon'dan daha iyi uyum sağladığını gösteriyor.

Mann "Tyrannoroter, yüksek lifli bitki materyalini işleyebilecek adaptasyonlar gösteren en eski ve en eksiksiz omurgalı kara otçulu" diye açıklıyor.

T. heberti'nin keşfi, tetrapodların sanılandan daha uzun zaman önce bitkilerle beslenmeye başladığını göstererek Karbonifer Dönemi'ndeki ekosistemi yeniden şekillendiriyor.

Makalenin yazarlarından Hillary Maddin "Bu keşif, omurgalı hayvanların modern hayvanlara benzer yaşam alanlarına düşündüğümüzden çok daha hızlı yayıldığını ortaya koyuyor" ifadelerini kullanıyor.

Independent Türkçe, Science Alert, Reuters, IFLScience, Nature Ecology & Evolution