Cumhurbaşkanı Erdoğan: Millî iradeyi gasbetmeye yönelik gizli, açık nice girişimle karşılaştık

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Millî iradeyi gasbetmeye yönelik gizli, açık nice girişimle karşılaştık
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Millî iradeyi gasbetmeye yönelik gizli, açık nice girişimle karşılaştık

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Millî iradeyi gasbetmeye yönelik gizli, açık nice girişimle karşılaştık

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Siyasette rotamızı bugüne kadar hep milletimiz çizdi. Biz de milletin belirlediği yoldan hiçbir zaman sapmadık. İstişarelerimizi milletimizle yaptık” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yılın ilk toplantısında dava ve yol arkadaşlarıyla birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu belirtti.

İl başkanları toplantısının sonuncusunu 30 Kasım'da yaptıklarını, 31 Mart seçimleriyle ilgili ön hazırlıklarını değerlendirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kampanya döneminde il ziyaretleri vesilesiyle il başkanlarıyla görüştüğünü, yakın istişare hâlinde olduklarını söyledi.

“TÜRKİYE'NİN DEMOKRASİ STANDARDININ NEREDEN NEREYE GELDİĞİNİ TÜM DÜNYAYA BİR KEZ DAHA GÖSTERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaret ettikleri 52 ilde halkın nabzını tutmanın yanı sıra seçim çalışmalarını da sahada bizzat görme fırsatı bulduklarını, yine bu ara dönemde Seçim İşleri Başkanlıkları ve Seçim Koordinasyon Merkezi temsilcileriyle münhasıran bir araya geldiklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "31 Mart seçim çalışmalarımızı çok yoğun bir şekilde devam ettirirken teşkilatlarımızla irtibatımızı daima en üst seviyede tuttuk. 31 Mart Mahallî İdareler Seçimleri rekabet seviyesi yüksek bir atmosferde, demokrasi şöleni havasında gerçekleşti. Bölücü örgüt uzantılarının seçmeni baskı altına alma girişimleri dışında ülkemiz genelinde sandığa gölge düşürecek hiçbir olay yaşanmadı. Seçim öncesinde hatırlayacağınız üzere çok farklı kampanyalar vardı. Bu son seçim olacak kehanetinden ekonomiyle ilgili piyasaya sürülen tezvirata kadar pek çok algı operasyonuna maruz kaldık. Bunların hepsini boşa çıkardık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz aleyhine yürütülen onca propagandaya rağmen 85 milyon olarak sandığın gücünü ortaya koyduk. Türkiye'nin demokrasi standardının nereden nereye geldiğini tüm dünyaya bir kez daha gösterdik. Burada öncelikle bir hususun altını çizerek ifade etmek istiyorum. Demokrasi, asla ve asla sıfır toplamlı bir oyun değildir. Demokrasinin kazandığı bir yerde kaybeden olmaz. Sandığın itibarının arttığı bir denklemde galip 85 milyonun tamamıdır. Sivil siyaseti güçlendiren her sonuç, Türk demokrasisinin istikbali adına eşsiz bir başarıdır” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 75 yıllık çok partili demokrasi hayatına iki darbe, iki muhtıra, iki darbe girişimi sığdırmış bir millet odluklarını dile getirdi.

Neredeyse her on yılda bir demokrasinin vesayet odaklarının saldırısına uğradığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "En son 15 Temmuz'da 253 insanımızın canı pahasına tarihimizin en alçak darbe teşebbüsünü püskürttük. Bunların haricinde millî iradeyi gasbetmeye yönelik gizli, açık daha nice girişimle karşılaştık. Vesayet odaklarının asla uyumadığını, asla pes etmediğini, uygun ortam ve fırsat kolladığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Son yıllarda FETÖ'cülerin ve marjinal yapıların da propagandasıyla bazı toplum kesimlerinde çok partili demokrasiye ve sandığa karşı istifhamların zemin bulmaya başladığını görüyorduk. Gerek 14 Mayıs seçimleri, gerekse 31 Mart Mahallî İdareler Seçimleri, demokrasi düşmanları tarafından körüklenen bu algıyı yerle bir etmiştir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “14 Mayıs seçimlerinde, Cumhurbaşkanı seçimi yüzde 0,5 farkla ikinci tura kalırken, 31 Mart seçimlerinde millî irade farklı şekilde tecelli etmiştir. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak her iki seçim sonucunu da büyük bir olgunlukla karşıladık, milletin iradesini öpüp başımızın üstüne koyduk. Sandık sonuçlarından dolayı milleti suçlama, kabahati millete atma gibi yollara tevessül etmedik. Nitekim 14 Mayıs ile ortaya çıkan belirsizlik 28 Mayıs seçimleriyle giderildi, millet yasamada olduğu gibi ülke idaresinde de mührü bize takdim etti, Cumhur İttifakı'nı açık ara lider yaptı” değerlendirmesinde bulundu.

“BİZİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN TÜRKİYE'NİN VE TÜRK DEMOKRASİSİNİN KAZANMASIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart yerel yönetimler seçimlerinde yine milletin takdiriyle Türkiye haritasının daha fazla renge boyandığını, 2019 seçimlerine göre daha çok sayıda siyasi partinin il, ilçe ve belde düzeyinde belediye başkanlığı kazandığını hatırlattı.

Bu tablo karşısında başkaları gibi 14 Mayıs gecesi sahnelenen "öndeyiz" müsamerelerine başvurmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Parti olarak her ne kadar hedeflerimizin uzağında kalsak da 31 Mart seçim sonuçlarını müspet karşıladık. Bizim için önemli olan Türkiye'nin ve Türk demokrasisinin kazanmasıdır. Biz siyaseti, önce milletim, önce memleketim şiarıyla yapıyoruz. Sandığın itibarına itibar katan her neticeyi, partimizin oyları ne olursa olsun, Türkiye'nin 75 yıllık çok partili demokrasi mücadelesinde aşılmış yeni bir eşik olarak görüyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın olgun duruşu, 31 Mart sonrasında siyasetin genel havasını da değiştirmiştir. Siyasi atmosferde olan yumuşama ikliminde siyasetçilerin mesajları kadar toplumda siyaset kurumuna yönelik güvenin artmasının da önemli payı vardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu iklimin geçici bir bahar esintisi değil, Türk siyasetinin hâkim karakteri hâline gelmesini ümit ediyoruz. Samimiyetimizi ve yapıcı tavrımızı bugüne kadar muhafaza ettik. Türkiye'yi partiler arasındaki gerilim hattına mahkûm etmek isteyenlerin başta 1 Mayıs olmak üzere çeşitli oyunlarına gelmedik. Muhalefetteki muhataplarımızın da dirayetli davrandığını görüyor, bundan da ülkemiz siyaseti adına memnuniyet duyuyoruz. Siyasetçilerin sorumluluk bilinciyle hareket ederek bundan sonra sandığın itibarına gölge düşürecek sivil siyasete güveni sarsacak beyanlardan uzak duracaklarına inanıyorum."

“31 MART SEÇİM SONUÇLARINI GÖZ ARDI ETMİYORUZ”

Seçimlerde sandığa giderek oyunu kullanan vatandaşların her birine demokrasiye ve millî iradenin üstünlüğüne olan bağlılıkları sebebiyle teşekkürlerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, parti kurmay kadrosu nezdinde teşkilat mensupları ve dava arkadaşlarına 31 Mart seçimleri döneminde gösterdikleri gayret dolayısıyla şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "31 Mart seçim sonuçlarını da göz ardı etmiyoruz. Sonuçlara dair kapsamlı iç muhasebemizi partimizin yetkili organlarında yaptık, yapıyoruz ve yapacağız" diye konuştu.

Bugüne kadar Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), AK Parti Meclis Grubu, fikirlerine kıymet verdikleri dostları, kanaat önderleri, partide daha önce görev almış yol ve dava arkadaşları, siyaset bilimci, akademisyen ve sivil toplum temsilcileriyle farklı vesilelerle bir araya gelip görüştüklerini ve fikirlerini aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de il başkanları ve teşkilat kademelerinin diğer mensuplarıyla bir arada olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, istişare halkalarını genişletmeye devam edeceklerini bildirerek, "Son Merkez Yürütme Kurulu toplantımızda geleneksel istişare kampımızı çok yakın bir tarihte toplama kararı aldık. Önce milletvekillerimizle ardından da inşallah belediye başkanlarımızla bir araya geleceğiz" dedi.

“İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZDA HER ZAMAN MİLLETİMİZİ YANIMIZDA BULDUK”

Komplekse kapılmadan, eleştirilere kulaklarını asla tıkamadan bu süreci büyük bir öz güven ve şeffaflıkla yönettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir defa şu gerçeğin gayet farkındayız. Hata değil, yanlışta ısrar etmek kaybettirir. Siyasetin inişli çıkışlı serencamında esas mesele hep istikamet üzerinde kalabilmektir. Nereden geldiğinizi unutmazsanız, hedeflerinizden de kopmazsınız. Bakınız, biz siyasi hayatımız boyunca elde ettiğimiz her başarıyı, zaferle bitirdiğimiz her mücadeleyi önce Allah'ın yardımına, sonra da milletimizin desteğine, duasına ve yanımızda olmasına borçluyuz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Her zaman söylediğimiz gibi AK Parti, milletin kurduğu, tabelasını milletin astığı, siyaseti daima millet için ve milletle birlikte yapmış bir partidir. Siyasette rotamızı bugüne kadar hep milletimiz çizdi. Biz de milletin belirlediği yoldan hiçbir zaman sapmadık. İstişarelerimizi milletimizle yaptık. Derdimizi milletimize anlattık. Sorunlarımıza milletimizle birlikte çözüm aradık. Başarılarımızın sevincini yine milletimizle paylaştık. İhtiyaç duyduğumuzda her zaman milletimizi yanımızda bulduk. Millet bize bakınca kendini gördü, kendi meselelerini gördü ama aynı zamanda sıkıntılarına çözüm üretecek güçlü bir irade gördü. Toplumumuzun farklı kesimleriyle gönül köprülerimizi sağlam tuttuğumuz için bugünlere kadar alnımızın akıyla gelebildik."

“SİYASET MİLLETİN İÇİNDE MİLLETLE OMUZ OMUZA, SIRT SIRTA VEREREK YAPILIR”

Teşkilatlarını, belediyelerini, gönül kapılarını millete hiçbir zaman kapatmadıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Bugün bir kez daha açık ve net söylemek istiyorum, AK Parti milletin partisidir ve inşallah ebediyen öyle kalacaktır. Biz şafak vakti evine ekmek götürmek için yola koyulan emekçilerin, yazın sıcağına, kışın ayazına aldırmadan rızık peşinde koşan çiftçilerin, helal lokmasına haram bulaştırmayan esnafın, tüccarın, sanayicinin, vatanımız uğruna gözünü kırpmadan şehadete koşan kahramanların, Türkiye'nin aydınlık yarınlarının teminatı olan gençlerimizin, ellerini değdikleri her yeri güzelleştiren, bereketlerinden kadınlarımızın, ülkemizin başarılarını kendi başarıları olarak gören tüm mazlumların, velhasıl hangi kökene, hayat tarzına, görüşe mensup olursa olsun büyük ve güçlü Türkiye sevdalısı her bir yüreğin partisi olmayı sürdüreceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletle kurdukları gönül köprülerini kimsenin yıkamayacağını ifade ederek, "Siyaset milletin içinde milletle omuz omuza, sırt sırta vererek yapılır. Halkla araya mesafe koymanın, duvar örmenin, sokakla, çarşıyla, pazarla, mahalleyle bağı zayıflatmanın bizim siyaset geleneğimizde yeri yoktur. Bu konularda eksiğimiz, hatamız, problemimiz, millete karşı bir kusurumuz varsa çok açık söylüyorum, mutlaka kendimizi düzeltmemiz gerekiyor. Partimizin ve davamızın geleceği her türlü şahsi kaygının, her türlü kişisel hesabın üzerindedir" değerlendirmesini yaptı.

“KİMSE PARTİMİZE GÖNÜL VERENLERİN FEDAKÂRLIĞINI ŞAHSİ HEVES VE HESAPLARI İÇİN ZAYİ EDEMEZ”

Yerel seçim kampanya döneminde 52 ili ziyaret ettiğini, diğer vilayetlere de farklı vesilelerle defalarca gittiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: "Bu ziyaretlerimde şahit olduğum değişmez manzara şuydu, AK Parti'nin gerçekten inanmış, kendini adamış milyonlarca neferi var. Hepsi birer özveri abidesi olan bu kardeşlerimizin hakkını ödeyemeyiz. Karşılığını sadece Allah'tan bekleyerek, gece gündüz demeden koşturan samimi AK Parti neferlerinin emeğini kusura bakmayın ama kibirleri boylarını aşan muhterislere kesinlikle kurban edemeyiz. Siyasetçisiyle, kaprisli bürokratıyla, lobisiyle, çıkar gruplarıyla kimse partimize gönül verenlerin fedakârlığını şahsi heves ve hesapları için zayi edemez. Biz buna göz yummayız, rıza göstermeyiz. Bu partinin genel başkanı ve hepsinden öte bir neferi olarak böyle ağır bir vebali biz şahsen taşıyamayız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart seçim sonuçlarını, "Olanda hayır vardır" düsturuyla partileri, hareketleri ve davaları açısından hayra tebdil etmek için ne gerekiyorsa onu yapmaktan kesinlikle çekinmeyeceklerini belirtti.

“KIRARAK, DÖKEREK DEĞİL TAM TERSİNE BİRLEŞTİREREK, KUCAKLAYARAK İLERLEYECEĞİZ”

İstişare ve yenilenme sürecinin sonunda AK Parti olarak yola çok daha güçlü bir şekilde devam etmekte kararlı olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti'nin alametifarikası kendini daima yenileme, tazeleme, büyütme, geliştirme, yeni şartlara adapte etme kabiliyetine haiz olmasıdır. Başlatmayı kararlaştırdığımız kongre sürecimizi bunun en önemli vesilesi olarak görüyoruz. Sizlerden bu süreci zehirlemek, aramızda nifak tohumları ekmek için pusuda bekleyen fitne tüccarlarına karşı dikkatli olmanızı bekliyorum. Biz 50 yıla varan siyasi mücadelemizde attığımız adımları bugüne kadar dedikodulara göre belirlemedik, bundan sonra da belirleyemeyiz" dedi.

Temel kriterlerinin Hakk'a ve halka hizmet etmek olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletimizin nazarında ibra olan, bizim gözümüzde de başarılıdır. Milletin sınıfta bıraktığını biz de baş tacı edemeyiz. İnşallah bu süreci kılı kırk yaran bir kuyumcu titizliğiyle yürüteceğiz" diye konuştu.

AK Parti teşkilatlarına, "Kırarak, dökerek, dağıtarak değil, tam tersine toparlayarak, birleştirerek, bütünleştirerek, kucaklayarak ilerleyeceğiz" diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Saflarımızı genişletecek, sıklaştıracak, partimizi daha da büyütmenin gayretinde olacağız. Yeni isimlerle, yeni değerlerle, yeni hizmet erleriyle kadrolarımızı tahkim ederken, partimizin emektarlarına vefasızlık göstermeyeceğiz. Şunun bilinmesini isterim, bizim AK Parti'den güç devşirecek isimlere değil AK Parti'ye güç katacak, ufuk, vizyon, dinamizm, heyecan katacak şahsiyetlere ihtiyacımız var.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu anlayışla partimizin çatısı altında AK Parti rozetiyle ülkeye ve millete gerçekten hizmet etmek isteyenlere kapımızı kapatmıyoruz. Ama siyaseti kariyer basamağı olarak görenlerle yol yürünemeyeceğini de geçmiş tecrübelerimizin ışığında çok çok iyi biliyoruz. Partimizi zirveye taşıyacak isimlerle kongrelerimizi birer yeniden diriliş, yeniden şahlanış vesilesi haline dönüştürmek arzusundayız. Özünde bir gönül seferberliği olan kongremiz ancak böyle bir vizyon, kuşatıcılık ve hassasiyetle yürütülmesi durumunda bekleneni verebilir” dedi.

“MİLLETİMİZ BİZDEN DAHA ÇOK ÇALIŞMAMIZI BEKLİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin Türk siyasi hayatına damga vurduğunu ve üye sayısı itibarıyla Türkiye'nin en büyük ailesi olduğunu belirterek, "21 yıllık iktidarlarımız bu dönemde bizden önce yapılan hizmet ve eserlerin katbekat fazlasını ülkemize kazandırmış bir hükûmetiz. Nasıl Türkiye'nin son 21 yılına mührümüzü bastıysak inşallah geleceğine de yine biz yön vereceğiz" ifadelerini kullandı.

Salonda bulunan partililerin her birinin, Türkiye Yüzyılı'nın inşasına emeğiyle, alın teriyle ve mücadelesiyle katkı sunan millet sevdalıları olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu milletin özü, aslı sizsiniz. Milletimiz, bizden daha çok çalışmamızı güç ve enerji toplamış bir şekilde yeniden yola revan olmamızı bekliyor. Şimdi her zamankinden daha fazla birbirimize tutunacağız, daha fazla sarılacağız, daha fazla kucaklaşacağız. Niyet hayır, akıbet hayır diyoruz. Rabbim birliğimizi beraberliğimizi dayanışmamızı daim eylesin" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, AK Parti Sosyal Politikalar Başkanlığını, Türk Kızılay ile hayata geçirdiği kan bağışı projesi için tebrik ederek, "Kan acil değil, sürekli ihtiyaç prensibiyle, sağlığı elveren tüm dava arkadaşlarımı kan bağışı yapmaya davet ediyorum. Kan bağışı kampanyamıza destek veren tüm kardeşlerimize, vatandaşlarımıza, parti teşkilatımıza, Kızılay çalışanlarına ve teşkilatlarına teşekkür ediyorum" dedi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, KAN BAĞIŞI KAMPANYASINA KATILANLARI ZİYARET ETTİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı öncesinde AK Parti Sosyal Politikalar Başkanlığı tarafından Genel Merkez’de düzenlenen kan bağışı kampanyasına katılanları ziyaret etti. Kan bağışında bulunanlarla bir süre sohbet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada, İstanbul'da Aralık 2023'te düzenlenen Avrupa Wushu Kungfu Şampiyonası'nda şampiyon olduktan sonra podyumda Filistin bayrağı açarak dabke dansı yatığı için



İslamabad masası krizlerin kuşatması altında: ABD ile İran arasında kritik uçurum

TT

İslamabad masası krizlerin kuşatması altında: ABD ile İran arasında kritik uçurum

İslamabad masası krizlerin kuşatması altında: ABD ile İran arasında kritik uçurum

İran ile Amerika Birleşik Devletleri, yarın (Cumartesi) İslamabad’da resmen başlaması beklenen müzakerelere doğru ilerlerken, taraflar arasındaki geniş görüş ayrılıkları ve kırılgan ateşkesin çökebileceğine dair artan endişeler dikkat çekiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada, belirlenen şartlara uyulmamasının “daha büyük ve daha güçlü” bir gerilimin önünü açabileceği uyarısında bulundu. Trump ayrıca, bir anlaşmaya varılana kadar ABD güçlerinin Ortadoğu’daki varlığını sürdüreceğini vurguladı.

Taraflar arasındaki temel anlaşmazlık başlıkları; nükleer zenginleştirme, Hürmüz Boğazı ve Lübnan dosyalarında yoğunlaşıyor. Tahran, uranyum zenginleştirmeyi “kırmızı çizgi” olarak görürken, Washington bu faaliyetlerin tamamen durdurulması ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının ortadan kaldırılmasında ısrar ediyor.

İran lideri Mücteba Hamaney, yayımladığı bir açıklamada, İran’ın “haklarından hiçbir şekilde vazgeçmeyeceğini” belirterek, Hürmüz Boğazı’nın yönetiminin “yeni bir aşamaya” gireceğini ifade etti. İran Devrim Muhafızları ise deniz mayınları konusunda uyarıda bulunarak, Larak Adası yakınlarında zorunlu bir deniz güzergâhı uygulaması getirdiğini duyurdu.

Tahran yönetimi, müzakerelerde herhangi bir ilerlemenin sağlanmasını, Lübnan dâhil tüm cephelerde savaşın durdurulması şartına bağladı.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Lübnan’ın ateşkes anlaşmasının “ayrılmaz bir parçası” olduğunu söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise ABD’nin İsrail’e “diplomatik süreci baltalama” izni vermesinin Amerikan ekonomisine geri tepeceğini savundu. Arakçi, bu seçeneği “akılsızca” olarak nitelendirirken, Tahran’ın buna “hazır olduğunu” da sözlerine ekledi.


İsrail ve Lübnan arasında önümüzdeki hafta Washington'da görüşmeler yapılması bekleniyor

İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter'in İsrail tarafını müzakerelere başkanlık etmesi bekleniyor. (Reuters)
İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter'in İsrail tarafını müzakerelere başkanlık etmesi bekleniyor. (Reuters)
TT

İsrail ve Lübnan arasında önümüzdeki hafta Washington'da görüşmeler yapılması bekleniyor

İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter'in İsrail tarafını müzakerelere başkanlık etmesi bekleniyor. (Reuters)
İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter'in İsrail tarafını müzakerelere başkanlık etmesi bekleniyor. (Reuters)

ABD'li bir yetkilinin dün yaptığı açıklamaya göre, İsrail ile Lübnan arasındaki müzakerelerin önümüzdeki hafta Washington'da ABD Dışişleri Bakanlığı'nda yapılması bekleniyor. Bu açıklama, İsrail'in Lübnan genelinde ölümcül saldırılar düzenlemesinden bir gün sonra geldi. Lübnan, ABD ve İran arasındaki ateşkes anlaşmasının henüz kapsamına girmiyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre yetkili, "Dışişleri Bakanlığı'nın önümüzdeki hafta İsrail ve Lübnan arasında devam eden ateşkes görüşmelerini müzakere etmek üzere bir toplantıya ev sahipliği yapacağını teyit edebiliriz" diyerek, diplomatik çabalara aşina bir kaynağın aktardığı bilgiyi doğruladı.

Birçok İsrail medya kuruluşuna göre İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter'in İsrail tarafına görüşmelere başkanlık etmesi bekleniyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün Lübnan ile "doğrudan müzakerelere" başlanması talimatını verdiğini açıkladı.

Netanyahu, ofisinden yapılan açıklamaya göre, "Lübnan'ın İsrail ile doğrudan müzakerelere başlanması yönündeki tekrarlanan taleplerinin ardından, dün Lübnan ile mümkün olan en kısa sürede doğrudan müzakerelerin yürütülmesi talimatını verdim" dedi. Açıklamada, "Müzakereler, Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve İsrail ile Lübnan arasında barış ilişkilerinin kurulmasını ele alacak" ifadelerine yer verildi.

Ancak Lübnan hükümetinden bir yetkili dün yaptığı açıklamada, Lübnan'ın İsrail ile müzakerelere başlamadan önce ateşkes istediğini belirtirken, Hizbullah'tan bir milletvekili de partinin Lübnan ile İsrail arasında herhangi bir doğrudan müzakereyi reddettiğini ve İsrail'in ülkenin güneyinden çekilmesini talep ettiğini vurguladı.

Yeni saldırılar

Netanyahu daha önce, kuzey İsrail sakinlerinin güvenliği tamamen sağlanana kadar Hizbullah'a karşı saldırıların "gerektiği her yerde" devam edeceğini vurgulamıştı.

İsrail ordusunun dün akşam yaptığı açıklamada, "İsrail ordusu kısa bir süre önce Lübnan'daki Hizbullah füze rampalarını hedef almaya başladı" denildi.

Ateşkesin üzerinden iki gün geçtikten sonra, uluslararası toplum, İsrail'in Lübnan'a yönelik devam eden saldırılarının ateşkesi baltalayacağından endişe ediyor.

Ancak Beyrut'ta, Lübnan yetkililerine göre 300'den fazla kişinin öldüğü ve bin 100'den fazla kişinin yaralandığı çarşamba günü birçok bölgeye eş zamanlı olarak düzenlenen İsrail saldırılarının kurbanlarını arama çalışmaları hala devam ediyor.

Güney Lübnan'da düzenlenen saldırılarda en az 5 kişi öldü; Hizbullah ise savaşçılarının bölgede İsrail güçleriyle doğrudan çatışmaya girdiğini duyurdu.

İsrail ordusu, daha fazla hava saldırısı başlatmadan önce Beyrut'un güney banliyölerindeki bazı mahalle sakinlerini tahliye etmeleri konusunda tekrar uyardı.

Kabul edilemez

ABD Başkanı Donald Trump ise dün NBC News'e yaptığı açıklamada, ateşkesin ardından İran ile bir barış anlaşmasına varılması konusunda "büyük bir iyimserlik" duyduğunu belirterek, İsrail'in Lübnan'daki saldırılarını "azaltma sürecinde" olduğunu söyledi. ABD Başkanı, çarşamba günü kendisiyle yaptığı telefon görüşmesinde Netanyahu'nun, çarşamba günü yaşanan yoğun İsrail saldırılarının ardından Lübnan'daki eylemlerini "azaltmayı" kabul ettiğini belirtti.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Ortadoğu'daki kırılgan ateşkesi güçlendirmek için iş birliği yapmayı umduğu Körfez liderleriyle görüşmek üzere yaptığı tur sırasında, İsrail'in Lübnan'a yönelik devam eden saldırılarını "kabul edilemez" olarak nitelendirdi.

Washington ve Tahran arasında arabuluculuk çabalarına öncülük eden Pakistan, salı gecesi geç saatlerde, 28 Şubat'ta başlayan savaşı sona erdirmesi umulan İslamabad'daki görüşmeler eşliğinde iki haftalık bir ateşkesin sağlandığını duyurdu.

Ülkenin, bugün başlayacak olan İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki görüşmelere ev sahipliği yapması planlanıyor; ABD heyetine Başkan Yardımcısı Jay D. Vance başkanlık edecek.

Ancak görüşmeler başlamadan önce bile, özellikle Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf'ın X'te İsrail'i "şeytan ve insanlığın başına bela" olarak nitelendirdiği ve "İslamabad'da barış görüşmeleri yapılırken Lübnan'da soykırım işleniyor" diye belirttiği paylaşımından sonra engellerin arttığı görülüyor.

İsrail Başbakanlık Ofisi, paylaşıma "utanç verici" diyerek yanıt verdi ve X platformunda şunları belirtti: "Bunlar, özellikle barış için tarafsız bir arabulucu olduğunu iddia eden bir hükümetten asla hoş görülemeyecek açıklamalardır."

ABD Dışişleri Bakanlığı ise dün, Irak'taki ABD çıkarlarına karşı İran destekli silahlı gruplar tarafından gerçekleştirildiğini söylediği "iğrenç terör saldırılarını" kınamak için Irak büyükelçisini çağırdığını duyurdu.

Tahran'da Toplanma

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı, ABD ve İsrail'in İran'ı nükleer bomba edinmeye çalışmakla suçlamasının ve Tahran'ın bu suçlamayı reddetmesinin temel nedenlerinden biri olan, ülkesinin uranyum zenginleştirme programına herhangi bir kısıtlama getirilmesini reddetti.

Binlerce İranlı dün, 28 Şubat'ta ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırısının başlangıcında öldürülen eski Yüksek Lider Ayetullah Ali Hamaney'in suikastının 40. gününü andı. Birçoğu, Pakistan'da ABD ile planlanan görüşmeler öncesinde Washington'un "tuzağı"na düşmekten kaçınılması çağrısında bulundu.

Dünya petrolünün beşte birinin yanı sıra büyük miktarlarda doğal gaz ve gübrelerin geçtiği Hürmüz Boğazı, önemli bir tartışma noktası olmaya devam ediyor.

Denizcilik takip sitesi Marine Traffic'ten alınan verilere göre, dün İran'a ait olmayan bir petrol tankeri Hürmüz Boğazı'ndan geçti; bu, Washington ve Tahran arasındaki ateşkes anlaşmasından bu yana gerçekleşen ilk geçiş oldu.

Trump dün, Tahran'ın iki haftalık ateşkesin devamı olarak hayati önem taşıyan su yolunu yeniden açmayı kabul etmesinin ardından, İran'ı Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere gümrük vergisi uygulamaması konusunda uyardı.


Trump, İran savaşına karşı çıkan etkili medya figürlerine saldırdı

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump, İran savaşına karşı çıkan etkili medya figürlerine saldırdı

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı yürüttüğü savaşı eleştiren birçok önde gelen medya figürüne saldırdı.

Trump, Truth Social platformunda dün şöyle bir paylaşım yaptı: “Tucker Carlson, Megyn Kelly, Candace Owens ve Alex Jones'un (...) terörizmin önde gelen devlet destekçisi İran'ın nükleer silahlara sahip olmasının harika olduğunu düşünmelerinin nedenini biliyorum. Çünkü hepsinin ortak bir noktası var: düşük zekâ. Aptallar.”

Bu dört popüler muhafazakâr isim, İran'daki savaşa açıkça karşı olduklarını ve bunu Donald Trump'ın "Önce Amerika" sloganının ihlali olarak gördüklerini ifade ettiler. Ayrıca, Trump'ı, savaşı başlatmak için İsrail'in baskısına boyun eğmekle de farklı derecelerde suçluyorlar.

Bu pozisyonlar, Cumhuriyetçi taban içindeki giderek büyüyen bir bölünmeyi yansıtıyor. The Economist için yapılan son bir YouGov anketi, 2024 seçimlerinde Trump'a oy verenlerin yüzde 22'sinin İran'la savaşa karşı olduğunu, yüzde 71'inin ise desteklediğini gösterdi.

Trump paylaşımında şunları da belirtti: “Hepsi televizyondan kovuldu, programlarını kaybetti ve artık film setlerine bile davet edilmiyorlar çünkü kimse onları umursamıyor. İstikrarsız ve baş belasılar.”

Tucker Carlson ve Megyn Kelly, eski Fox News sunucuları olup şu anda bağımsız olarak kendi programlarını yapmaktadırlar.

Trump, uzun süredir ABD'nin İsrail'e verdiği desteği eleştiren Carlson'a "bir psikiyatriste görünmesi gerektiğini" söylüyor.

Ayrıca, "çok saygın Fransız First Lady'si (Brigitte Macron)'u erkek olmakla suçlayan, oysa bu doğru olmayan komplo teorisyeni Candice Owens'a da saldırdı."

Trump, Brigitte Macron'un, eşi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile birlikte ABD mahkemesinde Owens aleyhine açtığı iftira davasında "çok para kazanmasını" umduğunu da ifade etti. Owens, Brigitte Macron'un "erkek olarak doğduğu" iddiasıyla ilgili yanıltıcı bilgileri videolarda yaygın olarak yaymak ve istismar etmekle suçlanıyor.

Trump'ın salı günü İran medeniyetini yok etmekle tehdit ettiği açıklamalarının ardından Owens, ABD başkanını "çılgın bir soykırımcı" olarak nitelendirdi ve görevden alınmasını istedi.

Trump'ın paylaşımına cevap olarak Owens, "bir huzurevine konulmasını" önerdi.