İsrail ordusu Gazze'de 4 rehinenin öldürüldüğünü açıkladıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5027495-i%CC%87srail-ordusu-gazzede-4-rehinenin-%C3%B6ld%C3%BCr%C3%BCld%C3%BC%C4%9F%C3%BCn%C3%BC-a%C3%A7%C4%B1klad%C4%B1
İsrail ordusu Gazze'de 4 rehinenin öldürüldüğünü açıkladı
Rehinelerin aileleri (Reuters)
İsrail ordusu dün (Pazartesi) yaptığı açıklamada, 7 Ekim'de Hamas tarafından kaçırılan İsrailli rehinelerden dördünün daha esaret altında öldüğünü ve cesetlerinin Hamas'ın elinde olduğunu duyurdu.
Ordu, dört kişinin Hayim Perry, Yoram Metzger, Amiram Cooper ve Nadav Popplewell olduğunu açıkladı.
Hamas tarafından yayınlanan videolarda dört kişinin canlı olarak görüntülendiği belirtildi.
İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, Gazze'de herhangi bir ateşkes ve hükümet tarafından kararlaştırılacak rehinelerin serbest bırakılması anlaşmasında ordunun İsrail'in güvenliğini garanti edebileceğini ifade etti.
Yunanistan Başbakanı: Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşması yasa dışı ve geçersizdirhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5335578-yunanistan-ba%C5%9Fbakan%C4%B1-t%C3%BCrkiye-libya-deniz-yetki-alanlar%C4%B1-anla%C5%9Fmas%C4%B1-yasa-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1-ve
Yunanistan Başbakanı: Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşması yasa dışı ve geçersizdir
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis (AP)
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, yaptığı açıklamada, Libya’nın doğusunda bulunan Temsilciler Meclisi tarafından kısa süre önce onaylanan Türkiye-Libya deniz yetki alanları anlaşmasının “açıkça hukuka aykırı, geçersiz ve hükümsüz” olduğunu savunarak, anlaşmanın “coğrafyayı tamamen göz ardı ettiğini” belirtti.
Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Miçotakis, Yunanistan’ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi dönem başkanlığını tamamlaması vesilesiyle yaptığı açıklamada, çarşamba günü Yunanistan’a ait bir konteyner gemisinin batmasının ardından Karadeniz’de deniz ulaşımının korunması için acil “uluslararası ateşkes” çağrısında da bulundu.
Libya Temsilciler Meclisi geçen hafta Türkiye ile deniz sınırlarının belirlenmesine ilişkin anlaşmayı onaylamıştı. Söz konusu karar, Atina’nın yanı sıra Mısır, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de tepkisini çekmiş; anlaşma bölgesel güvenlik ve uluslararası hukuk düzeni açısından tehdit olarak nitelendirilmişti.
Miçotakis, anlaşmanın coğrafyayı ve Yunan adalarının varlığını tamamen göz ardı ettiğini belirterek, “Yunan adaları, Türkiye ve Libya’nın hesaplamalarında tamamen ortadan kaybolmuş gibi görünüyor” dedi. Miçotakis, iki ülkeyi Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni (UNCLOS) göz ardı eden bir “oldubitti” yaratmaya çalışmakla suçladı.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Avrupa Birliği ve diğer tarafların, ilk olarak 2019’da imzalanan anlaşmanın onaylanmasına yönelik tepkilerinin herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını söyledi. Erdoğan, Ankara’nın Doğu Akdeniz politikasını da savundu.
2019 yılında Türkiye ile Libya arasında imzalanan anlaşmanın ardından Yunanistan, Chevron liderliğindeki bir konsorsiyuma Girit Adası açıklarında doğal gaz arama ruhsatı vermiş, ayrıca Libya ile deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin ayrı bir anlaşma yapmaya çalışmıştı.
Miçotakis, söz konusu doğal gaz arama faaliyetlerinin herhangi bir şekilde engellenmesi riskinin bulunmadığını vurguladı.
Libya ve Yunanistan’ı “doğal komşular” olarak nitelendiren Miçotakis, Libya’ya Atina ile doğrudan müzakere yürütme ve görüşmeleri “son derece ciddiyetle” ele alma çağrısında bulundu. 58 yaşındaki Miçotakis, ilk kez 2019 yılında başbakanlık görevine gelmiş olup ikinci dönemini sürdürüyor.
Karadeniz’de gemilere yönelik saldırılar
Miçotakis’in açıklamaları, deniz güvenliği konulu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi oturumuna başkanlık etmesinin ardından yapıldı. Açıklamalardan yalnızca saatler önce, Yunanistan’a ait bir konteyner gemisi Bulgaristan açıklarında deniz İHA’larının saldırısına uğrayarak batmıştı. Bu olay, ay içerisinde Karadeniz’in batısındaki ticari gemileri hedef alan son saldırı oldu.
Yunan şirketleri tarafından işletilen gemiler, dünyanın en büyük tanker filoları arasında yer alıyor ve Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen ticari taşımacılıkta önemli rol oynuyor. Karadeniz’e Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Türkiye, Rusya ve Ukrayna kıyıdaş konumda bulunuyor.
Rusya, Şubat 2022’de Ukrayna’ya yönelik işgalini başlatmıştı.
Miçotakis, deniz ulaşımının güvenliğine ilişkin uluslararası bir ateşkese ihtiyaç duyulduğunu belirterek, bölgeden dünya pazarlarına tahıl ihracatının sürdürülmesinin “en öncelikli meselelerden biri” olduğunu söyledi.
Yunan armatörlerin, güvenli bir deniz koridorunun sağlanması şartıyla Ukrayna dahil Karadeniz’de ticari faaliyetlere yeniden başlayacak ilk gruplardan biri olacağını belirten Miçotakis, gemi kiralama ve sigorta maliyetlerinin rekor seviyelere ulaştığına dikkat çekti.
Söz konusu saldırının arkasında kimin bulunduğu henüz netlik kazanmadı. Saldırı, Rusya-Ukrayna savaşının bölgedeki ticari deniz taşımacılığı üzerindeki etkilerine ilişkin endişeleri artırdı.
Miçotakis, Ukrayna'nın mali açıdan ihracata bağımlı olduğunu belirterek, “Verimli bir hasat elde ettiler ancak tahıllar şu anda silolarda bekliyor ve bozulma riskiyle karşı karşıya” dedi.
Yunanistan Başbakanı, “Ne yazık ki Rusya şu aşamada gerçek bir müzakereye girmeye istekli görünmüyor” değerlendirmesinde bulundu.
İtalya’da Meloni hükümetine karşı geniş çaplı protesto ve grevler başladıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5335569-i%CC%87talya%E2%80%99da-meloni-h%C3%BCk%C3%BCmetine-kar%C5%9F%C4%B1-geni%C5%9F-%C3%A7apl%C4%B1-protesto-ve-grevler-ba%C5%9Flad%C4%B1
İtalya’nın başkenti Roma’da, hayat pahalılığı, düşük ücretler ve askeri harcamaları protesto etmek amacıyla düzenlenen genel grev sırasında, üzerinde “Serveti biz üretiyoruz, siz ise geleceğimizi çalıyorsunuz” yazılı pankart taşıyan göstericilerin önünde yere uzanan performans sanatçıları, 30 Ekim 2026 (AP)
İtalya’da Meloni hükümetine karşı geniş çaplı protesto ve grevler başladı
İtalya’nın başkenti Roma’da, hayat pahalılığı, düşük ücretler ve askeri harcamaları protesto etmek amacıyla düzenlenen genel grev sırasında, üzerinde “Serveti biz üretiyoruz, siz ise geleceğimizi çalıyorsunuz” yazılı pankart taşıyan göstericilerin önünde yere uzanan performans sanatçıları, 30 Ekim 2026 (AP)
İtalya’da bugün Başbakan Giorgia Meloni liderliğindeki sağ hükümete karşı ülke genelinde protestolar başladı. Şarku’l Avsatın DPA’dan aktardığına göre, ülke genelinde yaklaşık 50 kentte gösteriler düzenlenmesi bekleniyor.
Çok sayıda gösteriye lise ve üniversite öğrencilerinin de katılması beklenirken, Bağımsız İşçi Sendikaları Konfederasyonu (USB), yerel ve şehirler arası toplu taşıma ile sağlık hizmetleri başta olmak üzere çeşitli sektörlerde grev çağrısında bulundu.
İtalya’nın Milano kentinde, hayat pahalılığı, düşük ücretler ve askeri harcamaları protesto etmek amacıyla düzenlenen genel grev sırasında, “Geleceğimizi geri alalım” yazılı pankartın arkasında yürüyen öğrenciler, 30 Ekim 2026 (AP).
Olası şiddet olaylarına ilişkin endişeler nedeniyle ülke genelinde geniş güvenlik önlemleri alındı ve çok sayıda güvenlik görevlisi görevlendirildi.
Protestoların hedefinde, dört yıldır İtalya’da iktidarda bulunan ve aşırı sağcı ile muhafazakâr üç partiden oluşan Meloni hükümet koalisyonu yer alıyor. Göstericiler, artan enflasyon ve düşen ücretlerden hükümeti sorumlu tutuyor. Öğrenciler ise okullar ve üniversiteler için daha fazla bütçe ayrılmasını talep ediyor.
İtalya’nın kuzeyindeki Milano kentinde eğitim finansmanının artırılması ve barınma desteği sağlanması talebiyle düzenlenen öğrenci gösterisinde, “Savaş için değil, okullar için bütçe” yazılı pankart taşıyan göstericiler, 30 Ekim 2026 (AFP)
Milano’da bu ayın 18’inde, hayat pahalılığına ve hükümetin çeşitli yasal düzenleme planlarına karşı başlangıçta barışçıl şekilde düzenlenen protestoların ardından şiddet olayları ve isyan çıkmıştı.
İran ablukayı aşmak için gizli askerî tedarik ağını devreye soktuhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5335501-i%CC%87ran-ablukay%C4%B1-a%C5%9Fmak-i%C3%A7in-gizli-asker%C3%AE-tedarik-a%C4%9F%C4%B1n%C4%B1-devreye-soktu
İran ablukayı aşmak için gizli askerî tedarik ağını devreye soktu
İran Genelkurmay Başkanı Emir Hatemi, yeri açıklanmayan bir İHA üretim tesisinde basına röportaj verirken (IRNA)
İran, insansız hava aracı (İHA) ve füze programları için gerekli bileşenleri, patlayıcıları ve ağır vasıtaları temin etmek amacıyla 5 bin kuruluştan oluşan askerî ve mali bir ağı devreye soktu. Sevkiyatların, savaş döneminde dahi ABD'nin deniz ablukasını aşarak İran'a kara, deniz ve hava yoluyla ulaştırıldığı belirtildi.
Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığı araştırmaya göre İran, Ocak 2025'ten bu yana en az 2 milyar dolar değerinde ekipman, patlayıcı ve ağır vasıta ithal etmek için dünya geneline yayılan gizli askerî kuruluşlardan oluşan bir ağ kurdu. Bu ağın, ABD'nin deniz ablukasını ve Batı yaptırımlarını aşarak faaliyet gösterdiği kaydedildi. Gizlice faaliyet yürüten kuruluşların adlarının, İran Savunma Bakanlığının kısaltması olan “VEDJA” harfleriyle başladığı belirtildi.
5 binden fazla kuruluştan meydana gelen bu yapı, geniş kapsamlı bir askerî ve mali sistem oluşturuyor. Kuruluşların finansal işlemleri, 2016 yılına kadar uzanan konşimento belgeleri ve diğer ithalat kayıtları üzerinden takip edilebiliyor. Bu kuruluşların bazıları İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ve İran'ın seçkin kesimlerinin kontrolündeki “Bonyad” olarak bilinen ticari gruplarla bağlantılı.
Araştırmanın bulguları, savaşın en büyük sorularından birine de ışık tutuyor: Devrim Muhafızları, binlerce füze ve İHA fırlatmasına rağmen cephaneliğini nasıl güçlendirmeyi sürdürüyor?
Ocak 2025 ile Haziran 2026 arasındaki 18 aylık dönemde, bu kuruluşlardan yalnızca biri olan “VEDJA 346428”, füze yakıtı, patlayıcılar, İHA ve füze üretiminde gerekli silah bileşenleri ile füze fırlatma platformu olarak kullanılabilecek ağır vasıtalardan büyük miktarlarda ithalat gerçekleştirdi. Bu ekipmanların kara, deniz ve hava yoluyla İran'a ulaştırıldığı, sevkiyatların önemli bir bölümünün Çin, Rusya ve Almanya'dan geldiği kayıtlara yansıdı.
Reuters'ın İran Savunma Bakanlığına bağlı bu ağı inceleyen araştırması, binlerce İran bankacılık ve devlet kaydının yanı sıra şirket tescil belgeleri ve ithalat verilerine dayanıyor.
“Eminler” ve tek bir adres
Tahran sokaklarından birinde sergilenen İran füzeleri, Eylül 2026 (Reuters).
Gizli kuruluşların tamamı, Tahran'da İran Savunma ve Silahlı Kuvvetleri Destek Bakanlığının adresiyle aynı adresi kullanıyor. Bu kuruluşlar, kuruluş tarihlerini İran'da ilk dinî lider Humeyni'nin Şah rejiminin devrilmesinin ardından iktidara geldiği 11 Şubat 1979 olarak gösteriyor. Ancak kayıtlar, kuruluşların büyük bölümünün gerçekte 2013 yılında kurulduğunu ortaya koyuyor. Bu dönem, İran'ın yaptırımlar nedeniyle ham petrol ihracatının gerilediği ve para biriminin değer kaybettiği yıllara denk geliyor.
Reuters'ın İsrail-ABD merkezli risk danışmanlığı şirketi 240 Analytics ile birlikte ilk kez tespit ettiği bu kuruluşlar, İran'ın askerî tedarik ve yaptırımları aşma sisteminin temelini oluşturuyor.
Kuruluşlar, “eminler” olarak adlandırılan paravan kişiler ve yabancı ülkelerdeki paravan şirketlerden oluşan bir ağı yönetiyor. Bu kişiler, yasa dışı petrol satışlarından elde edilen gelirleri İran adına mal satın almak için kullanıyor.
Ağdan, İran'ın balistik füze ve İHA programlarında görev alan üst düzey askerî yetkililer yararlanıyor. Ayrıca 91 kuruluşa kayıtlı telefon numarasının, devlet bankası Bank Sepah'ın Devrim Muhafızları mensuplarına ait hesap kayıtlarında da yer aldığı görülüyor. Bu kişiler arasında ABD'nin sivil göstericilere yönelik ihlallerle suçladığı en az iki komutan bulunuyor.
İran ordusu onlarca yıldır çeşitli ABD yaptırımlarına tabi olmasına rağmen Reuters, belgelerde adı geçen kuruluşlardan herhangi birinin Batı'nın yaptırım listelerine alındığına ilişkin kanıt bulamadı.
ABD Hazine Bakanlığının İran'a yönelik yaptırım programının oluşturulmasına katkıda bulunan eski üst düzey yetkililerinden Miad Maleki, “Burada gördüğümüz yapı, bu çatışma sırasında ve ondan önceki uzun yıllar boyunca rejimin askerî can damarını oluşturuyor. Bu, İran ordusunun ticari faaliyetlerinin bütünleşik sistemidir” değerlendirmesinde bulundu.
İran'ın hassas saldırıları
İran yapımı Şahid insansız hava aracı (AP)
Silah ithalat ağı, Tahran'ın füze ve İHA üretimi için ihtiyaç duyduğu ham maddelerin önemli bölümünü sağladı. Bu silahlar, İran'ın Körfez'deki enerji tesislerine yönelik devam eden hassas saldırılarında kullanılıyor. Söz konusu saldırıların, İran'ın ABD askerî saldırısının etkisini sınırlamasına imkân sağladığı belirtiliyor.
Reuters, bu yıl yayımladığı diğer araştırmalarda da İran'ın yasa dışı gelir elde etmek ve yaptırımları aşmak için kripto para platformlarından ve yasa dışı kumar ağlarından nasıl yararlandığını, Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü nasıl artırdığını ve savaşın İran'da yeni bir baskı dönemini nasıl başlattığını ortaya koymuştu.
Maleki, Reuters'ın araştırma bulgularını inceleyen İran yaptırımları ve silahları konusunda uzman dört kişiden biriydi. Uzmanlar, söz konusu malzemelerin önemli bir bölümünün İran'ın füze ve insansız hava aracı programlarında kullanılabileceğini doğruladı.
Reuters, ithalat hareketlerini takip etmek için yaklaşık 19 bin ithalat kaydının bir bölümünü konşimento belgeleri, sosyal medya videoları ve resmî medya haberleriyle karşılaştırdı. Veriler, İran'ın ithal ettiği malzemelerin neredeyse tamamının gümrük vergisinden muaf tutulduğunu ve özellikle askerî ekipman olarak sınıflandırıldığını gösterdi. Uzmanlar ise patlayıcılar dâhil birçok ithal ürünün çift kullanımlı olabileceğini, dolayısıyla sivil amaçlarla da kullanılabileceğini belirtti.
Wall Street Journal, 23 Eylül'de Çin'den gelen bazı sevkiyatlara ilişkin bir haber yayımlamıştı. Geçen yıla kadar ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi'nin (OFAC) müdür yardımcılığını yürüten Maleki, gizli askerî kuruluşların resmî küresel ekonominin yanında işleyen paralel bir dış ticaret sistemi oluşturduğunu söyledi. Bu sistem sayesinde İran, yasa dışı petrol satışlarından yurt dışında elde ettiği gelirleri askerî ekipman alımında kullanabiliyor.
Paranın sınır ötesine aktarılması, yaptırım ihlali alarmını tetikleyebileceği için finansal işlemler genellikle doğrudan gerçekleştirilmiyor. Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre incelenen sevkiyatların yüzde 97'sine ilişkin ödemelerin herhangi bir para transferi yapılmadan sonuçlandırıldığı ithalat kayıtlarından anlaşılıyor. Bunun yerine, yurt dışında yaşayan güvenilir İranlı aracılar, yabancı bankalarda bulunan paraları kullanarak ürünleri satın alıyor ve İran'a gönderiyor.
Balistik füze programları
Bu ağ üzerinden ihtiyaçlarını karşılayan kuruluşlar arasında İran'ın balistik füze programlarını denetleyen askerî birim de bulunuyor. Bunlar arasında, Ukrayna'da yıkıma yol açan İHA’larını Rusya'ya üretip tedarik ettiği gerekçesiyle Washington tarafından 2024 yılında yaptırım uygulanan Ra'd el-Sahra şirketi de yer alıyor.
Reuters ve 240 Analytics, ithalat verilerini şirket kayıtları, e-postalar ve İran'dan sızdırılan belgeleri yayımlayan Wiki Iran internet sitesinin topladığı dokümanlarla karşılaştırarak İran'ın askerî birimlerini tespit etti.
Reuters, İran'dan sızdırılan belgeleri yayımlayan Wiki Iran sitesinin arkasındaki kişilerin kimliğini belirleyemedi. Site, hükümete muhalif oldukları için sürgünde yaşamak zorunda kalan İranlılar tarafından yönetildiğini belirtiyor.
Bu yılın ilk altı ayına ait ithalat kayıtlarına göre sevkiyatlar arasında 1,9 milyon dolar değerinde patlayıcı fünyeleri, tonlarca patlayıcı, uçak motoru parçaları, füze yakıtı bileşenleri ve ağır fırlatma araçları bulunuyor.
Silah ve yaptırım uzmanları, söz konusu malzemelerin Şahid tipi İHA’lar da dâhil olmak üzere balistik füze ve İHA üretimi ile fırlatılmasında temel bileşenler olarak kullanılabileceğini belirtti.
İran'ın silah transferlerini ve tedarik zincirlerini son birkaç yıldır inceleyen Columbia Üniversitesi yarı zamanlı öğretim görevlisi Peter Salisbury, “Bu, İran'ın mevcut İHA ve füze cephaneliğini yeniden inşa etmek veya genişletmek için yürütülen kapsamlı bir çaba gibi görünüyor” dedi.
Salisbury, “Bu veriler, İran sisteminin uyum sağlama ve yeni güzergâhlar bulma kapasitesini açıkça ortaya koyuyor” değerlendirmesinde bulundu. Salisbury ve bir başka silah uzmanı, daha önce de Wiki Iran verilerini kullandıklarını ve bunları doğru bulduklarını ifade etti.
Hazar Denizi üzerinden sevkiyat
Tahran'daki bir askerî sergide İran füzeleri, Mücteba Hamaney'in ve savaşta öldürülen askerî komutanların fotoğrafları, Eylül 2026 (AP)
İthalat verileri ve Reuters'ın elde ettiği belgelere göre, İran'a yönelik sevkiyatlar Rusya'dan Hazar Denizi üzerinden kargo gemileriyle, Orta Asya'dan kamyonlarla ve Çin'den kargo uçaklarıyla gerçekleştirildi.
Reuters'ın ayrıntılı sorularına yazılı cevap veren Çin Dışişleri Bakanlığı, “Bölgedeki askerî çatışmalarla Çin arasında kötü niyetli bağlantılar kurulması veya Çin'in itibarının zedelenmesi girişimlerini şiddetle reddediyoruz” açıklamasında bulundu.
İran, tek tek bileşenlerin yanı sıra kendi askerî ekipmanlarını üretebilmesini sağlayacak hassas makineler de satın alıyor. Haziran ayına kadar uzanan ithalat verilerinde, bilgisayar kontrollü gelişmiş torna tezgâhları, elektron ışını fırınları ve parçacık hızlandırıcılar gibi ekipmanlar yer alıyor.
Söz konusu makinelerin tamamı sanayide kullanılabildiği gibi İHA ve füze gövdeleri dâhil askerî ekipmanların üretiminde de kullanılabiliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, 12 Ekim'de yaptığı açıklamada, Çin ve Rusya'nın Tahran'a destek verdiğini düşünmediğini söyledi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Eğer böyle bir şey yapıyorlarsa, bu çok sınırlı düzeydedir. Ancak bunu hiç yaptıklarını düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.
Trump ayrıca, “Kaybedecek çok şeyleri var. Bunu öğreneceğiz ve çok kısa sürede öğreneceğiz” dedi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة