İsrail'in katliama dönüşen rehineleri kurtarma operasyonunda neler yaşandı?

Filistinliler öfke kusarken, rehine kurtarma operasyonunda Washington'ın rolüyle ilgili bazı bilgiler sızdırıldı. Savaş sırasındaki üçüncü esir kurtarma operasyonunda rehinelerin hepsinin apartmanlarda olduğu anlaşıldı. Gantz istifasını erteledi.

İsrail'in Gazze Şeridi'nin orta kesimlerinde bulunan Nuseyrat Mülteci Kampı’ndaki rehineleri kurtarmak için düzenlediği operasyon sırasında yaralanan Filistinliler el-Avde Hastanesi’ne getirildi (EPA)
İsrail'in Gazze Şeridi'nin orta kesimlerinde bulunan Nuseyrat Mülteci Kampı’ndaki rehineleri kurtarmak için düzenlediği operasyon sırasında yaralanan Filistinliler el-Avde Hastanesi’ne getirildi (EPA)
TT

İsrail'in katliama dönüşen rehineleri kurtarma operasyonunda neler yaşandı?

İsrail'in Gazze Şeridi'nin orta kesimlerinde bulunan Nuseyrat Mülteci Kampı’ndaki rehineleri kurtarmak için düzenlediği operasyon sırasında yaralanan Filistinliler el-Avde Hastanesi’ne getirildi (EPA)
İsrail'in Gazze Şeridi'nin orta kesimlerinde bulunan Nuseyrat Mülteci Kampı’ndaki rehineleri kurtarmak için düzenlediği operasyon sırasında yaralanan Filistinliler el-Avde Hastanesi’ne getirildi (EPA)

İsrail ordusu düzenlediği özel bir operasyonla Gazze Şeridi'nin orta kesimlerinde bulunan Nuseyrat Mülteci Kampı’nda tutulan İsrailli 4 rehineyi sağ olarak kurtardı. Operasyon sırasında karada, denizde ve havada her türlü silah kullanıldı. İsrail’in rehine kurtarma operasyonu sırasında gerçekleştirdiği katliamda en az 210 Filistinli öldürüldü, 400 Filistinli ise yaralandı. İsrail ordusunun Yamam özel biriminden bir asker öldürüldü. Operasyon sırasında İbranice kısaltmasıyla ‘Yamam’ ismiyle tanınan özel harekât ekibinin bir üyesi de öldü. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, tüm rehineler evlerine dönene kadar Gazze Şeridi'nde rehine kurtarma operasyonlarının tekrarlanacağını söylerken, İsrail Savaş Kabinesi Üyesi Benny Gantz hükümetten istifasını açıklayacağı basın toplantısının ertelendiğini duyurdu.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, düzenlenen operasyon sırasında 4 rehinenin yoğun ateş altında Hamas'ın esaretinden kurtarıldığını açıkladı.

İsrailli rehineleri kurtarmak için düzenlenen operasyon Nuseyrat Mülteci Kampı’nda geniş çaplı yıkıma yol açtı (AFP)İsrailli rehineleri kurtarmak için düzenlenen operasyon Nuseyrat Mülteci Kampı’nda geniş çaplı yıkıma yol açtı (AFP)

İsrailli askerlerin ‘en zorlu yerlerde, bir mülteci kampının merkezinde ve gün ortasında ağır ateş altında büyük bir cesaret gösterdiğini’ söyleyen Gallant, operasyonu son 47 yıldır gördüğü en etkileyici operasyonlardan biri olarak tanımladı. İsrailli bakan, “Bu kadar çok şeyi böyle güçlü ve iş birliği içinde, böyle başarılı bir şekilde yaptığımızı hatırlamıyorum” dedi.

Gallant, kaçırılanların kurtarılmasını sadece etkileyici bir operasyonel başarı değil, aynı zamanda savaşın hedeflerine ulaşılması için de bir fırsat olarak değerlendirdi.

Operasyon, özel kuvvetlerin Nusayrat Mülteci Kampı'nın merkezine sızmasıyla başladı. Ancak İsrail özel kuvvetlerinin kampa sızdığı fark edildi. Bunun üzerinde İsrail'in havadan, karadan ve denizden her türlü silahı kullandığı çatışmalar patlak verdi ve bölgede bir katliam yaşandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan sahadaki kaynaklar, İsrail özel kuvvetlerinin yardım kamyonlarıyla sivil kıyafetler içinde Nuseyrat Mülteci Kampı’nın merkezine sızdığını, ancak fark edildiklerini ve şiddetli çatışmaların yaşandığını söylediler. Aynı kaynaklar, daha sonra İsrail özel kuvvetlerine diğer kuvvetlerden eşi ve benzeri görülmemiş bir destek sağlanmasıyla operasyonun tamamlandığını aktardılar.

İsrail'in Deyr el-Belah'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin cenaze namazını kılan Filistinliler (Reuters)İsrail'in Deyr el-Belah'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin cenaze namazını kılan Filistinliler (Reuters)

Kaynaklar, şöyle devam ettiler:

“Operasyona her şeyi ağır bombardımana tutarak başladılar. Operasyonu desteklemek ve kamufle etmek için daha önce benzerine rastlanmamış bombardımanlardı. Dört rehineyi kurtarmayı başardılar ama bu hiç kolay olmadı. Silahların, RPG'lerin ve uçak füzelerinin kullanıldığı çok şiddetli ve karmaşık bir çatışmaydı. Rehinelerin bir kısmı öldürüldü, bir kısmı da yaralandı. Hatta bindirildikleri araç bile isabet aldı.”

Gündüz operasyonu ve yoğun çatışmalar

İsrail ordusu, ‘gün ortasında’ gerçekleştirdiği cesur bir operasyonla Hamas’ın elindeki dört rehineyi sağ olarak kurtardığını açıkladı. Ordu tarafından yapılan açıklamaya göre 7 Ekim sabahı Kibbutz Re'im yakınlarındaki Supernova müzik festivalinden kaçırılan Noa Argamani (26), Almog Meir Jan (21), Andrey Kozlov (27) ve Shlomi Ziv (40) düzenlenen operasyonla kurtarıldı.

Noa Argamani babası Yaakov ile birlikte Ramat Gan'da bir araya geldi (İsrail ordusu - Reuters)Noa Argamani babası Yaakov ile birlikte Ramat Gan'da bir araya geldi (İsrail ordusu - Reuters)

Yapılan ortak açıklamaya göre İsrail polis özel harekât ekibi Yamam üyeleri ve iç güvenlik birimi Şin Bet ajanları tarafından eş zamanlı olarak Gazze'nin orta kesimlerindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın merkezinde Hamas tarafından kullanılan iki binaya baskın düzenlendi. Binalardan birinden Argamani, diğerinden ise Meir Jan, Kozlov ve Ziv kurtarıldı.

İsrail ordusundan yapılan açıklamaya göre operasyona yüzlerce asker katıldı.

İsrail Ordu Sözcüsü Tuğamiral Daniel Hagari, özel kuvvetlerin rehineleri ateş altındayken kurtardığını söyledi. Hagari açıklamasında, “Operasyon sırasında bölgedeki güçlerimize yönelik tehditleri hedef aldık. Bu tehditler karadan, havadan ve denizden vuruldu, böylece birliklerimizi ve kaçırılan insanları (İsrailli rehineleri) kurtarabildik” diye konuştu.

Nuseyrat Mülteci Kampı Gazze'de son birkaç aydır İsrail askerleri tarafından karadan girilmeyen az sayıdaki bölgeden biri.

Kurtarılan rehinelerden biri olan Andrey Kozlov getirildiği helikopterden askerlerle birlikte inerken (Reuters)Kurtarılan rehinelerden biri olan Andrey Kozlov getirildiği helikopterden askerlerle birlikte inerken (Reuters)

Rehine kurtarma operasyonunun ‘üst düzey istihbarat ve karmaşık operasyonel planlama ile birkaç haftadır’ planlandığını söyleyen Hagari, “Bu operasyon için istihbarat edinmek karmaşık bir süreçti” ifadesini kullandı.

Operasyonla ilgili İsrail basınında yer alan ayrıntılarına göre operasyon haftalar öncesinden planlanmış ve bu kapsamda İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin Bet, kaçıranların durumu ve yeri hakkında bilgi edinmişti. Operasyonu gerçekleştirmek için gerekli koşullar oluştuğunda, perşembe akşamı büyük gizlilik içinde yapılan bir görüşme çerçevesinde operasyonun üst düzey siyasi yetkililer tarafından onaylanmasının ardından, operasyona başlandı.

Kurtarılan rehinelerden biri olan Almog Meir Jan (Reuters)Kurtarılan rehinelerden biri olan Almog Meir Jan (Reuters)

Operasyonun başlatılması emri, saat 11.00 sularında Başbakan Netanyahu, Şin-Bet Başkanı Ronen Bar, Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, Savunma Bakanı Gallant ve diğer yetkililerin bulunduğu odadan verildi. Operasyon çeşitli oyalama ve aldatmacalarla başlatıldı. Ardından İsrail ordusunun 98. Tümeni, Nuseyrat Mülteci Kampı’nın doğusuna baskın düzenledi. Eş zamanlı olarak iki bölgeye baskın düzenlemek üzere özel istihbarat ve gizli gözetleme güçleri getirildi.

İsrailli kaynaklar, operasyonun olağandışı endişe anları içerdiğini doğruladı.

İsrail ordu radyosuna göre İsrailli dört rehinenin tutulduğu iki bina birbirine yakındı. Binalardan birinde olan Argamani kolayca kurtarılırken üç rehinenin tutulduğu diğer binada zorlu ve karmaşık bir çatışma yaşandı. Bu esnada Yamam özel birliğinden bir subay yaralandı. Yaralanan subayın daha sonra öldüğü açıklandı.

İsrail saldırısı sırasında Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Bureyc Mülteci Kampı’ndan kaçan Filistinliler (AFP)İsrail saldırısı sırasında Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Bureyc Mülteci Kampı’ndan kaçan Filistinliler (AFP)

Operasyon sırasında RGB roketleri kullanan silahlı kişiler, yakınlardaki ara sokaklardan ve evlerden İsrail güçlerine yoğun ateş açtı. Operasyonda kullanılan araçlar ateş altına alındı. Bu senaryo için önceden hazırlanan 98. Tümen'in birkaç taburu ateş altında olay yerine ulaşmadan önce araçlardan biri kullanılamaz hale getirildi. Olay yerine gelen kurtarma helikopterleri, karadan havaya füzelerle hedef alındı.

İsrail ve zafer atmosferi

Rehineler serbest bırakılırken İsrail zafer ve sevinç atmosferi yaratmak istiyordu. Argamani babasıyla birlikte kameralara poz verdikten sonra Netanyahu’yla konuştuğu sırada heyecanlı olduğunu ve sekiz aydır İbranice duymadığını söyledi. Argamani, viral olan bir videoda, motosikletle Gazze'ye kaçırıldığı sırada çığlık atarken görülüyordu. Gazze'den gelen ikinci videoda da yer alan Argamani, Gazze'den bir ses kaydında ise İsraillilere kendisini unutmamaları ve hükümete kurtarılmaları için baskı yapmaları çağrısında bulunmuştu.

Almog Meir Jan kurtarılmasının ardından annesi Orit ile birlikte (İsrail ordusu- Reuters)Almog Meir Jan kurtarılmasının ardından annesi Orit ile birlikte (İsrail ordusu- Reuters)

Bir başka videoda kurtarılan rehinelerden Andrei Kozlov ve Almog Meir Jan, Sheba Hastanesi'nde helikopterden inerlerken, İsraillilerin alkışları ve çevrelerini saran güvenlik güçleri arasında görülüyorlardı.

Bir diğer rehine Shlomi Ziv’in ise eşi Mirin ile ilk kez video görüşmesinde konuştu.

Dolaşımdaki başka videolarda İsrailli dört rehinenin kurtarıldığının hoparlörden anons edilmesi sonrası, İsraillilerin Tel Aviv sahilinde alkış tutup ıslık çaldıkları görüldü.

Böylece İsrail, 7 Ekim'den bu yana üçüncü başarılı rehine kurtarma operasyonunu da gerçekleştirmiş oldu. Bu operasyonlardan ilki ekim ayı sonlarında İsrail askeri Uri Megiddish'in kurtarıldığı operasyondu. Ardından İsrail ordusu aralık ayı başlarında başka bir rehineyi kurtarmaya çalışmış, ancak operasyon sırasında rehine öldürülmüştü. Şubat ayında ise Gazze'nin güneyindeki Refah şehrinden Fernando Marman (61) ve Louis Har (70) adlı rehineler kurtarılmıştı.

İsrail ordusunun Gazze'den kurtardığı rehineler, tünellerde değil, binalarda tutuluyordu.

Müzakerelere yönelik mesaj

İsrail Başbakanı Netanyahu, rehine kurtarma operasyonu sonrası yaptığı açıklamada, “Bugünkü operasyon terörizme ve teröristlere boyun eğmediğimizi kanıtladı. Bunu gelecekte de tekrarlamaya ve kaçırılan tüm insanları (Gazze'deki İsrailli rehineleri) canlı ya da ölü evlerine geri getirmeye kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Binyamin Netanyahu, Ramat Gan'daki Sheba Tel-HaShomer Hastanesi'nde basın toplantısı düzenledi (AP)Binyamin Netanyahu, Ramat Gan'daki Sheba Tel-HaShomer Hastanesi'nde basın toplantısı düzenledi (AP)

Netanyahu bu açıklamayı, Gazze’de ateşkes ve esir takası amacıyla yapılan müzakerelerin büyük zorluklarla karşılaştığı hassas bir süreçte yaptı.

Netanyahu, Hamas’a müzakerelerin alternatifinin bu olduğu yönünde bir tehdit gibi görünen açıklamasında, İsrail'in tüm rehineleri ‘bu şekilde ya da başka bir şekilde’ geri getireceğini söyledi.

İsrail Ordu Sözcüsü Tuğamiral Hagari ise açıklamasında “Kaçırılanları geri getirmeye kararlıyız. Bunun için her yola başvuracağız. Bizim müzakerelere mesajımız budur” dedi.

Ancak Hamas, İsrailli rehinelerin kurtarılmasının İsrail ordusunun stratejik başarısızlığını değiştirmeyeceğini savundu.

Hamas, işgalci İsrail ordusunu Gazze Şeridi'nin orta kesimlerinde bulunan Nuseyrat Mülteci Kampı’nda masum sivillere yönelik korkunç bir katliam gerçekleştirmekle suçladı.

ABD’nin operasyondaki yardımı ve Filistinlilerin öfkesi

ABD’nin Nuseyrat'ta işgalci İsrail ordusu tarafından gerçekleştirilen operasyona katıldığına dair edinilen bilgileri yorumlayan Hamas, açıklamasında, “Bu, ABD’nin Gazze Şeridi'nde işlenen savaş suçlarında suç ortağı olduğunu ve sivillerin hayatlarını umursamadığını kanıtlıyor” denildi.

ABD olayla ilgili herhangi bir resmî açıklama yapmazken, ABD yönetiminden üst düzey bir yetkili, İsrail merkezli haber sitesi Walla’ya yaptığı açıklamada, İsrailli dört rehine için Nuseyrat Mülteci Kampı'na düzenlenen operasyonda bir Amerikan biriminin İsrail güçleri ile birlikte çalıştığını söyledi.

‘Nuseyrat katliamı’

Öte yandan Filistin Devlet Başkanlığı, ‘Nuseyrat katliamı’ olarak nitelendirdiği operasyondan tamamen ABD yönetimini sorumlu tuttu. ‘Her şeyi yerle bir edeceğini’ vurguladığı bu savaşı durdurma çağrısında bulunan Filistin Devlet Başkanlığı’nın açıklamasında, “Bu savaş, hiç kimse için güvenlik ya da barış sağlamayacak tehlikeli bir aşamaya doğru ilerliyor” denildi.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Filistin’in Birleşmiş Milletler (BM) temsilcisine ‘işgalci İsrail ordusunun Nuseyrat Mülteci Kampı’nda gerçekleştirdiği kanlı katliamla ilgili BM Güvenlik Konseyi'nden (BMGK) acil toplantı talep etmesi’ talimatı verdi. BMGK'nın acil toplanması için Arap ülkeleri ve uluslararası taraflarla yoğun temaslarda bulunan Abbas, BMGK’yı, İsrail'in Filistin halkına yönelik devam eden saldırganlığını durdurmak ve işgalci İsrail’i derhal ateşkes çağrısında bulunan uluslararası meşru kararlara uymaya zorlamak için sorumluluğunu yerine getirmeye çağırdı.

Gazze Şeridi ve Doğu Kudüs dahil olmak üzere Batı Şeria'da Filistin halkının yaşadığı dramın durması için uluslararası toplumun acilen müdahale etmesi gerektiğini vurgulayan Filistin Devlet Başkanı, İsrail'in, uluslararası toplumun sessizliğinden ve ABD'nin desteğinden yaralanarak uluslararası hukuku hiçe sayan suçlar işlemeye devam ettiğini belirtti.

Gazze'deki Hükümetin Medya Ofisi tarafından yayınlanan son rakamlara göre İsrail, Nuseyrat Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda 210 Filistinliyi öldürdü ve 400 Filistinliyi yaraladı.

İsrail’in Nuseyrat Mülteci Kampı’na düzenlediği operasyonun ardından Hamas'ın elinde 120 İsrailli rehine bulunuyor. İçlerinden dördü 2014 yılında rehin alınmıştı ve hiçbirinin hayatta olmadığı düşünülüyor.

İsrail, Gazze'ye giren askerler tarafından elde edilen yeni veri ve sonuçlara dayanarak, Hamas'ın elinde 41 rehinenin cesedinin olduğunu açıkladı.

​​​​​​​Hükümetten istifasını açıklaması beklenen Benny Gantz, operasyondan sonra açıklamayı erteledi (DPA)Hükümetten istifasını açıklaması beklenen Benny Gantz, operasyondan sonra açıklamayı erteledi (DPA)

Operasyon Gantz'ın istifasını ertelemesine neden oldu

Diğer taraftan İsrail Savaş Kabinesi Üyesi Benny Gantz, cumartesi akşamı hükümetten istifasıyla ilgili yapmayı planladığı açıklamayı erteledi.

Ulusal Birlik Partisi’nin lideri Gantz, Netanyahu'ya 18 Mayıs'a kadar süre vererek, Gazze için savaş sonrası bir plan hazırlanmasını istemiş, aksi takdirde istifa edeceğini söylemişti.

ABD, Gantz'a hükümette kalması için büyük baskı yapıyor.

Gantz, İsrailli rehinelerin geri getirilmesine diğer hedeflerden daha fazla öncelik verilmesini istiyor.

Bu arada Gazze'de rehin alınanların ailelerini temsil eden İsrailli bir grup olan Kaçırılan ve Kayıp Aileleri Forumu, İsrail ordusunu öven bir açıklama yayınladı. Açıklamada, “İsrail'de büyük bir sevinç yaşanırken hükümet, Hamas tarafından kaçırılan 120 kişinin tamamını, yaşayanları tedavi edilmeleri, ölenleri ise toprağa verilmeleri için geri getireceğine dair verdiği sözü unutmamalı” denildi.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.