Gazze Ambulans ve Acil Durum Müdürü öldürüldü… İsrail tankları Refah'a girmeye devam ediyorhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5033736-gazze-ambulans-ve-acil-durum-m%C3%BCd%C3%BCr%C3%BC-%C3%B6ld%C3%BCr%C3%BCld%C3%BC%E2%80%A6-i%CC%87srail-tanklar%C4%B1-refaha-girmeye
Gazze Ambulans ve Acil Durum Müdürü öldürüldü… İsrail tankları Refah'a girmeye devam ediyor
Gazze'nin ed-Durc mahallesinde İsrail savaş uçakları tarafından hedef alınan kliniğin enkazını inceleyen bir Filistinli (AFP)
Gazze Şeridi'ndeki Sağlık Bakanlığı, İsrail'in Gazze'deki bir kliniği hedef alan hava saldırısında Ambulans ve Acil Durum Müdürü Hani el-Cafarani'nin hayatını kaybettiğini açıklarken, İsrail ordusu da saldırıda Hamas için silah geliştiren Muhammed Salah'ın öldürüldüğünü duyurdu.
Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığı habere göre Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Sağlık Bakanlığı, tüm sağlık hizmeti sağlayıcıları ile birlikte, bugüne kadar 500 sağlık personelinin sistematik olarak doğrudan hedef alınıp öldürülmesine ve 310'dan fazla sağlık personelinin ağır ve insanlık dışı koşullarda alıkonmasına rağmen, insani ve tıbbi görevini sürdürme kararlılığını teyit ediyor.”
İsrail ordusu yaptığı açıklamada, saldırının Salah'ı hedef aldığını ve kendisinin ‘Hamas terör hareketi için stratejik silahlar geliştirme projesinde bulunduğunu ve silah geliştirmek için çalışan bir dizi Hamas terör hücresine liderlik ettiğini’ bildirdi.
Sekiz ayı aşkın süredir devam eden savaşta, ABD destekli uluslararası arabuluculuk çabaları şimdiye kadar bir ateşkes anlaşmasına varılmasını sağlayamadı.
Hamas, herhangi bir anlaşmanın savaşı sona erdirmesi gerektiğini söylerken, İsrail, Hamas ortadan kaldırılana kadar çatışmaların geçici olarak durdurulmasını kabul edeceğini belirtiyor.
Mısır sınırı yakınlarındaki Refah'ta yaşayanlar, şehrin doğu, güney ve orta bölgelerini kontrol altına alan İsrail güçlerinin, batı ve kuzey bölgelerine doğru ilerlemeye devam ettiğini söyledi. Bölge sakinleri, ağır çatışmaların yaşandığını bildirdi.
Bölge sakinleri, İsrail tanklarının dün Refah şehrinin kuzeybatısında yerlerinden edilmiş insanların çadırlarının bulunduğu el-Mevasi bölgesinin dış mahallelerine kadar ilerlediğini ve çok sayıda aileyi Gazze'nin merkezindeki Han Yunus ve Deyr el-Balah'a kaçmaya zorladığını söyledi.
Refah'ta yaşayan Bassam isimli Filistinli, “Refah'ın batısındaki Tel es-Sultan'da durum çok tehlikeli. İnsansız hava araçları (İHA) ve keskin nişancılar evlerini korumaya çalışan insanlara ateş ediyor. Tanklar halen batıdaki el-Mevasi bölgesine bakan alanlarda konumlanmış durumda” ifadelerini kullandı.
Reuters'e konuşan Bessam, “Öldürülen ve sokaklarda olan insanlar hakkında bilgi sahibiyiz. Ayrıca onlarca evin işgal güçleri tarafından nasıl yıkıldığını duyuyor ve görüyoruz” dedi.
Geçtiğimiz salı akşamı, Libya’nın eski lideri Muammer Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam Kaddafi’nin öldürüldüğünün açıklanmasıyla birlikte, uzun soluklu bir siyasi sürecin de sonuna gelindi. Yıllar boyunca uluslararası alanda ‘rejimin kabul edilebilir yüzü’ ve babasının iktidarının muhtemel varisi olarak görülen Seyfülislam Kaddafi, 2011 sonrası dönemde ise uluslararası düzeyde aranan bir sanığa dönüştü. Daha sonra başkanlığa aday olarak ortaya çıkan Kaddafi, gölgelerden çıkarak yeniden Libya’daki siyasi kutuplaşmanın merkezine yerleşti.
Peki Seyfülislam Kaddafi kimdi ve siyasi kariyeri boyunca hangi rolleri üstlendi?
‘Geçiş projesi’ olmaya çalışan rejimin oğlu
Seyfülislam Kaddafi, 25 Haziran 1972’de doğdu ve babasının onlarca yıl yönettiği Libya’da büyüdü. 1990’lı yıllarda Trablus’ta mimarlık eğitimi alan Kaddafi, daha sonra Batı ağırlıklı bir eğitim yolunu izleyerek Avusturya’da işletme eğitimi gördü. Akademik kariyerini ise 2008 yılında Londra Ekonomi Okulu’ndan (LSE) aldığı doktora derecesiyle tamamladı. Bu eğitim süreci, ona aynı anda hem ‘teknokrat’ hem de ‘elit’ bir imaj kazandırdı.
Libya lideri Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam, 23 Ağustos 2011 tarihinde başkent Trablus'ta destekçilerini selamlıyor. (Reuters)
Ancak eğitim, siyasetten bağımsız bir unsur olmadı. Çeşitli anlatımlara göre Seyfülislam Kaddafi, bu süreçte Batılı çevreler ve etkili isimlerle geniş bir ilişki ağı kurdu; babasının rejimine temkinli yaklaşan başkentlerle Libya arasında bir köprü olarak kendini konumlandırmasında bu bağlantılar belirleyici rol oynadı.
‘Uluslararası bir figür’ olarak yükselişi ve uzlaşma dosyaları
2000’li yılların başından itibaren, herhangi bir resmî ve sürekli devlet görevi üstlenmemesine rağmen, Seyfülislam Kaddafi’nin adı hassas dosyalarda öne çıkmaya başladı. Dış uzlaşma süreçlerinde ve arabuluculuk girişimlerinde rol oynadı; adı, tartışmalı dönüm noktalarıyla birlikte anıldı. Bunlar arasında Lockerbie davası kapsamında yürütülen tazminat düzenlemeleri ile Batı’yla kademeli normalleşme sürecine ilişkin dosyalar yer aldı. Bu dönemde Seyfülislam, ekonomik ve siyasi modernleşmeden söz eden bir ‘reformcu’ figür olarak lanse edilirken, babasının kurduğu yönetim yapısıyla açık bir kopuş ilan etmedi.
Söz konusu yıllarda, uluslararası alandaki varlığını yönetmek üzere etrafında idari, mali ve medya alanlarında çalışan bir ekip oluşturuldu. Lüks bir yaşam tarzı ve geniş ilişki ağlarına işaret eden göstergeler dikkat çekti. Batılı bir gazetecilik anlatısı, Londra’daki ikameti süresince yürütülen yazışmalar, düzenlemeler ve halkla ilişkiler faaliyetlerini, 2011’de Muammer Kaddafi yönetimine karşı patlak veren ayaklanma öncesindeki ‘perde arkasına’ açılan nadir bir pencere olarak tanımladı.
Londra'da: Bağlantılar ve aracılar
İngiltere’de bulunduğu dönemde, özel hayat ile kamusal alan arasındaki sınırlar giderek iç içe geçti. Prestijli bir üniversitede eğitim, iş dünyasından çevrelerle ve siyasi figürlerle kurulan ilişkiler ile güvenlik ve gayriresmi temsil gereklilikleri çerçevesinde çeşitli kurum ve yapılarla temaslar bu sürecin parçaları oldu.
Libya'nın eski lideri Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam Kaddafi, 25 Mayıs 2014 tarihinde Zintan şehrindeki bir hapishane içinden duruşmaya katılıyor. (Reuters)
Buna paralel olarak, belirli dosyalar etrafında halkla ilişkiler faaliyetleri yoğunlaştı. Bunların başında, İngiltere’de ve uluslararası alanda uzun süre tartışma konusu olan Lockerbie hükümlüsü Abdülbasit el-Megrahi’nin serbest bırakılmasına yönelik girişimler geldi. Batılı raporlara göre bu süreç, medya ve siyasi baskı faaliyetleriyle birlikte yürütüldü.
2011... Devrimle yüzleşme
Şubat 2011’de Libya’da başlayan protestolar ve ardından patlak veren savaşla birlikte, Seyfülislam Kaddafi’nin söylemi de değişti. ‘Reform’ vurgulu çizgiden açık bir meydan okuma diline geçen Kaddafi, rejimi savunan ve muhaliflerini tehdit eden açıklamalarla kamuoyunun karşısına çıktı. Bu tablo, birçok gözlemciye göre, onu sistem içinde ‘yumuşak bir alternatif’ olarak konumlandıran imajın sona erdiği kırılma noktası oldu. Bu gelişmelerin ortasında, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) 27 Haziran 2011’de Seyfülislam Kaddafi hakkında insanlığa karşı suçlar kapsamında tutuklama kararı çıkardı.
Seyfülislam Kaddafi, 19 Kasım 2011'de Libya'nın Zintan kentinde bir uçakta otururken (Reuters)
Trablus’un düşmesi ve Muammer Kaddafi’nin öldürülmesinin ardından, Kasım 2011’de Seyfülislam Kaddafi’nin yakalandığı açıklandı. Böylece, uzun süreli tutukluluk ve kamuoyundan uzak bir dönemle tanımlanan yeni bir sürece girildi.
Trablus’taki bir mahkeme, 2015 yılında, Seyfülislam Kaddafi’yi gıyabında kurşuna dizilerek idam cezasına çarptırdı. Yaklaşık 30 Kaddafi dönemi yetkilisiyle birlikte yargılandığı davada, babasının iktidarına karşı ayaklanma sırasında göstericilerin öldürülmesi de dahil olmak üzere savaş suçlarından hüküm giydi. Ancak söz konusu karar daha sonra iptal edildi.
Kayboluş ve ardından 'siyasi geri dönüş'
Seyfülislam Kaddafi’nin 2017 yılında bir af yasası kapsamında serbest bırakıldığı duyuruldu. Bu tarihten sonra kamuoyundaki görünürlüğü sınırlı kalan Kaddafi, 2021’de başkanlık seçimleri için adaylık başvurusunda bulunarak yeniden gündeme geldi. Gür sakalı ve geleneksel kıyafetleriyle verdiği görüntü, eski rejim yanlılarının toplumsal tabanının bir kesimiyle uzlaşma mesajı olarak yorumlanırken, yıllar süren bölünmenin ardından merkezi devlet fikrini yeniden canlandırma çabasına da işaret etti.
Ancak bu geri dönüş, hukuki ve siyasi engellere takıldı. Libya içindeki önceki yargılamalar ve verilen hükümler ile UCM’nin tutuklama kararının yürürlükte olması, Seyfülislam Kaddafi’nin adaylığını tartışmalı bir mesele haline getirdi.
Öldürülmesi
3 Şubat 2026’da Libya’nın resmi haber ajansı, Seyfülislam Kaddafi’nin öldürüldüğünü duyurdu. Seyfülislam’ın siyasi ekibinin başkanı Abdullah Osman, Libya el-Ahrar televizyon kanalına yaptığı açıklamada, 53 yaşındaki Seyfülislam Kaddafi’nin evinde dört kişilik bir grup tarafından öldürüldüğünü söyledi. Osman, “Dört silahlı kişi Seyfülislam’ın ikametgâhına girdi, güvenlik kameralarını devre dışı bıraktıktan sonra kendisini öldürdü” ifadesini kullandı.
Almanya, "güvenlik gerekçeleriyle" Kuzey Irak'taki asker sayısını azaltıyorhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5237423-almanya-g%C3%BCvenlik-gerek%C3%A7eleriyle-kuzey-iraktaki-asker-say%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1-azalt%C4%B1yor
Almanya, "güvenlik gerekçeleriyle" Kuzey Irak'taki asker sayısını azaltıyor
Alman askerleri (DPA)
Alman Silahlı Kuvvetleri, Ortadoğu'daki gerginliğin tırmanmasıyla birlikte "güvenlik gerekçeleriyle" Kuzey Irak'ta konuşlandırılan asker sayısını azaltacağını duyurdu.
Alman ordusunun operasyon komuta merkezi, artan bölgesel gerginlikleri gerekçe göstererek dün, görev için varlığı gerekli olmayan personelin geçici olarak Kürdistan Bölgesi'nin başkenti Erbil'den çekileceğiniaçıkladı.
Askeri bir sözcü, yeniden konuşlandırılacak asker sayısını veya bölgede kalacak gücün büyüklüğünü belirtmekten kaçındı.
Şarku’l Avsat’ın Alman Der Spiegel dergisinden aktardığına göre bu adım, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında potansiyel bir askeri gerilimin artması riskine yanıt olarak atıldı.
Dergi, Washington ve Tahran arasındaki devam eden ve artan gerilimler nedeniyle bu adımın gerekli olduğunu belirten bir parlamento brifingine atıfta bulunarak, Almanya'nın Kuzey Irak'taki askeri varlığını önemli ölçüde azaltmayı planladığını bildirdi.
Ortak Operasyonlar Komutanlığı ise bu adımı ihtiyati bir önlem olarak nitelendirerek, kalan personelle temel görevlerini yerine getirmeye devam edeceğini vurguladı.
Kararın, sahadaki çok uluslu ortaklarla yakın bir koordinasyon içinde alındığını belirten yetkili, Alman askerlerinin güvenliğinin en büyük öncelik olduğunu vurguladı.
Almanya, DEAŞ'ın yeniden ortaya çıkmasını önlemek amacıyla Irak güçlerine eğitim de dahil olmak üzere Irak'ı desteklemek için uluslararası bir misyona katılıyor.
Misyon Erbil'e odaklanmış durumda, ancak Der Spiegel'in haberine göre son zamanlarda yaklaşık 300 Alman askeri ülke genelinde, çoğunlukla Ürdün'de konuşlandırıldı.
CENTCOM, bir hafta içinde Suriye'deki DEAŞ hedeflerine karşı 5 hava saldırısı düzenlediğini duyurduhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5237416-centcom-bir-hafta-i%C3%A7inde-suriyedeki-dea%C5%9F-hedeflerine-kar%C5%9F%C4%B1-5-hava-sald%C4%B1r%C4%B1s%C4%B1
CENTCOM, bir hafta içinde Suriye'deki DEAŞ hedeflerine karşı 5 hava saldırısı düzenlediğini duyurdu
ABD'ye ait bir Apache helikopteri, 14 Ağustos 2024'te gerçek mühimmatla yapılan eğitim tatbikatı sırasında (Reuters)
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) yaptığı açıklamada, güçlerinin 27 Ocak ile 2 Şubat tarihleri arasında Suriye'deki DEAŞ hedeflerine karşı 5 hava saldırısı düzenlediğini duyurdu. X platformu üzerinden dün yayınlanan açıklamada CENTCOM, DEAŞ’ın iletişim merkezlerini ve silah depolarını tespit edip imha ettiğini belirtti.
CENTCOM Başkanı Brad Cooper, “Bu saldırılar, DEAŞ’ın Suriye'de yeniden güçlenmesini önleme kararlılığımızın altını çiziyor… ABD'nin, bölgenin ve tüm dünyanın güven içinde yaşayabilmesi için DEAŞ’ın kalıcı olarak yenilgiye uğratılmasını sağlamak üzere Küresel Koalisyon ile koordineli olarak çalışıyoruz” dedi.
CENTCOM açıklamasında, askeri operasyonlarının son iki ayda 50'den fazla DEAŞ üyesinin öldürülmesi veya yakalanmasıyla sonuçlandığı vurgulandı.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة